Modernite ve Kıyamet

·
Okunma
·
Beğeni
·
103
Gösterim
Adı:
Modernite ve Kıyamet
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059823326
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
Baskılar:
Modernite ve Kıyamet
Modernite ve Kıyamet
Batı düşüncesinde Nietzsche'nin ünlü "Tanrı öldü, onu biz öldürdük" deyişiyle Tanrı'nın ölüm ilanının verilmesinin ertesi "insanın Tanrı tarafından değil de politik eylemle kurtuluşu mümkün müdür?" sorusu modern politik teorinin kalbine yerleşti. Bu sorudan hareketle ortaya konan "Kurtuluş Teolojileri" Batı'nın çağdaş entelektüel dünyasının en popüler meselelerinden birisidir. Günümüzde politika ile dinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği sorusu, "sahici dindarlık" ve "Mesihçilik" meseleleri, düşünürleri mütemadiyen meşgul eden soru ve meselelerdir. Elinizdeki çalışma, Batı'da entelektüeller modern politikayı tesis ederken onların kurtuluş ve kıyamet teorilerine nasıl öykündüklerini, dini reddetmelerine rağmen kendi teolojik geçmişlerinden nasıl etkilendiklerini anlama çabasından doğdu. Daha ötede bütünüyle sekülerleşme iddiasına rağmen modernitenin teolojik kökenleri düşünürlerin görüşleri çerçevesinde teşhis edilmeye çalışıldı. Bu gayeyle Batı düşüncesine eserleriyle damgasını vurmuş üç önemli alim, ortaya koydukları üç temel eser merkeze alınarak tahlil edildi; Henri de Lubac, Karl Löwith ve Jacob Taubes. Moderniteye ilişkin çağdaş kritiklere ve politik teolojinin günümüz entelektüellerini bir hayli meşgul eden temel sorunlarına da değindiğimiz bu çalışmada "modern politikada Tanrı'nın ve teolojinin yeri nedir?" sorusu adı zikredilen düşünürlerin görüşleri çerçevesinde tartışılıyor. Modern politik teoriler kıyamet teorileridir ve insanlığın dünyevi kurtuluşunu amaçlarlar. Atilla Yayla'nın da takdimiyle renk kattığı bu okunmaya değer çalışmayı siz okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.
160 syf.
·12 günde
Modernite ve kıyamet adlı çalışma aydınlanma ve modernleşme ile beraber teolojinin rafa kalması, tanrının devre dışı kalması veya öldürülmesi, rasyonel aklın ön plana geçmesi, Tanrı’ya karşı insanın tercih edilişi gibi birçok düşüncenin derinliklerine inip seküler dünyanın açıkları peşinde koşarak literatürde yerini almaya çalışmıştır.
Yazar, 'Modernite nedir ve nereden gelmektedir? Modern politika düşünüldüğü kadar seküler midir?' sorularına da Habermas, Blumenberg, Nietzsche üzerinden yanıtlar aramaya çalışmıştır. Kusursuz cennet vaadi, dine dönüş, metafizik teoloji, hümanizm, Tanrı suretindeki insan, sekülerleşme, Tanrının ölümü, din olarak modernite, negatif teoloji, seküler teoloji, ilerleme, Apokalpyse, gnosis, bilimizm gibi birçok kavrama açıklık getirmiştir.
Eserini iki bölüm üzerine oluşturan Güngörmez, çalışmanın ilk bölümünde Batı’da yapılmış olan bir takım modernite kriterlerini dile getirmektedir. İkinci bölümünde ise Henri de Lubac, Karl Löwith, Jacob Taubes adlı üç muhafazar filozofun kısa biyografileriyle birlikte aydınlanma, modernite, teoloji, sekülerleşme konularına dair analizlerine yer verilmektedir.
Din her zaman zaruridir. Çünkü insan ölümlüdür ve insanın ölümlülüğü, kaçınılmaz biçimde ölümden sonraki hayatla ilgili cevap bekleyen soruları kışkırtır. Din olmaksızın bu sorulara bir cevap vermek mümkün değildir.
Siyaset olarak görünen ve kendini siyasal olarak gören şey, günün birinde aslında dinsel bir hareket olduğunu ifşa edecektir.
Kierkegaard
".. çünkü insan ölümlüdür ve insanın ölümlülüğü, kaçınılmaz biçimde ölümden sonraki hayatla ilgili cevap bekleyen soruları kışkırtır. Din olmaksızın bu sorulara bir cevap vermek mümkün değildir."
"Löwith'e göre, Kominist Manifesto, herşeyden önce peygambervari bir dökümandır. Tıpkı paygamberinki gibi bir 'karar' ve 'eylem' çağrısıdır. Bilimsellik iddiasına rağmen somut olguların empirik ispatına dayanan tamamen bilimsel ifadeler değildir. Kominist Manifesto, insanlığa kurtuluş yolunu, dünyadaki kötülüğü alt etmenin silahını gösteren dini bir metindir. O, baskının ve sömürünün olmadığı dünyevi bir cenneti vaat eder.198

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Modernite ve Kıyamet
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059823326
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
Baskılar:
Modernite ve Kıyamet
Modernite ve Kıyamet
Batı düşüncesinde Nietzsche'nin ünlü "Tanrı öldü, onu biz öldürdük" deyişiyle Tanrı'nın ölüm ilanının verilmesinin ertesi "insanın Tanrı tarafından değil de politik eylemle kurtuluşu mümkün müdür?" sorusu modern politik teorinin kalbine yerleşti. Bu sorudan hareketle ortaya konan "Kurtuluş Teolojileri" Batı'nın çağdaş entelektüel dünyasının en popüler meselelerinden birisidir. Günümüzde politika ile dinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği sorusu, "sahici dindarlık" ve "Mesihçilik" meseleleri, düşünürleri mütemadiyen meşgul eden soru ve meselelerdir. Elinizdeki çalışma, Batı'da entelektüeller modern politikayı tesis ederken onların kurtuluş ve kıyamet teorilerine nasıl öykündüklerini, dini reddetmelerine rağmen kendi teolojik geçmişlerinden nasıl etkilendiklerini anlama çabasından doğdu. Daha ötede bütünüyle sekülerleşme iddiasına rağmen modernitenin teolojik kökenleri düşünürlerin görüşleri çerçevesinde teşhis edilmeye çalışıldı. Bu gayeyle Batı düşüncesine eserleriyle damgasını vurmuş üç önemli alim, ortaya koydukları üç temel eser merkeze alınarak tahlil edildi; Henri de Lubac, Karl Löwith ve Jacob Taubes. Moderniteye ilişkin çağdaş kritiklere ve politik teolojinin günümüz entelektüellerini bir hayli meşgul eden temel sorunlarına da değindiğimiz bu çalışmada "modern politikada Tanrı'nın ve teolojinin yeri nedir?" sorusu adı zikredilen düşünürlerin görüşleri çerçevesinde tartışılıyor. Modern politik teoriler kıyamet teorileridir ve insanlığın dünyevi kurtuluşunu amaçlarlar. Atilla Yayla'nın da takdimiyle renk kattığı bu okunmaya değer çalışmayı siz okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • ALACA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0