·
Okunma
·
Beğeni
·
1.340
Gösterim
Adı:
Misteriyalar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952266733
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mysterier
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Gizemler
Misteriyalar
Romanda hadisələr dramatik, son dərəcə gərgin, kəskin psixoloji konfliktlər

və toqquşmalar, anlaşılmaz müəmmalar fonunda baş verir. Surətlərin, xüsusən də

əsərin qəhrəmanı Nagelin hərəkətləri hadisələrin arxasında gizlənir. Yazıçı baş

verənlərin üstünə sirr pərdəsi çəkərək əsəri sətiraltı anlamlar üzərində qura bilib.

O, qarşısına «çağdaş insanın ağılla, düşüncə ilə dərk edilməyən mənəvi həyatını

araşdırmaq» kimi bir vəzifə qoymuşdur. Ona görə də roman qəhrəmanının başına

gələnlər onun qeyri-adi təbiətinə köklənmiş olur. Nagel həyatın özünə misteriya,

şəbih və müəmma kimi yanaşır və bu da onu bədbəxt bir taleyin sonuna aparıb

çıxarır. O, şəxsiyyəti bütöv olan insan deyil, daima və hər yerdə ziddiyyətli

davranır, sevgidə uğursuzluğa düçar olur. Nəhayət ki, gündəlik həyatın boşluğu

onu bezikdirir, Nagel ətraf aləmə bütün marağını itirərək dəlilik həddinə çatır və

axırda da özünü dənizə ataraq intihar yolunu üstün sayır.
272 syf.
·1 günde·9/10
Roman Hamsun'un okuduğum ikinci kitabı. Bundan sonra Dünya Nimeti ve Göçebe kitaplarını okumayı düşünüyorum. (Kitapları almıştım ve şu an sırada bekliyorlar.)

Romanın 23 bölümünün her birine küçük küçük bir şeyler söyleyebilirim. Romanın hikayesini anlatmadan da bunu yapamam. O yüzden size hikayeden bahsetmek istemiyorum. O zaman okurken zevk almazsınız ve bir anlamda keşfedemezsiniz. Kitap hakkında sadece adı ve yazarını bilerek okumaya başlamak kitabı keşfetmektir çünkü.

Hamsun bu romanında da merak uyandıran bir giriş yapmış. İlk paragrafı buraya alıntılayacağım :

"Geçen yaz ortasında Norveç'in küçük kıyı kasabalarından biri epeyce sıra dışı olaylara sahne oldu. Bir yabancı geldi; Nagel adındaki bu ilginç, kendine özgü şarlatan, yığınla tuhaflık yapıp geldiği gibi birdenbire ortadan kayboldu. Dahası, genç ve gizemli bir kadın, kim bilir ne için, onu ziyaret etti; ancak birkaç saat kalma cesareti gösterdikten sonra kendi yoluna gitti. Ama olaylar böyle başlamıyor..."

Açlık ve Dünya Nimeti romanlarının da girişleri böyle merak uyandırıcı.

Hamsun'u okumak bana zevk veriyor. Hayat hikayesine bakarsanız oldukça sıkıntı çektiğini, bir sürü farklı iş yapıp bazı yerlere gittiğini görürsünüz. Hayatındaki çeşitliliği romanlarına konu olarak yansıtmış. Bu kitapta ana olay içinde bir sürü farklı konudan konuşma ve çeşit çeşit küçük hikayeler var. Mesela Tolstoy üzerine kıyasıya bir tartışma, sosyalizm ve Marx eleştirisi (bence pek haklı değil) Victor Hugo'ya değindirme ; Martha'ya, Doktor'a, Bayan Kielland'a ve çevredeki diğer insanlara, Nagel'in başından geçtiğini anlattığı anılar, düşler ve garip olaylar... Böyle çeşitliliğin olması çok iyi bence.

Sonra Nagel'in uzun konuşmaları var. Bir iki defa bunlar sıktı beni ama onlarda bile bir şeyler buldum. Ve Nagel'in konuşmalarındaki havayı da çok beğendim; bazen teklifsiz, bazen öyle şaşırtan tahminler ve sürekli canlı oluşuyla "Hehehe..." benzeri ünlemleri...

Dagny Kielland ismi olaya ayrı bir büyü katmıştı bence ismiyle. Kielland'ın söylenişi çok hoş geliyor bana. Doktorun karşı çıkışları komikti. Minik ayrı bir hava katıyordu. Küçük kasaba, ormanlar, otel, Bayan Stenersen, Sara...

Sanırım Norveç'e, Nobel de almış yazarın memleketine, anlattığı yerleri görmek için gitmek istiyorum. Küçük kasabalar, sokaklar...

Ve bir başka konuşmamızda Hamsun'un Nazi işgalini desteklediği için hapse atıldığını öğrenmiştim. Doğruluğunu araştırmadım ama kitaplarını evin önüne bile yığmışlar bu yüzden okurları.

Son olarak kafamdan geçen incelemeyle hiç uyuşmayan bu incelemeye aynı kitabın çok daha önce "Düğüm" diye çevrildiğini keşfettim, sahafta çalıştığım sırada almıştım kitabı. Bu çeviri biraz farklı görünüyor ama okunabilir bence...
272 syf.
·5 günde·8/10
Knut Hamsun'ın Açlık kitabından sonra büyük bir heyecanla aldığım kitaptır.

