Milletlerin Zenginliği

·
Okunma
·
Beğeni
·
12,7bin
Gösterim
Adı:
Milletlerin Zenginliği
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
720
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050699913
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberus Yayınları
Baskılar:
Milletlerin Zenginliği
Ulusların Zenginliği
Milletlerin Zenginliği
The Wealth of Nations
Tarihin gidişini değiştirmek, insanlara yeni ufuklar açmak, hayata daha farklı bir pencereden bakmalarını sağlamak insanlık tarihi boyunca çok az kişiye ve çok az esere nasip olmuştur. Adam Smith bu büyük insanlardan, Milletlerin Zenginliği de bu çığır açıcı eserlerden biridir. Bugüne kadar düşünce tarihi boyunca üretilmiş en etkili eserler sayılacak olsa Milletlerin Zenginliği’nin ilk on arasında yer alacağına kuşku yoktur.Adam Smith, zenginliğin kaynağının altın ve gümüş stokları olduğu, dünyada zenginliğin sabit, dış ticaretin de sıfır toplamlı bir oyun, dolayısıyla birinin zenginleşmesinin ancak başkasını fakirleştirme pahasına olabileceği ve dış ticarette bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına eşit olacağı görüşüne dayalı, bu nedenle de devlet güdümlü korumacı, yağmacı, sömürgeci politikalara cevaz veren merkantilist anlayışa karşı çıkan, milletlerin zenginleşmesinin ille de kıymetli maden biriktirmeyi hedefleyen korumacı politikalarla olmayacağını gösteren insandır. Önerdiği doğal özgürlük sistemi devletin esas itibariyle iç ve dış güvenlik ile adaleti sağladığı şartlar altında, herkesin kendi menfaatini gözetirken bir “görünmez el” tarafından otomatikman topluma da hizmet etmesinin sağlandığı; işbölümü, uzmanlaşma ve serbest ticaret yoluyla kimsenin burnunu kanatmadan zenginleşmesini temin eden, birbirini hiç tanımayan milyonlarca insanın işbirliğiyle kendiliğinden doğan bir sistem olan serbest piyasa sistemidir. Neomerkantilist zihniyetin hortlayıp yerli ve millî olma kaygılarıyla iç içe geçtiği, silahların gölgesinde ticaret savaşlarından söz edildiği, dünyanın çeşitli bölgelerinde savaş tamtamları çalınırken Coronavirüs belasının bütün insanlığı her şeyi yeni baştan düşünmeye zorladığı bugün Adam Smith ve Milletlerin Zenginliği yeniden okunmaya, başkalarına zarar vermeden zenginleşme ve refaha ermenin yolları üzerinde yeniden düşünmeye değer. Özgürlükçü, piyasacı, gönüllü mübadeleci ve dayanışmacı değerlerin önemini yeniden keşfetmek için bir 3. Dünya Savaşı veya Corona belası elinde şeytan çarpmışa dönmeyi beklememek ve sorumluluk mevkiindekileri uyarmak bugün çok acil bir görev hâlini almıştır. Mevcut çevirilerinden daha kapsamlı, doğru ve anlaşılır olma iddiasıyla yayımlanan bu eser bu bağlamda sürekli elimizin altında olması gereken bir şaheserdir.
1120 syf.
·Beğendi·7/10 puan·Ne Okusam'dan
5 ciltten oluşan klasik iktisatın temellerinin atıldığı kült bir kitaptır. Ekonominin matematikten ziyade felsefisi ve mantık yönü anlatıldığından dili biraz ağır gelebilir. Ancak özellikle ekonomi alanında eğitim alanlar için mutlaka okunması gereken yapıtların başındadır.
1120 syf.
·6/10 puan
Milletlerin zenginliği; birkaç iktisadi argümanın geniş analizler, tarihi gerçekler ve toplumsal tespitlerle açıklanması çabası olmuş ve Smith'in yalnızca bir iktisatçı değil aynı zamanda bir ahlakçı ve filozof olduğunu da göstermiştir.

Ekonomik alandaki çeşitli sorunların farkında olan Smith, bu sıkıntılara rağmen devlet müdahelelerinin çoğu kez istenilenin tam aksine sonuçlar doğurduğunu ispat ediyor. Ekonomiye yönelen aktif politikaların yönlendiricileri genelde büyük üretici ve tüccarlar olduğu için, politikaların; milletin ve bireysel tüketicinin refahını azalttığı anlatılmaya çalışılmış.

Smith ve başlattığı iktisadi geleneğe yönelik eleştiriler genellikle emek piyasası üzerinden yapılır. Ancak zaman odaklı yorum yapmak gerekirse; henüz Sanayi Devriminin üretim çılgınlığının ezip bitirdiği işçi sınıfı Smith'in zamanında tam olarak oluşmamıştı. Emek piyasasındaki çeşitli haksızlıkları kitabında zaten analiz etmiş olan Smith'in ve onun ekolünün; bu haksızlıkları onayladıklarına ilişkin yorumlar doğru ve hakkaniyetli olmayacaktır.

Çok yorucu bir eser olmasına rağmen; ekonomi bilimiyle ilgilenen bir insanın, bu iktisadi geleneğin temsilcisi hakkında kulaktan dolma bilgilerle yetinmemesi adına kesinlikle okuması gereken bir iktisadi başyapıttır.
152 syf.
·1 günde·5/10 puan
250-300 sene önce yazılmış olan bu eser çağdaş iktisatın ilk eseri kabul ediliyor. Okurken vay be dedirten şey 300 sene önce yazılmış. O zaman daha fazla okumalı, daha fazla çalışmalıyız.

Çeviri kısmına gelince Şükrü Alpagut beye buradan sesleniyorum "abi sen bir daha kitap çevirme" . Birebir kelimeleri almak zorunda mısın? Okurken akla karayı seçiyorum anlamak için . Ben kitabın aslı daha uzun diye seçmelerini aldım siz daha iyi bir çeviri bulursanız onu okuyun.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
1120 syf.
·Puan vermedi
Pek çok kişi iktisat/işletme fakültesinde adını duysa da ben lisedeyken okumuştum. Yönetimle ilgili iyi bir başucu kitabı. Üniversitede para ile ilgili bir bölüm tercih edecekseniz önce bu kitabı okuyun sonra bölüme başvurun çünkü bu kitabı okumadan derste öğreneceğiniz her şey eksik kalır
1120 syf.
·Puan vermedi
Modern kapitalizmin fikir babasıdır.

Serbest piyasayı ve nasıl işleyeceğini, olumsuzluklarını ve yararlarını bilimsel olarak açıklar.

Daha doğrusu yaratılan serbest piyasa aracılığı ile başka ülkelerin nasıl soyulabileceğini de bu şekilde öğrenmiş olursunuz.

