Mona Lisa Kaçırıldı (Sanatın Bizden Gizledikleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
540
Gösterim
Adı:
Mona Lisa Kaçırıldı
Alt başlık:
Sanatın Bizden Gizledikleri
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394015
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bir badanacı, 1911 yılında, belki kendisine gülümsediğini düşündüğü, belki de sevgilisine benzediği için Leydi Mona Lisa'yı Louvre'dan kaçırdı. Yaşanan, büyük bir kız kaçırma olayıydı. Ardından, Mona Lisa'nın kaçırılmadan önce sergilendiği boş duvarı görmek için kalabalıklar müzeye akın etmeye başladı. Peki, bunca insanı Mona Lisa'dan kalan boşluğa bakmaya getiren neydi? Üstelik çoğu daha önce Mona Lisa'yı görmemişti bile. Ya Mona Lisa? Gerçekten de duvar kağıtlarından reklamlara, sinema filmlerinden gazete manşetlerine uzanan şöhret uğruna mı çerçevesini terk etmişti? Yoksa erkeğine isteyerek mi kaçmıştı? Acaba bu olay sanat eserlerine ilgi gösterme gerekçelerimizi, bir sanatçının eser üretme isteğini ve hatta neden sanat eserlerinin çok pahalı olduğunu bizlere açıklayabilir mi?

Kitabına çıkış noktası olarak Mona Lisa'nın kaçırılışını alan Darian Leader, bu soruların peşine düşerken aslında görsel sanatlara bakmanın psikolojisini anlatıyor. Tablolarda neyi görmeyi umduğumuzu, onların bizden neleri sakladığını Leonardo, Picasso, Duchamp ve Bacon gibi birçok sanatçıya başvurarak gösteriyor. Uygarlığın, saf arzuya bağlı kalanlara "sanatçı" veya "suçlu" adını verdiğini belirten Leader, aynı zamanda bir bütün olarak toplumsalı ve toplumsalın yanıltıcı ve kör edici niteliklerini ele alıyor. Tablonun çalınış gerekçesinden, olayın kitle iletişim araçlarında yer alış biçimine, insanların gösterdiği kitlesel tepkiye kadar uzanan toplumsal bir analiz yapıyor. Mona Lisa üzerinden yaratılan "gerçeküstü" öyküye de vurgu yapan Leader, "paha biçilemeyen sanat eseri" deyişinde ifadesini bulan para ile nesne arasındaki uçuruma dikkat çekerek, popüler sanatseverin ancak her şeye sahip zengin biri olarak düşünülebileceğinin altını çiziyor.

Leader?e göre, Gianni Versace, Prenses Diana gibi simge statüsünde olan kişilerin ortadan kayboluşu sıradan olamaz! Simgenin bıraktığı boşluğu mutlaka devlet / gizli servis / mafya gibi başka bir simge doldurur. Bu yüzden büyük eylemler, büyük organizasyonlara yakıştırılır.

Sanatçılardan büyük aşklar, sıradan olmayan insanlardan da büyük suçlar beklenir.

