Kitap
Milena'ya Mektuplar

Milena'ya Mektuplar

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.8
6,6bin Kişi
30,9bin
Okunma
8bin
Beğeni
565bin
Gösterim
270 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 7 sa. 39 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Dorlion Yayınevi · 2018 · Karton kapak · 9786052111888
Diğer baskılar
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Franz Kafka,(d. 3 Temmuz 1883 – ö. 3 Haziran 1924) modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından biridir. Temmuz 1883´te Prag’da ufak moda eşyalar satan bir dükkan işleten Hermann ve Julie Kafka´nın 6 çocuğunun ilki olarak dünyaya gelmiştir. İki erkek kardeşi daha bebekken ölmüştür. 3 kız kardeşi de kendinden uzun yaşamıştır. Hukuk okumuş, boş zamanlarında yazmaya başlamıştır. Yazıları, ilk olarak Betrachtung, 1912 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Kafka´nın duygusal deneyimleri ve ailesiyle olan ilişkileri eserlerinde özellikle günlük ve mektuplarında ifade bulmuştur. Babaya Mektup´ta (Almanca: Brief an den Vater) Kafka´nın bakış açısından babasıyla olan ilişkisi gözükmektedir. Hayatta olduğu süre içerisinde 7 kitap yazmıştır, bunların yanında 3 tamamlanmamış roman ve birçok mektup ve günlük bırakmıştır gerisinde. Kafka yakın arkadaşı Max Brod´dan öldüğünde tüm bu eserlerini yakmasını istemiştir. Max Brod´un Kafka´nın bu isteğini yerine getirmemesi sayesinde bugün bu eserleri okuma şansına sahibiz. Kafka tüm eserlerini Almanca yazmıştır. Kafka modernist yazar olarak görülmektedir. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve sorumluluk ayrıca otoriteye bireysel karşı koyma gibi temaları işlemiştir. Kafka’nın en tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm ´dür. Kafka´nın 3 Haziran 1924´teki ölümünün sebebi kalp yetmezliği olarak görülse de vücudunu yıpratan asıl sebep ilerlemiş kanseridir.
5 mağazanın 252 ürününün ortalama fiyatı: ₺16,06
7.8
10 üzerinden
6,6bin Puan · 1077 İnceleme
Osman Y.
Sevgili Milena'yı inceledi.
400 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sevgili Milena, Sana bu mektubu ruhlar aleminden yazıyorum.Ya da kulağına hatta yüreğine fısıldıyorum diyelim. Bildiğin gibi ben öleli 3 sene oldu , neden bu kadar beklediğimi soracak olursan sebebi basit. Burada işler pek dünyadaki gibi değil, önce her fani gibi verilmesi gereken hesaplarımla meşguldüm.Asıl hesap kıyametten sonra görülecek olsa da bazılarımız için ölünce başlıyor. Bu süreç bizim gibi okuyan yazan kişilerde biraz uzun sürüyor, kalem deyip geçme.. Sorumluluğu olduğunu bilirdim ama ölünce daha iyi anladım. İlk bir yılım böyle geçti. İkinci yılım ise benden önce ölen bütün akrabalarımla tanışma ,konuşma, muhabbet faslıydı. Bir görsen herkes nasıl yolumu gözlemiş, bizim çocuk ne güzel ne vicdanlı adam diye hep övünmüşler buradan dünyaya bakıp bakıp. Üçüncü yılım ise benim için bambaşkaydı. Gelmiş geçmiş büyük yazarlarla tanıştım, tabi hep dünyadan konuştuk. Meğer bizim burun kıvırdığımız dünya hayatı, kısacık oluşuyla ve tam da bu nedenle biricikliğiyle ne de kıymetliymiş. İnsan bazı şeyleri ölmeden anlayamıyor. Kimlerle tanışmadım ki, Dostoyevski başta olmak üzere beş bin yıllık filozoflara kadar. Detaylara giremiyorum üzgünüm, katı kurallar var. Sen henüz dünyada olduğun için fazla bir şey anlatamam, gelince kendin görürsün. Sanırım seni ölene dek yeni acılar bekliyor olacak, sabretmekten başka çaren yok. Bütün bu söylediklerim asıl söylemem gereken şey için bir giriş. Nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum, söylemesi bir ölüye bile öyle ağır geliyor ki, hele de sen henüz hayattayken. Yani ölmüş olsan belki işim daha kolay olurdu, beni anlayabilirdin. Milena! Aramızdaki her şey çok büyük bir yalandı. Aslında ben bunu dünyadayken de seziyordum ama burada apaçık anladım, anlamak ifadesi hafif kalır gerçi. Bana bildirildi, sözsüz ve kelimesiz üstelik. Elim kırılsaydı da sana o mektupları yazmasaydım diyecek oluyorum ama yazmışım işte ne fayda. Bizden sonraki nesilleri zehirlemekten başka bir işe yaramayacak. Yalnızlığımın beyhude haykırışlarıydı onlar. Yok yere senin de kafanı karıştırdım, üzdüm,hırpaladım. Bunları sana ulaşmanın tek yolu olan rüyanda anlatıyorum. Milena lütfen beni bağışla , hakikati sadece Tanrı bilir ve izin verdiği kadarıyla da ikimiz. Senin ne zaman bu tarafa yani gerçek hayata adım atacağını bilmiyorum. Sağlığında olmasa da ölünce o mektupları birileri okuyacaktır.Belki de kitap haline dönüşür de milyonlarca kişi okur, ne kadar da ızdırap verici ah. Sabah uyandığında bütün ayrıntıları hatırlıyor olacaksın, senden ricam kimseyle bu konu hakkında konuşmaman. Ne kadar tedirginim farkında mısın? Bu huyumu ölüm bile değiştiremedi. Ama her şeye rağmen dostluğumuz gerçekti Milena! Dostluk ki aşk,arzu,hayal gibi kavramların ne kadar beyhude olduğunu gösteren yegane yakınlık biçimidir. İşte bunu dünyadayken de anlamaya başlamıştım. Hatırlar mısın bir zamanlar sana, “En çok seni seviyorum diyorum; ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki… ” diye yazmıştım. Aslında insan yalnızlığına bir tanık, hatalarına da bir suç ortağı arar hepsi bu. Yalnızlığından ayrılmak istemeyen ve hatalarını tekrar etmekten vazgeçmeyen benim gibi birisi de hayatını boş yere tüketir işte böyle . Tek tesellim düşünen,okuyan ve yazan biri olmuşluğum. Böylece gelecekte benimle gönül bağı kuran pek çok dostum olacak. Ölüler aleminde gördüğüm saygıyı ve değeri de buna bağlıyorum. Milena sevgili dostum ! Şimdilik araftayım ve gelişin cennetim olacak, seni bekliyorum.. Haziran 1927 , Franz K.
Sevgili Milena
7.8/10
· 30,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
67
636
Ferdi Yılmaz
Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
400 syf.
·
9/10 puan
Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim? Kafka'nın derin sözlerinden oluşan Milena Jesenská'ya yazdığı mektupları içerir. bu mektuplar bize Milena sayesinde ulaşıyor. Milena, toplama kampında öldürülmek için yakalanmadan önce bu mektupları arkadaşına veriyor ve bu şekilde bizlere ulaşmış oluyor. sonlara doğru biraz sıksa da kesinlikle okunması gereken bir kitap. gerçek ve derin aşkı bu mektuplar sayesinde daha iyi anlayabiliyorsunuz..
Milena'ya Mektuplar
7.8/10
· 30,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
61
Ecem Melis
Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
400 syf.
·
5 günde
Bu kitapta Franz Kafka'nın 'Milena' deyişine bile bitiyorum. Sanki Kafka konuşuyormuş gibi içten bir söyleyiş tarzı hakim satırlara. Spoi* "Sizi özlediğimi söylesem yalan olur, bu olup olabilecek en eksiksiz, en acı verici büyü. - Buradasınız, tıpkı benim gibi, hatta benden de fazla, benim olduğum yerde siz de varsınız üstelik benden daha fazla varsınız."
Milena'ya Mektuplar
7.8/10
· 30,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
35
Ebru Ince
Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
395 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Bir kitabın yarısında inceleme yazılır mı ? Yazılır .. Sevgili Kafka ben sana Nikola desem sanırım kızmazsın. Çünkü aslolan Kafkalar Milena'lar değil sen'ler ve ben'ler ... Sana giriş gelişme sonuçsuz hikayeler yazabilirim .. mesela bu sabah yüzümü yıkarken aynaya baktığımda "hüzün de yakışmış yüzüme" kelimesinin altından bir otobiyografi çıkartabilirim. bedensel hareketlerim hızını kaybettiğinde kafamın sürekli çalıştığını ve bunun beni karşı koyulmaz bir yazma eylemine ittiginden bahsedebiliriz ..ama bunu yapmak istemiyorum..yazmak da istemiyorum ..mümkün olduğunca kısa kesip gideceğim ... mektuplarını okumak beni huzursuz ediyor ..eminim ki sen de okunduğu için mutsuzsun. ..ne kadar kırılgan olduğunun ilk kez farkına varıyorum (ve kepçe kulaklarının ).. Bunları düşünürken eve dönmek için yollardayım ..senin gibi dört gündür uykusuz değilim ama artık zamanın nasıl geçtiği anlayamıyorum ..ne zaman sabah ne zaman akşam .... Zaman . ipi salınmış uçurtma gibi uçup gidiyor .. Ne hakla mektuplarını okuyorum .. senin duygularını, mahremiyetini ,evinin çitlerini ezip geçmeye çalışmak ..iyimisin diye merak etmek ne hadsizlik. ..ne densizlik kendime cok kızıyorum. . Yaz diyorsun ... Yazmam .. yazmanın ne demek olduğunu tüm yaşamım boyunca bildim ,yüz yıllarca günlükler tutmuş bir kalem olarak kelimelerin nasıl ard arda dizildiginde "ben" i oluşturduğunu fark ettiğim gün senin tabirinle____haydi baruta yanmış kibrit atalım _____ diyerek yok ettim ...şiir yazmayı da bırakalı çok oldu ..yani ..kısacası insanı duygulardan sıyrılalı asırlar geçti / gitti / bitti .. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim Milenadan nefret ettim ..hatta tiksindim şimdi bir sığ görüş olarak "kıskandı" dersen ..buna sadece tebessüm ederim :) Unutmadan .. Lavobaya tükürüyorum mütemadiyen sanırım benim oksürüğüm sadece mevsim dönümü allerjisi ..sen cigerlerine dikkat et özellikle sol daki yara büyümesin .. Beni benden cok düşünme ..ve lütfen uyumaya çalış . Hoşçakal .. Belki yine yazarım belki .. ama şimdi dinlenmem lazım. .. .
Milena'ya Mektuplar
7.8/10
· 30,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
256