Mış Gibi Yaşamlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
8956
Gösterim
Adı:
Mış Gibi Yaşamlar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751410702
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Ne demek "mış gibi" yaşam?

Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan, sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan insanların yaşamı demek.

"Böyle insanlar var mı?" diye sorarsanız, çevrenize bir bakın! Aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırıcı, ilgisiz anne veya babaları; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz.

Üstelik mış gibi yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla giderek tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi, köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini sürdürüyor.

Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı mış gibi bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor: Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak... Ve yaşamadığının farkında bile olmamak...

Ancak, farkında olan, gözlemleyen ve irdeleyen iki kişi var! Doğan Bey ve Arif Bey sizi sohbete davet ediyorlar.
(Arka Kapak)
352 syf.
·10 günde·9/10
Doğan Cüceloğlu, kırktan fazla bilimsel makalesi  yayınlanan bir psikolog ve çeşitli topluluklara bilimsel psikoloji çerçevesinde gelişim seminerleri sunan bir iletişim psikolojisi uzmanıdır. Çok sayıdaki kişisel gelişim kitabı ile Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını inceler.

Sahi neydi mış gibi yaşamak. Böyle insanlar varmı gerçekten çevremize bakmamız lazım hatta biz bille çoğu zaman mış gibi yaşayan insanlardan biriyiz. Ben gibi yaşamak yerine biz gibi yaşamayı öğrenmeliyiz. Düşüncelerin altındaki niyetin, sözün arkasındaki düşüncenin, fikrimizin, aklımızın davranışlarımızın birbirine uymadığı biz insanların yaşamı demek mışgibi yaşamak. Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin ben duygusu ile hareket ettiği, yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak Ve yaşamadığının farkında bile olmamak. Kısaca kişisel gelişim kitaplarında okuduğum en iyi kitaplar arasında rahatlıkla yer alıyor.


ALINTILAR

Kadının insan olarak temel hak ve hukukunu bu toplum henüz tartışmış değil; yani tartışılmamış olduğunu sanıyorum.

Bir toplumun uygarlık düzeyini ben o toplumumun duygudaşlık, yanı empati düzeyinde görüyorum.

Turkiye'deki ana babalar çocuklarına birey olmamayı çok erken yaşta öğretmek için büyük çaba harcarlar. İçimizdeki çocuk utanca boğulup kendi kendimize söz verip bir birey olmama yemini ettiğimiz zaman ana, babamız, dedemiz, ninemiz, konu komşu, herkes bizi çok sever. Sürünün yeni üyesi olarak sevilirsiniz. Çok uslu maşallah, çok söz dinler, benim oglum/kızım benim sözümden hiç çıkmaz övgüleriyle yemininizin doğru bir yemin olduğuna inandırırlar.
352 syf.
·2 günde
Ne demek 'mış gibi' yaşam?

Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan,sözü,gözü,davranışı birbirine uymayan insanların yaşamı demek.

Doğan Bey ve Arif Bey'in sohbetine tanık oluyorsunuz.
352 syf.
·Beğendi·10/10·
Üzerinde günlerce haftalarca hatta ömrünüzün sonuna kadar durup her an kritiğini yapabileceğiniz bir muhtevaya sahip. Tam bizden, hayatımızın içinden bir kitap. Öncelikle Doğan hocama bu güzel eseri zihin tarlama bir tohum olarak ekmeme fırsat verdiği için teşekkür ederim. Kesinlikle tavsiye kitaplar listesinde yerini bulan bir kitap. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere ('Mış Gibi' Yaşamlar) hayatımızın kontrolünün tamamen bizde olduğunu düşündüğüm sıralarda zihin dünyama inen bir yıldırımdan öteye geçiverdi. Okudukça hayret ediyor ve iç dünyama bakmak için döndüğümü düşünürken bir de bakıyorum dışardaki dünyaya da bir göz ucuyla bakıvermişim. Ne çok 'Mış Gibi' var. Sayımız o kadar fazlaymış ki mış gibi olmayanları ötekileştiren barbar bir çoğunluğun kaptanlığını yaptığı bir mürettebat yığını olduğumuzu düşünmeden edemezdim. Çoğu zaman âtînin düşüncesi zihnimizde konaklayan bir ev sahibidir. Bu düşüncenin bana getirisi daha çok eksiler yığını olmuştur. Çünkü gelecek kaygısı, beyazlar içerisinde ânı yaşayan benim, üzerimden bir türlü atamadığım bir leke gibi. Bu kitaptan sonra birçok alanda farklı ortamlara getirdiğim bilincimi sorguladım, sorguluyorum ve hep sorgulayacağım. Kendime şöyle bir söz vermekten de geri durmadım: O ân bulunduğum mekâna ve oraya getirdiğim bilincin farkında olacağıma, sorumluluğunu üstlendiğim her neyse boşvermişliğin hiçbir çeşidi ile onu geçiştirmeyeceğime dair söz verdim.
Bu bilinci ('mış gibi' olmamak) koruyamamanın derininde elbetteki insanın yetişme tarzı, aile, çevre ve bulunduğu sosyal ortamın payı vardır ama bir pay da muhayyilesi sönük kalmış köhne zihinlerimizin olabilitesi sarsıyor aklımın ince kıvrımlarını. 'Mış Gibi' Yaşamların en aza indiği, her bir insanın kurmuş olduğu iletişimde "İnsan İnsana" düsturunu mukannen bir şekilde benimsediği bir Türkiye hâyal edeceğim.
Keyifle okuyup güzel notlar aldığım bir serüvendi.
352 syf.
·8/10
Mış gibi yaşamak ne demek?
Bizmişiz gibi yaşamak yerine biz olarak yaşamayı öğrenmeliyiz.Günlük hayatta karşımıza çıkan birçok sorunları nedenleri ile sorgulayan Doğan Cüceloğlu, kitabı bitirdiğinizde birçok şeye bakış açınızı değiştirmenizi, çevrenizle daha çok empati kurmanızı sağlıyor.
Hayatımıza şöyle tekrardan göz atmak isteyenler için güzel bir kitap..
352 syf.
·12 günde·8/10
Kitap bir serinin başlangıcı şeklinde kaleme alınmış. Güzel fakat benim okuma zamanlamam hatalı. Kitap 2000li yılların başında yazılmış ve o zaman ki olayları inceleyen yorumlayan bir kitap. Güncelliğini kaybetmiş olması nedeniyle müthiş bir ilgiyle okuyamadım.
352 syf.
·Beğendi·5/10
Öyle insanlar var ki, düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında değiller; sözü, gözü, eli başka telden çalar. Bu insanların yaşamına ‘mış gibi yaşam’ diyorum. Çevrenize bir bakın, aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırıcı sözlü, ilgisiz gözlü anne ve babalar; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanlar göreceksiniz. Mış gibi yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi, köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini sürdürüyor. Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı mış gibi bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor. Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak… Ve yaşamadığının farkında bile olmamak…”
352 syf.
·Puan vermedi
Kitabi yarı da bırakmamin bana daha çok faydasi olacağını düşünüyorum. Kitap 2 kişi arasında geçen bir diyalogla başladı. İleriki sayfalarına baktığımdada aynı kişilerin konuşmalarının devamettigini gördüm. Doğan Cüceloğlu'nun Evlenmeden önce isimli kitabını okudum ve çok memnun kaldım. Bu kitabı da bu ümitlerle aldım fakat kitap beklediğim gibi olmadi.
352 syf.
·3/10
Anlatılmak istenilenler diyaloglarla anlatılmış ve samimi bir kitap ancak aktarılan bilgilerin daha önce birçok insanın birçok yerde okuduğu bilgiler. Dolayısıyla okuması oldukça kolay.
Işte sevgili Arif Bey"ciğim, aynı bizim yaptığımız gibi, ilgilenen herhangi bir insanda senin öğretmenliğinle ilgili konuşabilir. Ancak konuşurken nelere dikkat etmeli, senin öğretmenliğinle ilgili yargıları gerçek mi, temeli var mi o ayrı konu. Ama herkes konuşabilir
352 syf.
---Kitap Arkasından---

Ne demek mış gibi yaşam? Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan, sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan insanların yaşamı demek.

"Böyle insanlar var mı?" diye sorarsanız, çevrenize bir bakın! Aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırızı, ilgisiz anne veya babaları; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz.

Üstelik mış gibi yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla giderek tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi, köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini düzenini sürdürüyor.

Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı mış gibi bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor: Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak... Ve yaşamadığının farkında bile olmamak...
352 syf.
·2 günde·10/10·
Daha once okumaliymisim bu kitabi. Yasamimizin bircok alanindaki bircok gercegi yuzumuze tokat gibi vuran bir kitap. Kitapta gazete kesikleri uzerinden devam eden konusmalar bana hayatla ilgili epey farkindalik kazandirdi. Sanki simdiye kadar uzayda yasiyormusum gibi hissettim.

Herkes kesinlikle okumali diyorum baska da bir sey soylemiyorum :)
Kadının insan olarak temel hak ve hukukunu bu toplum henüz tartışmış değil; yani tartışılmamış olduğunu sanıyorum.
Doğan Cüceloğlu
Sayfa 179 - Remzi kitabevi
Turkiye'deki ana babalar çocuklarına birey olmamayı çok erken yaşta öğretmek için büyük çaba harcarlar. İçimizdeki çocuk utanca boğulup kendi kendimize söz verip bir birey olmama yemini ettiğimiz zaman ana, babamız, dedemiz, ninemiz, konu komşu, herkes bizi çok sever. Sürünün yeni üyesi olarak sevilirsiniz. Çok uslu maşallah, çok söz dinler, benim oglum/kızım benim sözümden hiç çıkmaz övgüleriyle yemininizin doğru bir yemin olduğuna inandırırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mış Gibi Yaşamlar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751410702
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Ne demek "mış gibi" yaşam?

Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan, sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan insanların yaşamı demek.

"Böyle insanlar var mı?" diye sorarsanız, çevrenize bir bakın! Aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırıcı, ilgisiz anne veya babaları; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz.

Üstelik mış gibi yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla giderek tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi, köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini sürdürüyor.

Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı mış gibi bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor: Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak... Ve yaşamadığının farkında bile olmamak...

Ancak, farkında olan, gözlemleyen ve irdeleyen iki kişi var! Doğan Bey ve Arif Bey sizi sohbete davet ediyorlar.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.015 okur

  • Kitap Sever Psikolog
  • F.Sinen
  • Tuğçe Petek
  • Turkmaestro
  • kitap kokusu
  • Yesim
  • .....x
  • Hazal ÖZTÜRK
  • Sevim uğur
  • Kadir Alkasi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%29.8
35-44 Yaş
%34.5
45-54 Yaş
%16.7
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.7
Erkek
%32.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (64)
9
%22.2 (47)
8
%25 (53)
7
%9 (19)
6
%8 (17)
5
%3.3 (7)
4
%1.4 (3)
3
%0.9 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları