Muhafazakarlığın İki Yüzü

·
Okunma
·
Beğeni
·
143
Gösterim
Adı:
Muhafazakarlığın İki Yüzü
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759955465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Muhafazakârlar, kendilerini daha çok kültürel-etik bir alanda tanımlasalar bile, muhafazakâr-lık iki yüze sahip bir ideoloji olarak tarihselleşmiştir. Tarihsel koşullara göre gizlice geçiştiri-len ya da kimi zaman cüretkâr bir biçimde açığa vurulan sosyo-ekonomik bir yüzü daima varolmuştur. Bu yönüyle modern kapitalist uygarlıkla kategorik açıdan çelişkili olmak bir yana dursun, kapitalist dünya sisteminin bir destekçisi olagelmiştir. Bu refakat işlevi, muhafa-zakârlığı evrensel-ontolojik bir tutum ya da mizaç olarak tanımlama tercihlerini geçersiz kıla-cak bir tarihselliğe ve ideolojik yapılanmaya ışık tutmaktadır. Dolayısıyla, muhafazakârlığın ideolojik kökenlerini araştırmaya koyulmak, günümüzdeki makro iktidar yapılarının işle-yiş mantığını ve Türkiye’deki nisbeten farklı tezahür biçimlerini de kavramak yönünde atılmış bir adım olacaktır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Muhafazakârlığın insan doğasının kötülüğü, aklın yetersizliği, insan toplumlarının düzenlenemez karmaşıklığı, sosyal hiyerarşilerin gerekliliği, rasyonel planlamanın ve eşitliğin toplumu felakete götüreceği gibi açık ilkeleri vardır. Muhafazakârlık, Fransız Devrimi' ne karşı ortaya çıkışından sonra, rasyonel politik bilgiye karşı kuşkucu, gelenek ile toplumsal hiyerarşi algısını birleştiren, toplumu yeniden kurma ya da düzenleme fikrine karşı tepkici bir ideoloji olmuş ve kapitalizmin dünyasının önemli bir bileşenini teşkil etmiştir. Muhafazakârlık, aslında sosyal değişeme ve kapitalist modernleşmeye değil , devrimlere karşıdır.
Sosyolojik terbiyenin ilk şartı, kelimeler cangılında soğukkanlı ve aydınlık olmaktır... Çehresini görmediğimiz firavunlara taş atmaktan, ancak kelimesinin büyüsünü çözdüğümüz zaman kurtulabiliriz

Cemil Meriç
Şarkiyatçılık, zararsız bir düşünce üslûbu veya " muhayyilenin basit bir ürünü" sayılabilecek "Doğu üstüne bir söylem" değil, Batı'nın bir uygarlık biçimi olarak a priori üstünlüğüne dayanan, merkezi ilkesi - tarih dışı bir özcülükle kayıtlı- "Doğu ve Batı arasında yapılan ontolojik ve epistemolojik bir ayrım" olan, farklı toplumları "Doğu" göstergesi altında indirgeyerek bütünleştiren, kolonyalizm pratiğinden ayrı düşünülemeyecek, egemen bir söylem düzenidir.

Edward Said
Derrida ' nın güçler arasında hiyerarşik bir ayrıma dayanan güç ilişkisi, Doğu ve Batı arasındaki karşıtlık aracılığıyla vücut bulmaktadır. Lacan ' ın , türdeşlik, bütünlük ve merkezilik iddasına karşın , aslında sürekli bir eksiklikle kayıtlı olarak, melez ve bütünlüksüz kalmakta olan ve kendiliğinin bilincine ancak kurucu dışarısı görevini gizlice üstlenen bir " Öteki" ile varan modern öznesi; belli bir açıdan şarkiyatçı bir öznedir.
Edward Said e göre oryantalizm, Batı - dışı kültürler olarak kodlanan ilişkilerin ""geleneksel toplum" kategorisi içinde hapsedilmesini, Öteki olanın denetlenmesi ve modern olana dönüştürülmesi gereken bir "kültürel nesne" olarak kullanılmasını temsil eden, bu nedenle radikal modernleşmenin dünya üzerindeki egemenliğini meşrulaştırmayı amaçlayan bir tarih okuma anlayışıdır.
Türkiye'nin modernleşme tarihi, global hegemonyayı çözümlemek için bir örnek oluşturmaktadır. Bu tarih, yasal bir sömürgeleşme süreci yaşamamasına rağmen Batı'nın bilişsel hegemonyasını kabul etmiştir. Oryantalizm, Derrida'nın deyimiyle, "kurucu dışarısı" işlevini görmüş ve toplumsal yaşamın üretim ve yeniden üretimin "içsel" bir öğesi rolünü oynamıştır.
Gramsci' nin kapitalizmdeki egemen sınıf denetimini açıklamak için kullandığı "hegemonya" terimi, denetimin, kaba şiddet ve güç kullanımı ile sürdürülemeyeceğini, egemen sınıfın hem rızaya hem de baskıya dayanması gerektiğini , yani , rıza ve baskının karmaşık bir biçimde iç içe girdiğini varsaydığı için oryantalizmi kavramak açısından kullanışlı görülmüş ve Said'in eleştirel projesinde kolonyal denetimin bir güç ilişkisine dayanan kültürel bir temsil sistemine dayandığı fikrinin temellerinden birini teşkil etmiştir.
Oryantalizmin "hegemonik bir söylem" olmasının bir diğer anlamı ise, "Batı'ya rağmen Batılılaşma" parolasıyla harekete geçen ulusal kalkınmacı ideolojilerin oryantalist rıza imalarmtının bir parçası oldukları ve modernleşmenin global hegemonyasının kurulmasında stratejik bir evreyi teşkil ettikleridir.
Muhafazakarlığın tarihindeki en önemli kırılma, " muhafazakar akımların temel önceliklerinin değiştiği" ikinci Dünya Savaşı sonrasıda yaşanmış ve önceden şiddetli kapitalizm eleştirileriyle gündeme gelen muhafazakar düşünceler, sadece teknolojiyle ve teknik akılla barışmakla kalmamış, aynı zamanda hayli konformist bir sürece girmiştir. Böylece "tepkisini siyasal alandan kültürel sahaya taşıyan muhafazakarlık" kapitalizmle uzlaşmaya girmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muhafazakarlığın İki Yüzü
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759955465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Muhafazakârlar, kendilerini daha çok kültürel-etik bir alanda tanımlasalar bile, muhafazakâr-lık iki yüze sahip bir ideoloji olarak tarihselleşmiştir. Tarihsel koşullara göre gizlice geçiştiri-len ya da kimi zaman cüretkâr bir biçimde açığa vurulan sosyo-ekonomik bir yüzü daima varolmuştur. Bu yönüyle modern kapitalist uygarlıkla kategorik açıdan çelişkili olmak bir yana dursun, kapitalist dünya sisteminin bir destekçisi olagelmiştir. Bu refakat işlevi, muhafa-zakârlığı evrensel-ontolojik bir tutum ya da mizaç olarak tanımlama tercihlerini geçersiz kıla-cak bir tarihselliğe ve ideolojik yapılanmaya ışık tutmaktadır. Dolayısıyla, muhafazakârlığın ideolojik kökenlerini araştırmaya koyulmak, günümüzdeki makro iktidar yapılarının işle-yiş mantığını ve Türkiye’deki nisbeten farklı tezahür biçimlerini de kavramak yönünde atılmış bir adım olacaktır.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Mantispunch
  • Mâverâî
  • Serhat dal
  • Amar Ademi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0