Modern Türkiye'nin Doğuşu

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.633
Gösterim
Adı:
Modern Türkiye'nin Doğuşu
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
541
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751603036
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Baskılar:
Modern Türkiye
Modern Türkiye
Bu kitabın konusu, eskinin yıkıntısından yeni bir Türkiye'nin doğuşudur. Kitap, Türk uygarlığının kaynakları ve tabiatı hakkında giriş mahiyetinde bir incelemeden sonra, iki kısma ayrılır. Birinci kısımda ana olaylar ve süreçler, Türkiye tarihinin basit bir hikayesi olarak değil, daha ziyade, değişmenin başlıca evrelerini izlemek ve tanımlamak çabası olarak, kronolojik sırayla ortaya konmuştur.
728 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Aslen mizaç ve yazım dili olarak fena değil. İnsanı alıp götürüyor bilgi almasını ve gelişmesini sağlıyor. Bu nedenle alınıp okunulabilecek bir kitap... Ben beğendim fakat bazı kısımlar çok karışık yazılmış gibi.
728 syf.
·Puan vermedi
Oldukça değerli ve yakın geçmişimize ışık tutan bir eser, yazarın Türkiye'de bulunmuş ve bir dönem ülkemizdeki eğitim kurumlarında çeşitli görever yapmış olması yazarın ülkeyi tanımasını kolaylaştırmış ancak buna karşın objektif tutumunu korumasını bilmiş. Özellikle Atatürk Devrimleri ve 2. Abdülhamit Saltanatı gibi tarafsız ve detaylı incelemelere pek rastlayamadığımız kıt alanlarda son derece yansız, mesnetli ve doyurucu okumalarda bulunan yazarın eseri son derece kıymetli ve büyük ölçüde önemlidir.
728 syf.
·Beğendi·9/10
Bir ayda 540 sayfa okuyup, daha sonra kitaba zaman ayıramadığım için kesik kesik okuyup bitirdiğim bir eser. Dili akıcı, genel olarak sıkmıyor ve çok iyi bilgiler veriyor. Osmanlı'dan çıkıp, Erken Cumhuriyet dönemini, İsmet İnönü dönemini ve Adnan Menderes dönemini değerlendiriyor. Siyasi hayatı, kültürel hayatı, reformları, politikaları inceliyor. Savaşlardan söz etmiyor, Modernleşme üzerinde duruyor.

Modernleşme sürecinin adım adım yapıldığının, modernleşme sürecinin Osmanlı döneminde atıldığını ve Erken Cumhuriyet döneminde yapılan hızlı ve enerjik inkılaplar yapıldığını gözler önüne seriyor. Kitaptaki "Modernleşme" kavramı üzerinde duruyor daha çok ve savaş gibi olaylara girmeyerek bu içeriğini detaylarla besliyor ve genişletiyor.

Kitap akıcı ve bilgiler doyurucu ama kavramlar kısmı sıkıyor. Kavramlar kısmında önceki bölümleri kimi zaman tekrar etme, kimi zaman bilgiden çok yorumlama mevcut. Negatif gördüğüm yönler, tabi ki pozitif yönleri karşısında galip gelemez. Akademik kaynak olarak kullanılabilecek bir eser.
728 syf.
·Puan vermedi
Tarih kitaplari ,kahramanlari gibi savasir, kahramanlari kılıcla yazarlari ise kalemle. Tarih kitaplari tetkik edilir ,okunmaz dikkat edilmeli. Yabanci yazarlarin genellikle yanli yazmalari yuzunden pek tavsiye edemiyorum ama yüzde altmis -yetmiş civarinda objektif oldugunu kaynakcalara uygunlugunu kontrol ettiğimizde gòrebiliyoruz . Tabi Lewis konusunda uzman dünyaca kabul gòrmüş saygi duyduğumuz bir müverrihtir .
728 syf.
Tolstoy'un Savaş ve Barış'ında dediği gibi; bir olay her zaman süreklilik içinde diğerinden doğar. Tarihi olaylar göz önünde alındığında şu an bizi biz yapan tüm değerlerimizin, siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel gelişimlerini Sibirya'nın kuzeyinden önce Orta Asya'ya daha sonra 3 kıtaya yayılmış beyliklerimizin, devletlerimizin, imparatorluğumuzun ve cumhuriyetimizin birbirleriyle bağlantıları ve devamlılıklarıyla anlayabiliriz. Her zaman karşı çıktığım, eleştirdiğim sığ ideolojik adı sözde fikir tartışmalarında kendi doğruları ve fanatizmlerini beslemek için tarihimizi parselasyonlara ayırarak bir dönemi yüceltmek için bir dönemi daha az önemli göstermeye bazen saçmalayarak aşağılamaya kadar götürmek bizlerin bu kişilerin tarihini ne kadar bildiğinin, araştırdığının kanıtı oluyor çoğu zaman.

