Milyarlarca ve Milyarlarca (Milenyum Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.996
Gösterim
Adı:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Alt başlık:
Milenyum Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754033724
Orijinal adı:
Billions And Billions
Çeviri:
Füsun Baytok
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Baskılar:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Milyarlarca ve Milyarlarca
Carl Sagan kariyerinin son kitabı Milyarlarca ve Milyarlarca'da hepimizin içinde yaşadığı evrene ilişkin temel konuları her zaman olduğu gibi hem aklıyla hem yüreğiyle ele alıyor. Konu ister insandaki avlanma içgüdüsü, ister çocukluğunun oyuncak trenindeki elektrik transformatörünün kokusu, isterse küresel ısınma ya da Mars'ta yaşam olsun... Kitaptaki denemeler evrenin uçsuz bucaksızlığında yol alırken, insan zihnini de araştırıyor. Çünkü Sagan'a göre gelecek yüzyıllarda karşılaşacağımız sorunları ancak bilimi ve duyguyu birleştirerek çözebiliriz.
(Tanıtım Yazısından)
300 syf.
·8 günde·10/10
Dünyadaki sorunların ahlaki boyutlarını inceleyen başucu bir kitap. Kürtaj hakkındaki bölümle aklımı başımdan almıştır. Özellikle o bölümü herkesin okuması gerek diye düşünüyorum. Kendini “yaşam hakkı savunucusu" diye adlandıran, kürtaj karşıtlarına farklı bir açıdan eleştiri yapıyor:

"bugün dünyadaki hiçbir toplumda "yaşam hakkı" yoktur, geçmişte de olmamıştır. kesmek için besi hayvan yetiştiririz, ormanları yok ederiz; akarsu ve gölleri hiç balık yaşayamayacak kadar kirletiriz; spor olsun diye geyik, kürkü için leopar, gübre yapmak için balina öldürürüz; yunusları dev balık ağları içine hapsedip soluksuz bırakırız; fok yavrularını sopayla öldürürüz ve her gün bir canlı türünün soyunun tükenmesine sebep oluruz. tüm bu hayvanlar ve bitkiler bizim kadar canlıdır. sözümona korunan yaşam değil, insan yaşamıdır.”


Son bölümü Carl Sagan'ın ölmesi dolayısı ile eşi tarafından yazılmış olması beni derinden üzdü. Tanışma hikayelerinden de kısaca bahsetmiş eşi -kadar güzel ki hikayeleri-. Beni en çok derinden etkileyen Carl için farklı etnik yapıdan insanların sadece onun için dua ediyor olmasıydı. Milliyet-ırk-inanç ayrımı yapmadan tüm insanların eşit olduğunun ayırdına varabilen bireyler yetiştirmekti belki de bu amacı bu yapıtı oluşturmakla. Huzur içinde uyu.
282 syf.
·29 günde·9/10
Yazıyı icat etti insan. Elektriği, telefonu, buharlı makineleri, uçağı ve de mikroskobu. Bilgisayarı ve interneti ve daha nicelerini…
Aşıyı, röntgeni ve sayısız tedavi yöntemini buldu insan. Yetinmedi, robotik cerrahiyi bile buldu. Uzayı keşfetti, Ay’ a yolculuk yaptı. Bitmeyen bir merak ve araştırma isteğiyle durmaksızın yoluna devam ediyor insan.
Bir yandan kendi soyuyla savaşıp diğer yandan doğayı yıkıp tahrip eden insanla bu keşifleri yapan aynı insandı. O yüzden biz umutlu olmak zorundayız.

“Milyarlarca ve Milyarlarca” okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Contact ( Mesaj) filminin uyarlandığı kitabın da yazarı olan Carl Sagan’ı kaç kişi tanıyor bilmem ama filmin ana karakteri Jodie Foster’i tanımayanımız yoktur.

Pulitzer ödüllü Carl Sagan hem gökbilimi hem de biyoloji alanında eğitim görmüş, gezegenimizin tarihi ve eksobiyoloji (dünya dışı yaşamı inceleyen bilim dalı) çalışmalarına önemli katkılarda bulunmuş, bilimin toplumların refahı için uygulanmasında büyük çaba göstermiş biri.
Askeri harcamaların azaltılması, eğitime saygı duyulması, bilimin ve akademik çalışmaların desteklenmesi, soru sorma özgürlüğünün geliştirilmesi, nükleer ve konvansiyonel silahlanma yarışına son verilmesi, tüm dünyada ulusal bağımsızlığa saygı gösterilmesi ve gezegenimizin sorumluluk anlayışıyla gözetilip yönetilmesi için çaba gösterilmesini savunan bu güzel insanı saygıyla anıyorum.
Zor kavramları gayet anlaşılır şekilde açıklayıp okuyucusuna aktardığı bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ederim.
282 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Carl Sagan’ın en sevdiğim kitaplarından. Diğer yandan en nefret ettiğim kitabı da bu. Sebebi malum. Sagan’ın son kitabı. Eğer bu adamı birazcık olsun seviyorsanız, özellikle son kısımları ve eşinin yazdığı bölüm boğazınıza yumru gibi oturuyor. Gerek var mıydı? Üzücü. Ama evet, kesinlikle gerek vardı. Bu muhteşem adamın fikirlerine, bize öğrettiklerine, insanlığa ve dünyaya katkılarına olmasa bile, kendisine veda etmeliydik. Yine de ölümünü kabullenmek istemediğim insanların başında Carl Sagan gelir.

Kitabın adı aslında Sagan’a ait olmayan, ama söyleyenden ziyade başkasına mâl edilmiş ünlü sözlerden biri. Burada doğrudan bir bağlantı var gerçi. “Milyarca ve milyarca” ifadesi, sürekli Sagan’ın taklidini yapan Johnny Carson’a ait. Sagan da kitabın başlarında değiniyor bu konuya.

Sagan kitap boyunca nükleer silahlanma tehlikesine, matematiğe, bilimsel düşünceye, insanın doğaya verdiği zararlara, bu zararların üstesinden din, dil, ırk farketmeksizin ancak tüm insanlığın işbirliği sayesinde gelinebileceğine, kürtaja, gezegenimizi ve doğamızı sevmemiz ve korumamız konularına eğiliyor.

Bir incelemede de bahsedilmiş, okullarda mutlaka okutulması gereken bir eser bence de. Ama çocuklara okutmayı geçtim, tübitak kitabın yeni basımını dâhi yapmıyor. Sıfırını bulma ihtimaliniz oldukça düşük. Raflar milyon tane saçma sosyal medya kitabından geçilmiyorken, böyle kitapların yeni basımı niye olmaz? Anlamak güç.

Defalarca okuduğum, her okuduğumda da hüzünlendiğim tek bilim kitabı olarak yeri ayrıdır bende. Hoşçakal Sagan. Dünya sen gittiğinden beri daha da berbat bir yer oldu.
304 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Carl Sagan'dan okuduğum ilk bilim romanıydı. Gezegenimiz ve evrenle ilgili dikkat çeken bilgileri gayet yalın bir dille bizlere aktarmış. Kitabın ana konusu Dünya'yı gün geçtikçe nasıl kirleterek yok ettiğimiz ve acilen bir çözüm yolu bulmamız gerektiği.
* * *
Kitap; 1997 yılında yazarın vefatının ardından eşinin bir sonsözle tamamlamasıyla yayınlanmış. 23 yıl önce yazılan bir kitap olduğu için doğal olarak güncelliğini yitirmiş bazı bilgiler mevcut. Bence bilim kitapları seçerken mümkün olduğunca günümüze yakın olmasına dikkat etmeliyiz. Yine de o dönemde yazılan bir kitaba göre oldukça başarılı ve ileri görüşlü olmuş.
* * *
1edebiyat1bilim1film grubumuzun haziran ayı bilim kitabıydı.
282 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Açıkça ifade etmeliyim ki ben bu kitabın liselerde okutulması gerektiğini düşünüyorum.Neden diye soracak olursanız, öğrenilmesi gereken güncel konuları ve yaşam için gerekli olan kavramları herhangi bir dini kitaptan çok daha net bir şekilde dile getiriyor.Hatırlayabildiğim başlıklar nükleer silahlanma, ahlak kavramı, din ve bilimin yeri geldiğinde bir bütün olabilmesi, karbondioksidin ve CFC'nin dünya üzerindeki yaşamı nasıl tehdit ettiği, bu konu hakkında yapılanlar ve yapılması gerekenler.Yazarın yazdığı son kitap olması nedeniyle son bölümde de hayatının son zamanlarını ve yüzleştiği hastalıkla savaşırken nelerle karşılaştığını bizimle paylaşıyor.Kesinlikle kitabın içerisinde kendi inancı/inançsızlığı ile ilgili pek fazla şeyden bahsetmiyor.Dolayısıyla önyargı ile yaklaşmamanızı öneririm.Oldukça şaşırtıcı gözlemler içeriyor.Ben bu gözlemleri daha önce okuduğum Hayvanlardan İnsanlara Sapiens kitabındakilere benzettim.(Tarz bakımından)Tıpkı o kitap gibi konuları çok farklı bakış açıları ile bize sunuyor.Ayrıca ara ara küçük hikayelerle de okuyucunun daha sonra anlatılacak olan konuyu daha rahat kavrayabilmesi sağlanıyor.Sonuç olarak süper güçler arasındaki soğuk savaşa, çevre bilimine, din ve bilim ittifakı konularına ilgi duyuyorsanız aradığınız kitap bu.Kitap ile kalın.
282 syf.
Carl Sagan’ın sıkı bir hayranı olarak kitabın son bölümünde anlattığı hastalık süreci beni fazlasıyla üzdü. Bizim, yani tüm insanlığın ortak düşmanı karşısında birleşmemiz için yaptığı uyarılar kesinlikle daha çok dillendirilmeli ve dikkate alınmalı. Kitabın ilk bölümleriyse uzay merakınızı ziyadesiyle doyuruyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
304 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
#1edebiyat1bilim1film
Yaşanmaz oldu bu dünyada diyorsanız, Carl Sagan bu düşüncenin altını bilimsel olarak dolduruyor benden söylemesi... Tabii yazdıkları 1996 yılına kadar... Sonrası ölümünden dolayı eşi tarafından yazılıp düzenleniyor... Kitabın sonlarında kendi hastalık sürecinden bahsediyor yazar...
.
Carl Sagan bir gökbilimci... Milyarlarca ve Milyarlarca kitabında yaşamak, yaşayabilmek, yaşanılabilir dünya üzerine kurduğu bilgi birikimini ve düşüncelerini aktarmış bizlere... İlk bölümlerde insanlar dünyadan ne istiyor, son bölümlerde de insanlar canlılardan ne istiyorun kapsamlı bir araştırmasını sunuyor...
.
Şimdilik yaşayabileceğimiz tek yer olan Dünya'mızı nasıl yaşanmaz hale getirdiğimizden bahsediyor... Yaşam hakkı denilen şeyin üzerinde duruyor... Özellikle kürtaj ile ilgili bölümü çok ilgi çekici... İkiye ayrılan düşünceleri irdelemesi ve tespitleri muazzam...
.
Özellikle araştırdığım konu ise CFC yani CloroFloroCarbon oldu... Ozon tabakasını incelten sera etkisi yapan bir gaz ve kararlı olduğu için de uzun süre terk etmiyor bulunduğu yeri... Şimdilerde kullanımı yasaklansa da denetimi yapılmayan üretim yerlerinde ucuz olduğundan hâlâ kullanılıyormuş...
282 syf.
·Beğendi·9/10
Carl Sagan. Ölümünün evvelindeki son kitabı. Kitabın adının geldiği yer, eğlenceli başlayan hikayemiz, heyecanlı bölümler ve maalesef kötü bir son.
Eğlenceli olan neydi derseniz birkaç örnek vermeye çalışacağım.
Kentilyona kadar biliyordum ama: Bir, Bin, Milyon, Milyar, Trilyon, Katrilyon, Kentilyon, Sekstilyon, Septilyon, Oktilyon, Nönilyon ve Desilyon.
Işık ve Işığın Yansıması da oldukça dikkatimi çekerken ‘Kozmik Sorular’ başlıklı bir kısım vardı ki orası da beni bayağı etkiledi. O sorular ney mi dersiniz? Mars Gezegeninde hayat olup olmadığı, Titan (Satürn Uydusu) Yaşamın Başlangıcı İçin Laboratuvar Mıdır? Dünyadan Başka Yerde de Akıllı Canlılar Var Mı ve Evren Nasıl Oluştu? Bu sorular ve cevapları ilgimi çekti.
Bunların dışında bir ekran resmi atacağım ki bakmanızı tavsiye ederim. Buyurun: https://i.hizliresim.com/0zDg2Y.png
Söyleyeceklerim bu kadar. Yarın yeni bir kitapta görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, cümleten mutlu geceler iyi okumalar dilerim..
304 syf.
·10 günde·2/10
Dünyaca ünlü başarılı sempatik biliminsanı Carl Sagan yazdığı son kitabında yirminci yüzyılın bilimsel gelişmelerini ve gezegeni insanlığı tehdit eden sorunları ele almış. Son bölümlerde kendi hastalığından da bahsetmiş. Aşağıdaki alıntıdan hissettiğim bu kadar başarılı bir bilim adamı, her tür bilimsel gelişmenin göbeğinde, bilimi iç burkan , evreni ise umursamaz ve soğuk olarak tanımlamış. Keşke elindeki bütün avantajlar ve bilgi, bilincini ve ruhunu evrene ve varoluşa hayranlığa yöneltip umut ve sevgiyle doldursaydı. Umarım bizler insanlığımızın , varlığımızın değerini idrak ederiz.

Alıntı syf 278
“Biliminin belki de en iç burkan yan etkisi, en değer verdiğimiz ve bizi en çok rahatlatan inançlarımızın çoğunu bo­şa çıkarması oldu. Atalarımızın üzerinde var olduğu insan mer­kezli derli toplu küçük sahne yerini, insanın adsızlığa indirgen­diği soğuk, uçsuz bucaksız, umursamaz bir evrene bıraktı. An­cak ben, bilincimizde, atalarımızın hayalini bile kuramadığı ka­dar muhteşem, karmaşık ve hassas bir düzen içindeki bir evre­nin ortaya çıktığını görüyorum. Ve eğer birkaç basit doğa yasa­ sıyla evrenle ilgili pek çok şey anlaşılabiliyorsa, Tanrıya inan­ mak isteyenler hiç kuşkusuz bu güzel yasaları, tüm doğayı ayakta tutan bir Akıl’a yorabilir. Benim kendi görüşüm, evreni gerçekte olduğu gibi,anlamanın, olmasını dilediğimiz bir evren hayal etmekten çok daha iyi olduğudur.”
Kesmek için besi hayvanı yetiştiririz, ormanları yok ederiz; akarsu ve gölleri hiç balık yaşayamayacak kadar kirletiriz; spor olsun diye geyik, kürkü için leopar, gübre yapmak için balina öldürürüz; yunusları dev balık ağları içine hapsedip soluksuz bırakırız; fok yavrularını sopayla öldürürüz ve her gün bir canlı türünün soyunun tükenmesine sebep oluruz. Tüm bu hayvanlar ve bitkiler bizim kadar canlıdır. Sözümona korunan yaşam değil, insan yaşamıdır.
"Bizi bu belaya tek bir ülke, tek bir kuşak ya da tek bir sanayi dalı bulaştırmadı ve yine ne bir ülke, ne bir kuşak ne de bir sanayi dalı kurtarabilir."
İnsan soyunun 100 aileden oluşan bir köy halkı olarak düşünürsek, ailelerin 65'i okur yazar değil, 90'ı ingilizce konuşamıyor, 70'inin evinde su yok, 80 ailenin hiç bir üyesi uçağa binmemiş, yedi aile tüm toprakların % 60'ına sahip ve mevcut enerjinin %80'ini kullanıyor. 60 aileyse tüm toprağın %10'una sıkışmış durumda. Sadece bir ailenin üniversite öğrenimi görmüş bir üyesi var.
Her kuşak kendi sorunlarının benzeri görülmemiş ve ölümcül olduğunu düşünür. Buna karşın her kuşağın ardından bir sonraki gelmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Alt başlık:
Milenyum Eşiğinde Yaşam ve Ölüm Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754033724
Orijinal adı:
Billions And Billions
Çeviri:
Füsun Baytok
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Baskılar:
Milyarlarca ve Milyarlarca
Milyarlarca ve Milyarlarca
Carl Sagan kariyerinin son kitabı Milyarlarca ve Milyarlarca'da hepimizin içinde yaşadığı evrene ilişkin temel konuları her zaman olduğu gibi hem aklıyla hem yüreğiyle ele alıyor. Konu ister insandaki avlanma içgüdüsü, ister çocukluğunun oyuncak trenindeki elektrik transformatörünün kokusu, isterse küresel ısınma ya da Mars'ta yaşam olsun... Kitaptaki denemeler evrenin uçsuz bucaksızlığında yol alırken, insan zihnini de araştırıyor. Çünkü Sagan'a göre gelecek yüzyıllarda karşılaşacağımız sorunları ancak bilimi ve duyguyu birleştirerek çözebiliriz.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 213 okur

  • Yunus Ergin
  • a
  • Castiel
  • ece vansky
  • Hasan Tombak
  • Gürhan Şahin
  • Can YILMAZ
  • Okumayı Düşünüyorum
  • Aykut Karabay
  • Tubanur KIZILDİL

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%39.4
35-44 Yaş
%30.3
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.5
Erkek
%65.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.1 (23)
9
%27 (20)
8
%9.5 (7)
7
%8.1 (6)
6
%1.4 (1)
5
%1.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0