Açlıktaki kadar etkilendiğimi ve beğendiğimi söyleyemeyeceğim. İlk başlarda heyecanlansam da kitabın orta ve son bölümlerine doğru bu heyecandan pek bir eser kalmadı. Sonu etkileyici gelmedi. Fakat yine de yazarın kalemi için alıp okunulabilir iyi bir eser.
272 syf.
Öncelikle siz değerli okurları uyarmalıyım ki; eserlerin sonunda net bir cevap arayanlar,
''Knut Hamsun, nazi.'' Böyle bir şahsın eserlerini okumam diyenler, psikolojik roman türünü sevmeyenler, buradan sessizce uzaklaşmalılar. Çünkü böyle düşünüyorsanız, Hamsun satırlarından zevk almanız namümkün.

Eğer okuyacaksanız bir Norveç kasabasının ev sahipliği yaptığı bu romanda muazzam monologlar ve yaratılan Johan Nilsen Nagel karakteri tüm gizemiyle sizleri bekliyor olacak. Aynı zamanda kitabı okurken asla emin olamıyor, soru işaretleri ve düşünceler içerisinde kuşku ile boğuluyorsunuz. Net bir karakter anlatımı beklemeyin Nagel için. Onun aksine diğer karakterler hakkında netlikler var. Kitabın sırrının bir kısmı burada saklı olsa gerek. Çünkü bu sayede Nagel çok daha gizemli kalacaktır.
272 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kimdir kötü? Kalbi temiz olduğunu baştan kabullenip üzerine hiç düşünmeyenler mi? Yoksa kötü olduğunu fark edecek kadar vicdan sahibi olup, kötülük, kandırma yapınca kendini ele verecek kadar rahatsız olanlar mı? Sırf iyi olduğunu düşündüğü için diğerleri tarafından alay edilen, hor görülen kişilerin üstün olduğunu fark etmek, onlara yakınlık kurmak? Bunu kötü biri yapabilir mi? Peki kim fark eder yardım ederken bile başkaları için değil de kendini daha iyi hissetmek için yaptığını? Bu yüzden yaptığı iyiliklerin övülmemesi gerektiğini... Kötü olmaktan kurtulma yollarını bulamaz ise farkındalığı yüksek kişi, kötü olduğunu fark ederek delirebilir, intihar edebilir ya da her ikisi birden. Diğer kalbi temizler(!) ise garipseyeek izler onu. Allah bizi ara yerde kalmaktan korusun...
272 syf.
·1 günde·Beğendi·1/10
Yıllarca bu kitabı alıp okumak için sürekli takip ettim ama bir türlü okuyamamıştım ama sonunda okudum. Açlık kitabından aldığım zevki alamadım. Ne bir gizem gördüm ne bir konu bütünlüğü kısa hayal kırıklığı oldu benim için .
272 syf.
·7 günde·4/10
Knut Hamsun'dan okuduğum ilk kitaptı. Bir kasabada geçmesi ve karakter sayısının azlığına karşın hiçbir karakter hakkında ki ana karakter de dahil net bir şey öğrenemiyoruz. Evet hepsinin iyi, kötü belli özellikleri var ama kitabın başından sonuna kadar bu özelliklerin hikayeye katılacak, onu şekillendirecek ya da bir ipucu verecek bir yönü yok. Sanki sadece yazılmak için yazılmış, ismine rağmen hiçbir gizemi bulunmayan bir kitap.
Aslında ilk 100 sayfadan sonra kitabın buradaki olaylar etrafında şekillenmesi durumunda evet bu kitap olmuş diyebilirdim. Ama yazar bir gizem oluşturup sonra bunu bir kenara bırakarak, başka bir olaya yöneliyor. Okurken zorlanıyor, anlam veremiyorsunuz buna. Kitap bittiğinde bu kitap ne anlatıyor diye düşündüğünüzde elle tutulur bir şey elinize geçmiyor.
Buna rağmen günlük yaşamı olağanlığıyla anlatıyor olması onu bir parça okunabilir kılıyor. Yine de mutlaka oku denecek bir kitap değil benim nezdimde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Misteriyalar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952266733
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mysterier
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Gizemler
Misteriyalar
Romanda hadisələr dramatik, son dərəcə gərgin, kəskin psixoloji konfliktlər

və toqquşmalar, anlaşılmaz müəmmalar fonunda baş verir. Surətlərin, xüsusən də

əsərin qəhrəmanı Nagelin hərəkətləri hadisələrin arxasında gizlənir. Yazıçı baş

verənlərin üstünə sirr pərdəsi çəkərək əsəri sətiraltı anlamlar üzərində qura bilib.

O, qarşısına «çağdaş insanın ağılla, düşüncə ilə dərk edilməyən mənəvi həyatını

araşdırmaq» kimi bir vəzifə qoymuşdur. Ona görə də roman qəhrəmanının başına

gələnlər onun qeyri-adi təbiətinə köklənmiş olur. Nagel həyatın özünə misteriya,

şəbih və müəmma kimi yanaşır və bu da onu bədbəxt bir taleyin sonuna aparıb

çıxarır. O, şəxsiyyəti bütöv olan insan deyil, daima və hər yerdə ziddiyyətli

davranır, sevgidə uğursuzluğa düçar olur. Nəhayət ki, gündəlik həyatın boşluğu

onu bezikdirir, Nagel ətraf aləmə bütün marağını itirərək dəlilik həddinə çatır və

axırda da özünü dənizə ataraq intihar yolunu üstün sayır.

Kitabı okuyanlar 73 okur

  • Nigar Orucova
  • Röya Abraham

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0