Mûsiki Bu

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Mûsiki Bu
Baskı tarihi:
16 Haziran 2009
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759097257
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Geyikligece
Dört kişiydiler "hayatın anlamına nasıl ulaşılır?" sorusuna günlerce cevap aradılar, sonunda içlerinden biri ömrünü felsefeye adamış bir bilge kişiye ulaşıp sordu: "hayatı anlamak istiyoruz bilge kişi, ne önerirsiniz bize?" bilge kişi günlerdir inzivaya çekilip tefekkür ettiği mağaranın tozunu soruyu soranın gözüne üfledi, "hayatı anlamak istiyorsanız batak oynamalısınız, hiçbir çıkar gözetmeden, kazanıp kaybetmeyi önemsemeden, içinizde keşfedilmeyi bekleyen huzuru gözeterek batak oynamalısınız!"
Cevabı fikrine sığdıran genç adam hızla bilgenin yanından uzaklaşıp ankara'ya geldi, heyecan içinde hayatın anlamını araştıran arkadaşlarına koştu, "artık biliyorum hayatın anlamı batak oynayarak kavranabilir!" hemen oyun kağıdı alındı, hızla eve gidildi, üzerlerini hayatın anlamını kavramak üzere batak oynamak için değiştirdi dört arkadaş, dolaplarından çıkardıkları turuncu takım elbiselerini giydiler, elbette hayatın anlamını kavramak için beyaz ayakkabılar gerekliydi onlara, şükürler olsun kumbaraları vardı, kumbaralarını kırıp tüm parayla en şekilli beyaz ayakkabıdan dört çift aldılar, her şey tamamdı şimdi, masanın etrafına oturdular, masanın üzerindeki oyun kağıtlarına bakıyordu her teki, tutkuyla, içlerinden teki dayanamayıp sordu: "abi başlayalım mı?", bu satırların yazarı o an bu satırların yazarı olduğunu anımsadı, "olmaz canım, burada batak oynatmam size! gidin hadi kendi yaşamınızda batak oynayın!" hepsi isyan etti: "allan kahretsin, tuzağa düştük düpedüz mûsiki bu!"
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mûsiki Bu
Baskı tarihi:
16 Haziran 2009
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759097257
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Geyikligece
Dört kişiydiler "hayatın anlamına nasıl ulaşılır?" sorusuna günlerce cevap aradılar, sonunda içlerinden biri ömrünü felsefeye adamış bir bilge kişiye ulaşıp sordu: "hayatı anlamak istiyoruz bilge kişi, ne önerirsiniz bize?" bilge kişi günlerdir inzivaya çekilip tefekkür ettiği mağaranın tozunu soruyu soranın gözüne üfledi, "hayatı anlamak istiyorsanız batak oynamalısınız, hiçbir çıkar gözetmeden, kazanıp kaybetmeyi önemsemeden, içinizde keşfedilmeyi bekleyen huzuru gözeterek batak oynamalısınız!"
Cevabı fikrine sığdıran genç adam hızla bilgenin yanından uzaklaşıp ankara'ya geldi, heyecan içinde hayatın anlamını araştıran arkadaşlarına koştu, "artık biliyorum hayatın anlamı batak oynayarak kavranabilir!" hemen oyun kağıdı alındı, hızla eve gidildi, üzerlerini hayatın anlamını kavramak üzere batak oynamak için değiştirdi dört arkadaş, dolaplarından çıkardıkları turuncu takım elbiselerini giydiler, elbette hayatın anlamını kavramak için beyaz ayakkabılar gerekliydi onlara, şükürler olsun kumbaraları vardı, kumbaralarını kırıp tüm parayla en şekilli beyaz ayakkabıdan dört çift aldılar, her şey tamamdı şimdi, masanın etrafına oturdular, masanın üzerindeki oyun kağıtlarına bakıyordu her teki, tutkuyla, içlerinden teki dayanamayıp sordu: "abi başlayalım mı?", bu satırların yazarı o an bu satırların yazarı olduğunu anımsadı, "olmaz canım, burada batak oynatmam size! gidin hadi kendi yaşamınızda batak oynayın!" hepsi isyan etti: "allan kahretsin, tuzağa düştük düpedüz mûsiki bu!"

Kitap istatistikleri

  • 6 defa gösterildi.