Mona Lisa Kaçırıldı, sanat ve sanatçı, kadınlar ve erkekler hakkında daha önce fark etmediğimiz psikanalitik saptama ve çıkarsamalarla dolu şaşırtıcı bir kitap.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Resim yakalayan aletler olmak bir tarafa, insanların kendileri sürekli olarak resimler tarafından yakalanıyor. Bir imge ya da bir resim insan yakalayan alettir.
İnsan bütün hayatını ebeveynlerinden birinin istediğini ya da bir zamanlar sevdiğini sandığı kişi olmaya çalışarak harcayabilir. Kendimizi ötekinin bize baktığını sandığı­mız şekilde görür ya da öyle görünmeye çalışırız. Gizli çekilmiş belgesellerde, kişilerin, sanki kameranın orada olduğunu biliyor da rol yapıyor gibi, yapay görünmeleri şeklindeki ilginç etkinin nede­ni de budur. Peki ama ötekinin bizi nasıl gördüğünü, farz etmenin ötesinde bilmemiz mümkün müdür ki? Kesin olarak bilebileceği­miz tek şey bize bakıldığıdır.
Sanat, uzamı hatır­lamamızı sağlayabiliyor, ancak görülemez olarak kalıyor. Uzam, sanatın hem bizi görmemiz için çağırdığı hem de bizi görmekten alıkoyduğu şeydir.
Franz Kafka ve arkadaşı Max Brod, hırsızlıktan üç hafta sonra Paris’e vardıklarında boş uzamı görmek için hiç zaman kaybetmeden kuyruğa girdiler. Brod’un günlüğüne yazdığı gibi, Mona Lisa’nın imgesi her yerdeydi; sinemaya gittiğinde bile kurtulamıyordun, neşeli bir sessiz komedi filminin ardından soygunla dalga geçen bir film geliyordu. İmge, bütün kültürel iletişim araçlarıyla kültürü doyurmayı başarmıştı. Peki, bu imge bolluğu nasıl açıklanabilirdi? İnsanlar neden boş bir uzama bakmaya gidiyordu? Hem Kafka ile Brod tam olarak neyi görmeyi umuyordu?
Bir işaretler evreninde doğarız ve psikanalitik bir perspektiften bakılırsa, bunun temel etkilerinden birisi kayıp tecrübesidir: Oidipus kompleksinin yasaklamalarıyla annenin kaybedilişi, eğitimin kısıtlamalarıyla beden hazzının kaybedilişi ve konuşma ile dilin üstlenilmesinin içerdiği farklı kayıp biçimleri. Ve kayıp arzuyu, bir zamanlar sahip olduğumuza inandığımız bazı şeyleri bulma özleminin yaratır. Sanat, medeniyet içinde bu arayışı sembolize etmek ve ayrıntılarına girmek için özel bir alan sağlar.
Ressamın resmettiği şey Öteki'yi cezbetmek için oradadır ama Öteki’yi kendisinden uzakta cezbetmek için. Malraux’un çevirmeninin Picasso hakkındaki kitabına Picasso's Mask ismini vermesinin gerçek manası da bu değil midir? Picasso’nun Afrika sanatıyla, özellikle de Paris'teki Musée Trocadéro’da onu büyüleyen kabile maskeleriyle karşılaşmasına her zaman büyük anlam yüklenmiştir. Picasso, Malraux’ya, bu el yapımı maskelerin neden yapıldığını görür görmez anladığını söylemişti: “Ben de her şeyin bilinmez, her şeyin bir düşman olduğuna inanıyorum! Her şey!... Bütün fetişler aynı amaçla kullanılmış. Silahmış onlar İnsanların ruhların etkisi altına girmekten kaçınmalarına yardım etmek, özgür olmalarına yardım etmek için. Araçmış onlar.” Ve şunları ek­lemişti: “O an anladım neden ressam olduğumu. Maskelerle dolu o korkunç müzede tek başımayken... Demoiselles d’Avignon bana iş­te tam o gün gelmiş olmalıydı, üstelik hiç de biçimlerden kaynaklı olarak değil: Çünkü o gün benim ruh kovmak için ilk resim yapışımdı.”
Bir kez daha imgeler, bir “ötesi" olarak akla getirdikleri için önem taşımaktadırlar. Bir perdeleme işlevine sahiptirler; hatta güzellik idealini cisimleştirmek için çoğunlukla seçilen bir imge olan Botticelli’nin Venüs'ü bile, dehşet verici bir tarihin üstünü örtmektedir. Dalgalardan yükselen Venüs, öylesine göz kamaştırıcıdır ki, onun nereden geldiği unutulmaya çalışılır: Satürn, Üranüs’ü iğdiş ettikten sonra, çıkarılan cinsel organları denize fırlatılır ve bu korkunç edimden güzellik tanrıçası doğar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mona Lisa Kaçırıldı
Alt başlık:
Sanatın Bizden Gizledikleri
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394015
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bir badanacı, 1911 yılında, belki kendisine gülümsediğini düşündüğü, belki de sevgilisine benzediği için Leydi Mona Lisa'yı Louvre'dan kaçırdı. Yaşanan, büyük bir kız kaçırma olayıydı. Ardından, Mona Lisa'nın kaçırılmadan önce sergilendiği boş duvarı görmek için kalabalıklar müzeye akın etmeye başladı. Peki, bunca insanı Mona Lisa'dan kalan boşluğa bakmaya getiren neydi? Üstelik çoğu daha önce Mona Lisa'yı görmemişti bile. Ya Mona Lisa? Gerçekten de duvar kağıtlarından reklamlara, sinema filmlerinden gazete manşetlerine uzanan şöhret uğruna mı çerçevesini terk etmişti? Yoksa erkeğine isteyerek mi kaçmıştı? Acaba bu olay sanat eserlerine ilgi gösterme gerekçelerimizi, bir sanatçının eser üretme isteğini ve hatta neden sanat eserlerinin çok pahalı olduğunu bizlere açıklayabilir mi?

Kitabına çıkış noktası olarak Mona Lisa'nın kaçırılışını alan Darian Leader, bu soruların peşine düşerken aslında görsel sanatlara bakmanın psikolojisini anlatıyor. Tablolarda neyi görmeyi umduğumuzu, onların bizden neleri sakladığını Leonardo, Picasso, Duchamp ve Bacon gibi birçok sanatçıya başvurarak gösteriyor. Uygarlığın, saf arzuya bağlı kalanlara "sanatçı" veya "suçlu" adını verdiğini belirten Leader, aynı zamanda bir bütün olarak toplumsalı ve toplumsalın yanıltıcı ve kör edici niteliklerini ele alıyor. Tablonun çalınış gerekçesinden, olayın kitle iletişim araçlarında yer alış biçimine, insanların gösterdiği kitlesel tepkiye kadar uzanan toplumsal bir analiz yapıyor. Mona Lisa üzerinden yaratılan "gerçeküstü" öyküye de vurgu yapan Leader, "paha biçilemeyen sanat eseri" deyişinde ifadesini bulan para ile nesne arasındaki uçuruma dikkat çekerek, popüler sanatseverin ancak her şeye sahip zengin biri olarak düşünülebileceğinin altını çiziyor.

Leader?e göre, Gianni Versace, Prenses Diana gibi simge statüsünde olan kişilerin ortadan kayboluşu sıradan olamaz! Simgenin bıraktığı boşluğu mutlaka devlet / gizli servis / mafya gibi başka bir simge doldurur. Bu yüzden büyük eylemler, büyük organizasyonlara yakıştırılır.

Sanatçılardan büyük aşklar, sıradan olmayan insanlardan da büyük suçlar beklenir.

Mona Lisa Kaçırıldı, sanat ve sanatçı, kadınlar ve erkekler hakkında daha önce fark etmediğimiz psikanalitik saptama ve çıkarsamalarla dolu şaşırtıcı bir kitap.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Dileda Arslan Takipçisi
  • Efsun A.U
  • Selin Falay
  • Kerime Deniz Gürel
  • Mesofanaven
  • ftsh
  • dilara karaman
  • Gökçe
  • tabula rasa
  • Ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0