·
Okunma
·
Beğeni
·
5bin
Gösterim
Adı:
Mozart ve Deyyuslar
Sayfa sayısı:
176
Format:
Ciltli
ISBN:
9789754584882
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mozart & The Wolf Gang
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mozart ve Deyyuslar
Mozart ve Deyyuslar
Mozart ve Deyyuslar
Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kağıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler? İlahınıza ulaşmak için dua etmek, tespih çekmek yetmez. Bu ancak müzikle olur - duanın dilinden daha yükseğe erişen o dil, insan ruhunu ilahi varlığa bağlayan o narin zincir. Sizin için bir kulak şekerlemesi, yutup unuttuğunuz bir sufle, ardından geğirdiğiniz bir kadeh şarap. Ama müzik, Tanrı'nın daha fazla yüceltilmesi için dinibütünlerin elleriyle yapılmış bir katedraldir. Bunu inkar ettiğiniz için zındıksınız. Zındık olduğunuz için lanetlenmişsiniz. Lanetlenenler nereye gider bilirsiniz. Bu gecek parodi karşısında müzik melekleri utançla yüzlerini gizlediler. Aman uşak efendiler, beni dışarı atmak için beyaz eldivenlerinizi kirletmeyin. Zaten gidiyorum.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
'Otomatik Portakal' ve 'Bir Elin Sesi var' dan sonra Anthony Burgess' a ait okuduğum 3. kitap. Evet farklı bir üslubu olduğu için okunurken bazen zorlayan bir yazar olduğu doğrudur ama yine de anlaşılırdı ne vermek istediği ve de severdim yazılarını. Tiyatro okumayı sevdiğim için bu sefer farklı bir tarzda denemek istedim ama doğrusunu söylemek gerekirse beğenmedim Burgess'in tiyatro tarzını. Zaten anlamadım da birşey :) Aklımda kalan noktalar; müziksel muhabbetlerin ön planda olduğu ve yazarın Türklere karşı bir ön yargıda bulunduğu. Okumak isteyen detaylı tekrar araştırsın derim, hayal kırıklığı yaşamamak için :)
176 syf.
·1/10 puan
Olay akışını bir türlü kavrayamadığım 120.sayfaya kadar direndiğim fakat ondan sonrasını artık yalapşap okuduğum, sıkan, bayan, manasız, ne anlatmak istediğini anlayamadığım, sanatın bu kısmından uzak olduğum için- o kadar da uzak değilim aslında- beğenmediğim söylenen ama baya baya sıkıcı olan, şiirsel bir dille yazıldığından çevirilince tadı iyice kaçmış benim açımdan aşırı tatsız bir eserdi. Cidden keyif alarak okuyacak kesim kimler hiç bilmiyorum ama benim gibi gayet sıradan kimselerin beğenmeyeceği ortada. Aşırıcı yanımı bastırıyorum ama bu esere sayfalar dolusu nefret cümleleri ile dolu bir yazı yazabilirim. Son.
  • Doktor Hastalandı
    7.1/10 (188 Oy)98 beğeni409 okunma330 alıntı3.813 gösterim
  • Kule
    6.2/10 (177 Oy)86 beğeni432 okunma334 alıntı4.117 gösterim
  • Bir Elin Sesi Var
    8.3/10 (282 Oy)205 beğeni662 okunma655 alıntı6,9bin gösterim
  • Piramit
    7.0/10 (169 Oy)113 beğeni526 okunma277 alıntı5,8bin gösterim
  • Ada
    8.0/10 (160 Oy)139 beğeni399 okunma768 alıntı8,6bin gösterim
  • Küçük Burjuvalar
    8.0/10 (189 Oy)172 beğeni611 okunma1.323 alıntı6,7bin gösterim
  • Çatal Dil
    7.2/10 (169 Oy)98 beğeni428 okunma468 alıntı3.207 gösterim
  • Yaz
    7.8/10 (255 Oy)237 beğeni907 okunma2.718 alıntı6,1bin gösterim
  • Altın Gözde Yansımalar
    7.0/10 (210 Oy)117 beğeni566 okunma311 alıntı4.924 gösterim
  • Ruhun Gökkuşağı
    9.4/10 (129 Oy)131 beğeni393 okunma1.316 alıntı4.275 gösterim
176 syf.
·6/10 puan
Klasik müzik seviyorsanız ve klasik müzik bestecilerini tanıyorsanız seversiniz. Bunun dışında okuyacak olanlar için sıkıcı gelecektir. Tiyatro modunda yazıldığını da belirteyim.
176 syf.
·2 günde·1/10 puan
Müzik konusundaki bilgisizliğimden midir bilmiyorum ancak hiçbir şey anlamadım. Burgess'ın Otomatik Portakal kitabına hayran kalmıştım ama Mozart ve Deyyuslar'ı kesinlikle beğenmedim... "Ne okuyorum ben böyle ya..? " diye kendimi sorgulayıp durdum.
176 syf.
·3/10 puan
Yazarın çok beğenerek okuduğum “Otomatik Portakal” isimli kitabından sonra okuduğum 2. kitabı olur bu Deyyuslar! :)
Ancak kitabı anlayamadım. Evet ben bir kitap okudum ve onu anlayamadım. Her şeyin bir ilki misali... :)
Klasik müzik bestecilerini, müzikal terimlerini bilmemek cahilliğini göstermek bu konuda etkili olmuş olabilir. :)

Bir de anladığım kadarıyla Müslümanlardan ve ayrıca Türklerden hoşlanmıyor olmalı yazar. Kitapta kişisel yorumları gibi anladığım çok küçümseyici ve kaba görüşler mevcut.
Şöyle bir baktığımızda müslümanları ve Türkleri seven, hayran olan pek bir millette yok açıkçası bu kadar şaşırmamalıydım. Ama klasik müzik konusunda bir deha kabul edilen Mozart’ı konu edinen kitapta direkt Türklere yönelik olumsuz yorumlar görmek şaşırmama neden oldu açıkçası. :/

Neyse... Anthony Burgess Otomatik Portakal kitabı hatırına okumaya devam edilir. ;)
176 syf.
·4/10 puan
çok büyük beklentilerle aldığım ancak beni hüsrana uğratan anthony burgess kitabı.

mozart’ın bendeki manası çok büyük, çok yücedir. onun hakkında birçok şey okudum, birçok şey izledim. ama böylesine vasatın vasatı bir kitapla katiyen karşılaşmadım.

şöyle ki, müzik bilgisi bilhassa klasik müzik bilgisi olmayanların pek bir şey anlayacağını söyleyemem. zira kitabın yüzde yetmişi müzikal terimlerden oluşuyor... buna paralel olarak da bazı edebiyatçılar ve eserleri de mevcut. (bkz: dante alighieri) (bkz: william shakespeare) velhasıl kendi adıma bu müzik ve edebiyat kültürüne sahip olduğumdan fazla bir zorluk çekmedim diyebilirim.

eleştiriye gelirsek, kitapta çok sevdiğim edebiyatçılara atıfların bulunması ve mozart dışındaki -hatta mozart’tan daha çok (!)- klasik müzikçilerin yer alması hoştu ama buna rağmen yazarın mozart’ı yanlış aksettiğini ve cümlelerinde yoğun ırkçılık sezdiğimi belirtmem gerek. ilk sayfalarda hissedilen o ırkçılığı duyumsamamaya çalıştıkça ilerleyen sayfalarda daha da üzerinde durulduğuna şahit oldum. bilhassa türk ve müslümanlara karşı yazarın beslemiş olduğu bir nefret mevcut. elbet avrupa’nın türkleri sevmediğini tarihte yaşanmış gaza ve cihatlardan biliyoruz. ne olursa olsun, bir yazar dünyayı değiştiren, dünyayı güzelleştirendir. sistem eleştirisi vs. elbet olabilir hatta yalnız o düşünce adına bir eser yaratılabilir (george orwell’ın romanları gibi) ama her şey dozunda güzel demekte fayda var.

bu arada, kitapta aksedilen mozart’a gelirsek... mozart pekâlâ sivridillidir, içi dışı birdir ancak yazarın bu nitelikleri böylesine uç noktalarda yazmış olması ve mozart’ın yalnız para uğruna besteler yaptığını (!) vurgulaması yanlış. kendini eleştirdiği ve düzyazı şeklinde yorumlar yaptığı sayfalarda mozart hakkında güzel niteliklerden dem vurup piyeste yanlış aksetmesi, yazarın kulaktan dolma bilgiler ile tamamen ‘kurmaca’ bir metin yazmış olduğunun emaresi zannımca.

bu kitabın ardından yazarın diğer kitabı (bkz: otomatik portakal) okumayı düşünüyordum fakat yıldızımız barışmaz gibi.
176 syf.
·Puan vermedi
Bu Avusturyalıların, Türkler ve Müslümanlar karşısındaki aşağılık kompleksleri kıyamete kadar devam edecek galiba. İngilizlerin bu konudaki desteği de yabana atılmamalı tabii. Aşağılık bir kitap.
176 syf.
·1 günde·10/10 puan
Bu cümleleri yazan, her bir karakteri farklı bir yazar üslubuyla hiç sırıtmadan okuyucuya sunan ve her cümlesinde ironiyi ve müziği sarmalamayı başaran bu adam in midir cin midir diye sordurttu Mozart ve Deyyuslar bana.
Dehasıyla, besteci kimliğiyle, yazarlığıyla ve yazdığı şeyleri kafasında yaşamasıyla Burgess eşşiz bir yazar benim için.
Bu kitabı okumak belki biraz müzik bilgisi gerektirebilir ama Burgess o kadar güçlü bir kaleme sahip ki bilmediklerim yüzünden anlayamadığım hiçbir bölüm olmadı kitapta. Gayet keyifli ve akıcı bir şekilde ilerleyen bir eser ve çoğu kesiti insanın yüzünde ister istemez bir gülümseme oluşturuyor.
Teşekkürler Burgess, dengesiz cümlelerin ve bize sunduğun tüm hisler için.

(Not: https://open.spotify.com/...OCERrkSfm1YKwf7_TEzQ )
176 syf.
·1 günde·7/10 puan
Anthony Burgess deyince akan sular duracağına göre, kesinlikle okumalıyım dedim. Ama kitabı okurken anlamak için bir miktar bilgi birikimine ihtiyaç olduğunu anladım. Yani biraz müzik, batı müziği ve sanatçılarını ve aralarındaki ilişkiyi bilmek gerek. Mozart, Beethoven vs. Maalesef bu sebepten ötürü iyi anlayamadım, özümseyemedim ve sıkıldım. Bitirmek çok zor oldu. Ama eğer bu konulurda az çok bilgisi olan ve ilgi duyan varsa zevkle okuyacağını düşünüyorum. İyi okumalar!
176 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Otomatik portakalı okuyanlar Antony Burgess’e aşinadır biraz. Onun ne kadar farklı, dengesiz, sıradışı olduğunu bilirler. Onu okumakta aynı şekilde sıradışı bir deneyim sunar size. Mesela sayfalarca okursunuz ne anlatıyor bu adam dersiniz, hadi ne anlattığını geçtim nasıl anlatıyor? Nedir bu? Cevapsız kalan soruların arttığı bir sayaç gibidir ilerleyen her sayfa Burgess’te. Biraz okudukça dersiniz aslında güzel şeyler anlatmaya çalışıyor ama daha güzel mi anlatmaya çalışmalıydı diye. Aslında en güzeli odur. Sıradışı olan güzel değildir zaten herkes için. Bu kadar konuşunca Burgess reklamı yapıyor gibi hissettim kendimi, ama öyle bir durum yok, sadece farklı bir inceleme yapmak istedim. Bu incelemede kitaptan bahsetmeyeceğim. Okuyanlar olmuşsa Kant’ın “Öteki Dünyaya Yolculuğumun Sahici Hikayesi”nde yazdıklarına bayağı benziyor. Onun Mozart güzelleşmesine döndürülmüş hali gibi düşünün. Belki de ordan etkilenmiştir, bilemiyorum. Güzel, kötü, iyi, çirkin, sıkıcı, akıcı bunları dışarda tutup farklı bir şeyler okumak isterseniz tavsiye ederim.

Ek bir öneri olarak da kitabı okuyanlar “Amadeus” adlı filmi sevebilirler, aklınızda bulunsun.

