Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.153
Gösterim
Adı:
Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
Baskı tarihi:
Kasım 2007
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752693692
Kitabın türü:
Çeviri:
Şadi Eren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
MİŞKATU'L ENVAR Nurlar Alemi İmam-ı Gazalî Tarihin kaydettiği en büyük İslam âlimlerinden biri hiç şüphesiz İmam-ı Gazalî'dir. Selçukluların son döneminde yaşayan Gazalî, geride bıraktığı yüzlerce eser ile gerek İslam âleminde, gerekse insanlık âleminde çok derin izler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. Çok iyi bir Kelamcı, derin bir Felsefeci, öncü bir mantıkçı, müçtehid bir Fıkıhçı, mümtaz bir Tasavvufçuydu. İslam âlimlerince kendisine "Hüccetü'l-İslam" yani, "İslamın delili" denildi. Her asırda bir müceddidin geleceğini bildiren hadisten hareketle, yaşadığı asrın müceddidi olarak kabul edildi. "Mişkatu'l-Envar" isimli eserinin tercümesi olan bu kitap, İmam-ı Gazalî'nin tasavvufi eserlerinden birisidir ve ömrünün sonlarına doğru telif etmiştir. Esas olarak, Nur Suresinin 35. ayeti olan "Allah göklerin ve yerin nurudur" âyetinin yorumudur. Sadece mealine bakmakla, hatta bazı tefsirlere müracaatla bu âyetin ne demek istediğini anlamak gerçekten zordur. Gazalî, "Mişkat"ında bu âyetle ilgili yorumlarıyla muhataplarının ufkunu açmakta, onlara "nurlu bir seyahat" yaptırmaktadır.
136 syf.
Nur Süresinin felsefik boyutu ve bu boyutu geçilerek metafizik boyutlarda mana ve kavrayislarla, İmam Gazali açıklamalarda bulunur. Nur'un anlam boyutlarını çok katmanlı bir tarzda ele alır. "Allah göklerin ve yeryüzünün nurudur." Ayetini yer yer dillendirir. Keza bu manalı ayetin sırlı alemine yol açmaya çalışan Gazali, Nur Risalesini yazarak bu yola harita yazmayı başarmıştır.
İmam Gazali, doğuştan gelen bir zihinsel kavrayışın yeteneği ile aile ve çevrenin katkısıyla kısa sürede bir ilmi birikime ulaştı. Bu ilmi birikimle bir yola çıktı. Bu yola felsefeyle başladı, irfanla tamamladı.
136 syf.
·14 günde·9/10 puan
İmdi değerli kardeşim -Allah seni büyük mutluluk talebinde başarılı kılsın.. - benden "Allah göklerin ve yeryüzünün nurudur" ayetini.. "Allahın nurdan ve zulmetten yetmiş bin perdesi vardır; onları kaldıracak olsa cemalinin (vech) heybet ve ihtişamı ona bakan herkesi yakardı" (hadisinin anlamını) soruyorsun.

Bu sorunla sen öyle bir sarp yere yükseldin ki, bakanların göz ufku o yüceliğin altında kalır; öylesine kapalı bir kapı çaldın ki, o kapı yalnız ilminde derinleşenlere açılır..[syfa:32] alıntısını yaparak başlamak istedim sözlerime. Çünkü böylesi bir kitabın gayesini açıklamak, Gazali'nin sözleri varken benim gibi bir avama münasip değildir..

