Milyarlarca ve Milyarlarca (Milenyumun Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2969
Gösterim
Adı:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Alt başlık:
Milenyumun Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050207422
Orijinal adı:
Billions And Billions Troughts On Life And Death At The Brink Of The Millenium
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Milyarlarca ve Milyarlarca
Hayatını bilime ve bilimi sevdirmeye adamış usta bilimci Carl Sagan bu son kitabında, bir ömür boyu damıttığı bilgeliğiyle yaşama, dünyaya ve bizi kuşatan evrene dair yakıcı sorulara yanıt arıyor. Gelecek yüzyılın insanın önüne çıkaracağı güçlüklerle mücadele edebilmek için bilim ve şefkatin nasıl kaynaştırılacağı meselesini eksene alarak, başta yaşam, sevgi, ölüm, tanrı kavramları olmak üzere kozmosun sınırlarından insan zihninin derinliklerine kadar uzanan çok geniş bir alanda pek çok konuya değiniyor. Bir kez daha okumak isteyeceğiniz türden bir kitap…

“Carl Sagan şöhret ışıklarını cehalet, açgözlülük ve iktidar hırsının bizi içine yuvarlayabileceği uçurumun ne denli derin olduğunu aydınlatmak için kullanıyor.”

- The Washington Post
282 syf.
·29 günde·9/10
Yazıyı icat etti insan. Elektriği, telefonu, buharlı makineleri, uçağı ve de mikroskobu. Bilgisayarı ve interneti ve daha nicelerini…
Aşıyı, röntgeni ve sayısız tedavi yöntemini buldu insan. Yetinmedi, robotik cerrahiyi bile buldu. Uzayı keşfetti, Ay’ a yolculuk yaptı. Bitmeyen bir merak ve araştırma isteğiyle durmaksızın yoluna devam ediyor insan.
Bir yandan kendi soyuyla savaşıp diğer yandan doğayı yıkıp tahrip eden insanla bu keşifleri yapan aynı insandı. O yüzden biz umutlu olmak zorundayız.

“Milyarlarca ve Milyarlarca” okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Contact ( Mesaj) filminin uyarlandığı kitabın da yazarı olan Carl Sagan’ı kaç kişi tanıyor bilmem ama filmin ana karakteri Jodie Foster’i tanımayanımız yoktur.

Pulitzer ödüllü Carl Sagan hem gökbilimi hem de biyoloji alanında eğitim görmüş, gezegenimizin tarihi ve eksobiyoloji (dünya dışı yaşamı inceleyen bilim dalı) çalışmalarına önemli katkılarda bulunmuş, bilimin toplumların refahı için uygulanmasında büyük çaba göstermiş biri.
Askeri harcamaların azaltılması, eğitime saygı duyulması, bilimin ve akademik çalışmaların desteklenmesi, soru sorma özgürlüğünün geliştirilmesi, nükleer ve konvansiyonel silahlanma yarışına son verilmesi, tüm dünyada ulusal bağımsızlığa saygı gösterilmesi ve gezegenimizin sorumluluk anlayışıyla gözetilip yönetilmesi için çaba gösterilmesini savunan bu güzel insanı saygıyla anıyorum.
Zor kavramları gayet anlaşılır şekilde açıklayıp okuyucusuna aktardığı bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ederim.
282 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Carl Sagan’ın en sevdiğim kitaplarından. Diğer yandan en nefret ettiğim kitabı da bu. Sebebi malum. Sagan’ın son kitabı. Eğer bu adamı birazcık olsun seviyorsanız, özellikle son kısımları ve eşinin yazdığı bölüm boğazınıza yumru gibi oturuyor. Gerek var mıydı? Üzücü. Ama evet, kesinlikle gerek vardı. Bu muhteşem adamın fikirlerine, bize öğrettiklerine, insanlığa ve dünyaya katkılarına olmasa bile, kendisine veda etmeliydik. Yine de ölümünü kabullenmek istemediğim insanların başında Carl Sagan gelir.

Kitabın adı aslında Sagan’a ait olmayan, ama söyleyenden ziyade başkasına mâl edilmiş ünlü sözlerden biri. Burada doğrudan bir bağlantı var gerçi. “Milyarca ve milyarca” ifadesi, sürekli Sagan’ın taklidini yapan Johnny Carson’a ait. Sagan da kitabın başlarında değiniyor bu konuya.

Sagan kitap boyunca nükleer silahlanma tehlikesine, matematiğe, bilimsel düşünceye, insanın doğaya verdiği zararlara, bu zararların üstesinden din, dil, ırk farketmeksizin ancak tüm insanlığın işbirliği sayesinde gelinebileceğine, kürtaja, gezegenimizi ve doğamızı sevmemiz ve korumamız konularına eğiliyor.

Bir incelemede de bahsedilmiş, okullarda mutlaka okutulması gereken bir eser bence de. Ama çocuklara okutmayı geçtim, tübitak kitabın yeni basımını dâhi yapmıyor. Sıfırını bulma ihtimaliniz oldukça düşük. Raflar milyon tane saçma sosyal medya kitabından geçilmiyorken, böyle kitapların yeni basımı niye olmaz? Anlamak güç.

