Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan

·
Okunma
·
Beğeni
·
3315
Gösterim
Adı:
Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055143886
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Muhteşem Süleyman
Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan
Neden "Kanuni" ya da "Muhteşem" denildi?

Kanuni, Hürrem Sultan'a gerçekten âşık mıydı?

Osmanlı'nın devlet yapısı eğlenceye mi, hizmete mi dönüktü?

Harem hayatı nasıldı?

Harem nasıl bir kurumdu, işlevi padişahlara kadın bulmak mıydı?

Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ı ne kadar etkilemişti?

Şehzadelerin katledilmesinde Hürrem Sultan'ın rolü olmuş muydu?

Sünnet Medeniyeti ne demekti, Osmanlı bunun neresindeydi?

Osmanlı'nın devlet olma amacı ne idi?

Kanuni'nin kimliği ve kişiliği nasıldı?

Kanuni'nin savaşları, vatana katkıları neler olmuştu?

Kanuni'nin ebedi eserleri nelerdi?

Oğullarını neden öldürttü?

İstediği zaman padişah hareme girebilir miydi?

Ak ve Kara Ağalar'ın istediklerinde hareme girmeleri mümkün müydü?

Hürrem Sultan, genelde tarihçilerimizin gösterdiği gibi "canavar ruhlu bir kadın" mıydı yoksa bir hayırsever miydi?

(Tanıtım Bülteninden)
328 syf.
·81 günde·Beğendi·9/10
Bazı yerleri şiir edasıyla bazı yerleri bilgi dolu olan bir kitabımızın daha sonuna geldik.. :) Bu sefer okuma sürem çok uzadı. . Zamanım çok kısıtlı olduğu için benden kaynaklandı. Kitap çok güzel. Yazarımız okuyucuyu sıkmadan okuyucu ile konuşur gibi bilgi dolu bir kitabı bizlere sunmuş. :) Tarih sevenlere tavsiyemdir :)
328 syf.
·7/10
...Kısacası,saltanatın ilk aylarında yapacak öyle çok iş vardı ki,romanlarda okuduğumuz,yahut filmlerde gördüğümüz gibi,haremde gönül eğlendirmesi imkansızdır...
328 syf.
Kitabın sonunda Muhteşem yüzyıl dizisinden nefret ediyosunuz ve okurken keşke o dönemlerde yaşasaydım diyorsunuz. Yinede siz fazla kaptırmayın kendinizi

Keyifli okumalar :)
328 syf.
·Puan vermedi
aydınlatıcı bir kitap hürrem sultanı hırs tutkunu olan birisi olarak bilenlerin mutlak okuması gereken bir kitap o günün şartlarını havasını kitaba çok güzel işlemiş yazar
328 syf.
·Puan vermedi
Kitaba başlarken sadece kanuni döneminden bahsediyordur diye düşünmüştüm fakat kitapta aradığımdan fazlasını buldum ki bu beni ziyadesiyle memnun etti. Bir kez daha ecdadımıza hayran olmakla beraber akıcı uslubundan ötürü kısa bir sürede tamamladım. "Bana çok şey kattı" diyebileceğim, tavsiye edebileceğim bir eser. Tarih sevenlere ve tarih meraklılarına hitap ediyor..
Yazarımızın kalemine sağlık..
328 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10
Daha öncede okumustum. Güzel bir anlatıma sahip. Şimdi tekrar okuma istediği duyuyorum. Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman kendi si de muhteşem ordusu da muhteşem
328 syf.
·4 günde·7/10
İncelemeye başlamadan önce milliyetçi ve tarihiyle gurur duyan bir insan olduğumu söylemek istiyorum. Zira yapacağım eleştiriler tarihe çamur atma içgüdüsü ile değil sadece okuduğum kitaba duyduğum hayal kırıklığından ileri geliyor.

'Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan' Yavuz Bahadıroğlu'nun okuduğum dördüncü kitabı. İlk kitabı edindiğimde lise birinci sınıftaydım ve görüşlerine güvendiğim tarih öğretmenime yazarı sorduğumda ''Doğru bir yazar ama senin seviyenin altında. Daha bilimsel şeyler oku.'' demişti. Yine de benim bulduğum ilk kitap olan 'Kayıt Dışı Tarihimiz'i okumuş ve beğenmiştim. Öğretmenimin neden öyle söylediğini beş sene sonra, bu gece, dördüncü kitabı bitirdiğimde anlıyorum.

Yazarın objektif olmadığı zaten herkesin kabul ettiği bir şey. Kitaplarını hikayeci, hatta savunmacı bir dille anlatıyor. Sanırsınız yüz küsur kitabını yalnızca yüzlerce yıl önce yaşamış insanları savunmak için yazmış. Cumhuriyet öncesi tarihimizi görmezden gelmek veya lekelemeye çalışmak beni de çok öfkelendirse bile tarihte olan yanlışları tamamen görmezden gelmenin de eşit derecede hatalı olduğunu düşünüyorum.

Sonuçta tarihimizdeki hem doğrulardan hem yanlışlardan ders çıkarmamız gerekiyor. Ben öyle düşünüyorum.

Örnek vermem gerekirse Pargalı İbrahim Paşa'nın hataları olduğunu, bu yüzden başını kaybettiğini kabul ediyor (bu kabullenişi yalnızca bir cümlede gördüm); ancak yanlışının neler olduğunu açıklamak yerine Paşa'nın daha önce yaptığı hayırlarla ve devlet adına aldığı doğru kararlarla savunmasına devam ediyor.

Dediğim gibi yaklaşık bir hafta önce yazarın Yavuz Sultan Selim'i anlatan eserini okuduğum için bu kitaba da objektif bir tarih okuyacağım beklentisiyle başlamadım. Beni asıl hayal kırıklığına uğratan şey tekrara düşülmesiydi. Bunun, ilk başta, art arda gelen iki padişahın hayatlarını okuduğum için kaçınılmaz olduğunu düşündüm. Ne kadar rahatsız edici olsa da sonuçta bu padişahların kişiliklerinden bahsederken aldıkları eğitimin önemine de değinmeliydi ve bu yüzden her iki kitapta da Enderun Mektebini anlatması kaçınılmazdı. Birebir aynı cümleleri ikinci kez okumaktan biraz sıkılsam da içimde yazarı haklı çıkardığım için kitaba devam etmiştim. Ancak bir süre sonra kitap kendi içinde de tekrara düşmeye başladı. Kitabın başında söylediği bir özellikten kitabın ortasında veya sonunda tekrar söz açmıştı. Özellikle kardeş katli mevzusunda birkaç sayfada bir aynı cümleler karşıma çıkıyordu.

Kardeş katli demişken... Birkaç sene öncesine kadar kardeş katline (ablalık içgüdülerimden midir nedir) hiçbir şekilde sıcak bakamıyor, kardeş katlini yasal gören kanunnameyi Fatih'in en büyük hatası görüyordum. Ne de olsa Fatih Sultan Mehmet dedem ben küçükken gemileri karadan nasıl yürüttüğünü anlattığından beri benim kahramanımdı. Ancak zaman geçtikçe ve dönemin şartlarını kavrayacak yaşa geldikçe durumun zaruretini kavramaya başladım. Fatih'in bu kanunnameyi dönemin hukukçularından (yani şeyhülislamdan) fetva alarak hazırlatmış olması yani İslam hukukuna uyuyor olması bir yana; dış güçlerin yaşayan şehzadeye mesela Cem Sultan'a neler yaptığını ya da yeniçerilerin işlerine gelmeyen durumlarda padişahı ''Kardeşin eksik olmasın'' diye alenen tehdit ettiğini öğrenince görüşlerimde ciddi değişmeler olduğunu kabul etmeliyim.

Yavuz Bahadıroğlu da bu meseleyi bu şekilde görüyor; başa geçen padişahın kardeşlerini öldürmesini devlet için feda olarak daha da kutsallaştırıyordu. Gel gelelim aynı yazar Hürrem Sultan'ın Şehzade Mustafa'nın öldürülmesinde payının olmasını 'ana yüreği' diyerek masumlaştırma çabası bana samimi gelmedi. Evet, Şehzade Mustafa'nın dedesi Yavuz gibi babası henüz hayattayken padişahlık hazırlığına giriştiğini, bu yüzden kendi sonunu hazırladığını biliyorum. Yine de Hürrem Sultan'ı melekleştirmeye çalışması gözüme battı.

Karakterleri ve olayları daha objektif bir şekilde iyisiyle kötüsüyle yazsa yazarın daha çok inandırıcı ve daha faydalı olacağı görüşündeyim. Zaten savunma politikasına girilmesine, masumlaştırılmasına ihtiyaç duyulmayan; dehalarla dolu, olabildiğince temiz bir tarihe sahibiz.

Hazır Hürrem Sultan demişken, padişahın büyük aşkı kitabın adına da yazılmış. Ancak oldukça yüzeysel işlenmiş. Hürrem Sultan'ı karakteriyle, yaptığı hayırlarla ya da padişaha duyduğu aşkıyla biraz daha okumak isterdim. Yazarın Hürrem Sultan'ı ayrıca anlattığı bir kitabı var mı diye özellikle baktım ancak göremedim. Bir miktar hevesim kursağımda kaldı yani.

Uzuuun uzun eleştirdikten sonra objektif olmadığını ve tekrara düştüğünü, düşeceğini bildiğim yazarın diğer kitabını neden okuduğuma gelirsek... Malum aydın gözükme çabasındaki pek çok yazarımız Osmanlı'ya bir türlü rahat vermiyorlar. İnsan aynı anda hem Atatürk'ü hem Osmanlı'yı sevemez gibi hareket ediyor ve ne kadar Atatürkçü olduklarını göstermek için çareyi Osmanlı'yı kötülemekte buluyorlar. Bundan kendi adıma oldukça rahatsızım. Ve hazır 'harem içindeki entrikalar' veya 'Osmanlı padişahlarının zevklerine düşkünlükleri yüzünden milletin ne kadar geri kaldığını' yazmayan bir yazar bulmuşken birkaç kitabını okumak istemiştim. Kitabın kesinlikle okunmayacak türde olduğunu söylemiyorum. Bence bütün o tarih düşmanları yazarların arasında bir soluk almak için, biraz da pozitif bir pencereden bakabilmek için okunmalı. Ama art arda birkaç kitabını değil.

Muhtemelen kitapların içeriğini biraz unuttuğum zaman karşıma başka bir kitabı çıkarsa okurum. O zamana dek Yavuz Bahadıroğlu'nun okuduğum son kitabı.

Herkese iyi okumalar.
328 syf.
·Puan vermedi
Kitap epik bir dille Osmanlı ve bahsi geçen sultanı anlatırken açıkcası Yavuz hocamın cokta objektif olmadığı kanaatindeyim. Kendisi bu tarz konularda bir hayli çoşkulu anlatıma sahip. Alıp bazı şeyleri kahramansı olarak okumak isterseniz temin edebileceğiniz bir kaynak. Belge gösterme ve daha resmi dilden uzak bir tarihi eser. Ben tarafsız bir eser okumak isterim derseniz beklentinizi karşılamayacaktır. Güzel anlatım ve bilgi zenginliği için teşekkürler.
328 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kitap yalın dille yazılmış olmasına rağmen konudan konuya geçim yapılmış sürekli. Tarih üzerine okumuş olduğum diğer yazarlar daha çok hoşuma gitmişti aslında.
328 syf.
·5/10
Kanuni Sultan Süleyman dönemine meraklı olduğum için büyük bir heyecanla almıştım. Ancak hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Öncelikle kitap isminin hakkını vermiyor. Kanuni ve Hürrem Sultan'dan oldukça yüzeysel bir şekilde bahsedilmiş.Yazar her kitabında tekrarladığı Osmanlı ile ilgili düşüncelerini bu kitapta da neredeyse aynı cümlelerle tekrarlamış.Başka kitaplardaki bilgileri tekrarladığı gibi kitap kendi içinde de tekrara düşmüş. Başta anlattığı bir olayı ortada yine anlatmış.
İkinci olarak kitap objektiflikten uzak. Sonuçta bu bir roman, dizi ya da film değil. Ben tarih kitabı yazıyorum diyorsan objektif olman ve verdiğin bilgileri belgelere dayandırman gerekir. Yazar ise her şeyi kendi perspektifinden anlatmış. Osmanlı ve Kanuni fanatizmi yapacağım derken objektifliğini yitirmiş. Bu yüzden de asıl parmak basması gereken yerlere parmak basmamış.
Bu dönemle ilgili tarihi derinliği olan bir kitap okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye etmem.
328 syf.
·17 günde·10/10
pek tarih kitabı okumam ama bu kitabı merak ediyordum ve gerçekten çok güzeldi. Osmanlının kuruluşundan ve gerçek Süleyman'ı görmemize biraz da olsa ışık saçıyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatı sadece Hürrem Sultan'dan ibaret değil. Ömrünün çoğu kısmında savaş alanlarında geçmiş hayatı büyük Sultan Süleyman'ın....
Birbirleriyle kavga eden siyasetçilerimizi, öğrencileriyle kavga eden üniversitelerimizi, halkla kavga eden medyamızı ve kendi kendisiyle kavga eden hakkımızı "Kavga zamanı değil, el ele verip memleketi kurtarma zamanıdır" diye uyaracak gür bir sese muhtacız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055143886
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Muhteşem Süleyman
Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan
Neden "Kanuni" ya da "Muhteşem" denildi?

Kanuni, Hürrem Sultan'a gerçekten âşık mıydı?

Osmanlı'nın devlet yapısı eğlenceye mi, hizmete mi dönüktü?

Harem hayatı nasıldı?

Harem nasıl bir kurumdu, işlevi padişahlara kadın bulmak mıydı?

Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ı ne kadar etkilemişti?

Şehzadelerin katledilmesinde Hürrem Sultan'ın rolü olmuş muydu?

Sünnet Medeniyeti ne demekti, Osmanlı bunun neresindeydi?

Osmanlı'nın devlet olma amacı ne idi?

Kanuni'nin kimliği ve kişiliği nasıldı?

Kanuni'nin savaşları, vatana katkıları neler olmuştu?

Kanuni'nin ebedi eserleri nelerdi?

Oğullarını neden öldürttü?

İstediği zaman padişah hareme girebilir miydi?

Ak ve Kara Ağalar'ın istediklerinde hareme girmeleri mümkün müydü?

Hürrem Sultan, genelde tarihçilerimizin gösterdiği gibi "canavar ruhlu bir kadın" mıydı yoksa bir hayırsever miydi?

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 479 okur

  • İnanç kasap
  • Elif
  • Sena Balkaner
  • Derinsu
  • Emre⠀ ོ ⠀
  • Selim Çakır
  • Merve Karayiğit
  • F. Uçar
  • melis rüya
  • Murat Çolak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.1 (1)
9
%0
8
%3.2 (3)
7
%4.3 (4)
6
%2.1 (2)
5
%3.2 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0