Misak'ın Aynaları

·
Okunma
·
Beğeni
·
318
Gösterim
Adı:
Misak'ın Aynaları
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057949295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Misak’ın Aynaları’nda genç bir öykücünün “Anadolu’dan manzaralar” sunduğu söylenebilir ama bu söyleyiş fazlasıyla kestirme ve özensiz bir yorumdan öteye gitmez. Çünkü M. Fatih Kutlubay, bu kitaptaki öykülerinde Ömer Seyfettin’in, Sabahattin Ali’nin, Abbas Sayar’ın hatta Cengiz Aytmatov’un Anadolu’sunu bir pencereden görmeyi başararak dikkate değer bir öykü toplamı ortaya koyuyor. Balkanlar’ı da, Akdeniz’i de Kafkaslar’ı da Karadeniz’i de kuşatan bir mekân ve söylenti haritasından bahsediyoruz.
Son yıllarda çok fazla anlatılan kırılgan, naif biraz da romantize edilmiş Anadolu hikâyelerine, aynı anda hem masalsı bir yumuşaklığa hem gerçekçi bir sertliğe sahip olabilen kendine has bir bakış açısı ekliyor Kutlubay. Parlak bir öykücüden yılkı atları, atmaca avları, define arayışları, çingene masalları, Milli Mücadele destanlarıyla örülü dört başı mamur Türkiye hikâyeleri dinlemek fırsatını kim kaçırmak ister ki?

“Muazzezlerin sokağına girince portakal çiçeği kokuyor. Burası Muazzez var diye böyle gu¨zel. Yanlış sokakta da var oysa portakal ağacı. Yanlış sokakta da mevsim bahar. Yok, orası böyle gu¨zel kokmuyor. Muazzez. Derdi için kırk dağı sırtlanırım. Muazzez. Her sabah uyanır uyanmaz karşıma dikilen suret. Muazzez. Gözleri Mu¨jgan’dan bile mavi. Adından işte. Adamın sevdiği ne varsa adı Muazzez.”

(Tanıtım Bülteninden)
120 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Güzel bir kitap. Yazarı, güncel konulari ve günumüz insanını anlattigi hikayelerde daha başarılı buldum. Favorim Siyah İplik hikayesi oldu. Yazarın yeni kitabında güncel hikayelerin daha fazla olmasını bekliyorum.
120 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Anadolu'nun içinden öykülerle kalbimde yer kazanan kitabımızı çok severek okudum. Yazarın Adana'dan mekanlara, yerlere, kelimelere yer vermesi kitabama bağlılığımı biraz daha artırdı. Uzun zamandır öykü okumuyordum. Bu kitaptan sonra daha fazla okumaya karar verdim. Masalsı, gerçekçi öyküler okurken insanı içine çekiyor. En sevdiğim öykü ise Ninova'da Zaman Taşı'ydı. Yazarın diğer kitaplarını da alıp okumayı düşünüyorum. Kalemine sağlık.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap öyle güzel bir mozaik oluşturuyor ki, tüm öyküleri okuyup şöyle uzaktan seyredince Çingene Kızı yanında halt ediyor neredeyse.

Portakal kokan Çukurova sokaklarından Bereketli Hilal'in koynuna, Kafkaslardan Balkanlara aşk hikayelerinden destan ve masallara geniş bir göğün altına serpilmiş öykülerden oluşuyor Misak'ın Aynaları. Thamadeler, Dengbejler, Hz.Ali'ler, Hüseyinler, Yılkılar, Kanaviçeler ve sevdalarla örülü sıcacık öyküler sizi bekliyor Misak'ın Aynalarında.

Kutlubay'ın dupduru, sımsıcak anlatımı hiç sıkmıyor. Dicle gibi akıyor tüm öyküler dimağınızdan içeri. Uzun zamandır elimde olmasına rağmen henüz okuduğum için pişmanlık duyduğum bir kitap. Sevgiyle öneriyorum. Kapağına da ayrı bir selam iletirken kitaptan altı çizili bir cümleyi de hemen şuracığa bırakmak isterim.
" Pencere, bir tavanı olan her yer için "dışarı" demek."
" .. Peşinden dünyanın tüm ışıkları ile birlikte. Gitti ama ardında ne bir damla ay ışığı ne bir parça yıldız. Kapkaranlık bir gece kaldı. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Misak'ın Aynaları
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057949295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Misak’ın Aynaları’nda genç bir öykücünün “Anadolu’dan manzaralar” sunduğu söylenebilir ama bu söyleyiş fazlasıyla kestirme ve özensiz bir yorumdan öteye gitmez. Çünkü M. Fatih Kutlubay, bu kitaptaki öykülerinde Ömer Seyfettin’in, Sabahattin Ali’nin, Abbas Sayar’ın hatta Cengiz Aytmatov’un Anadolu’sunu bir pencereden görmeyi başararak dikkate değer bir öykü toplamı ortaya koyuyor. Balkanlar’ı da, Akdeniz’i de Kafkaslar’ı da Karadeniz’i de kuşatan bir mekân ve söylenti haritasından bahsediyoruz.
Son yıllarda çok fazla anlatılan kırılgan, naif biraz da romantize edilmiş Anadolu hikâyelerine, aynı anda hem masalsı bir yumuşaklığa hem gerçekçi bir sertliğe sahip olabilen kendine has bir bakış açısı ekliyor Kutlubay. Parlak bir öykücüden yılkı atları, atmaca avları, define arayışları, çingene masalları, Milli Mücadele destanlarıyla örülü dört başı mamur Türkiye hikâyeleri dinlemek fırsatını kim kaçırmak ister ki?

“Muazzezlerin sokağına girince portakal çiçeği kokuyor. Burası Muazzez var diye böyle gu¨zel. Yanlış sokakta da var oysa portakal ağacı. Yanlış sokakta da mevsim bahar. Yok, orası böyle gu¨zel kokmuyor. Muazzez. Derdi için kırk dağı sırtlanırım. Muazzez. Her sabah uyanır uyanmaz karşıma dikilen suret. Muazzez. Gözleri Mu¨jgan’dan bile mavi. Adından işte. Adamın sevdiği ne varsa adı Muazzez.”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Yusy
  • Sessizimza
  • Emir Zhyldyzbekov
  • Fatih E.
  • Asım yaman
  • Seyyah-ı Avâre
  • Berfin Kaya
  • Şeyda
  • Frau Becker
  • Ketebe Yayınları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36 (9)
9
%32 (8)
8
%16 (4)
7
%8 (2)
6
%8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0