Şu an ki Cumhuriyet'imizin düşünsel ve eylem tarihini kuruluşundan 200 yıl öncesine kadar götürmek mümkün iken, İmparatorluk'umuzun kökenlerini de Anadolu Selçukluları'na kadar götürmek mümkün. Bunlar mümkün iken birini diğerinden daha yukarılara yerleştirmek ne kadar akılcı olur.

200-300 yıllık tarihleri olan ulusların, milletlerin tarihlerinin her dönemine ait unsurlarına bizim 2000 yıllık geniş ve muazzam tarihimize kıyasla bütünlüklerine, bölmeden sahip çıkmaları bizler için çok büyük bir eksiklik değil midir?

Bumin Kağan'ı Alparslan' dan ayırmak ne kadar yanlış ise Fatih'i, Kanuni'yi Atatürk'ten ayırmak ve parlatmaya çalışmak o kadar akıl dışı.

Kitaba gelince; Lewis'in diğer okuduğum iki kitabında ki benzer akademik dil ve nesnellik arayışı bu eserde de mevcut. Dönem olarak 18. Yy ortası ile Demokrat Parti arası dil, kültür, mimari , yönetim, ekonomik, toplumsal ve diğer gelişimlerimizi süreklilik akışı içerisinde anlatmış.

Sadece Cumhuriyet'imize atfedilmiş bazı devrimlerinin kökenlerini, filizlenişlerini ve insan kaynaklarının oluşumlarını kronolojik tarih anlatımıyla ciddi bir yerli ve yabancı kaynakça desteğiyle beslemiş.

Genel anlamda anlattığı dönemi araştıranlar için başvurulanabilecek bir anlatı.

İyi okumalar.
728 syf.
·107 günde·Beğendi·9/10
Lewis'in bu kitapta bize anlattığı en önemli şey, ufacık bir adımın arkasında dahi bin yıllık geleneğin varlığıdır. Bugün yapılan hiçbir şeyin geçmişten ayrı olmadığını, insanımızdan, geleneğimizden ve yenileşme anlayışımızdan iyisiyle ve kötüsüyle hala aynı olduğumuzu, söylemeye kendimize itiraf etmeye korktuğumuz şeylerin aslında her gün kıyısından geçtiğimiz kanıksadığımız şeyler olduğunu bir yabancı gözüyle bize tarihçi kimliğiyle gelen bir çok insandan daha anlaşılır net biçimde anlatımını yapmış. Bu tadı Türk yazarlardan bir tek İlber Ortaylı'dan almak mümkün.
728 syf.
·Beğendi·10/10
Osmanlı dan günümüz Türkiyesine kadar dönüm noktası diye algıladığımız önemli tarihsel gelişmelere eserinde yer vererek bugünkü Türkiye nin neden ve hangi köklü payeler üzerinde oturduğunu anlamanızı sağlayacak yakın tarihimizi aydınlatan en birinci kitaptır.Zamanında devlet üniversitelerinin Tarih bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmuş olup 1960 lı yıllarda Bernard Lewis tarafından kaleme alınmış tuğla görünümlü ve ilk TTK yayınlarından çıkmış araştırma inceleme kitabıdır.Kitabı Türkiye tarihini daha iyi anlamak isteyenler için ilk sırada tavsiye edilen kitap yapan özelliğinin daha çok eserin müellifi Bernard Lewis in nitelikli ciddi bir uzman olmasından kaynaklandığını görürüz.
Bernard Lewis milliyeti ingiliz olup, Ortadoğu ve İslam tarihi uzmanı,Ortadoğu dillerine edebiyatlarını bilecek kadar hâkim ,uzun yıllar tarih profesörlüğü yapmış,Ortadoğu dillerini iyi bilmesinden dolayı İngiliz İstihbarat Teşkilatında çalışmış,yine saygı ve teslimiyet uyandıran aynı nitelikleri sebebiyle Amerikan başkanlarından George Bush için Ortadoğu danışmanlığı yapmış bir yahudi’dir.Murat Bardakçı kendisini dil öğrenme yeteneği karşında nâdir görülen bir insan olarak nitelendirir.1998 ve 2002 yıllarında iki kez Atatürk ödülü verilmiştir kendisine..Türkiye nin AB süreci ve politikaları ile ilgili düşüncesi çarpıcı bir tesbittir.AB bir gün müslüman olursa Türkiye nin AB ne kabıl edileceğini ,Türkiye nin daha geniş bir perspektifle Çin,Rusya ve Amerika ittifaklarına yoğunlaşması
gerektiğini söylemiştir zamanında.Sözde Ermeni soykırımı iddiası karşısında Türkiye ye destek vermiş bu desteğinden dolayı Fransız mahkemelerince cezalandırılmış türk dostu olarak kabul görmüş ,yakın Türkiye Tarihi üzerine en ciddi,ilk hala günümüzde geçerliliğini koruyan eserlerini yazmış değerli bir tarihçidir.
Modern Türkiye nin Doğuşu kitabında Osmanlının türk gelenekleri ve sonradan islamlaşma süreci,geri kalması,Batılılaşma serüveni ve Atatürk reformları üzerine inceleme yapmıştır.Değindiği konular içerinde bence de Osmanlının yazgısında dönemeç olabilecek bir kaç tespitine ben de yer vermek isterim.Türk Devletlerinde bir gelenektir ve hükümdarlar güvendikleri ilim adamlarına devletin işleyişini düzeltebilecek iyi gelebilecek reçeteler hazırlatmışlardır.Osmanlı da böyle bir reçetenin ilk ciddi çalışması IV.Murat ın isteği ile Koçi Bey in hazırladığı risaledir(küçük kitaplara risale denir)
Koçi Bey bu risalesinde şu iki noktaya temas etmiştir.Rüşvet ve iltimas ilk olarak alenen Kanuni Döneminde vezir seçimi silsilesi usülü çiğnenerek İbrahim Paşa nın Kanuni tarafından seçilmesiyle başlamıştır.Devlet adamlarının her an azledilme korkusu yaşaması ve mallarının ellerinden alınacak korkusu ahlaki yolsuzluğa yol açmıştır.Değerli tespitlerdir ancak dinlenilip uygulamaya geçilememiştir.
