Midsummer Night's Dream

·
Okunma
·
Beğeni
·
37,4bin
Gösterim
Adı:
Midsummer Night's Dream
Baskı tarihi:
1 Ocak 2008
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9788853010148
Orijinal adı:
A Midsummer Night's Dream
Dil:
İngilizce
Ülke:
Italy
Yayınevi:
Cideb
Hermia and Lysander are in love, but Hermia’s father wants Demetrius to marry his daughter, so Hermia and Lysander decide to run away to get married. But in the wood some fairies perform some magic and some strange things start to happen…
112 syf.
·1 günde·7/10 puan
YouTube kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/rGxh2RVjmNU

Bir gün 1564 yılında Shakespeare diye bir adam doğmuş ve bir gün 1927 yılında Gabriel Garcia Marquez diye de bir adam doğmuş. Bu iki adam bir masaya oturup konuşmaya başlamışlar. Masa da masaymış ha, adamlar yaşama sevinci içinde masaya kitaplarını koymuş, masa bana mısın dememiş bu kadar yüke. Shakespeare çıkarmış, benim Romeo ve Juliet'im, Hırçın Kız'ım ve Hamlet'im var demiş. Vay sen misin öyle diyen... Marquez çıkarmış, benim Yüzyıllık Yalnızlık'ım, Kırmızı Pazartesi'm ve Yaprak Fırtınası kitabım var, ayık ol demiş. Bu kapışmanın Çiçek Abbas ve Şakir'in "Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza" kapışmasına dönmemesi için Shakespeare ile Marquez aralarında bir karar almışlar. Edebiyat adında herkesin oynamak istediği bir kumar oyununa başlamışlar. Shakespeare, insan ilişkileri ve kadın-erkek arasındaki çıkmazları masaya bahis olarak koymuş. Marquez ise bahis yükseltip fantastik ve gerçek olayların karışımını büyülü bir gerçekçilik ile anlatmayı ve tuhaf olanın artık normalleşmesini masaya koymuş. Bahisler yükselmiş de yükselmiş. Masa da masaymış ha, ikisi de orada dünya üzerinde iki kişinin kazandığı tek kumarı oynamış. Ardından oynadıkları bu kumarın adını Bir Yaz Gecesi Rüyası koymuşlar.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Shakespeare'in kitaplarını okurken hiç mi hiç sıkılmam. Dili ağır deseler de ben okurken cümlelerin inceliğinden, naifliğinden kendimi alamam, bir de açarım arkadan klasik müzik oh değmeyin keyfime, İnsanı öyle bir geçmişe götürür ki karakterin hissettiklerini siz bütün iliklerinize kadar hissedersiniz. Size önerim Shakespeare okuyun ve okutturun. Ruhunuzun inceldiğini farkedeceksiniz.
112 syf.
·2 günde·7/10 puan
Shakespeare ile tanışma kitabım oldu. Şiirsel biçimde anlatımı okurken daha çok düşünerek ilerlememizi sağlıyor yer yer çok haz verirken bazen zorluyor. Aşk konusu ele alınmış olan bu eserde Shakespeare'nin aşk için sayfa 10'da söyledikleri beni çok etkiledi. O bölümde ki bazı cümleleri paylaşmak istiyorum.
"Aşk, basit ve değersiz şeyleri bile
Biçimlendirip onu değerli yapabilir.
Aşk gözleriyle değil, hayaliyle görür,
Ve bu yüzden kördür.
Aşkın hayalinde düşünmeye yer yoktur;
Kanadı var, gözü yoktur, çerçevesine bakmadan uçar gider.
Bu yüzden aşk bir çocuktur, onun için yanılır seçimlerinde."
Aşk bir çocuktur... Daha ne kadar güzel anlatılabilir ki!
Çok fazla karakter olması biraz bulandırıyor, karşılıksız aşk, bir kişiye iki kişinin aşık olmasını ele almış. Birde mitolojik kavramlara girmesi sonlara doğru iyice kopmama sebep oldu sonlarda hakimiyeti kaybettim. Ama şunu diyebilirim ki sadece içinde geçen paylaştığım bir kısım için bile okumaya değecek bir kitap ve bir çok yerde daha insanı etkileyen cümleler ve konuşmalar bulunuyor. Shakespeare seninle tanışmak çok güzeldi, devamı gelecek...
112 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Shakespeare hakkında yazmak bile büyük bir zevk benim için. İçinde o kadar çok dünyayı barındıyor ki, okudukça gezegenler arası yolculuk yapıyorsunuz adeta. Üstad aşkı tanımlarken şöyle diyor;

Bu yüzden aşk bir çocuktur
Onun için yanılır seçimlerinde

Kısacık ama çok etkili, insanı bir anda mat ediyor.
Shakespeare okuyanlar bilir. Oyunlarını hep şiir gibi yazar. Özellikle sonelerinde genelde 8'li hece ölçüsü kullanmıştır. Bunun ne demek olduğunu anlamanız için oturup, 7li veya 8'li hece ölçüsünde 2 dize yazın. Ve kafiyeli bitsin lütfen. Ve ortaya bir edebi eser koyun. Bunun ne kadar zor olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

Oyunlarında kullandığı kafiyeli ve tumturaklı kelimeler sizi öyle esir alır ki, kitabın nasıl bittiğini anlayamazsınız. Bana göre Shakespeare okumamış olmak çok ciddi bir kayıptır. Dikkat ettiyseniz size kitabın konusu hakkında bir bilgi vermeyi pek uygun görmedim. Çünkü gerçekten konuyu buraya yazmak bana göre zaman kaybı. Shakespeare'in tregedya ve komedyalarında konunun çok fazla önemi yok bana göre. Diyaloglar ve sözler size yeterde artar bile. Bir Yaz Gecesi Rüyası bir komedya ama her zamanki gibi düşündüren komedi türünde bir oyun. Shakespeare okumak bir fırtınanın ortasında kalmak gibi. Sizi savuran o fırtınadan zevk alacaksınız. Eğer hala okumadıysanız. Bence bir koşu gidip bu kitabı alın :)) Küçücük bir bilgi: Cinler, şeytanlar, periler kol geziyor :)

Sevgiler...
112 syf.
·3 günde·Beğendi
Tahminen 1594-1595 yıllarında yazılmış komedya türünde bir oyun. Daha önce Shakespeare’den hep tragedya okuduğumu farkettim. Meraklı başladım ancak biraz sıkılarak okuduğumu itiraf etmeliyim.
Aynı kadına aşık olan iki adam durumuyla başlıyor, ilerleyen bölümlerde mitolojik olaylar işin içine girince sanırım buralarda pek bütünlük sağlayamadım. Büyüler, periler, şeytan imgeleri yer alıyor aynı zamanda. Oyun içinde oyun kurgusu tek hoşuma giden kısımdı. Belki tiyatroda izlemek daha keyifli olabilir ama mitolojik olaylardan mıdır bilmiyorum okuması biraz yüzeysel kaldı bende. Üzgünüm Shakespeare, biraz mitoloji öğrenip geri geleceğim🤷‍️
96 syf.
·2 günde·9/10 puan
William Shakespeare 'i ilk kez okudum. Yalan yok. Bir süre önce bir arkadaşıma dert yanmıştım. Okuduklarim beni çok fazla etkiliyor, beni çok yıpratıyor demiştim. O da bana o zaman tarz değiştirip şekspir okumalısın demişti. Çok eğleneceksin demişti. O gün bugün aklımdadir bu tavsiye, ama bugüne kısmetmiş. Bu bağlamda, laf olsun diye değil, gerçekten içimden gelerek bu etkinliği düzenleyen Giatros ' a çok teşekkür ederim. Bundan sonra şekspir okumalarim devam edecek.

Gelelim, Bahar Noktası 'na.

Okuduğumuz kitaplar zaman zaman konu itibariyle içimizi burkabiliyor, hüzünlenip ağladığımiz dahi olabiliyor. Çok sinirlenip, birşeyleri kırıp dökmek isteyebiliyoruz. Hiç olmasın tabi böyle durumlar, ama maalesef oluyor işte. İnsanın içi tarif edilemez bir duygusallikla dolabiliyor. İnsanın insana yaptıklarını okuduğumuzda, öğrendiklerimiz karşısında inanamıyoruz gözlerimize. Ve her okuduğum böyle bir kitaptan sonra daha bir inanır oluyorum Yaşar Kemal 'in sözlerine. Şöyle demiş büyük yazar. " Dünya dönüyor, insan piçlesiyor."

