·
Okunma
·
Beğeni
·
3.632
Gösterim
Adı:
Mürebbiye
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895027
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doğu ve Batı. Ne Doğuyu ne Batıyı gerçekten kavramış insanlar...

Adı da yüzü de melek gibi olan Anjel ve onun şeytani planları!

Fettan, hafifmeşrep Matmazel Anjel, Batı hayranlığının iyiden iyiye hissedildiği dönemlerin başında, bir Osmanlı konağında! Konak sakinlerinin birbirine düştüğü, trajikomik durumları, cinsellik sosu ve siyasi göndermesi bol, acı bir ibret romanı... Hüseyin Rahmi'nin usta kaleminden...

"Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum. Onun ölümsüz eserlerinde, var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil, bugünü yarını da yaşıyor. Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi'yi -itiraf edeyim ki- hep kıskandım. Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir?"
-Selim İleri-
162 syf.
·6 günde
Kitabın konusunu bildiğimden pek isteyerek okuduğum bir kitap olmadı ama Türk Edebiyatı Klasikleri serisini eksiksiz okuma kararı vermem nedeniyle kitap seçme lüksümü rafa kaldırdım. Evet Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçtan sonra serinin 2. kitabı yine Hüseyin Rahmi.
1899 yılında basılan kitap dönemdeki ahlaki çöküntüyü gösteriyor. Evdeki ufaklıklara Fransızca öğretmesi için konak getirilen Fransız Anjel (ki kendisi memleketindeyken fahişelik yapan biri) kendisini konak ahalisine masum biri olarak gösterir. Fakat şeytan eline su dökemez hani öyle biri. Yavaş yavaş ev ahalisinin erkeklerini baştan çıkarır ve evdeki üç erkeği de idare etmeye başlar. Tabi romanın sonunda yazarımız Anjele bir sürpriz hazırlıyor. Korkum o ki bir senarist bu kitabı okurda dizi yapar. Malum bizim halkımız sever böyle entrikaları.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç çok daha iyiydi net.
172 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Fransada kötü ve haysiyetsiz bir hayat süren ve yaşamına devam edebilmek için fahişelik yapan Anjel'in yolu bir şekilde Osmanlı Devleti'ne düşer. Burada da işler istediği gibi gitmeyince mürebbiyelik yapmak zorunda kalır; Dehri Bey'in evine yerleştir. Ancak Anjel'in gözü yükseklerdedir ve kısa yoldan zengin olma hayalleri için erkekleri kullanmaktan çekinmez. Böylece, evin erkekleri ve Anjel arasında eğlenceli bir macera başlar.
Kitabın özellikle son bölümleri oldukça hareketli geçiyor ve finalde herkesi güzel bir sürpriz bekliyor.
Özünde yanlış batılılaşmayı ve yanlış modernleşmeyi nükteli bir dille işlemiş ve dönemin ahlaki çöküşünün üzerine oturtmuş. Nükteli ve eğlenceli bir anlatımı var, kısa cümleler çok detaylı olmayan tasvirler ve bolca kullanılan diyaloglarla keyifli bir anlatım yakalanmış. Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan yazar, bu kitabında da gerçeklikten faydalanarak doğal bir anlatım tarzıyla hem sadelik hem de akıcılık yakalamış. Günlük dilde, sohbet tarzında yazılmış ve okunması oldukça kolay.
Romanda beni rahatsız eden tek şey şuydu; bazı yerlerde hikayenin akışını keserek konuyla çok alakasız başka bir şeye geçiş yapılıyordu. Mesela hiç ilgisi olmayan bir yerde bir tiyatro metninden, ya da bir bitkinin büyüme aşamalarından bahsediliyordu. Bu durumun konu bütünlüğünü biraz sekteye uğrattığı kanaati taşıyorum.
Mutlaka okuyun diye tavsiye edebileceğim bir roman değil. Açıkçası Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç benim daha çok hoşuma gitmişti. Ama Türk klasiklerini okumak istiyorsanız listelerinize eklemelisiniz diye düşünüyorum.
Sevgiyle. :)
172 syf.
·Puan vermedi
yabancı hayranlığı ile beraber ahlakı anlamda girmiş olduğumuz çöküntüyü çok iyi bir şekilde anlatan bir kitap. severek okuduğum kitaplardan biri oldu diyebilirim.
172 syf.
Hüseyin Rahmi dilini çok beğendiğim bir yazar. Kitap çok eğlenceli ve akıcı. Sıkılmadan okuyacağınız, okuduktan sonra iyiki okumuşum diyeceğiniz, yazarın başka kitaplarını da okumaya can atacağınız bir kitap.
172 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Hüseyin Rahmi'nin anlatış tarzı o kadar doğal ki hiçte sıkmıyor ve bir çırpıda bitiveriyor okurken çok keyif aldım o dönem ki yanlış batılılaşmayı çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor okurken en çok Eda kalfaya acıdım bir tabir vardır ya hani pisi pisine gitti bizim Niyazi diye Eda kalfada aynen öyle oldu haksız yere işinden gücünden oldu ama bunu yazar öyle komik bir şekilde tasvir ederek anlatıyor açıkçası çok beğendim iyi ki okumuşum :)
162 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Aşk-ı Memnu gibi dizisi çekilse reyting rekorları kıracak kitap. Anjel'in (Mürebbiye) Fransa'da hayat kadını iken İstanbul'da kendini hanımefendi gösterip çalıştığı konakta işleri karıştırmasnı konu alıyor. Konaktaki erkekleri baştan çıkarıp birbirinden habersiz hepsi ile oynuyor resmen. Aşçıbaşı'nın gerçekleri anlatmasıyla büyük hayal kırıklığına uğrayan Şemi (konak sahibi Dehri Efendi'nin oğlu) Anjel'i öldürmek için odasına girer ama asıl süpriz ile karşılaşır. Okunması gereken güzel bir kitap.

Not: Ayrıca sansüre uğrayan ilk Türk filmi olduğu söyleniyor.
172 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okuduğum ilk eseriydi. Yazarın kalemi biraz ağır, yada yabancı terimler yüzünden okunması zor diyebilirim. Çok fazla dipnot ve Fransızca kelime bulunuyor romanda. Farklı bir üslubu var yazarın, alışınca çok güzel ve okuması daha rahat geliyor insana.

Kitaba gelecek olursam; Matmazel Anjel, Fransız bir fahişedir. Bir sevgilisiyle gezi amaçlı İstanbul'a gelir ve gezi sırasında sevgilisi, Anjel'in başka bir adamla para karşılığı birlikte olduğunu görerek kapı dışarı eder ve Anjel beş parasız ve savunmasız İstanbul sokaklarında kalır. Kendini etrafına gayet namuslu ve saf bir kadın olarak tanıtıp bu sayede kendisine iş buldurur. Anjel artık Dehri Efendi'nin evinde mürebbiye olur. Ancak yine rahat durmaz ve evdeki bütün erkekleri kendine aşık ederek hepsiyle birbirinden habersiz birlikte olmaya başlar.
Anjel için evdekiler birbirine düşer, düşman olup çıkarlar. Para için baştan çıktıklarına inanmayıp hepsi de Anjel'in kendini sevdiğini iddia eder. Peki olay nereye varır sizce? O da sürpriz olsun. Okuyun.🤗
Konu itibariyle çok dikkatimi çeken bir kitaptı ve beklentimi karşıladı. 3'lünün kavgaları beni çok güldürdü açıkçası. Hüseyin Rahmi Gürpınar, zamanının en çok okunan yazarıymış ve hem Batılı hem Türk yazarlardan etkilenerek edebiyatımıza birçok eser kazandırmış. Bize de okumak düşer tabiki. Şu sıralar Türk Edebiyatı yazarları çok dikkatimi çekiyor. Kesinlikle okumaya devam edeceğim bir yazar.
172 syf.
·Puan vermedi
#okudumbitti #kitapyorumu Yine güzel bir kitapla karşınızdayım. Ana teması tüm aile erkeklerinin bir kadın için birbirine düşmesi olarak görünse de derinine bakıldığında Osmanlı toplumunun bir portresi yer alıyor. Zenginler ve fakir halk arasındaki eğitim farklılığı, Fransızcanın ne denli Türkçe ile iç içe geçtiği, günümüzde nasıl İngilizce cümleler içine yediriliyorsa aynısının Fransızca için yapıldığı görünen açık gerçekler arasında. Ayrıca zengin köşklerinin ev içi yapısından, aile fertlerinin meslek hayatına kadar pek çok altı çizilecek toplumsal bilgi yer alıyor. Ayrıca bir noktada yazarın ahlak konusunda dedikleri oldukça ilgimi çekti ki zaten bundan hikayemde bahsetmiştim. Yeni yeni yerleşen Batı ahlakına ters düşen kahya kadın da bence önemli karakterlerden biri. Çünkü geleneksel görüşte olan bir o var, haliyle zihin ve kültür yapılarındaki çatışmayı bir de böyle görmüş oluyoruz. Osmanlı toplumunun kültür çatışmasını bir de edebiyat ve ahlak ile harmanlayıp güzel bir kurgu yapmış Gürpınar. Edebi yönü kuvvetli, düşündürücü cümleleri ve bilgileri oldukça fazla olan, dönem toplumunun ahlak ve yapısı hakkında bilgi edinebileceğimiz nadide eserlerden biri. Tavsiyemi şöyle bırakıp güzel geceler diliyorum
172 syf.
·2 günde·10/10
Şıpsevdi okurken yaşadığım bunalımdan sonra Gürpınar'a pek de yanaşmak istemiyordum açıkçası. Ama Türk Edebiyatı Klasikleri serisinde basılmış olması ve günümüz türkçesine çevrilmiş olması, eh bir de kapağının bu kadar ilgi çekici olması 'Hadi okuyayım!' dedirtti. Evet, ünlem ile.. :)

Matmazel Anjel'in mürebbiye olarak çalıştığı yalıdaki erkekleri 'kandırması' oluşturuyor kitabın olaylarını. Kitaptaki karakterleri, hele hele en sevdiğim Dehri Efendiyi, okumak o kadar keyif vericiydi ki! Bu kadar seveceğimi hatta ne bu kadarı, seveceğimi bile düşünmüyordum.. Gürpınar'ın betimlemelerini okurken durup soluklandım resmen. Anjel'i o kadar kurnaz bizimkileri o kadar saf ve gözü kör olmuş aşık olarak okumak komikti. Olaylar gözümde dizi izlermişcesine canlandı.

Sözün kısası, okurken beklemediğim şekilde keyif aldım. Bolca güldüm çokça eğlendim. Gürpınar'ın Efsuncu Baba eseri var sırada. Bakalım aynı keyfi alabilecek miyim? :)
172 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yalanın sözlü olanı bir ahlak zayıflığı sayılırken kalemle olanının hüner sayılması kitap şeklinde para ile satılması medeniyetin ilerlemesinin yazarlara bahşettiği garip bir ayrıcalıktır.
192 syf.
·19 günde·6/10
Türlü düşkün hayatından sonra bir yalıya sözde Mürebbiye olarak girmiş Fransız Anjel ve bir kadının güzelliği karşısında gözleri kör olacak kadar aşık olmuş üç adam. Her birinin mahareti farklı. Biri yaşlı bir kambur, diğeri evli ama karısını aldatan zampara, biri toy ve cahil evin oğlu... Ve tüm bunları parmağında topaç gibi çeviren; güzelliği, bakışları insanın başını döndüren kurnaz mürebbiye...
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın okumuş olduğum üçüncü eseri... Kitapların genel işleyişi aynı; dönemin batı anlayışı ve batıya müthiş düşkünlük, batılılara benzeyeceğim derken girilen rezil haller ve gülünç durumlar ve tüm bunları yer yer komik bazen de trajik anlatan bir kitap...
Bazı sayfalarda insana kahkaha bile attıran kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Bu arada kitabın sonunda bayılan dördüncü kişi umarım siz olmazsınız.
:)
172 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Türk filmi tadında kimin eli kimin cebinde dedirten ahlaki yozlaşmayı konu alan bir eser.Kitapta Fransızca kelime ve ifadeler bulunuyor. Fransızca ile İngilizce arasında benzerlikler olduğunu görmüş bulundum.
Bir konuşma kepçesi olsa da şu karının ağzına vursam. Çünkü başka türlü susmayacak
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 90 - İş Bankası Kültür Yayınları 1. Baskı 2018
Başkalarının hareketlerinde gördüğümüz kendi fikir ve görüşümüze uymayan her şeye gülmemiz şaşmamız lazım gelse, ömrümüzün büyük bir kısmını gülmek ve şaşmakla geçirmek icap eder.
Bir zihne sevda bulanıklığı girerse orada akıl ve hikmete pek az yer kalır veya hiç kalmaz.
Yalanın sözlü olanı bir ahlak zayıflığı sayılırken kalemle olanının hüner sayılması, kitap şeklinde para ile satılması medeniyetin ilerlemesinin yazarlara bahşettiği garip bir ayrıcalıktır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 16 - İnkılap Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mürebbiye
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895027
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doğu ve Batı. Ne Doğuyu ne Batıyı gerçekten kavramış insanlar...

Adı da yüzü de melek gibi olan Anjel ve onun şeytani planları!

Fettan, hafifmeşrep Matmazel Anjel, Batı hayranlığının iyiden iyiye hissedildiği dönemlerin başında, bir Osmanlı konağında! Konak sakinlerinin birbirine düştüğü, trajikomik durumları, cinsellik sosu ve siyasi göndermesi bol, acı bir ibret romanı... Hüseyin Rahmi'nin usta kaleminden...

"Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum. Onun ölümsüz eserlerinde, var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil, bugünü yarını da yaşıyor. Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi'yi -itiraf edeyim ki- hep kıskandım. Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir?"
-Selim İleri-

Kitabı okuyanlar 548 okur

  • Cigdem Zehra
  • Elif
  • Freya
  • Isabel lavin
  • İlknur Çetin
  • Petrichor
  • DenizBedir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.6 (1)
6
%1.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0