Milli Mücadelede İttihatçılık

·
Okunma
·
Beğeni
·
376
Gösterim
Adı:
Milli Mücadelede İttihatçılık
Baskı tarihi:
Nisan 2003
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501289
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
İttihat ve Terakki Cemiyeti 1918'de, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından kendini feshederek tarih sahnesinden çekilmişti. Peki, ülkenin on yılına damgasını vuran, açık ve gizli siyasal mücadele konusunda en tecrübeli, en örgütlü kadroları oluşturan İttihatçılar, mütareke koşullarında tamamen hareketsiz mi kalmış, hiçbir etkinlik göstermemiş miydi? Erik Jan Zürcher, Milli Mücadelede İttihatçılık'ta, bu yöndeki resmi tarih tezinin inandırıcılığını sorguluyor, Müdafaa-ı Hukuk hareketinin oluşumunda İttihatçıların ne denli önemli bir rol oynadığını göstermeye çalışıyor. Önce milli mücadele öncesindeki tarihsel gelişmeleri inceleyen yazar, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yapısını ve faaliyetlerini, Mustafa Kemal Paşa ile İttihatçılar arasındaki ilişkileri ayrıntılarıyla değerlendiriyor. Kurtuluş Savaşı'nın dayandığı insan ve örgüt malzemesinin büyük ölçüde İttihatçılardan oluştuğunu savunan Zürcher, başta Enver Paşa olmak üzere İttihatçıların milli hareketin kontrolünü ele geçirmek için hangi fırsatları kullanmaya çalıştıkları ve bu tehlikenin nasıl bertaraf edildiği üzerinde duruyor. Bazı İttihatçıların zaferin devam etmeye çalıştıklarına dikkat çekilen eserde, son olarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın yürüttüğü muhalefet mücadelesinin ve 1926 İzmir suikasti davalarının ne anlama geldiği araştırılıyor. Türkiye'nin yakın tarihini yeni bir yaklaşımla ele alan Milli Mücadelede İttihatçılık ayrıca, gerek Türkiyeli gerekse yabancı yazarların bu döneme bakışının eleştirel bir değerlendirmesini yaparak tarihyazımını hangi faktörlerin belirlediğini irdeliyor.
239 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Osmanlı'nın son dönemlerinden başlayıp 1926'ya kadar olan süreçte İTC (İttihat ve Terakki Cemiyeti) içerisindeki olayları tarafsız bir şekilde anlatan güzel bir kitap. Ayrıca yazar Erik Jan Zürcher, İstanbul'da uzun süre yaşamış birisi yani bu da tarafsız olmasında önemli bir etken. Bir sürü kaynaktan yararlanılarak yazılmış olan bu eseri herkese tavsiye ederim.
Büyük Britanya kralı ile çarın Reval'deki görüşmelerinde (8-10 Haziran 1908) Osmanlı İmparatorluğu'nun paylaşılması konusunda bir anlaşmaya vardıkları söylentisinin Selânik'e ulaşmasıyla başladı. İmparatorlukta anayasal parlamenter bir rejimin yabancı müdahalesini önleyeceğine inanan İTC liderleri harekete geçmeye karar verdiler. Birçok subay padişaha karşı isyan edip birlikleriyle birlikte dağlara çıktı: Önce Binbaşı Resneli Ahmet Niyazi Resne'de (3 Temmuz'da), 4 gün sonra Tikveş'te Enver ve 20 Temmuz'da Ohri'de Eyüp Sabri (Akgöl) (18761950). Küçük rütbeli başka subaylar da dağa çıktı. Niyazi'ye harekete geçmesini emreden cemiyet onun başarılı olmasını bekledikten sonra ilk bildirisini Manastır'da 6 Temmuz'da yayınladı. Bundan sonra olaylar hızla gelişti. Padişahın, isyanı bastırmak için bölgeye gönderdiği birçok subay öldürüldü, İzmir'den gönderilen birlik ayaklanmacılara katıldı ve cemiyet 23 Temmuz'da bazı Makedonya kasabalarında meşrutiyeti ilan etti. Sultan Abdülhamit bir oldubittiyle karşı karşıya olduğunu görerek 23/24 Temmuz gecesi, sanki hür iradesiyle karar veriyormuş gibi meşrutiyeti ilan etti.
Biyografi yazarları ve tarihçiler, Mustafa Kemal'in kariyerini Enver'in kariyeriyle karşılaştırıp, birincinin son derece yavaş ilerlediğini yazarken, Enver'in kariyerinin kural değil bir istisna olduğunu hesaba katmıyorlar. Burada komplolar aramaya hiç gerek yoktur. Mustafa Kemal'in İttihatçı dönemdeki kariyeri, kuşağının öteki başarılı subaylarının kariyerlerinden hiç de farklı değildir. Enver'in 1913'ten sonraki kariyeri ise İttihat Terakki Cemiyeti içindeki en güçlü askerî lider olmasının özelliklerini yansıtır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milli Mücadelede İttihatçılık
Baskı tarihi:
Nisan 2003
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501289
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
İttihat ve Terakki Cemiyeti 1918'de, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından kendini feshederek tarih sahnesinden çekilmişti. Peki, ülkenin on yılına damgasını vuran, açık ve gizli siyasal mücadele konusunda en tecrübeli, en örgütlü kadroları oluşturan İttihatçılar, mütareke koşullarında tamamen hareketsiz mi kalmış, hiçbir etkinlik göstermemiş miydi? Erik Jan Zürcher, Milli Mücadelede İttihatçılık'ta, bu yöndeki resmi tarih tezinin inandırıcılığını sorguluyor, Müdafaa-ı Hukuk hareketinin oluşumunda İttihatçıların ne denli önemli bir rol oynadığını göstermeye çalışıyor. Önce milli mücadele öncesindeki tarihsel gelişmeleri inceleyen yazar, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yapısını ve faaliyetlerini, Mustafa Kemal Paşa ile İttihatçılar arasındaki ilişkileri ayrıntılarıyla değerlendiriyor. Kurtuluş Savaşı'nın dayandığı insan ve örgüt malzemesinin büyük ölçüde İttihatçılardan oluştuğunu savunan Zürcher, başta Enver Paşa olmak üzere İttihatçıların milli hareketin kontrolünü ele geçirmek için hangi fırsatları kullanmaya çalıştıkları ve bu tehlikenin nasıl bertaraf edildiği üzerinde duruyor. Bazı İttihatçıların zaferin devam etmeye çalıştıklarına dikkat çekilen eserde, son olarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın yürüttüğü muhalefet mücadelesinin ve 1926 İzmir suikasti davalarının ne anlama geldiği araştırılıyor. Türkiye'nin yakın tarihini yeni bir yaklaşımla ele alan Milli Mücadelede İttihatçılık ayrıca, gerek Türkiyeli gerekse yabancı yazarların bu döneme bakışının eleştirel bir değerlendirmesini yaparak tarihyazımını hangi faktörlerin belirlediğini irdeliyor.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Ali Çetinkaya
  • Müdevvîn
  • Yüksel
  • Feramerz
  • Akın Ayyıldız
  • mentalist
  • anakronist
  • Münevver Yıldırım
  • Tuğberk Haşimoğlu
  • Kürşad Yavan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%25 (1)
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0