Defalarca okuduğum, her okuduğumda da hüzünlendiğim tek bilim kitabı olarak yeri ayrıdır bende. Hoşçakal Sagan. Dünya sen gittiğinden beri daha da berbat bir yer oldu.
282 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Açıkça ifade etmeliyim ki ben bu kitabın liselerde okutulması gerektiğini düşünüyorum.Neden diye soracak olursanız, öğrenilmesi gereken güncel konuları ve yaşam için gerekli olan kavramları herhangi bir dini kitaptan çok daha net bir şekilde dile getiriyor.Hatırlayabildiğim başlıklar nükleer silahlanma, ahlak kavramı, din ve bilimin yeri geldiğinde bir bütün olabilmesi, karbondioksidin ve CFC'nin dünya üzerindeki yaşamı nasıl tehdit ettiği, bu konu hakkında yapılanlar ve yapılması gerekenler.Yazarın yazdığı son kitap olması nedeniyle son bölümde de hayatının son zamanlarını ve yüzleştiği hastalıkla savaşırken nelerle karşılaştığını bizimle paylaşıyor.Kesinlikle kitabın içerisinde kendi inancı/inançsızlığı ile ilgili pek fazla şeyden bahsetmiyor.Dolayısıyla önyargı ile yaklaşmamanızı öneririm.Oldukça şaşırtıcı gözlemler içeriyor.Ben bu gözlemleri daha önce okuduğum Hayvanlardan İnsanlara Sapiens kitabındakilere benzettim.(Tarz bakımından)Tıpkı o kitap gibi konuları çok farklı bakış açıları ile bize sunuyor.Ayrıca ara ara küçük hikayelerle de okuyucunun daha sonra anlatılacak olan konuyu daha rahat kavrayabilmesi sağlanıyor.Sonuç olarak süper güçler arasındaki soğuk savaşa, çevre bilimine, din ve bilim ittifakı konularına ilgi duyuyorsanız aradığınız kitap bu.Kitap ile kalın.
300 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Dünyadaki sorunların ahlaki boyutlarını inceleyen başucu bir kitap. Kürtaj hakkındaki bölümle aklımı başımdan almıştır. Özellikle o bölümü herkesin okuması gerek diye düşünüyorum. Kendini “yaşam hakkı savunucusu" diye adlandıran, kürtaj karşıtlarına farklı bir açıdan eleştiri yapıyor:

"bugün dünyadaki hiçbir toplumda "yaşam hakkı" yoktur, geçmişte de olmamıştır. kesmek için besi hayvan yetiştiririz, ormanları yok ederiz; akarsu ve gölleri hiç balık yaşayamayacak kadar kirletiriz; spor olsun diye geyik, kürkü için leopar, gübre yapmak için balina öldürürüz; yunusları dev balık ağları içine hapsedip soluksuz bırakırız; fok yavrularını sopayla öldürürüz ve her gün bir canlı türünün soyunun tükenmesine sebep oluruz. tüm bu hayvanlar ve bitkiler bizim kadar canlıdır. sözümona korunan yaşam değil, insan yaşamıdır.