İktisat okuyanlar pek sever.
1120 syf.
1776′ yılında ortaya konulan bu kitap dili ağır olmakla birlikte sonuna kadar okuma sabrı gösterilirse tarihsel açıdan ekonominin gelişimi ve yön arayışı noktasında nasıl evrildiğini anlamak mümkün olabilir. Serbest piyasa ekonomisinin ilk açılış konuşması olarak değerlendirme yapabileceğimiz bu yapıt dönemine göre ileri adımları olmakla birlikte ortaya çıkmasından 200 yıl sonra kapitalist sistemin yerleşmesinde ve sistem eleştirisine büyük katkıları olmakta...iktisatçı ve maliyeci arkadaşların sevgililerine iltifat cümlelerinde de fazlasıyla katkıda bulunmuştur “milletlerin zenginliği ticaret benim zenginliğim sensin birtanem “
1120 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Smith'in "gizli el" kavramını ortaya attığı, laissez faire, laissez passer(bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler) sözüyle mutlak liberalizm ilkelerini geliştirdiği kitabıdır. "Modern İktisadın Babası" olarak anılan Adam Smith'in bu kitapta savunduğu görüşler yazarın ölümünden yüz yıl kadar sonra geniş bir kesim tarafından benimsenip kullanıldı ve ilerleyen Sanayi Devrimi ile birlikte işadamları bu görüşleri uygulayarak merkantilist kısıtlama ve imtiyazları kaldırdılar. Bu, İngiltere'yi 19.yüzyılda dünyanın en zengin ülkesi haline getirdi. İktisat tarihinden hoşlananlara tavsiye ederim.
152 syf.
·1 günde
Ekonomi ile yakından ilgili olduğum ve genellikle okumalarım bu alanda olmasına rağmen puanım 5/10. Çünkü Adam Smith "karşılıklı üstünlükler kuramı" nı ve buna benzer şeyleri açıklamaya çalışmış ve zaten bildiğimiz basit ekonomik kavramları akıcı olmayan bu kitapta can sıkıcı hale getirdi. Ekonomi tarihinde ilk akla gelen isimlerin başında gelse de bu kitabı okumayı çağımızda tekrar Amerikayı keşfetme arayışına çıkmaya benzetiyorum.
1120 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Adam Smith’e göre, kişisel rekabetin ve özgürlüğün olduğu bir piyasa, toplum açısından en etkili ve verimli durumun ortaya çıkmasını sağlar. Peki asıl soru şu: en iyisi olduğu en adil olduğu anlamına mı geliyor? Adam'a göre her şey güçten ibaret. Hayatın anlamı Nietzsche' nin dediği gibi "güç" mü? Karl' a göre her birey eşit haklara tabî tutulmalı ve güç olayı ortadan kalkmalı ama Adam da tam tersi serbest piyasa olsun ki canlansın piyasa. Komünizm de piyasaya gerek yok çünkü para biri mi yok. Kısaca bu konu dünyada ki belki de en derin konulardan biri. Hayatın anlamı güç mü yoksa adalet mi ya da ona anlam katmak mı yorum sizin.
1120 syf.
·63 günde·8/10 puan
Gözüm korkarak başladığım bu başyapıt, tahmin ettiğim şekilde beni biraz zorladı ancak ilerledikçe müthiş bir doyum yaşadığımı hissettim, güncel kitaplar da olmayan dolu dolu bir okuma hissi.
Yeryüzünde zenginlik sabit değildir; emeğin, sermayenin, toprak ve doğal kaynakla rın, girişimciliğin, kısaca eldeki üretken kaynakların akıllıca ve ustaca kullanımıyla artırılabilecek, başkalarından bir şey çalmadan, eksiltmeden, haksız yere başkalarının elindekine el koymadan çoğaltılabilecek bir şeydir. Başka bir deyişle zenginlik veya servet pastası başkalarından çalmadan, onlara zarar vermeden de büyütülebilir.
On altıncı yüzyılda, Amerika 'da bereketli madenlerin ortaya çıkarılması, Avrupa'daki altın ve gümüş değerini, daha önceki değerinin üçte birine indirmişti.
Emek, fiyatın sadece emeğe dönüşen kısmının değerini ölçmekle kalmaz, aynı zamanda hem toprak rantına ve kâra dönüşen kısmının da değerini ölçer.
İşbölümü neticesinde, aynı sayıda adamın, üretilen iş miktarında sağlayabildiği bu büyük artış, üç ayrı sebepten ileri gelmektedir. Birincisi, teker teker her işçide el yatkınlığının artmasından; ikincisi, çoğu kez bir tür işten ötekine geçerken kaybedilen zamanın tasarruf edilmesinden; sonuncu olarak da, işi kolaylaştırıp kısaltarak bir adama birçok işçinin işini yapabilme imkânı veren çok sayıda makinenin icat edilmiş olmasından.
