·
Okunma
·
Beğeni
·
14,6bin
Gösterim
Adı:
Mukaddime
Alt başlık:
1.Cilt
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
516
Format:
Karton kapak
ISBN:
97815191448
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları
Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları, İbn Haldun’un yedi bölümden meydana gelen dünya tarihi niteliğindeki Kitabu’l-İber’e giriş olarak yazdığı Mukaddime isimli eserini iki cilt halinde ve modern bir tasarımla, sadeleştirilmiş çevirisiyle yayınladı. Mukaddime, insanı ve insanın kendi eliyle gerçekleştirdiği her şeyi açıklama amacını taşıyan, İbn Haldun’un “ümran ilmi” adını verdiği karmaşık bir teori, varlıkla irtibatını kopararak açmaza düşmüş olan o dönemdeki İslâm toplumunun bu irtibatı yeniden sağlamasına yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş bir toplum metafiziğidir. Bir İslam ansiklopedisi olarak da görülen bu eser iktisadi, içtimai, beşeri, idari ve tarihi meselelere değiniyor. Mukaddime’nin tercümesini üstlenen Halil Kendir, hem eserin orijinalliğini korumaya, hem de günümüz okuyucusunun zorlanmadan okuyabileceği bir çeviri olmasına özen göstermiş olması eserin değerini daha da arttırmıştır. Kendir eserle ilgili düşüncelerini “İlim dalları, müstakil birer disiplin olarak ortaya çıkmadan önce, konuları farklı ilim dallarının içinde dağınık ve belirsiz olarak bulunur, sonra zamanla bu konular bir araya getirilerek netleşir ve bağımsız birer branş olarak ortaya çıkar. Ancak İbn Haldun, Mukaddime isimli eserinde, bu doğal sürecin dışında sanki vahiy alıyormuşçasına, toplumsal bilimlere ilişkin yepyeni fikirleri dört başı mamur denilecek bir şekilde ortaya koymuştur.” sözleriyle ifade ediyor.
1224 syf.
·153 günde·Beğendi·10/10 puan
1- Ibni Haldun'un yaşadığı dönem 1347-1351 yılları arasında Çin’den başlayan ve Avrupa’ya yayılan büyük bir veba salgınının (kara ölüm) insanları kırdığı günümüz zamanı gibi bir döneme denk gelmiş . 1348 yılında ise Tunus’ta da görülen vebada İbn-i Haldun’un ailesi ve hocaları vefat etmişler.


2- İbn-i Haldun, bu dönemdeki 4 yıllık bir inzivada-karantina yaşantısında “Mukaddime”yi yazmış.

3.Birçok çevirisi olan Mukaddime'yi Süleyman Uludağ cevirisinden okumayı tavsiye ederim. (Turan Dursun çevirisi özellikle okumayın derim)
1254 syf.
Uzun zamandır okumak istediğim ve bugün okuduğuma şükrettiğim,ilmine,düsturuna ve diline hayran olduğum bir kitap.Sebepleri en mucizevi zamanlarda izhar eden Mevlâ'ya teslimiyette ne kadar aciziz.

Siyaset felsefesi pek çoğumuzun ilgi duyduğu edebi mevzularda hep gerilerde kalmışsa da,bu eserde devlet kurma,yönetme,yönetilme,insanın toplumda ki yeri,toplumun insanın dünyasında ki gözden kaçan ehemmiyeti,kişisel ve sosyal iradenin zamanla uzun seferi gibi başlıkları sahih gerçeklerle ve Kuran-ı Kerim'in billur akisleriyle sunuyor bizlere İbn-i Hâldun.

Zor bir eser,zorluğu kapalı anlatımında değil,pek çok araştırmaya ve okumaya kapı açmasında.Belki de birikimi olan insanlar için çok daha okunaklı ve akıcıdır ama benim gibi çok eksiği olan birine pasaj pasaj üzerinde düşünme ve anlama gerekliliği doğurduğu muhakkak...

İbn-i Haldun cümlelerini,bir uzvu gibi emanet kabul edip,bunu her sayfada hissettiriyor.Samimiyeti tevazusunda hissediyor ve bilgisizliğinize rağmen ahkâm kestiğiniz anlardan hicap ediyorsunuz.

Gayb-i bilgi,rüya ve keramet mülahazaları hakkında da sizi tatmin edecek bilgileri bulacağınız "Mukaddime" dönüp dönüp bu konuda ne diyordu denebilecek bir ilmihâl...

Dili ziyadesiyle duru ve sade...

Şimdiden Ömrünüze hayırlar ve feyizler getirmesi temmennisiyle...ve İbn-i Haldun'un nasihati ile...

"Allah'ın ilmi herşeyin üstündedir."
516 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Eğer, tarih, devlet, siyaset, politika üzerine konuşulacaksa Mukaddime okunmadan asla... Çağının çok ilerisinde bir düşünür İbni Haldun. Kendisinden öncekilerin açmazlarını ele alıp, açıklayan, kendisinden sonrakilerin bile ötesine varan açıklamaları, tam isabetle kaydettiği sosyolojik tespitleri, iktisadi ve idari tavsiyeleri ile hem bir siyasetname, hem de felsefi bir şaheser...
1254 syf.
·37 günde·Beğendi·10/10 puan
Mukaddime adlı eser Arap dünyasında etki yaratmasa da Osmanlı Tarihi anlayışını derinden etkiledi. Osmanlı tarihçileri Osmanlı Devleti'nin yükselişi ve çöküşünü İbn-i Haldun'un teorileriyle analiz ettiler 19. yüzyıldan itibaren Avrupalı tarihçiler tarafından keşfedildi ve eserleri büyük ilgi gördü.Toynbee, yıllar sonra İbni Haldun için şöyle dedi:"herhangi bir zamanda, Herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış, en büyük tarih felsefesinin sahibi.".
1662 syf.
"Alemde herşey geriye ve kötüye gitmediği gibi yerinde de durmamaktadır.Fakat bu, ilerlerlemenin her anlamda insana huzur, refah ve saadet getireceği söylenemez. Çünkü ilerleme insan saadetini menfi ve müsbet yönleriyle birlikte etkilemektedir."
Gerçekten de mutluluk ulaşılabilen, elde edilebilen ve satın alınabilen bir şey değildir ve gelecekten asla beklenemez.Hatta yaşanılan anda da belli olmaz.Bu sadece geçmişte yaşadığımız şeylerin bize bıraktıkları sonrasında o anlara dair hissettiklerimizdir.Yani bir şey yaşanır ve bize güzel bir his bıraktıysa mutlu olmuşuz ve geçmiştir olay. Gelecekte şunu alırsam, bu benim olursa , şunu yaparsam veya şu kişiyle olursam düşüncesi mutluluk getirir veya getirmez bunu bilebilme şansımız yoktur.Hayatı yaşar gideriz. İnsan, dünya ve hayat içinde öyle etkisiz ki aslında kendimizce tercihler yapıyoruz , öngörülerimizi kendimizce doğru ve önemli zannediyoruz sonuçta bir şeyler yaşanıyor ve olup bitiyor ve biz bunlara göre tepkiler oluşuruyoruz, yani hep geriden geliyoruz. Hayatta ve bunların sonucunda yaşadıklarımız bize iyi hissettirdiyse mutlu olmuşuz hissettirmediyse mutsuz olmuşuz demektir bu kadar.

İbn-i Haldun çağdaşları tarafından kötücül bulunmuş olsa da aslında teslimiyetçi bir bakışa sahip.Mukaddime'de Beşeri hayatta insan ve topluma etki edebilecek bütün konuları (dini, iktisadi, idari, edebi, felsefi vs...) bu bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmiş. Bazı görüşlerine dirensek de farklı görüşlerin incelenmesi bana her zaman cazip gelmiştir. İyi okumalar dilerim.
1254 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İslam Dünyasında Din ve Toplumun öznesi İbn.Haldun...
İbn.Haldun Tarih,Siyaset,Eğitim,Sosyoloji gibi birçok bilim dalının öncüsü sayılmaktadır.Eserin içeriğine geçmeden önce yazarın yaşadığı dönemle ilgili birkaç şeye değinmek istiyorum.Çok sık değişen yönetimlerin bir donem aşırı yüceltip bir donem de ordan oraya sürgün ettikleri bir İslam bilgini İbn. Haldun.
Yaşadığı dönemde tarih yazıcıları Emir'e yalakalık yaparak gerçek dışı tarih kitapları yazıyor.İbn.Haldun bu yanlışlığı farkediyor ve Kitab-ül İber adında bir eser kaleme alıyor.İlk iki cildine Mukaddime (giriş)deniyor.
İçeriğinden bahsetmem gerekirse genel anlamda tarih döngüseldir der. Yani tarih tekerrürden ibarettir.
Üç kısımdan oluşur.Birincisi; Tarih felsefesi,sosyoloji ve din sosyolojisini ilgilendirir.
İkinci kısım; Arap ,Süryani,Keldari,Kıpti,İran,Yahudi,Yunan,Roma ve Türk tarihlerini inceleme konusu yapmaktadır.
Üçüncü bölümde ise Kuzey Afrika ve Berberilerin toplum yapısını konu almıştır
Kendi dönemindeki yüzeysel ve aktarmalı tarih anlayışına karşı çıkmıştır.Asabiye Teorisinden bahsederken "Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki kavmi içerisinde kendisini koruyacak olan bir kudret veitibara sahip bulunmasın"haddini zikretmektedir.
Denilebilir ki duruma göre neseb ve sebep asabiyetini kasteden ve genellikle asabiyetle grup dayanışmasını ve toplumsal bütünleşme ve bir ideal etrafında çeşitli faktörlerin etkisiyle kenetlenmeyi anlayan İbn Haldun'un sosyolojisi bu bakış acısı üzerine temellendirilmiş.
Biliyorum biraz sıkıcı bir inceleme yapmış olabilirim. Eser asla sıkıcı değil okumanızı tavsiye ederim...Keyifli okumalar
1358 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10 puan
Mukaddime'yi okumadan önce merak içindeydim. Okumaya başlayınca merakımı korumakla birlikte anlatıldığı gibi bir eser olmadığını gördüm. Belki de eser hakkında fazla abartı var. Ben de abartılara kapıldım. Anlaşılan. Yine de okunması gereken bir eser.

Her şeye rağmen eserde dikkatimi çeken üç nokta oldu. Birincisi coğrafyanın insan üzerindeki etkisi. Önemli bir nokta tarih boyunca da yaşanılan coğrafya insan yaşamı üzerinde etkili olmuştur. Türklerin savaşcılığı Arapların vahşiliği bu nedenle olmuştur.

Dikkatimi çeken ikinci nokta şeref sahibi kişiyi tanımlarken bir makama gelmiş kişiyi şeref sahibi oldu şeklinde tanımlamış. Bu doğru bir tanımlama değil. Şeref makamla mevki ile sahip olunacak bir şey değil. Şerefli insan geldiği makama şeref katar. Ancak şeref yoksunu kişilere makamların kattığı bir şey yoktur.

Üçüncü nokta ise eser Araplık duyguları ağır basılarak yazılmış onda yapacak bir şey yok. İbni Haldun Arap.
1254 syf.
·131 günde·Puan vermedi
Bir kitap için bu kadar uzun surede bitireceğim aklıma gelmemişti. Kitap tarih, siyaset, sosyoloji gibi bir çok alan ihtiva ediyor. Gezdiği topraklarla ilgili o devrin şartlarına göre müthiş bilgiler ihtiva ediyor. Tarih olarak yazılsa da ilk sosyolojik eser olma özelliğine sahiptir ve ibni Haldun iyi bir gozlemci olduğu için gittiği toplumları etkilemek o toplumun ozelliklerini iyi kullanmıştır. Bunu yaparken muhtesem bir siyasetçi oldugunuda görüyoruz. Ilimlere ilgisinin yanı sıra Hz. Ali Muaviye savaşında murcie davranmış mehsubu ve objectif yaklaşmamıştır. Sonra sii ehl-i sünnet olaylarinda ise orda tarihçi olarak tarafsız degildir. Ibni Hisam 2. Y.y yakaladığı objektifliği yakalayamamış. Bunları olumsuz saymakla birlikte derin siyaset iktisat ve sosyoloji bilgisi sayesinde devletlerin vazgeçilmez bir vezir olmustur. Defalarca azledilmesine ragmen yeri doldurulmamış onu tekrar atamak zorunda kalınmış.
1662 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Büyük bir sosyolog, siyasetçi, tarihçi, hukukçu olan İbn Haldun un Mukaddime eseri tarih kitabi olan El İber eserinin giriş kısmını oluşturmaktadır.Çok geniş kapsamlı bir kitap.Kitapta Evrim Teorisi ile alakalı bir dipnot geçmektedir.Buradaki evrimi su şekilde değerlendirebiliriz diye düşünüyorum : Hayvana, melege özgü nitelikler ,istidatlarin insana geçmesi şeklinde.Yani İbn Haldundaki bu dönüşüm, varlıklar alemindeki bir türün başka bir türün özelliklerini taşıma yeteneğne sahip olmasıdır...Bu kitap ile ilgili yazılacak çok şeyler var.Her sayfasından pay çıkartabilecegimiz yerler bulunmakta.Bir kere okuma ile yetinilmemeli güzel bur okuma ile okunmalı diye düşünüyorum.
İlk incelememi editör ve yayinevi üzerine yapacağım. Berbat bir editöryal dokunuşu. Okumayı zorlaştırmış. Kelime hataları, hızlı yazayım derken fazladan ve alakasız harf eklentileri, imla hataları, anlatım bozuklukları vs. göze çarpan sinir bozucu hatalar. Bu kadar değerli faydalı bir eseri herkes hazırlamamalı diye düşünüyorum.

Hayrettin Karaman'dan bir alıntı eklenmiş esere ki insan ister istemez ne gerek var buna şimdi diye sorası geliyor. Hayrettin Karaman sanırım yayinevi fikir babası. Allah'ım Türkiye de yayıncılık ne halde böyle.

Her şeye rağmen okumaya devam ediyoruz.
“Kimsenin iç alemine karışma,
kimseyi iç alemine karıştırma.
Kimseye iç alemini açma.
Gizli tut. Yan ama tütme.”
"Coğrafya kaderdir." der Ibni Haldun 1389 senesinde. Arz-ı kürenin en ihtişamlı, en gerçek lafıdır. Mukaddime'de geçer. Yani der ki, ırk diye, milliyet diye birşey yoktur. Coğrafya vardır. Yani der ki, güneş kime daha çok vurursa o kavruk olur, güneşi az gören beyaz kalır. Yani der ki, başka diyardan birini yargılamadan, onun coğrafyasında kendiniz doğmuş gibi düşünün. İbni Haldun bunu beyan ettikten yaklaşık 400 yıl sonra ademoğlu farklı diyarlarda doğduğu için birbirini katletmeye başladı. Farklı diyarlarda doğduğu için diğerlerini hor görmeye, kendini üstün tutmaya başladı. "Nerelisin?" sorusu literatüre girmiş en ayrılıkçı, en bedbaht sorudur. Ha soran olursa, ben dünyalıyım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mukaddime
Alt başlık:
1.Cilt
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
516
Format:
Karton kapak
ISBN:
97815191448
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları
Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları, İbn Haldun’un yedi bölümden meydana gelen dünya tarihi niteliğindeki Kitabu’l-İber’e giriş olarak yazdığı Mukaddime isimli eserini iki cilt halinde ve modern bir tasarımla, sadeleştirilmiş çevirisiyle yayınladı. Mukaddime, insanı ve insanın kendi eliyle gerçekleştirdiği her şeyi açıklama amacını taşıyan, İbn Haldun’un “ümran ilmi” adını verdiği karmaşık bir teori, varlıkla irtibatını kopararak açmaza düşmüş olan o dönemdeki İslâm toplumunun bu irtibatı yeniden sağlamasına yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş bir toplum metafiziğidir. Bir İslam ansiklopedisi olarak da görülen bu eser iktisadi, içtimai, beşeri, idari ve tarihi meselelere değiniyor. Mukaddime’nin tercümesini üstlenen Halil Kendir, hem eserin orijinalliğini korumaya, hem de günümüz okuyucusunun zorlanmadan okuyabileceği bir çeviri olmasına özen göstermiş olması eserin değerini daha da arttırmıştır. Kendir eserle ilgili düşüncelerini “İlim dalları, müstakil birer disiplin olarak ortaya çıkmadan önce, konuları farklı ilim dallarının içinde dağınık ve belirsiz olarak bulunur, sonra zamanla bu konular bir araya getirilerek netleşir ve bağımsız birer branş olarak ortaya çıkar. Ancak İbn Haldun, Mukaddime isimli eserinde, bu doğal sürecin dışında sanki vahiy alıyormuşçasına, toplumsal bilimlere ilişkin yepyeni fikirleri dört başı mamur denilecek bir şekilde ortaya koymuştur.” sözleriyle ifade ediyor.

Kitabı okuyanlar 405 okur

  • Aser aran
  • Adnan çakıroğlu
  • Emirhan Altun
  • Mikail Eroğlu
  • Habip Eroğlu
  • zuhal pamukcu
  • Kayhan YILDIZ
  • Beyzanur
  • Sedat Bayrak
  • •A ل İ.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.8 (4)
9
%2.1 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları