Muhteşem Valide Kösem Sultan

9,0/10  (4 Oy) · 
3 okunma  · 
4 beğeni  · 
132 gösterim
Osmanlı tarihinin en renkli isimlerinin başında gelen Kösem Sultan önce Birinci Ahmed’in daha sonra da oğulları Dördüncü Murad ve Sultan İbrahim ile torunu Dördüncü Mehmed’in hükümdarlıkları döneminde yaklaşık yarım asır imparatorluğun tarihinde önemli rol oynadı. 17. yüzyılda padişahların çocuk yaşta tahta çıkmaları devlet yönetiminde bir boşluk meydana getirmişti. Bu dönemde devlet idaresinde Harem ve valide sultanlar ön plana çıktılar. Kadınların devlet yönetimini üstlenmesini tuhaf karşılayan tarihçiler de valide sultanların devlet idaresindeki rollerini tenkit ettiler. Ancak hükümdar otoritesinin bulunmadığı bir dönemde Kösem Sultan ve Turhan Sultan’ın hanedanın akıbetini herşeyin üstünde tutması devletin devamını sağladı. Tam da ihtiyaç olduğu bir dönemde sarayda böylesine muktedir kadınların bulunması, Osmanlı Hanedanı ve İmparatorluğu için önemli bir şanstı.

Bu kitapta Kösem Sultan’ın hayatı, eşi ve çocukları ile ilişkileri, bizzat yazdığı emirleri, siyasi faaliyetleri ve onun yaşadığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nda meydana gelen önemli hadiseler ele alınmıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2015
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9786059787239
  • Yayınevi:
    Yeditepe Yayınları
  • Kitabın Türü:
Burak CAN 
21 Tem 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

17.yüzyılın en tartışılan konulardan biri olan kadınlar saltanatının en bilinen ve en güçlü ismi Mahpeyker Kösem Sultan.Gercekten birçok işi direk kendisi yönetmiş veyahut yönlendirmiş ve bir hükümdar edasıyla dışarıdan bakınca olumsuz duran fakat Osmanlı soyunun devamlılığı ve iktidarı için oldukça sağlam adımlar attığına şahit oluyorsunuz.Bunu verdiği yazılı emirlerde ve yazışmalarda görebiliyorsunuz.Fakat ne yazık ki girdiği ikili ilişkilerde -mesela Turhan Sultan ile girdikleri mücadele gibi-birçok devlet adamının kendi yanlarında olması için birçok ihtiraslara ve ayak kaydirmalara sebebiyet verebilmisler.Sırf kendi adamları mevkilere gelsin diye yapılan mücadelelerde devlet kurumları oldukça yıprandığını (yıpratıldığına)şahit oluyoruz.