Mülkiyet Nedir?

9,1/10  (7 Oy) · 
14 okunma  · 
9 beğeni  · 
632 gösterim
Pierre-Joseph Proudhon (1809-1865): Anarşist tezleri ile tanınan ünlü Fransız düşünürü. 1840'da yayımlanan Mülkiyet Nedir? adlı ilk eserinde mülkiyeti hırsızlık olarak tanımlamasıyla ün kazandı. Bugünün toplumlarının da, hiyerarşik ilkel toplumların da varoluş koşulunun anarşi olduğunu öne süren Proudhon, 1848'de
Kurucu Meclis'e seçildi. 1849'da karşılıksız kredinin mümkün olacağını göstermek üzere halk bankasını kurdu. Ne var ki bu kurum çalışamadı. Daha sonra iktisadi konular yerine sosyal ve siyasi konularda çalışmaya yöneldi. Federasyon İlkesi Üzerine adlı eserini yayımladıktan bir süre sonra öldü.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2010
  • Sayfa Sayısı:
    282
  • ISBN:
    9789944888554
  • Çeviri:
    Devrim Çetinkasap
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
failimuhtar 
 12 Ara 2016 · Beğendi · 9/10 puan

Proudhon, otuz bir yaşındayken yüzlerce okuma, çeşitli gözlemler ve dikkatli incelemeler sonunda Besançon Akademisi’ne bir inceleme olarak yolluyor “Mülkiyet Nedir?”i ama tam bir çözüm olmaksızın toplum karşıtı doktrinler içermesi sebebiyle kabul edilmiyor akademi tarafından. Bu noktada gelişen birtakım süreçler var esasında, zira Proudhon bilinen şeyleri yepyeni bir üslupla yeniden sahaya çıkarırken “anarşizmi” de ortaya koyuyor; sayfa iyi yüz altmış bir:

“…-Öyleyse nesiniz?
-Anarşistim.”

Kitap beş bölümden oluşuyor; ilk iki bölüm daha çok tanımsal olarak ilerlerken üçüncü ve dördüncü bölümler, mülkiyetin inkarına dair haklı gerekçeler ile devam ediyor; son bölüm ise bir parça daha genel. Ve kitabın tamamını bitirmeden doğru yorumlar elde edebilmek pek de mümkün değil çünkü yazar, bir yerde beklentilerin çok çok üstüne çıkarken bir başka yerde beklentilerin seviyesine dahi yaklaşamayabiliyor.

Öncelikle, haklı bir eleştiri oluşturuşunu ve açıkça, olabilecek en basit örneklerle destekleyerek tanımlayışını ve talep edişlerini takdir etmek gerek. Kendisi de şöyle der, sayfa iki yüz kırk:

“Ayrıca okuyucularımdan hiçbirinin beni yıkmayı bilip de yapmayı bilmemekle suçlayacağını zannetmiyorum. Eşitlik ilkesini kanıtlayarak toplumsal yapının temellerini attım. Daha fazlasını da yaptım: Siyaset ve yasamaya dair sorunların çözümünde izlenecek yolun örneğini verdim”.

Buna rağmen, eksikliklerin hakikaten söz konusu olduğunu söylemeliyim. Proudhon, evet, müthiş bir eleştiri ile karşımıza çıkıyor; evet, gerçekten olabilecek en açık üslupla dikkatleri çekiyor ve elbette, evet, bunlarda olağanüstü bir haklılığı var; fakat hiçbir zaman işler bu şekilde yürümüyor. Kitaba başlamadan önce, M. Blanqui’nin (iktisatçı) bir mektubunu okuma fırsatı buluyoruz, bu mektup büyük önem taşıyor: Yazardan daha ölçülü, bilime tutunarak yazılagelen bir üçüncü inceleme (iki kez yazıyor, üslubunun ağırlığından ötürü) istiyor. Buradaki üslup özellikle dikkati çekmeli diye düşünüyorum. Bilime tutunmak, bahsettiğim sorunun çözümünü kendisiyle birlikte getiriyor aslında: Zira Proudhon’unki benim için gerçekten önemli bir eserken ve keza böylesine değerli düşünce ve birikimlere sahip bir şekilde yazılmışken yeterli gelemiyor; bilimin verdiği çözümlenebilme sürecinin eksikliğine şahit olmak zorunda kalıyoruz. Yine kendisi bu konuda, iki yüz otuz dokuzuncu sayfada, “Burada görevimin sona ermesi gerekiyor. Fakirin hakkını ortaya koydum, zenginin gaspını meydana çıkardım, adalet talep ettim: Hükmün tatbiki benim işim değil.” diyerek elini eteğini çekse ve mantıklı bir yol izlemiş gibi görünse de, noksanlık uzaklaşmış olmuyor.

Olumsuz bir başka yanı da, bir düşünce insanı olmasına karşın, kadınlara olan yaklaşımının korkunçluğu. Hangi çağda olursa olsun, bu kadar okuyabilmiş ve kendini böyle geliştirebilmiş birinin, “kadının toplum dışına itilmesi” (iki yüz otuz yedi) yani kendi deyimiyle bir eşya niteliğinde kullanılmasının daha elverişli olduğunu söyleyebilmesi, bir düşünüre yakışır nitelikte bir şey değil. Bir olguyu ya da olayı eleştirmek, çoğunluğa yönelik eleştirilerde bulunmak başkadır, “kadını toplumun dışına itme”yi teklif etmek tamamıyla başkadır. Yakıştıramadım.

