Morgue Sokağı Cinayetleri (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11960
Gösterim
Adı:
Morgue Sokağı Cinayetleri
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
75
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057829801
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Morgue Sokağı Cinayetleri Paris’te, düşsel bir sokakta iki kadının vahşice öldürülmesiyle başlar. Olay mahalli bulguları, faili başka bir adreste aramaya sevk edecektir. Auguste Dupin’in analitik zekâsı, bu sıra dışı cinayeti çözmek için nasıl bir yol izleyecektir?
Edgar Allan Poe, yazdığı gotik türdeki hikâyeleriyle polisiye türünün mucidi olarak kabul edilir. Sürükleyiciliği, sadelikle inşa ettiği diliyle bir türün gelişimine öncülük eder. Müthiş gözlem yeteneği, şairlikten doğan lirik dili karanlıklar içindeki olayları dahi nahifçe anlatmasının sırrıdır.

Karbon Kitaplar, “The Murders In The Rue Morgue”un yanı sıra Poe’nun üç öyküsüne daha yer veren edisyonu İngilizce aslından Türkçeye çevirdi.
112 syf.
·10/10
Arthur Schopenhauer'dan sonra beni en çok etkilemiş insan Edgar Allan Poe...
Kimilerine göre edebiyatın en kara, kimilerine göre en belirsiz tarafının temsilcisi. Gotik edebiyatının öncülerinden tabi ki korku, gerilim ve polisiye türlerininde.
Morgue Sokağı Cinayetleri kısa bir kitaptır. Kitapta cinayet mahali ve cinayet mahalindeki insanların detaylı bir tasviri vardır, detaylı tasvirler de Edgar Allan Poe'nun uzmanlık alanına girer :)
Hacettepe de okuyan ve ya ziyaret etme şansı bulunanlar için söylüyorum dil öğrencileri duvara portresini çizdiler ve ünlü sözlerinden bir kaçını eklediler bizzat şahitlik ettim :)
Edgar'dan etkilenip birçok kısa ve uzun metrajlı film çekilmiştir, dizilerde mevcuttur. Benim favorim " The Following " dizisidir.
Bu arlar yeni bir dizi arayanlar hiç düşünmesin.

Dipnot: Diziye kendinizi kaptırıp, yazarın diğer kitaplarını okumayı ihmal etmeyin :)
141 syf.
·11 günde·8/10
Dışarıdan tatlı küçük mor bir kitapçık gibi görünse de isminde “cinayet” geçmesiyle birlikte başlayan karanlık, siz kitabın sayfalarını çevirdikçe sizi daha da içine çekiyor.

Benim okuduğum Adam Yayınları’ndan çıkan basımında 5 adet öykü vardı. Öykülerin sayfa sayıları gittikçe azalıyordu. Aralarında kitabı alma sebebim olan Morgue Sokağı Cinayeti’ni de beğenmiş olmama rağmen favorim Kuyu ve Sarkaç oldu. Bunun dışında Maelström’e Düşüş‘ün hakkı da yenmemeli. Ancak son 2 öyküyü bunlara göre daha az etkileyici bulduğumu söyleyebilirim.
112 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Ben kitabı ilgi kültür sanat yayınlarından okudum. Orada sayfa sayısı 192. 4 ilginç hikayeden oluşuyor. Kara kedi hikayesini ciddi anlamda çok beğendim ve içim ürperdi açıkçası. Anlatım güzel,kitap sıkmıyor ve merak uyandırıyor. Zaten edgar allen poe dan bahsediyoruz :)
56 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Barış Özcan'ın tavsiyesi üzerine okumayı planladığım ve ancak okumaya fırsat bulabildiğim bir kitap oldu. Pek polisiye-dedektiflik kitapları okuduğum söylenemez. Ama bir yerden başlamam gerektiğini düşünüyordum. Sonunda polisiye - dedektiflik okumaya bu türün ilk örneklerinden olan Morgue Sokağı Cinayetleri ile başladım. Kitapta insanlardaki çözümleme yeteneği ve detaylar üzerinde dikkatli bir şekilde durmanın avantajlarından bahsedilmiş. Buna yaşanan bir cinayet ile adeta örnek verilmiş. Cinayeti işleyenin insan olmaması beni şaşırttı açıkçası. Kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
64 syf.
·2 günde·7/10
4 hikayeden oluşan içinde çok beğendiğim 2 hikaye bulunan akıcı duru sade ve hızlı okunan bir kitap. Özellikle morgue sokağı cinayetleri ve oval portre hikayelerini çok beğendim. Ilk hikaye çözümleme, insan zihninin karmaşık labirentlerde sonuca ulaşma üzerine tahlillerin anlatıldığı hikaye. Oval portre, kişisel hırs ve gerçeklik üzerine feda edilen güzellikleri anlatmaktadır. Sondaki kızıl ölüm maskesi ilgi çekici olmakla birlikte hayal kırıklığı yarattı. Sisenin dibindeki not ise anlatım olarak istediğim tadı alamadım ama hikaye iyiydi. Okumanızı tavsiye ederim.
141 syf.
·2 günde·8/10
Öykü kitabımız için uzun uzadıya bir inceleme yazmayacağım. Bu sefer kısa kısa düşüncelerimi belirtmekle yetinmek istiyorum. Kitapta 5 kısa öykü var. Her biri ayrı ayrı keyfili, canlı olmakla beraber hızlı bir akışa sahip. Kafa dağıtmak için okunabilir diyeceğim fakat böylece kitabın değerine zarar veririm düşüncesiyle vazgeçiyorum.

Bir kaç öyküsü gerçekten çarpıcıydı. Belirtmek istediğim en önemli konu ise Edgar Allan Poe'nun kara atmosferi. Kara atmosferin çatısı altında gerçekleşen olayları ile kimi okurları ürpertebilir.

Son olarak kitabın arkasına Adam Yayınları tarafından Marie Bonaparte'nın Edgar Allan Poe için paylaştığı düşüncelerini eklemek istiyorum zira benim çok hoşuma gitti, sizin de ilginize olabilir.

"Garip, dengesiz ve saplantılarla dolu yapısının kendini cinayete ya da deliliğe sürüklemesini önlemek için, Poe'nun elinin altında bir başka zehir vardı. Herkesin aynı rahatlıkla kullanamayacağı bir zehir: Güzel ve özenli yazısıyla, arada bir derin üzüntüsünden sıyrılmasını sağlayan, ürkünç, kasvetli ama avutucu imgeleri kağıda döktüğü mürekkepten söz ediyorum."
76 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap içinde 4 hikaye barındırıyor kısa kısa hikayeler bunlar.
Ilk hikaye oldukça akıcı ve merak uyandiriciydi.
Zaten en uzun soluklu olan hikaye kitaba da ismini vermiş .
Sıkılmadan okuyabileceğiniz oldukça sürükleyici...
Bir de oval portre hikayesi çok güzel geldi bana kitap okuyamıyorum bir türlü basladigim kitabı bitiremiyorum diyenler için kesinlikle bitirirsiniz
Zaten 76 sayfa havada karada biter yani.
Iyi okumalar :)
56 syf.
·Puan vermedi
1841 yılında yayınlanan poe hikayesi. Dedektif auguste dupin'in daha sonraları sherlock holmes'e ilham olduğu söylenir. Cinayetler kapalı bir odada gerçekleşmiştir ve odanın bir girişi çıkışı yoktur. Bu yanıyla da kilitli oda-kaçış oyunlarının da ilk örneği e ilham kaynağı olduğu düşünülür.
Kitabın başında satranç ve dama karşılaştırılması ile zeka üzerine yorum yapılan kısmı çok güzeldi.
64 syf.
·Puan vermedi
Benim Edgar Allan Poe ile tanışmam lise 2.sınıfta İngilizce hocamızın "Kara Kedi" hikayesini okumasıyla başladı.Hikayesin konusu, anlatım şekli, olayların kurgusu beni o kadar etkiledi ki hikayeyi okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.Bu kitapta 4 hikaye var.Kitabın adını da aldığı Morgue Sokağı Cinayetleri, Şişede Bulunan Not, Oval Portre ve Kızıl Ölümün Maskesi.İlk hikayemiz Morgue Sokağı Cinayetleri'nde evlerinde öldürülen anne-kızın hikayesini okuyoruz.Hikayemiz bir kütüphanede aynı kitabı arayan iki kişinin tanışıp arkadaş olmasıyla başlıyor.Aslında benimde en sevdiğim ve birçok kitap ve dizi/film de de gördüğümüz tanışma şekli... Hikayeyi okurken birçok yerde siz de kendinizi düşünürken buluyorsunuz sizin cesedi bacaya nasıl sığabilir, penceredeki çivi yayları kimin aklına gelir gibi ama beni en çok etkileyen Dupin'in gözlem yeteneği o kadar iyi bir gözlemci ki arkadaşının davranışlarından ne düşündüğünü bile tahmin edebiliyor zaten bu yeteneği sayesinde de cinayeti çözüyor ve katilin kim olduğunu öğrendiğiniz de de ayrı bir şok yaşıyorsunuz bu hikayede olduğu gibi diğer 3 hikaye de de hüzünlü bir son var yazar Olay akışını fazla detaya girmeden sürdürüyor ve ilerletiyor bu da sıkılmaya ve kitaptan haz almaya engel olmamış oluyor.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlk defa okuyorum bu yazarı, kitap kısa olmasına rağmen beni etkiledi. Birbirinden farklı hikayeler ve olaylar tabi ilk başta ki cinayete sebep olan katil beni çokça şaşırttı. Okunabilecek kitaplar listesine eklenilebilir bence.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kısa hikayelerden oluşan bu kitaba, Morgue Sokağı Cinayeti'ni okumak için başlamıştım.