Gazali'yi tanımak ve anlamak bir hayli meşakkatlidir. Felsefi geçmişi olan üstad her kitabında insana apayrı fikir ve düşünce yapısı aşılamaktadır. Öyle roman okur gibi okumak anca söz dimağını geliştirir ki bu Gazali'ye göre avama (halkın cahil tabakasına) yaraşır. Okurken düşünmemizi, hakikati anlamda aramamızı ister ve bunu kitabında şu şekilde tarif eder: "Kendisine hakikatler aşikar olan kimse anlamı esas alır, lafızların anlama tabi olduğunu bilir. Fakat anlayışı zayıf olan kimse bunun aksini yapar; zira o hakikatleri lafızlarda arar." [syfa:53]

Kitabın içeriğine inecek olursam; başta belirttiğim soru doğrultusunda yazmış olduğu eserini gayet akıcı ve anlaşılır bir üslupla yazmıştır. Kendisini tanıyanlar bilir; sözlerini esirgemeden derin ve esrarengiz anlamlarla dolu olan kitaplarına kıyasla bu kitabında; daha ölçülü ve bizim gibi avam kesiminde anlayabileceği dilde aktarmıştır heybesindekileri.. Allah'a atfedilen "Nur" kelimesine yoğunlaşan Gazali bunu kendine has şekilde yorumlamıştır. Yeri gelmiş ayetleri sembolik anlamlarla ifade etmiş yeri gelmiş; #49905349 'alıntısında bulunduğu gibi karmaşık ama gayet haklı bir eleştiriyi gün yüzüne çıkarmıştır..

Velhasıl kelam; "Her sır açılıp ifşa edilmez, her hakikat açığa çıkarılıp ortaya serilmez. Aksine hür insanların göğsü sırlar kabristanıdır" 'diyen Gazali sözlerini uzatarak derinleştirmek yerine kısaltıp anlaşılır hale getirmiştir. Rabbim bu incelemeye değer verip, buraya kadar okuyan gönül dostlarıma; Gazali'nin kitaplarını okuyup, anlamayı ve onun aktarmış olduğu kelamıyla, imanını yüceltmeyi nasip eylesin..
72 syf.
·2 günde
"feyizler saçan, gözleri açan, sırları keşfeden, örtüleri kaldıran Allah'a hamdolsun. Nurların nuru, iyilerin efendisi Allah'ın sevgilisi, Gaffar'ın müjdecisi, Kahhar'ın uyarıcısı, küffarı söküp atan, facirleri ayıplayan Muhammed'e ve O'nun temiz, ha­yırlı aline ve ashabına salat ve selam olsun."
İmam Gazali (ks) kitaba nasıl başladıysa bizler de incelememize öyle başlayalım. (:

Vefatı üzerinden sekiz asır geçmesine rağmen manâsıyla hala güncel kalabilen eserlerinin sırrı sanıyorum ki ele aldığı konularla alakalıymış. Mişkatü'I-Envar; nur metafiziği, nurlar feneri gibi isimlere çevrilen, İmam Gazali'nin aslında Nûr suresi'nin 35. ayetini tefsir ettiği bir eser.

***

Nur suresi (35);

اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌۙ ﴿٣٥﴾

﴾35﴿ Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.

***

Kitabı İmam Gazali okuma etkinliği vesilesi ile okudum (sebep olanlara bu vesile ile teşekkür ederim), etkinlikten haberdar değilseniz bu inceleme sizin için de bir davetiye olsun (: (söz konusu etkinlik #110542112 )

Kendimi Gazali kitaplarını incelemek konusunda vasıflı görmesem de bir iki cümle ile bahsetmiş olayım. Kitap üç fasıla ayrılmış, nur kavramı her fasılda bir yönüyle ele alınıyor. Ayrıca kelam, felsefe, tasavvuf gibi konular nizamlı şekilde işlenmiş. Nur suresinin sırlarını olabildiğince açık şekilde ifade etmiş, istifade edebilenlerin zihninde âyet'e karşı bazı anlamların netleşmesi için çok güzel bir kaynak.
Sözü yormadan incelemeyi not aldığım bazı alıntılar ile sonlandırmak istiyorum.

"Göz perde arkasını görmez; akıl ise kendi özel aleminde, kendine yakın, yani ötesinde, mele-i a'lada melekut aleminde tasarruf eder. Hiçbir hakikat akıldan gizlenmez. Aklın perdesi, göz nasıl kapaklarını yumunca kendi kendine perde olursa aklın da buna benzer bazı sıfatları sebebiyle kendi kendine perde olmasından ileri gelmektedir... " (s. 19)

"kendisine hakikatler açılan kimse manaları asıl, lafızları tabi olarak alır. Ama zayıf olanın işi bunun tersinedir. Çünkü o, hakikatleri kelimelerde aramaktadır. "(s.41)
73 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Besmele - Hamdele - Salvele

Kardeşlerim,
Evvelen sözlerime imamın yaşamından başlamak istiyorum. Künyesi Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed bin Ahmet El Gazali olan imamın ismi hakkknda tabalat alimleri ve zehebi arasında ihtilaf vardır imamın bizzat kendisinin babasının yün ip eğiriciliği ile uğraştığı için kendsine çift z ile Gazzali dendiğni ancak isminin gazali olduğunu belirttiği söylenir zehebi de aynı fikirdedir 450 yılında tusta doğmuş önce babasının yönlendirmesiyle kardeşiyle birlikte bir sufi yanında daha sonra da yaşadığı tus şehrinde bir medresede öğrenim görmüştür sonrasında ise cüveyni yanında nişaburda öğrenim görmüştür bu iki eğitimin arasında cürcanda fıkıh alanında eğitim görmüştür ancak asıl mütehassıs olması imamul harameyn eli ile olmuştur münazarada istidadı kendisininde bulunan hocasından aldığı eğitim sırasında el menhul fi ilmi cedel isimli kitabı yazmış ve hocasından övgü dolu sözler işitmiştir. 478 yılında hocasının vefatıyla el askara gitmiş ve orada nizamülmülkle karşılaşmış daha sonrasında melikşah huzurunda yaptığı münazaralarla ilgi çekmiş ve 34 yaşında başmüderris olarak nizamiye medreslerine atanmıştır ders anlatımlarına gelenler sayesinde bağdat önlerinde kervan kuyrukları oluşmuştur.
Ancak bunlardan sonra Gazali için zor bir süreç başlar çünkü kendi varlığından bile şüphe duyan manevi bir doğum sancısının ulvi ağrılarını çeken gazali artık ne ders verebilir ne de şahsi bakımlarımı verebilir bir haldedir kendisini tetkik ve tedavi için gelen doktorlar onun hastalığının ruhi olduğuna kanaat getirmişlerdir.
Her zaman hakikate olan susamışlığıyla hareket eden Gazali hakikatin peşindekileri dört gruba ayırmış ve herbirini kılı kırk yararak ve meclislerine bizzat katılıp fikirlerini mütalaa ederek incelemiş en sonunda sufi taifesinin peşinden gitmeye karar vermiştir, öncelikle kutül kulûb avariful mearif ve birçok batini alimin eserlerini kıraat etti sonrasında ise dünyadan elini eteğini çekip zühd hayatını tercih etti elindekileri dağıttı hac farizasını bahane edip kudüsü de içine alan suriye hicaz gibi ziyaretleri yapıp, hac farizasını eda etti. Sonra şamda kendisi adıyla anılan zaviyede dersler verdi ve bu dönemde ihyayı yazdı çok sayıda eser de telif etmiştir.