Hadi iyi okumalar.
176 syf.
·3 günde·5/10 puan
Besteci yönüyle de tanınan yazarımız Burgess (biz onu Otomatik Portakal ile tanımıştık) bu kitabında bize Mozart’ı ironik ve sıradışı bir şekilde anlatırken üstün müzik bilgisini de resmen zihnimize kazıyor.
Kitap Mozart'ın 200. Yılına ithafen yazılmış. 200. Yılı olunca da diğer tarafta tanrı tarafından çok sevilen ve özel tutulan Mozart için bir kutlama yapılması istenir. Bu kutlamanın hazırlıkları sürerken büyük besteciler aralarında konuşmaya başlarlar.
Kitapta çok fazla besteci ismi, klasik eser ve müzik terimi var. Ciddi anlamda klasik müzik bilginiz yoksa kitabı anlamanız çok güçleşir. Özellikle bestecilerin hangi dönemlerde yaşadığını iyi bilmeniz gerekiyor. 
Kitap 176 sayfalık çoğu sayfasında diyalog içeren bir çırpıda bitmeyen bazen de sıkıcı olan kitap,klasik müzik bilgisi olmayanların zorlanacağı hatta keyif alamayacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
176 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Wolfgang Amadeus Mozart’ın iki yüzüncü ölüm yıldönümü olan 1991 yılında yayımlanan Mozart ve Deyyuslar, ünlü bestecinin kişiliğini ve eserlerini anlamak için yazılmış belki de en eğlenceli kitap; felsefi, teolojik, ironik göndermelerle dolu bir roman.
Karmaşık bir insan organizmasını sadece cinsel uyarım unsurlarının sahibi olarak görmekte bir alçaltma vardır. Değerli bireysellik kaybolmuştur.
Bizim elimizde kapağını açmayı reddettiğimiz bir şişe su varken yanımızda susuzluktan ölen birine ağlamak kötülüklerin en büyüğüdür.
İnsan varlığını sadece dışkılayan bir makineye ya da ihtiras uyandıran bir nesneye ya da tüketim mallarına karşı bedensiz bir iştaha dönüştürmek - bayağılık budur.
SALIERI: Edep meselesi önemli kuşkusuz. Karının davranışlarıyla ilgili dedikoduları duymuşsundur herhalde?
MOZART: Ben bezdirici kompozisyon yazma işleriyle meşgulken tek başına dışarı çıkmasını mı kastediyorsun? Bu O'nun hakkı. Avusturya, Türk sömürgesi değildir!
“İçlerinden melodiye en yatkın olanı Schubert, onları adeta havadan kapar ya da şair dediğimiz rafine lisandan bulurdu. Mozart melodileri meyve gibi toplardı.”
Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen bir duvar kâğıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler?
Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kağıdından daha fazla birşey olduğu hiç aklınıza geldi mi?
Anthony Burgess
Sayfa 144 - Türkiye İş Bankası 9. basım modern klasikler dizisi-24

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mozart ve Deyyuslar
Sayfa sayısı:
176
Format:
Ciltli
ISBN:
9789754584882
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mozart & The Wolf Gang
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mozart ve Deyyuslar
Mozart ve Deyyuslar
Mozart ve Deyyuslar
Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kağıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler? İlahınıza ulaşmak için dua etmek, tespih çekmek yetmez. Bu ancak müzikle olur - duanın dilinden daha yükseğe erişen o dil, insan ruhunu ilahi varlığa bağlayan o narin zincir. Sizin için bir kulak şekerlemesi, yutup unuttuğunuz bir sufle, ardından geğirdiğiniz bir kadeh şarap. Ama müzik, Tanrı'nın daha fazla yüceltilmesi için dinibütünlerin elleriyle yapılmış bir katedraldir. Bunu inkar ettiğiniz için zındıksınız. Zındık olduğunuz için lanetlenmişsiniz. Lanetlenenler nereye gider bilirsiniz. Bu gecek parodi karşısında müzik melekleri utançla yüzlerini gizlediler. Aman uşak efendiler, beni dışarı atmak için beyaz eldivenlerinizi kirletmeyin. Zaten gidiyorum.

Kitabı okuyanlar 383 okur

  • Gizem
  • Canan Güden
  • Tülay Şahin
  • Trante
  • zehra
  • Uğur
  • arden
  • Mustafa Sağlam

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.6 (1)