Son bölümü Carl Sagan'ın ölmesi dolayısı ile eşi tarafından yazılmış olması beni derinden üzdü. Tanışma hikayelerinden de kısaca bahsetmiş eşi -kadar güzel ki hikayeleri-. Beni en çok derinden etkileyen Carl için farklı etnik yapıdan insanların sadece onun için dua ediyor olmasıydı. Milliyet-ırk-inanç ayrımı yapmadan tüm insanların eşit olduğunun ayırdına varabilen bireyler yetiştirmekti belki de bu amacı bu yapıtı oluşturmakla. Huzur içinde uyu.
282 syf.
Carl Sagan’ın sıkı bir hayranı olarak kitabın son bölümünde anlattığı hastalık süreci beni fazlasıyla üzdü. Bizim, yani tüm insanlığın ortak düşmanı karşısında birleşmemiz için yaptığı uyarılar kesinlikle daha çok dillendirilmeli ve dikkate alınmalı. Kitabın ilk bölümleriyse uzay merakınızı ziyadesiyle doyuruyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
282 syf.
·Beğendi·9/10
Carl Sagan. Ölümünün evvelindeki son kitabı. Kitabın adının geldiği yer, eğlenceli başlayan hikayemiz, heyecanlı bölümler ve maalesef kötü bir son.
Eğlenceli olan neydi derseniz birkaç örnek vermeye çalışacağım.
Kentilyona kadar biliyordum ama: Bir, Bin, Milyon, Milyar, Trilyon, Katrilyon, Kentilyon, Sekstilyon, Septilyon, Oktilyon, Nönilyon ve Desilyon.
Işık ve Işığın Yansıması da oldukça dikkatimi çekerken ‘Kozmik Sorular’ başlıklı bir kısım vardı ki orası da beni bayağı etkiledi. O sorular ney mi dersiniz? Mars Gezegeninde hayat olup olmadığı, Titan (Satürn Uydusu) Yaşamın Başlangıcı İçin Laboratuvar Mıdır? Dünyadan Başka Yerde de Akıllı Canlılar Var Mı ve Evren Nasıl Oluştu? Bu sorular ve cevapları ilgimi çekti.
Bunların dışında bir ekran resmi atacağım ki bakmanızı tavsiye ederim. Buyurun: https://i.hizliresim.com/0zDg2Y.png
Söyleyeceklerim bu kadar. Yarın yeni bir kitapta görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, cümleten mutlu geceler iyi okumalar dilerim..
Kesmek için besi hayvanı yetiştiririz, ormanları yok ederiz; akarsu ve gölleri hiç balık yaşayamayacak kadar kirletiriz; spor olsun diye geyik, kürkü için leopar, gübre yapmak için balina öldürürüz; yunusları dev balık ağları içine hapsedip soluksuz bırakırız; fok yavrularını sopayla öldürürüz ve her gün bir canlı türünün soyunun tükenmesine sebep oluruz. Tüm bu hayvanlar ve bitkiler bizim kadar canlıdır. Sözümona korunan yaşam değil, insan yaşamıdır.
İnsan soyunun 100 aileden oluşan bir köy halkı olarak düşünürsek, ailelerin 65'i okur yazar değil, 90'ı ingilizce konuşamıyor, 70'inin evinde su yok, 80 ailenin hiç bir üyesi uçağa binmemiş, yedi aile tüm toprakların % 60'ına sahip ve mevcut enerjinin %80'ini kullanıyor. 60 aileyse tüm toprağın %10'una sıkışmış durumda. Sadece bir ailenin üniversite öğrenimi görmüş bir üyesi var.
Her kuşak kendi sorunlarının benzeri görülmemiş ve ölümcül olduğunu düşünür. Buna karşın her kuşağın ardından bir sonraki gelmiştir.
Başlıca spor dallarının çoğu bir ulus ya da bir şehirle ilişkilendirilmiştir ve bünyelerinde yurtseverlik ve ulusal gurur unsurları barındırırlar. Bizim takımımız, yabancı ve belki de düşman insanların yaşadığı farklı bir yerden gelen ötekilere karşı bizi -yaşadığımız yeri,
bizim insanlarımızı- temsil eder. (Şu da bir gerçektir ki “bizim” oyuncularımızın çoğu aslında, buralı değildir. Uygun bir ücret karşılığında ve vicdanları temiz olarak rakip şehirleri terk edip bizim tarafa geçen paralı askerlerdir(...)
Carl Sagan
Sayfa 24 - Tübitak Yayınları - ePub
Doğu ufkundan yükseldiğinde Bütün ülkeleri güzelliğinle kapladın... Çok uzaklarda da olsan Işınların Dünyanın üzerinde
Akhnaton
Güneş'e İlahi (MÖ 1370 civarı)
Tam insanlığa geçişin birdenbire olduğunu savunmak zordur. O halde, bir bebeği doğduktan bir gün sonra öldürmek cinayetse bir gün önce öldürmek neden öyle kabul edilmesin?

(...) Ancak son üç ayda yapılan kürtaj, seçme hakkından yana olan görüşün sınırları üzerinde bir sınama oluşturur. Kadının, "doğuştan gelen kendi bedeni üzerindeki söz hakkı", her bakımdan yeni doğmuş bir bebekle aynı olan son aşamadaki bir cenini öldürme hakkını da kapsar mı?

(...) Eğer gebeliğe dokuzuncu ayda son vermek kabul edilemezse, sekizinci, yedinci, altıncı aylara ne demeli? Devletin gebeliğin belli bir zamanında müdahale etme hakkına sahip olduğunu kabul edersek, bunu devletin her zaman müdahale etme hakkı izlemez mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Alt başlık:
Milenyumun Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050207422
Orijinal adı:
Billions And Billions Troughts On Life And Death At The Brink Of The Millenium
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Milyarlarca ve Milyarlarca
Hayatını bilime ve bilimi sevdirmeye adamış usta bilimci Carl Sagan bu son kitabında, bir ömür boyu damıttığı bilgeliğiyle yaşama, dünyaya ve bizi kuşatan evrene dair yakıcı sorulara yanıt arıyor. Gelecek yüzyılın insanın önüne çıkaracağı güçlüklerle mücadele edebilmek için bilim ve şefkatin nasıl kaynaştırılacağı meselesini eksene alarak, başta yaşam, sevgi, ölüm, tanrı kavramları olmak üzere kozmosun sınırlarından insan zihninin derinliklerine kadar uzanan çok geniş bir alanda pek çok konuya değiniyor. Bir kez daha okumak isteyeceğiniz türden bir kitap…

“Carl Sagan şöhret ışıklarını cehalet, açgözlülük ve iktidar hırsının bizi içine yuvarlayabileceği uçurumun ne denli derin olduğunu aydınlatmak için kullanıyor.”

- The Washington Post

Kitabı okuyanlar 139 okur

  • coşkun baytaş
  • Alperen Kaptan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0