Miralayın Kızı Süreyya

9,0/10  (22 Oy) · 
90 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.596 gösterim
Aşkın ve tarihin tozlu sayfalarını aralıyor Naşide Gökbudak. Duyguların capcanlı yaşandığı bir hikaye Miralayın Kızı Süreyya.

Amasya'da köklü bir ailenin kızıdır Süreyya. Ailenin en küçüğüdür, babaannesi Senane Hanım'ın gözbebeğidir.
Bir kertmesi vardır, ama Süreyya Paris'te yaşayan amcasının oğluyla evlenmek istemez ve nişan günü kaçar...

Zaki Afganistan Şahı'nın yeğenidir. Türkiye'ye tıp eğitimi görmeye gelir, uzmanlığını psikiyatri üzerine yapıcaktır. Onun da Şah tarafından uygun görülen bir kertmesi vardır...

Süreyya ihtilallerin olduğu, demokrasiye alışmaya çalışılan bir dönemde yaşar, aşkı Ankara'nın sonbaharlarında musiki dinleyerek tanır. Acı ile aşkın birbirine girdiği bir hayat yaşar.

Naşide Gökbudak Miralayın Kızı Süreyya'da, Türk milletinin kökleşmiş geleneklerini, evlilik, kadın-erkek ilişkileri, yeni Türkiye'nin kimliğini oluştururken toplumun geçirdiği zorlukları, sürükleyici kurgusu ve akıcı diliyle irdeliyor.

Bir solukta okunan roman kimi zaman buruk bir gülümseme yaratıyor, kimi zaman bambaşka bir iklime sürüklüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    325
  • ISBN:
    9786055395216
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:
Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
11 Nis 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Bir Elazığ hikayesi daha. Cumhuriyetçi, Atatürk Hayranı Naşide Gökbudak, bu kitapta bir Cumhuriyet kadınını, başkaldıran Anadolu kadınını tarif ediyor. Ailesine karşı çıkan, eşini kendi seçen ve tabi bir dolu macera yaşayan Süreyya. Yalnız yazarın bu güne kadar okuduğum 3 kitabı gibi bu kitapta mahzun bitti. Ne yazık ki gerçek hayatta ünlü karakterler hep zor hayatlar yaşıyor. Yine de seviyorum bu hikayeleri.

ayşegül şahin 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Duygusallığı önplana çıkarmış, aşk, duygu ve aşkın getirdiği bunalım, stres ve fedakarlıkları konu alıyor. 1960 ve1980 ihtilallerinden de yer yer bahsetmiş ama konunun çoğu afğanistan da geçiyor ve afganistan,ın ülke yönetimi ve bu yönetim içinde insanların aşk ve yaşayış biçimlerinden de bahsediyor.Güzel bir kitap.

Nejla GÜNEŞ 
22 Nis 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Büyük bir merak ve ilgiyle okudum ve gözyaşlarıyla bitirdim. Gerek anlatımı gerek yaşanmış gerçek bir hikaye olması fazlasıyla iyi ve okunasıydı. Naşide Hanım'ın diğer okuduğum tüm kitapları gibi bu kitabı da beni benden aldı. Artık günlerce etkisinde kalır Süreyya ve Zaki 'nin birbirine olan aşkıyla ve hasretiyle sarmalanırım..

Deniz Ustuntanir 
22 May 11:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Harika bir kitap, akıcı,sürükleyici, aşk ve tarih bir arada. Şefkat ve sevginin önemi..
Kırmızı Kanatlı Kelebek
Küçücüktü, sadece dört yaşında
Alnında bukleleri olan, küçük oğlan
Yorgun düşmüştü, kırmızı benekli kelebeği
Kovalamaktan
Nihayet yakaladı, bir kutuya kapadı
Aniden bir ses duydu, kelebek konuşuyordu
"Bırak beni ne olur, gitmeliyim isim var."
Çocuk biraz duşundu
"Sana zarar vermem, bırakacağım azıcık daha
Kalıver"
Kelebek telaş içinde
"Benim çok zamanım yok
Sadece yirmi dört saatim var
Kelebek olduktan sonra , omurumuz bu kadar"
"Salıvermem için seni uyduruyorsun bu cümleleri"
Ümitsizdi kelebek
Boşa gitmişti bunca emek
Yine de denemeliydi
Özgürlüğünü kolay vermemeliydi
Ve Can’ını görmeliydi
"Ben küçük bir tırtıldım, dut yaprağının üstünde
Yeni bir yaprak arıyordum, onu gördüğümde
Taptaze yaprağını bana verdi
Gözlerime bakarak güldü
Birbirimizi çok sevdik
O bana sevgi ben ona CAN adını verdik
Bilemeden ürettiğimiz ipeklerle, kendimize birer
Hapishane ördük
Kozaları toplarken sahibimiz,
CAN bakirdi
Kozanı del ve cık
Ben yaşayamam sensiz yani sevgisiz
Günlerdir uğraştım, kozamı deldim
Güzel olayım diye kırmızı benekli kanatlar giydim
Uçtum, aşkımızı yasadığımız bu yere geldim
CAN i arıyorum, omurumuz çok kısa
Eğer kavuşamazsak biz değil, bütün aşık kelebekler
Girecek yasa"
Çocuk yaptığına pişman, ağlayarak sordu
"Neden beneklerin kırmızı senin
Böyle kanatları yok başka kelebeklerin"
"Ben âşık bir kelebeğim
Hasretim ve askım dışıma vurdu
Ve beneklerim kırmızı oldu"
Çocuk çaresiz kutuyu açtı
Ve kelebek hızla kaçtı
Çevredeki tüm bahçelere nergislere, güllere
Hatta hatta dikenlere uçtu
Acele etmeliydi, zamanı azdı
Sonra Can’ı bulamazdı
CAN çok çabalamıştı
Kurtulamamıstı tutsaklıktan, kozadan
Acılar içindeydi, sevgisine kavuşamadan
Ayrılmıştı bu vefasız dünyadan
Sevgi, yorgun ve ümitsiz
Kırmızı benekleri soluyordu
İpek kanatları düşüyordu
Ve aşık kelebek, çok üşüyordu
Gözlerini kapadı, içindeki yasla
Bir daha buluşamadı ne CAN la ne de aşkla
Küçük çocuk o gün bu gün kelebeklere dokunamadı
Belki onların da aradıkları bir CAN i vardı

Bu kitabı okurken çok ağladım. Fazla duygusal olduğumdandır belki bilmiyorum ama bu kitabın taş yürek olanların bile kalbini yumuşatacağından eminim. Kitapta zorla evlendirilmek istenen güzel bir kızın hikayesi anlatılıyor. Afgan bir doktorla kızın karşılaşması sonucu birbirlerine çok aşık oluyorlar. Afganistan'a taşınıyorum ve orda olan savaşlar, zorluklar derken kitabın sonu daa da bir ağlatıyor. Kesinlikle okumalısınız...

Ayşe Gül 
05 Oca 00:11 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Süreyya ve Zaki'nin aşkı ve yaşadıklarını bir çok üzücü durum. Kitaba başlamadan önce yorumları okumuştum ve sonu hakkında bir umut içinde olmamıştım ki iyi ki olmamışım. Olsaydım büyük üzüntü duyardım. Kendimi alıştırmam iyi oldu. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve diğer kitaplarını okur muyum bilmiyorum. Gerçek, yaşanmış şeyler olsa da okurken çok zorlandım.

Kitaptan 1 Alıntı