Yazılan ilk polisiye kitap olduğu için uzun zamandır okumak istiyordum. Yüksek beklentiyle okumamıştım ama umduğumdan daha iyi çıktı.

Açıkçası diğer hikayeler de hoşuma gitti. Özellikle Kuyu ve Sarkaçı çok beğendim.

Kitab, yazıldığı tarihin şartları dikkate alınarak okunursa daha iyi olur.

Polisiye hikayede, Arthur Conan Doyle'nin Kızıl Soruşturma kitabıyla benzerlikler var. Özellikle gazeteye ilan sahnesi bire bir aynı. Arthur amca biraz kopya çekmiş gibi :-)
112 syf.
·2 günde
‪Kitap ustaca yazıldığı ve kendi okuduğu içine çektiği doğru. Akıllıca yazılmıs. Her kelime her bir cümle insanı düşündürüyor. Yazarın kalemine hayran kaldım. Kitabı okurken kendimi dedektif dizisi izliyor gibi hissetim. Dupin en hayran kaldığım karakter oldu gözlem yeteneği müthişti.. Bir konuştu mu hiç susmasın sürekli onu ve kurduğu cümleleri okuyayım dedim.‬

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Morgue Sokağı Cinayetleri
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
75
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057829801
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Morgue Sokağı Cinayetleri Paris’te, düşsel bir sokakta iki kadının vahşice öldürülmesiyle başlar. Olay mahalli bulguları, faili başka bir adreste aramaya sevk edecektir. Auguste Dupin’in analitik zekâsı, bu sıra dışı cinayeti çözmek için nasıl bir yol izleyecektir?
Edgar Allan Poe, yazdığı gotik türdeki hikâyeleriyle polisiye türünün mucidi olarak kabul edilir. Sürükleyiciliği, sadelikle inşa ettiği diliyle bir türün gelişimine öncülük eder. Müthiş gözlem yeteneği, şairlikten doğan lirik dili karanlıklar içindeki olayları dahi nahifçe anlatmasının sırrıdır.

Karbon Kitaplar, “The Murders In The Rue Morgue”un yanı sıra Poe’nun üç öyküsüne daha yer veren edisyonu İngilizce aslından Türkçeye çevirdi.

Kitabı okuyanlar 1.561 okur

  • Leyla Dilek Karok
  • Sanem
  • Büşranur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.2 (1)
7
%0
6
%0.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları