Adı:
Mısır'a Doğru
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754080971
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Tih Sahrası...Cengiz'i, Timur'u Büyük İskender'i dize getiren uçsuz bucaksız çöl... Gündüzleri kemikleri eriten sıcaklık, geceleri ilikleri donduran soğuk... Deriyi delerek ciğerlere dolan ince kum taneleri. Fırtınalar... fırtınalar! Ve bu dünya Cehenneminin içinde bir ordu: Orduyu Hümayun. Başlarında "Ya alırım, ya ölürüm" andı ile Dersaadet'ten kopup gelen bir çığ: Yavuz Sultan Selim!... Mihnet, meşekkat, acı, zahmet! Saadete açılan kapının aşılması en zor fakat en son eşiği. İdeal yolcuları bunu aşıyorlar, Konstantiniyye surlarını aştıkları gibi. Mercidabık'a düşüyorlar. Çaldıran'a düştükleri gibi. Zafer... zafer... zafer! Ardından tevazu tümseğinin en tepe yerinde yine o padişah: Yavuz Sultan Selim. "---Ben Harem-i Şerif'in hakimi değil, hadimiyim!"
(Tanıtım Bülteninden)
 
Yavuz Bahadiroglu, kalemini sevdigim yazarlardan, kitabi bir cirpida ve soluksuz okumustum. Osmanli tarihini seviyorsaniz ve hele benim gibi Yavuz Sultan Selim'e karsi muhabbet besliyorsaniz, bu kitap tam size gore.
Yavuz Sultan Selim'e karşı bir sempati duyuyorsanız okumanız gereken bir roman. Kitabı sıkılmadan bitirdim. Kitapta en çok vurgulanan "birlik etmezse millet kötülük sarar beni" vurgusu olmuştur. Bu vurgunun sebebi ise Yavuz Han tahta çıktıktan sonra hayatından çok taviz vermiş olmasıdır. İslam birliği uğruna her şeyinden vazgeçmiştir. Önündeki engeller ne olursa olsun aman vermemiştir. Kitabı okurken duygusal davranmaz iseniz sıkılmadan rahatlıkla bitirebilirsiniz :)
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.051 Oy)7.320 beğeni19.815 okunma3.213 alıntı116.426 gösterim
  • Fatih Harbiye
    7.7/10 (1.162 Oy)990 beğeni5.991 okunma355 alıntı16.707 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.087 Oy)4.803 beğeni16.001 okunma2.791 alıntı102.499 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.217 Oy)8.135 beğeni23.942 okunma1.904 alıntı102.291 gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (1.453 Oy)1.463 beğeni5.162 okunma741 alıntı24.956 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (2.917 Oy)3.111 beğeni13.943 okunma642 alıntı42.579 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.993 Oy)12.460 beğeni31.708 okunma2.777 alıntı132.371 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.079 Oy)17.463 beğeni39.447 okunma2.111 alıntı165.176 gösterim
  • Çile
    9.1/10 (948 Oy)995 beğeni3.076 okunma1.361 alıntı21.718 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.021 Oy)4.831 beğeni17.661 okunma637 alıntı71.956 gösterim
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Güçlüklü bir kalem. Hiç sıkılmadım bitirdim. Aralardaki bazı Tasvirler sıkabilir ama genel itibariyle sağlam bir eser. Tavsiye ederim.
Serinin son derece güzel devam romanı. Yavuz Sultan Selim padişah olmuştur ancak daha devletin iplerini tamamen eline alamamıştır. Bir yandan ulemanın desteklediği Şehzade Korkut, bir yandan veziriazam ve bazı devlet büyüklerinin desteklediği Şehzade Ahmet, bir yandan da Şiilik mezhebini Anadolu'da yaymaya çalışan Şah İsmail ve yandaşları. Padişahlığın ateşten gömlek olduğunu fark eden Selim'in bütün bu gaileleri def edip İslam birliğini kurması gerekmektedir. Acaba başarılı olabilecek midir? Sarıoğlan, Orhan Bey, Malkoçoğlu gibi diğer kitaplarda da olan karakterlerin bulunduğu, Çaldıran savaşına kadar olan dönemin anlatıldığı bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
Orta okul ve lise çağlarında okunacak ve öğrencilere de tarihi sevdirecek güzel bir eserdir. Tarih romanları okunurken yapılan genel yanlış şudur okunulan şeylerin tamamen gerçek olduğudur. Böyle bir şey yoktur bazı noktalarda yazar kendi yorumunu da katmaktadir. Yavuz Bahadıroğlu, Iskender Pala, Okay Tiryakioğlu gibi yazarların tarih romanları son derece başarılı olmaktadır fakat asıl amaçları tarih anlatmaktan ziyade roman yazmaktır yer yer tarihten uzaklasmaktadirlar bu tarz kitapları okurken bunu akıldan çıkarmamak gerekmektedir.
"Sen yaklaş bakalım Rasim."

Rasim üç adım kala durdu.

"Yaklaş, daha yaklaş."

Bir adım kala durdu.

"Yaklaş dedik a, ne ayak sürçersin."

Bu defa iyice sokuldu.

"İşte böyle. Çök."

Çöktü.

"Yüzük parmağını uzat."

Uzattı

Yavuz Padişah kendi parmağındaki yüzüğü çıkarıp Rasim'in parmağına taktı. "Yüzüğümüzü ihsan ettik, hayrını gör ve hizmette daim ol."

Rasim yüzüğü öptü, başına koydu.

"Devletinle milletinle çok yaşa, Hünkârım. Ama.."

"Evet?.."

"Bu çok değerli bir armağan, size yaraşır."

"Müsterih ol. İnsanlar mücevherlerle değer kazanamaz. Biz bu yüzük parmağımızda iken ne idiysek, çıkardıktan sonra da oyuz. Sen bu yüzüğü takmadan önce ne idiysen, taktıktan sonra yine osun. İhsandan muradımız bizi hatırlaman içindir. Hatırlamanız ve dua etmenizdir. Mübarek olsun."
"Sence bir padişah nasıl olmalı?"

Derviş, hiç düşünmeden cevap verdi:
"Bir padişahta dört şey ararım: hikmet, iffet, cesaret ve cömertlik."

Sanoğlun, kafasında evirdi, çevirdi Derviş'in cevabını. Şablon Yavuz Padişaha tıpa tıp uyuyordu. Bir kere çok konuşmazdı, boş hiç konuşmazdı. Gerekeni söyler, insan onu dinlerken bir padişahtan çok, bir bilge kişiyi dinler gibi olurdu. Namusuna düşkündü, dürüsttü.. Cesurdu da, hem nasıl cesurdu.. Cömertliğine de diyecek yoktu doğrusu. Buna bindiği at da şahitti. Çünkü o armağan etmişti. Eh, demek ki, Yavuz Padişah, tepeden tırnağa iyi bir padişahtı. Derviş Talip'in çizdiği çerçeveye pek yakışıyordu. Sevindi...

Sonra içlendi; Padişahını özlemişti..
Yavuz Padişah, kütüphenede idi. Kılıcını kuşanmış, fakat zırhını giymemişti. Acı acı başını salladıktan sonra mırıldandı:

"Çok yazık. Ne yaptıklarını bilmiyorlar."

"Kandırılmış olmalılar Hünkârım, size yardımcı olduklarına inandırılmışlar."

"Çünkü cahil kalmışlar, mantık yürütemiyorlar. Askeri cahil olan bir devlet, payidar olamaz. Ama suç bizim, kılıç dersi yanında kalem dersine gereken önemi vermedik. Tıpkı birer çocuk hepsi. Çocuklar ne yapar bilirsin. İçindekini merak edip, en değerli vazoyu bile kırarlar. Hayır, askere kızamıyoruz. Onları bir çapulcu haline getiren güruhun elimizden çekeceği var."
Saf bir insandı, bir gönül adamıydı. İnançlarında çok hassastı. Padişahı sevmekle birlikte, dinini herşeyden çok seviyordu.
"... dile ne dilersen."

"Sağlığınızı Hünkârım."

"Hep aynı cevap, sana şu fani dünyada verebileceğimiz bir şey yok mu?"

"Var."

"Nedir o? Çabuk söyle ihsan edelim."

"Dostluğunuzu verin Padişahım, beni gönlünüzden çıkarmayın yeter, başkaca bir şey istemem."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mısır'a Doğru
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754080971
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Tih Sahrası...Cengiz'i, Timur'u Büyük İskender'i dize getiren uçsuz bucaksız çöl... Gündüzleri kemikleri eriten sıcaklık, geceleri ilikleri donduran soğuk... Deriyi delerek ciğerlere dolan ince kum taneleri. Fırtınalar... fırtınalar! Ve bu dünya Cehenneminin içinde bir ordu: Orduyu Hümayun. Başlarında "Ya alırım, ya ölürüm" andı ile Dersaadet'ten kopup gelen bir çığ: Yavuz Sultan Selim!... Mihnet, meşekkat, acı, zahmet! Saadete açılan kapının aşılması en zor fakat en son eşiği. İdeal yolcuları bunu aşıyorlar, Konstantiniyye surlarını aştıkları gibi. Mercidabık'a düşüyorlar. Çaldıran'a düştükleri gibi. Zafer... zafer... zafer! Ardından tevazu tümseğinin en tepe yerinde yine o padişah: Yavuz Sultan Selim. "---Ben Harem-i Şerif'in hakimi değil, hadimiyim!"
(Tanıtım Bülteninden)
 

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Faik Nadir
  • İpek
  • Nihal Bozkurt
  • Ozan Coşkun
  • Merve Arıkan
  • Oku dinle
  • Sevde
  • Kitap Odası
  • Rainbow 2071
  • erdal arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.7
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%25.7
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35.2
Erkek
%64.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (4)
9
%30.8 (4)
8
%23.1 (3)
7
%7.7 (1)
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0