Bu yolun mürşidsiz gidilmeyeceğini anlayan gazali önce ismi anılmayan bir mürşidi sonra da şeyh yusuf el nessacı kendisine rehber edinmiştir kendi memleketi olan tusa dönüp orada medrese cami ve tekke açıp zahiri ve batini birçok evlad yetiştirdi daha sonra bağdata ısrar üzerine ısrarla çağırılıp üç dört yıl kadar orada kalmış tekrar memleketi olan tusa dönmüştür. 505 de memleketi olan tusta vefat etmiş geride bir insanın mesaisini aşan bir çok eser ve öğrenci bırakmıştır. Allah teala makamını âli eylesin.... Âmin!
Salisen nur oylumu anlamına gelen Mişkatül envar adlı eserine gelecek olursak aslında eser bir ayet ve hicab hadisinin tefsiri olarak neşredilmiş diyebiliriz . Eser ihyayu ulumiddinden sonra yazılmış bir eserdir ve içerisinde zikredilen diğer eserler miyarul ilim ve mihekkun nazar ve el maksadul esna'dır(syf 9)
Eserde tefsiri yapılan ayet nur suresi 35.ayettir.hadis ise hicab hadisidir.
Birinci bölümde nurun niteliğinden, ikinci bölümde kuran ve hadisteki sembolik ve mecazi dilin mantığından üçüncü bölümde ise bu, sembolik dilin ayet ve hadise uygulanışından bahseder. Kitabın giriş kısmı diğer kısımlardan daha uzun ve tafsilatlıdır.
Göz, akıl, peygamberler, ulvi varlıklar, son olarak bizzat Allah'a nurun atfedilişi işlenir :
Allah nurun ve anılan tüm varlıkların tek kaynağı aynı zamanda bütün varoluşun tek gerçek fiili nurudur.
Salisen ibn rüşdün surûr adlı eserinde yer alan bir pasajı da sizlerle paylaşayım:
"Gazali Allah ariflerinin derecelerini zikreder ve Mişlatğl envar adlı eseriyle ortaya çıkar. Allah'ın ilk göğün hareket ettiricisi olmadığına onun ilk göğün hareket ettirenin kendisinden sudûr eden bir Tek olduğuna inananlar dışında hepsinin perdelenmiş olduğunu söyler ki bu filozoflarımın okullarının ilahiyatla ilgili öğretilerinin ikrarıdır (kendisi ilahiyst ilimlerinin bir varsayımlar toplamı olduğunu söylese dahi) "
Bilindiği gibi Gazali hakkında dönen birçok tartışma vardır . Bunlardan biriside nedensellik tartışmasıdır Gazali ibn rüşdü ve bir çok kişiyi ilk nedenin tanrı olduğuna inanmaları nedeniyle eleştirmiş bir çok meselede ibn rüşd farabi ve ibn sina gibi alimlerin itikadden ayrıldığına hükmetmiştir aynı şekilde onlarda Gazaliyi tekfir etmiştir ancak
Gazali'yi yaşadığı dönem ve yazdıkları bağlamında değerlendirirsek onu islam öncesi filozoflarını taklidle suçlayan rüşd gairdner gibileri haksız çıkacak kısa ömrüne sığdırdığı güçlü kitaplarıyla da birçoğunun ağzı açık kalacaktır. Tam tersi hume gibileri onu taklid etmiştir. Tek başına hem batınilerin hemde yeni platoncuların fikirlerini çürütmüş ve sultanın emriyle onlar hakkında kitaplar neşretmiştir. Ayrıca yaşadıklarını geçirdiği aşamaları bizzat tecrübe edip neşretmesi yönünden de çok önemli bir alimdir vallahualem bissavab,buraya sebeblilikle ilgili nitelikli bir makaleyi de ekliyorum müfid olur inşallah