Bahar noktasi, bu noktada ilaç gibi geldi. Okurken bu kadar eglendigim başka bir yazar hatırlamıyorum. Eğlenmek de lazım sanırım arada. Gülmek, gülümsemek.

Aşkı anlatıyor bu oyunda şekspir. Aşkın insanları nasıl komik hallere düşürdüğünü. Hayalle gerçek arasında gidip geliyoruz. Siirsel bir anlatimda yazılmış ve müthiş keyifli bir oyun sahnelestirilmis. Şekspir seversiniz, sevmezsiniz. Ama mutlaka okumalısınız.

Son paragrafı da Can Yücel babaya ayırıyorum. Çevirmen, daha doğrusu uyarlayan koltuğunda Can Yücel var. Can Yücel bu seri adeta yeniden uyarlamis, müthiş bir tat katmış esere. Kimisi laf ediyor, efendim çeviri işi böyle bir iş değil diye. Belki değil. Ancak bu eserin bir tiyatro metni olduğu unutulmasın. Emin olun bu oyun Londra'da sahneleniyor olsa bugün, onlarda kendiler8nden bir şeyler katardi metne.

Eline sağlık Can Yücel, keyifle okudum, siz de okuyun.
120 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Ben ne zaman okuduğum kitabın son sayfasına gelsem üzülürüm ,ama acı bir üzüntü değil bu tatlı bir hüzün ,iyi ki kitap okumaya başlamışım ,okumasam nasil biri olurdum ,düşüncelerim neler olurdu...Okumak en güzeli ,okulda ,otobüste ,evde ,boş zamanlarında ,ve okumak için vakit ayırdığın dolu zamanlarında ,okumak en güzeli...
böyle bir yazıyla başladım incelemeye çünkü okuyan insan göremiyorum hepimizin bir bahanesi var okumamak için kimisi para veremem diyor kitaba kimisi bu kadar sıkıntı içinde nasil okuyayım diyor ,sanki kitap okuyanların işleri yok ,sanki dertleri yok var cidden var, kitap okuyanlar yalnızca kendi sorunlarıyla değil toplum sorunları ile de ilgilenir çünkü.Keşke bunu anlayabilsek ve de anlatabilsek velhasıl kelâm okumak en güzeli...

Şimdi gelelim kitabımıza kisa bir tiyatro oyunu ,oldukça akıcı bir dili var içinde periler ve cinler de var ,okurken sanki bir tiyatro salonundaymışım gibi hissettim ve bence bu okuyucu için muazzam bir zevk.Dört ana isim var kitapta
-Helena
-Hermia
-Dimitris
-Lysender
Isimler yayın evlerine göre bazen değişkenlik gösterebiliyor ,ama benim okuduğum bu şekildeydi.

Dört genç ,dört aşık hikayeyi çok anlatmama gerek var mı bilmiyorum aklınıza şu replik gelecek bence;

"Bırakın artık şu Shakespeare'ciliği"
herkese tavsiye ederim malum covid-19 var ,evde bir tiyatro izlemiş olursunuz herkese tavsiyem iyi okumalar
112 syf.
Şahsen, oyun tarzı anlatım her zaman ilgimi çekmiştir . Insana tiyatroda olduğu hissini yaşatıyor. Ki Shakespeare oyun yazarı olarak, anlatımıyla insanı büyülüyor ve hikâyenin içine cekebiliyor.

Bu eser de mitolojik bir dönemde geçen,içinde cinlerin, perilerin bulunduğu, oyun içinde oyun barındıran bir aşk hikayesi ; masalsı ve şiirsel anlatımıyla, keyifli bir komedya.Aynı zaman da düşündüren de bir eser
Shakespeare ; eserleriyle dünyayı etkilemeyi başarabilmiş efsanevi bir yazar. Keyifle okumalar...
144 syf.
·7/10 puan
Shakespear’in eğlenceli romantik komedyanlarından biri daha. Rutin bir şekilde başlayıp, ortalarda her şeyin allak bullak olduğu sonlara doğru ise her şeyin olması gerektiği şekilde yoluna girdiğini görüyoruz. Shakespear okurken cidden bir stres yaşıyorum. Karışıklar beni benden alıyor ama o karışıklıklardan aldığım keyif de ayrı. Tiyatroya gidemediğimiz bu koronalı günlerde, keyifle okuyabileceğinizi düşünüyorum. Şans verin derim!
112 syf.
Güldürmeye dayalı, espirili ve okurken zevk alınan sağlam bir tiyatro eseri. Olaylar içinde olağanüstü varlıklar olup (peri, cin vs.) bunlar çok sempatik bir dille anlatılmış ve sevgililerin birbirine kavuşma temennisi üzerine yapılan entrikalar çok iyi işlenmiş. Bir solukta okunabilecek eğlenceli bir eser. Okuma listenize almanızı tavsiye ederim.

Bir akşamüstü kahvenizi yanınıza alıp bu tiyatro eserini izleyin. Neden mi izleyin? Çünkü yapılan betimlemeler öyle yerinde ki sahneleri izliyorsunuz adeta.

Keyifli okumalar dilerim.
112 syf.
·3 günde·9/10 puan
Merhaba Arkadaşlar!

Okuduğum ilk Shakespeare kitabıydı Bir Yaz Gecesi Ruyasi ve kitaba 9 puan vermiş olmamın tek sebebi ana dilinde de okuyabilme şerefine nail olmamdı.

Türkçesini PDF olarak Remzi Kitabevi Yayınlarından okudum ve tam olarak bir fiyaskoydu.. Orijinal halini ve çevirisini karşılaştırabilirseniz eğer ne demek istediğimi anlayacaksınız Dostlar!!

Üzüntüyle Remzi Kitapevi Yayınlarının kitabın ruhunu öldürdüğünü, Shakespeare'in kalemine hakaret ettiğini söylemek isterim.
O şiirsel ve sesli okurken bile kulağa tatlı bir melodi ile gelen cümleler...

İnsanin bütün dilleri öğrenesi geliyor! Düşünsenize her kitabı kendi dilinde okuyabilseydik!! Ne harika olurdu, değil mi? Türkçe’nin sizin anadiliniz olduğu için de gerçekten sevinmelisiniz. Çünkü mizah anlayisi bakimindan ve kullanim kalıpları açısından Türkçe çok zengin bir dil.

Kitabın içeriği hakkında pek bir şey söylemek geçmiyor içimden. Bu kitabı veya Shakespeare'in diger kitaplarini Turkiye Is Bankasi Yayınlarından veya herhangi diğer bir yayınevinden okuyanınız varsa bu konuda neler düşündüğünüzü duymak isterim!

İyi Okumalar!
Sevgilerimle Luna.. (●’◡’●)ノ
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Okuması çok keyifliydi . Oyun içinde oyun olur mu hiç ? diyebilirsiniz benim gibi ama adam bu işin üstadı olmuş , şahsen ben dediğime pişman oldum .Gerçekten çok kısa bir düş görmemizi ve o düşten uyanmamızı nasıl sağlamış ve bunu bu kadar iyi nasıl yansıtmış bilemiyorum ama muazzamdı, hayran kaldım.

Bu okuduğum ikinci kitabıydı ve ilk fırsatta diğer kitaplarını da temin edip okumak istiyorum. Okumayan varsa , bence okumalısınız. :)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Midsummer Night's Dream
Baskı tarihi:
1 Ocak 2008
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9788853010148
Orijinal adı:
A Midsummer Night's Dream
Dil:
İngilizce
Ülke:
Italy
Yayınevi:
Cideb
Hermia and Lysander are in love, but Hermia’s father wants Demetrius to marry his daughter, so Hermia and Lysander decide to run away to get married. But in the wood some fairies perform some magic and some strange things start to happen…

Kitabı okuyanlar 6bin okur

  • Çağla Aksu
  • Suzan Yelis
  • Nur Keskinoğlu
  • thalia ❀
  • Deniz
  • Betül
  • Betül Arslan
  • Theliongs1905
  • Zm
  • İsmail Efe Tosun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.1 (2)
8
%0.1 (2)
7
%0.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları