Müphemlik Kültürü ve İslam

·
Okunma
·
Beğeni
·
245
Gösterim
Adı:
Müphemlik Kültürü ve İslam
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750527272
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Dinî literatürün yanı sıra edebî metinlerden geniş ölçüde yararlanarak son derece zengin bir malzemeyle ve iddiayla, heyecanla yazılmış, gerçekten farklı bir İslâm tarihi okuması.
%18 (73/408)
·Beğendi·10/10
İslamda çok seslilik üzerine yazılmış kaliteli bir kitap. Okuyunca tek doğru budur diyemeyecek. Çok doğru kavramına doğru yol alacaksınız. Thomas Bauer Müphemlik Kültürü ve İslam
Belirsizliği, ayrıştırmalar yoluyla önleme yöntemi, kurbanlar ister. İlk kurbanlarından biri arkadaşlıktır. Yakın Doğu’nun erkekleri için diğer erkeklerle arkadaşlık ilişkileri, bugün hâlâ —öteden beri olduğu gibi— yaşamlarındaki, duygusal açıdan belki en önemli toplumsal ilişkidir. Batılı gezginler, Yakın Doğu’da alışılagelmiş olan erkek erkeğe arkadaşça sokulganlığa genellikle şaşırır, bunu anlayışsızlıkla karşılarlar (eğer alaya almazlarsa)
Oysa böyle bir arkadaşlık kültürü çok da eski olmayan bir zamanda Batı’da da yaygındı. Orada da erkekler el ele tutuşarak dolaşır, orada da arkadaşça öpüşülür, sarılınırdı. Pekâlâ erotik bir alt tabakanın üzerine oturmuş olan böylesi bir arkadaşlık kültürü olmadan, Alman klasisizmini ve romantizmini tasavvur bile edemezsiniz. Böyle bir arkadaşlık ilişkisinin “ne kadar erotizm barındırdığı” sorusu sorulmazdı o zamanlar çünkü açıkça ya da gizlice işlerini yürüten bir “cinsellik” henüz yoktu. Bir kesinlik dayatması, arkadaşlıkla aşkı ayırt etme zorlaması da yoktu. Günümüzde Batılı kategorileri, yalnızca evrensel sayılmıyor onlara zamanlar üstü bir geçerlilik de atfediliyor. O nedenle sıkı bir arkadaşlık mı yoksa bir aşk ilişkisi mi olduğunu merak ediyoruz, ki öyleyse bu Schubert ile Mayrhofer’in “eşcinsel” oldukları anlamına da gelecektir. İkisi de bu soruyu hiç anlamazlardı çünkü modern Batı’nın hazza kesinlik kazandırmasını sağlayan bu kategoriler onların idrakine gelmezdi.
İnsan yaşayışının başka bütün alanlarından ayrıştırılmış bir “cinsellik” küresini kurumlaştırma projesi ile Batı, bir şekilde cinsel yaşamla bağıntılı görünen edimleri ‘müphemliğinden’ arındırmaya dönük, çıkışsız olan fakat yine de dünya çapında başarıya ulaşan bir girişim başlatmış oldu. Bu arada dünyanın bütün yaygın dillerinde, Batılı “cinsellik” kavramının mütekabili olacak bir sözcük bulmaya çalıştılar. Genellikle yerli “cinselliği” Batılı standartlara uydurmaya çalışan bir söylem de kurumlaştı. Cinsel hazzı ve erotik duygulanımları müphemliğinden arındırmaya dönük bu çabanın, müphemliğin ilgasına yönelik her deneme gibi başarısızlığa mahkûm olduğu, açıktır. Ortaçağ’da rahiplerin hazırladığı ayrıntılı günah kataloglarının yerini, hekimlerin sayısız sapkınlığa ilişkin daha da ayrıntılı tasnifleri aldı. Günümüzde kimlik piyasasında gittikçe ayrıştırılan cinsel kimliklerden bir tane edinebilirsiniz, fakat böylelikle cinselliğin müphemiyetini sona erdirmek, sizden daha fazla uzaklaşır.
"Kur'an'ın çevrilmesini men eden bir yasak, hiçbir zaman olmamıştır. Kur'an'ın birçok çevirilerine ve meallerine erişilebilir. İslâm alimleri hiçbir zaman halkı kutsal kitaptan mahrum tutma, hele insanları "aptallaştırma" niyetinde olmadılar.."
Oysa “cinsellik” ancak 19. yüzyılda ortaya çıkmış modern, Batılı bir kavramdır. Öncesinde, insanlar cinsel ilişkilerde bulunurlardı fakat ‘cinsellikleri’ yoktu ve belirli bir duygular ve zevkler grubunun “cinsellik” adı altında ayrı bir fenomen olarak yalıtılabileceğini düşünmeden rahatlıkla cinsellik üzerine konuşabilirlerdi. Ancak yeni cinsellik kavramı sayesinde, şimdi konuşmaya, düşünmeye ve eylemeye ilişkin muhtelif günahlar, insan kişiliğinin müstakil bir kısmı olarak yalıtılabilir ve geri kalan insani duygu ve eylem alanlarından ayrıştırılabilir ayrı bir grup olarak birleştirilebilir hale geldi.
Hıristiyanlık bize antik kültürün hasadını kaybettirdi, peşinden bir de İslâm kültürünün hasadından mahrum bıraktı. İspanya'nın muhteşem Mağribî kültür dünyasının üzerinde tepindiler, ki o bize Roma dan ve Yunanistan'dan daha yakındır, hissimize ve zevkimize daha fazla hitap eder... çünkü hayata "Evet!" diyordur, Mağribî hayatının nadir ve incelmiş kıymetleriyle!
FRİEDRİCH NİETZSCHE
İlâhiyatçı John D. Caputo, “Müphemliğe övgü” söylevinde bundan daha coşkulu ifadeler kullanır: “Önemli, değerli, anlamlı olan her şey, müphemlikle doludur: Aşk ve ölüm, tanrı ve acı, doğru ve yanlış, geçmiş ve gelecek. Tersi de doğrudur. Eğer bir şey tamamen müphemlikten uzak bir kesinlik arz ediyor ve olanca basitliğiyle anlaşılabiliyorsa, bunun nedeni onun cevherini tüketmiş ve istikbalini yitirmiş olması değil midir?
Caputo haklı olarak, müphemliği bulanıklıktan/anlaşılmazlıktan ayırmak gerektiğini vurgular; Arap örneklerinde de göreceğimiz gibi, müphemlik sarahatle ve ciddi bir yöntemlilikle bağdaşır pekâlâ. Müphemlik daha ziyade, “bir anlam fazlasıdır, çoklu anlam bolluğudur, böylece aynı anda değişik istikametlere doğru çekiliriz.”
Bu çokluğu, çok anlamlılığı ve kesinlikten uzaklığı hoşgörmek bir hata hatta bir günah değildir. Vicdanlı bir şekilde üzerine düşünürsek, bunun tanrı değil de insan olmamızın kaçınılmaz bedellerinden biri olduğunu görürüz.
- STEPHEN TOULMİN

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müphemlik Kültürü ve İslam
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750527272
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Dinî literatürün yanı sıra edebî metinlerden geniş ölçüde yararlanarak son derece zengin bir malzemeyle ve iddiayla, heyecanla yazılmış, gerçekten farklı bir İslâm tarihi okuması.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Hüzzam
  • hamdi çelebi
  • Cezmi Ş.
  • Muhammed Ali
  • Mola Kartı
  • Çağatay
  • aware

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%83.3 (5)
9
%0
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0