https://www.academia.edu/...ali_ve_co%C4%9Frafya

Vesselam....
72 syf.
Zayıf olanlar hakikati kelimelerde arar diyerek anlattıklarının yaşanması ile anlaşılacağına dikkati çeken İmamı Gazali Hzleri rehber olarak ortaya bir eser sunmuştur.Son sayfaları özellikle beni benden aldı. Okunması gereken bir eser.

Ey akıl âleminde itikâf eden (duran) kimse, aklın da ötesinde, akla görünmeyen şeylerin göründüğü bir makam olması uzak bir şey değildir.Nasıl insanlardan bir kısmının buna istidadı vardır ki bu bir nevi idrâktir.Bir kısmı da bu hususiyetten mahrumdur. Hattâ onlara göre ölçülü namelerin top gürültüsünden fark yoktur. Bak, diğer bâzılarnda da bu zevk o
kadar kuvvetlidir ki müzik ve şarkılarda kimi üzen,
kimi elendiren, kimi uyutan, kimi ağlatan, kimi
çıldırtan, öldürten, bayıltan çeşitli destanlar meydana getirirler. Bu tesirler ancak bu zevkin aslına
sahip olanlarda görülür. Yoksa bu zevkin inceliğinden, mahrum kimse, ötekiler gibi sesi işitir ama bu
izler kendisinde zayıf olduğundan, vecde gelen, mest
olan zevk sahiplerine hayret eder. Bütün zevk sahipleri bu zevki ona anlatmak için bir araya gelseler, imkân yok anlatamazlar. Bu, meseleyi kolay
anlayasın diye verilmiş alelâde bir misaldir
70 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gazzali’nin tefsiri Nur suresine farklı bir gözle bakmamı sağladı daha doğrusu ayetlere daha farklı bakmamı daha fazla tefekküre sevk etti. Bunun yanında neyin ne kadar sorgulanması gerektiğini daha net anlayabiliyorsun. Hadisleri ve Peygamberlerin yaşamlarını nasıl kendi hayatımıza yansıtacağımızıda öğretiyor.
72 syf.
İslam dininin "En Nur", "Nur" konusuna bakışı çok derin, teferruatlı, ve sadece tek konu etrafında işlendiği bir kitap.
Konuyu merak edenler için okunabilir. Genel okuyucular için zor ilerleyen anlamakta zorlanilan bir konu..
İmam Gazzali r.a. den ve Türkçeye çevirisini yapan Süleyman Ateş hocamızdan Allah razı olsun.
68 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Sanırım konunun derinliği ve tercümenin sığlığı kitabı anlaşılmaz ve sıkıcı kılıyor.

Bizim çapımızın yetmemesi de etkenlerden birisi elbette.

İmam Gazali bu eserinde Nur âyetinin sırlarını anlatmayı hedef almış ve detaylı olarak ele almıştır.
70 syf.
Bin yıl önceden bir bilinç örneği ki bilinçsiz kalmış modern insanın (kendini alim sanan cahil) şımarık suratına tokat atılmış ama anlamaz ki çığlığı da basar canına kast ediliyor diye... Tavsiye ederim hem kitabı hem sabrı hem de gerçeği...
111 syf.
·Puan vermedi
Selçuklu zamanı son dönem uleması olan, fikir ve yorumlarıyla müteahhirun kelam döneminin başlamasına vesile olan Ebu Hamid el-Gazzali’nin yazmış olduğu bu eser tasavvuf,felsefe ve yazılış amacının kaynağı olan ayetten sebeple de tefsir konularını içeren bir eserdir. Asıl maksadı çoğu kimsenin anlamakta zorlandığı Nur Suresi/35. (Allah göklerin ve yerin nurudur.) ayette geçen Nur kelimesi ve devamında gelen mişkat, zücace, misbah, şecere meselinin ayrıntılı olarak beyan edilmesidir. Ayrıca Gazzali bu anlatımı içerisinde konuların bağlamına göre ontolojik ve epistemolojik terimleri açıklama ve misallemelere de girmiştir. Dili biraz ağır olsa bile okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak her kitap asıl kitap olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için okunuyorsa bu kitapta onlardan birisi. Allah yazandan,emek verenden razı olsun.
FZK
FZK Mişkâtü'l-Envar- Nur Metafiziği'yi inceledi.
96 syf.
·4 günde·10/10 puan
İmam Gazali'nin Nur Suresi'nin 35. ayetine yazdığı bir nevi tefsir niteliğindedir.

Peki ne diyor 35. ayette ?

"Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir."


İmam Gazali bu eserinde hususları tane tane gayet açıklayıcı bir şekilde aktarmıştır.

Özellikle Üçüncü Fasıl insanın bizzat kendisinin hangi sınıfa ait olduğunu sorgulaması ve nihayetinde kendisini keşfetmesi niteliğindedir.
136 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Gazali bu eserinde, bir yakınının sorması üzerine Nur suresinin sırlarını ortaya koymaya çalışmıştır.
Söz konusu eser üç fasıldan oluşmaktadır. Birinci fasılda, 'gerçek nur Allah'tır' düşüncesini açıklamıştır. İkinci fasılda, insan ruhlarını ve bu ruhlara karşılık gelen sembolleri ortaya koymuştur.
Üçüncü fasılda ise Peygamber efendimizin (s.a.v) bir hadisini açıklamıştır.
Şayet akıl; vehim ve hayal perdelerinden sıyrılırsa yanılması tasavvur edilemez. Eşyayı gerçekte oldukları gibi görür. Ancak bunlardan sıyrılmasında da büyük bir zorluk vardır. Gerçeği görmesine engel olan bu perdelerden sıyrılması ancak ölümden sonra gerçekleşir. O zaman perde açılır, sırlar ortaya çıkar, herkes hayır ve şer olarak önden ne göndermişse karşısında hazır olarak bulur ve bir amel defteri olarak müşahede eder. O defter, “Küçük ve büyük ne varsa hepsini tek tek saymıştır.”¹ İşte o zaman kişiye, “Gözünden perdeni kaldırdık. Artık bugün gözün son derece keskindir.”² denir.
İmam Gazali
¹ kehf 49, ² kaf 22
Hülâsa iyi ve kötü ilahi takdirde belirlenmiştir.takdir edilenin ilahi iradeden sonra gerçekleşmesi zorunludur ve O'nun hükmüne karşı koyacak,O'nun takdirini ve emrini değiştirecek hicbir kimse yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
Baskı tarihi:
Kasım 2007
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752693692
Kitabın türü:
Çeviri:
Şadi Eren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
MİŞKATU'L ENVAR Nurlar Alemi İmam-ı Gazalî Tarihin kaydettiği en büyük İslam âlimlerinden biri hiç şüphesiz İmam-ı Gazalî'dir. Selçukluların son döneminde yaşayan Gazalî, geride bıraktığı yüzlerce eser ile gerek İslam âleminde, gerekse insanlık âleminde çok derin izler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. Çok iyi bir Kelamcı, derin bir Felsefeci, öncü bir mantıkçı, müçtehid bir Fıkıhçı, mümtaz bir Tasavvufçuydu. İslam âlimlerince kendisine "Hüccetü'l-İslam" yani, "İslamın delili" denildi. Her asırda bir müceddidin geleceğini bildiren hadisten hareketle, yaşadığı asrın müceddidi olarak kabul edildi. "Mişkatu'l-Envar" isimli eserinin tercümesi olan bu kitap, İmam-ı Gazalî'nin tasavvufi eserlerinden birisidir ve ömrünün sonlarına doğru telif etmiştir. Esas olarak, Nur Suresinin 35. ayeti olan "Allah göklerin ve yerin nurudur" âyetinin yorumudur. Sadece mealine bakmakla, hatta bazı tefsirlere müracaatla bu âyetin ne demek istediğini anlamak gerçekten zordur. Gazalî, "Mişkat"ında bu âyetle ilgili yorumlarıyla muhataplarının ufkunu açmakta, onlara "nurlu bir seyahat" yaptırmaktadır.

Kitabı okuyanlar 280 okur

  • Muharrem KONUKSEVER
  • Kubulik
  • Hayrunnisa Akaslan
  • Nuriye Yaprak
  • Lavinia
  • Ayşenur Erdem
  • Meryem⁩
  • Derya Altun
  • Kübra Mert
  • Gizem Taşdemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (6)
9
%0
8
%3.5 (2)
7
%0
6
%0
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.8 (1)