İşgücü ücretlerinin yükselmesine sebebiyet veren şey, milli zenginliğin belirli bir zamandaki fiili büyüklüğü değil, sürekli artışıdır.
Her bir malın piyasa fiyatı; gerçekten pazara getirilen miktar ile, o malın doğal fıyatı ile yahut onu oraya iletmek için ödenmesi gerekli toprak rantının, emeğin ve kârın tüm değerini ödemeye hazır olanla rın talebi arasındaki orantıyla belirlenir.
Gelir ödemelerinin parayla yapılması geleneğini Fatih William getirdi. Ne var ki bu para uzun süre sayılarak değil tartılarak hazineye konuldu.
Tekelciler, pazarda her zaman ihtiyaca yetecek olanın altında mal bulundurup, hiçbir zaman efektif talebi tamı tamına karşılamamak suretiyle, mallarını doğal fiyatın çok üstünde satar; ister ücretlerden, ister kârlardan teşekkül etsin, kazançlarını da, doğal hadlerinin çok yukarısına yükseltirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milletlerin Zenginliği
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
720
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050699913
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberus Yayınları
Baskılar:
Milletlerin Zenginliği
Ulusların Zenginliği
Milletlerin Zenginliği
The Wealth of Nations
Tarihin gidişini değiştirmek, insanlara yeni ufuklar açmak, hayata daha farklı bir pencereden bakmalarını sağlamak insanlık tarihi boyunca çok az kişiye ve çok az esere nasip olmuştur. Adam Smith bu büyük insanlardan, Milletlerin Zenginliği de bu çığır açıcı eserlerden biridir. Bugüne kadar düşünce tarihi boyunca üretilmiş en etkili eserler sayılacak olsa Milletlerin Zenginliği’nin ilk on arasında yer alacağına kuşku yoktur.Adam Smith, zenginliğin kaynağının altın ve gümüş stokları olduğu, dünyada zenginliğin sabit, dış ticaretin de sıfır toplamlı bir oyun, dolayısıyla birinin zenginleşmesinin ancak başkasını fakirleştirme pahasına olabileceği ve dış ticarette bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına eşit olacağı görüşüne dayalı, bu nedenle de devlet güdümlü korumacı, yağmacı, sömürgeci politikalara cevaz veren merkantilist anlayışa karşı çıkan, milletlerin zenginleşmesinin ille de kıymetli maden biriktirmeyi hedefleyen korumacı politikalarla olmayacağını gösteren insandır. Önerdiği doğal özgürlük sistemi devletin esas itibariyle iç ve dış güvenlik ile adaleti sağladığı şartlar altında, herkesin kendi menfaatini gözetirken bir “görünmez el” tarafından otomatikman topluma da hizmet etmesinin sağlandığı; işbölümü, uzmanlaşma ve serbest ticaret yoluyla kimsenin burnunu kanatmadan zenginleşmesini temin eden, birbirini hiç tanımayan milyonlarca insanın işbirliğiyle kendiliğinden doğan bir sistem olan serbest piyasa sistemidir. Neomerkantilist zihniyetin hortlayıp yerli ve millî olma kaygılarıyla iç içe geçtiği, silahların gölgesinde ticaret savaşlarından söz edildiği, dünyanın çeşitli bölgelerinde savaş tamtamları çalınırken Coronavirüs belasının bütün insanlığı her şeyi yeni baştan düşünmeye zorladığı bugün Adam Smith ve Milletlerin Zenginliği yeniden okunmaya, başkalarına zarar vermeden zenginleşme ve refaha ermenin yolları üzerinde yeniden düşünmeye değer. Özgürlükçü, piyasacı, gönüllü mübadeleci ve dayanışmacı değerlerin önemini yeniden keşfetmek için bir 3. Dünya Savaşı veya Corona belası elinde şeytan çarpmışa dönmeyi beklememek ve sorumluluk mevkiindekileri uyarmak bugün çok acil bir görev hâlini almıştır. Mevcut çevirilerinden daha kapsamlı, doğru ve anlaşılır olma iddiasıyla yayımlanan bu eser bu bağlamda sürekli elimizin altında olması gereken bir şaheserdir.

Kitabı okuyanlar 323 okur

  • Harun
  • Murat Bakan
  • Anıl YILDIRIM
  • Çetin MADEN
  • Gökhan Dko
  • Emre Fidel Çelik
  • volkan köse
  • Enes Yıldırım
  • ozan turan
  • AAA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.3 (4)
9
%1.6 (2)
8
%0
7
%0
6
%0.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0