Osmanlının Mısır ı fethettikten sonra halifelik makamını üzerine alması ile İslam kimliğinin giderek belirginleştiğini söyler.Atatürk te,batılılaşma hedefinde halifeliğin geçmişle bağlantısı yüzünden kaldırılması gereken bir reform olarak görür.
Yakın Türk Tarihini hakkıyla öğrenmek isteyenler için başvurulacak en doğru eserdir tavsiye olunur okunması...
Osmanlının gerileme döneminden - 1950 tarihine kadar Türkiye'nin; dini,sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal gelişimi ve değişimi akıcı ve sade bir dille aktarılmıştır.
728 syf.
·8/10
Türkiye'nin genel siyasi ve sosyal olaylarını gerçekçi bir gözle ve dokuyarak anlatmış Lewis. Yaşanan acı olaylardan sonra demokrasiye geçiş süreci hep var olmuş. Coğrafyanın, bölgenin, ülkelerin ve güçlerin arasında kalan Türkiye hep yeni bir çıkış yolu arayıp bir şekilde demokraside buluşuyor. Türkiye ile ilgili bir yabancı gözünde gayet iyi resmedilmiş eleştiriye açık bir eser. Toplumsal olaylar ve yaşanan acı süreçler Türkiye'yi belki de ciddi anlamda olgunlaştırdı. Evimize kurulan Abd'nin ve Soyvetlerin arasındaki Türkiye'nin ara ara bunlar arasında denge de kalsa da Abd siyasetinin etkinliğinin yüksek olduğu aşikar. Tüm bunlara rağmen lâik Türkiye, yapısını koruyarak islam ülkeleri arasında belki de tek rol model.
728 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Anadolu'ya Avrupalılar XII. yüzyıldan beri Türkiye derler. Bu kitabın ismi ise Modern Türkiye'nin Doğuşu. Yani denilmek istenen, bundan öncesi de Türkiye'ydi, bundan sonrası da Türkiye. Fark, birinin diğerine göre modern olması. Modernizm ise tamamen zaman ile akalı bir konu.
Bernard Lewis, öyle farklı açılardan öyle farklı düşüncelerle konuya yaklaşmış ki kitabı okuduğunuz zaman özgünlüğü çok net görüyorsunuz. Kitap daha en başında, önsüzünde, size direk farklı bir kapı açıyor. İlerledikçe tarih böyle yazılır diyorsunuz. Yani Güzel...
Bu arada kitap, 1960 yılında yazılmış ve 50 yıl sonra bunun "günümüz Türkçesiyle" alt başlığıyla basılmasına ne demeli bilemedim. Gülmek mi ağlamak mı gerekli?
728 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Bernard Lewis her ne kadar İngiliz asıllı da olsa kitabındaki yaklaşımı hiçbir şekilde Avrupa merkezli bir yaklaşıma sahip değil. Bilakis Batı medeniyetine de bazı göndermelerde bulunuyor. Kitabın içeriğine gelecek olursak, modernleşme tarihimize aşina birisi için yararlanılabilecek bir kaynak olduğu görüşündeyim. Ne var ki elbette bir Niyazi Berkes değil. Fakat içerisinde enteresan bilgiler olmakla birlikte tarafsız yorumlar da mevcut. Örneğin modernite ile birlikte yıkılmaya çalışan geleneksel düzende de 'kendi içinde' iyi denilebilecek ögeler bulunduğunu bizzat yabancı kaynaklardan örnekler vermek suretiyle ortaya koyan yerler var. Bu yüzden kuru bir Kemalist modernite anlatısı değil.
Orient Express... genç nesil Türklerin hemen hepsinin gözünde bu tren, Avrupa'ya giden expres, İstanbul-Sirkeci hareket noktası ise özgürlük ve modernliğe giden yolun bekleme salonuydu.
Bu konulara dair her ne düşünülürse düşünülsün, şu kadarı tartışma götürmez bir gerçektir ki, Kemalist Devrim Türk halkına, tarihinin en karanlık anında, yeni bir hayat ve umut getirmiş, enerjisini ve özsaygısını yenilemiş ve onları sadece bağımsızlık yoluna değil, çok daha nadir ve çok daha değerli olan özgürlük yoluna sapasağlam yerleştirmiştir.
İslamiyet'e geçmiş farklı halklardan hiçbiri, kendi ayrı kimliğini İslam ümmeti içinde eritme konusunda Türklerin eriştiği noktaya varamamıştır.