Olumsuzlukları geçecek olursak, dikkatimi çeken bir başka şey, Fransızcada mülkiyetin sahip olduğu farklı iki anlam. Biri, bir şey üzerindeki mutlak denetim hakkını işaret ederken diğeri, “sahip olunan özellik” (kollara, bacaklara sahip olmak gibi) manasına geliyor. Bizde böyle bir anlam yok. Fakat kendi dilindeki anlamı, bu doğrultuda açıklama yapabilmek için kullanmış Proudhon. Mülkiyet, bir özellik değildir, onu bir özellikmiş gibi edinemezsiniz, kimsenin hakkı yoktur buna, diyor bir kelime oyunu yaparak (sayfa altmış dört). Bu hakikaten önemliydi.

Yine de, her şeye rağmen, çok mühim bir incelemeyle karşı karşıyayız. Bu onu, okunması gereken bir konuma sokuyor. Belki de olumsuz özellikleri için şöyle düşünebiliriz: Düşünmek için yol açıyor, yol gösteriyor; bugüne dek rahatsız olduğumuz fakat dile getiremediğimiz onca şeyi dile getiriyor. Öyleyse okuyalım ve düşünelim, düşünelim ve geliştirelim. Sayfa iki yüz kırk dokuz: “Toplumsallığın ilk şekli, ilk ifadesi olan kamuculuk toplumsal gelişmenin de ilk terimidir. Bu tezdir. Kamuculuğun zıddını ifade eden mülkiyet ise ikinci terim, yani antitez olacaktır. Çözüme ulaşmak için geriye üçüncü terimi, yani sentezi bulmak kalıyor.” Biz de öyle yapalım.

Çok dikkatli okumalar.

burak inal 
29 Nis 10:56 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Hırsızlıktır. fırsat eşitliğinden bireyi uzaklaştıran herşey hem çalan bireyin kendini geliştirme şansından, hem de toplumun diğer bireylerinin çalan birey ile eşitlik kurması hakkından koparılan hırsızlıktır. olanca sığlığım ile belirttiğim bu hırsızlık, ekonomi ve sosyoloji ile nasıl soslanır ve detaylanır? bu makalede bulabilirsiniz. tüm anarşistler proudhonu sever, boş bir sevgi değildir. pratikte de paris komünü ve yurttdaş bankası denemeleri ile hem örgütlü kapitalizme hem alman işgaline direnmeyi denemiştir. canımızdır kanımızdır; kalbimizi çalmıştır.

Kitaptan 86 Alıntı

cosmos 
01 Nis 2016 · Kitabı okuyor

Ruhbanlar ezelden beridir hükümdarın hizmetinde olmuşlar ve tanrılar daima siyasetçilerin istedikleri şekilde konuşmuşlardır.

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 83 - İş Bankası)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 83 - İş Bankası)

Demek ki devlet benden daha çok alıyorsa, ya karşılığında bana daha fazlasını verecek ya da hak eşitliğinden bahsetmeyi kesecek; zira aksi halde toplum mülkiyeti korumak için kurumsallaşmamış, onun yıkımı için örgütlenmiş olur. Nispi vergiyle devlet kendini çete reisi haline getiriyor, sistemli yağmanın örneğini veriyor; mesleki kıskançlıkla cinayet işleyen iğrenç güruhun, o gudubet haydutların en başında sanık kürsüsüne çıkarılması gereken devlettir.

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
failimuhtar 
08 Ara 2016 · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Özgür insan, aklını ve yetilerini kullanan, ihtirasla kör olmamış, korkuları tarafından güdülüp alıkonmayan, aslı astarı olmayan görüşlere kapılıp gitmeyen kişidir.

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 132)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 132)
cosmos 
28 Mar 2016 · Kitabı okuyor

Tanrı yeryüzünü insan türüne bahşetti: Peki bana neden bir pay düşmedi? Tanrı doğayı ayaklarımın altına serdi, ama benim başımı sokacak yerim yok!

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 73 - İş Bankası)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 73 - İş Bankası)
failimuhtar 
06 Ara 2016 · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Jean-Jacques şöyle haykırıyor: "Zenginler istedikleri kadar, 'Bu duvarı ben inşa ettim, bu araziyi emeğimle kazandım,' desinler. Onlara, 'Size bu vazifeyi kim verdi?' diye karşılık verebiliriz ve 'Üzerinize vazife olmayan bir iş için hangi hakla bizden ödeme talep ediyorsunuz?' diye sorabiliriz."

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 87)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 87)
failimuhtar 
06 Ara 2016 · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Terra, et aqua, et aere, et igne interdicti sumus.

"Topraktan, sudan, havadan ve ateşten men edildik."

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 93)Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon (Sayfa 93)

İstisnasız tüm partiler, iktidar peşinde koştukları için, mutlakiyetçiliğin çeşitlemeleridir.

Mülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph ProudhonMülkiyet Nedir?, Pierre - Joseph Proudhon