Bernard Lewis
Sayfa 445 - arkadaş yayınları
1912'de Abdullah Cevdet'in editörlüğünü yaptığı İÇTİHAD dergisi " Pek Uyanık Bir Uyku" başlıklı bir makale yayınladı. Türkiye'de Batılılaşmanın geleceğine dair görülen bir rüya tasvir ediliyordu. Bu rüyada padişahın tek bir eşi olacak, cariyesi olmayacaktı; şehzadeler olmayacaktı; şehzadeler harem ağalarının ve harem hizmetkarlarının himayesinden uzaklaştırılacak ve kendilerine askerlik hizmeti de dahil olmak üzere dört dörtlük bir eğitim verilecekti; fes kaldırılacak, yeni bir başlık türü benimsenecek, mevcut giysi atölyeleri yaygınlaştırılacak, yenileri açılacak ve padişah, şehzadeler, ayanlar, vekiller, subaylar, memurlar ve askerler bu kiyafetleri giymek durumunda olacaklardı; kadınlar aşırıya kaçmamak üzere diledikleri gibi giyinecekler ve bu konuda ulemanın, polisin ya da sokak kabadayılarının müdahalesinden muaf olacaklardı ; kocalarını seçme özgürlüğüne sahip olabilecekler ve görücü usulü ile evlilik kaldırılacaktı; tekke ve zaviyeler kaldırılacak, gelirleri eğitim bütçesine aktarılacak, bütün medreseler kapanacak, yeni modern edebiyat ve teknik enstitüleri kurulacaktı; sarık, cübbe ve benzeri şeyler sadece din adamlarına has olmak üzere sınırlandırılacak, diğerlerine yasaklanacak, türbelere adak ve hediye vermek yasaklanacak ve buradan elde edilen gelir ülkenin savunmasına ayrılacaktı; muskalar, üfürükçüler ve benzerleri ortadan kaldırılacak, sıtma tedavisi zorunlu olacaktı; İslamiyet'e dair yanlış halk inanışları düzeltilecek, yetişkinlere yönelik eğitim kurumları açılacak, muteber ve yabancı kelimelerden arındırılmış bir Osmanlı Türkçe'si sözlüğü ve dilbilgisi dilbilimciler ve edebiyatçılardan oluşan bir heyet tarafından meydana getirilecekti. Ve hükümetlerinden ya da yabancılardan hiçbir şey beklemeksizin bizzat kendi çaba ve kararlılıklarıyla yollar, köprüler, limanlar, demiryolları, kanallar ,vapurlar ve fabrikalar inşa edeceklerdi; toprak ve evkaf hukukundan başlamak üzere bütün hukuk sistemi reforma tabi tutulacaktı.
Çağdaşları gözünde bu uyanık uykuyu görenin rüyası genellikle bir fantaziden çok daha fazlasıydı. İleride gerçekleşecek olan olayları isabetli bir biçimde yansıtan o devirden kalan başka hiçbir belge yoktur.
Bernard Lewis
Sayfa 320 - Arkadaş Yayınevi
En fazla söylenebilecek olan Fransız Devrimi olaylarının, dünyanın geri kalanından önce çok etkili biçimde bu fikirleri taşıyıp getirdiği ve Fransız Cumhuriyeti hükümetinin bunları ilk deneyen ve öğreten hükümet olduğudur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Modern Türkiye'nin Doğuşu
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
541
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751603036
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Baskılar:
Modern Türkiye
Modern Türkiye
Bu kitabın konusu, eskinin yıkıntısından yeni bir Türkiye'nin doğuşudur. Kitap, Türk uygarlığının kaynakları ve tabiatı hakkında giriş mahiyetinde bir incelemeden sonra, iki kısma ayrılır. Birinci kısımda ana olaylar ve süreçler, Türkiye tarihinin basit bir hikayesi olarak değil, daha ziyade, değişmenin başlıca evrelerini izlemek ve tanımlamak çabası olarak, kronolojik sırayla ortaya konmuştur.

Kitabı okuyanlar 209 okur

  • Âcizane
  • LALE EVCİ
  • Leyla️
  • Arzu A.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.5 (1)
9
%0
8
%1.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0