Müsaitseniz Size Aşık Olabilir miyim?

·
Okunma
·
Beğeni
·
607
Gösterim
Adı:
Müsaitseniz Size Aşık Olabilir miyim?
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055711382
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
"Ben sizlere dünyaya, hayata, aşka uyumunuzla ilgili seçenekler sunuyorum sadece.
Seçim size kalmış.
Kitabın adı, 'Yahu artık böyle bir soru mu kaldı?' yorumlarına neden olabilir, günümüzde. Zaten amaç da o, fikir de, zikir de... Belki böyle ve benzeri sorular, hatırlatacak size yeniden sizi. Eski incelikleri...
Aşkın karşı konulmaz büyüsünü... İlişkilerin aslında o kadar karmaşık da olmadığını. Doğallığı...
Geleceği geçmişte aramıyoruz. Ama geçmişi, geleceğimizi aydınlatmak için bilmemiz gerekiyor.
En azından tarihiyle olmasa da unutulmakta olan duygularıyla, içtenliğiyle, deneyimleriyle...
Müsaitseniz, şimdi sizi okumaya davet ediyorum.
Bu daveti kabul eder misiniz lütfen?
Bu bir tesadüf değil. Siz kitabı seçmediniz, o sizi seçti."
-Oğuzhan Akay-

Aşkın büyüsünü üzerinizden atmadan alın kitabı okuyun, okuyun ki büyü elinizden kaçmasın. Bahar gibi yeni ve tertemiz bir aşkın bozulmasına izin vermeden koruyun, koruyun ki hayatınız güzelleşsin. Aşkın dokunduğu her yer aydınlanır çünkü.
Güzel kelimelerin içine yapacağınız yolculuğa hazırsanız buyurunuz okumaya, Oğuzhan Akay samimi ve eski bir dostun şefkati gibi sıcak üslubuyla size aşka davet ediyor.

Ne diyordu yazar; "Burnumun ucu şiirden sızlar. Sanki birazdan kapı çalınacak, bir telefondan bir aşk yola çıkacak diye kalbim güm güm atar."
(Tanıtım Bülteninden)
192 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Yasam seklimize yön veren hikayelerle yola çıkmış yazar. Sonradan beğendim kitabı. Yalnizlarimiz, değişen şartlar, ve aşk ilişkilerine değişik yorum.
Karga ile tavus öyküsü şöyle der:
Sarayın bahçesinde bir siyah Karga, portakal ağacının dalına tünemiş. Bahçenin çokiyi bakılan cimlerde gururla dolaşıyormuş. Karga acı birçığlık atmisve şöyle demis: kim bu garip kusun parka girmesine izin verebilir? Tüyleri de mavinin en kötü tonu. Kuyruğu bir fokgibi. Bu sözlerden sonra sesizce cevapbeklemiş. Tavus, bence haksızsın. Gururlu olduğumu söylüyorsun; ama başımı öyle dik kaldırıyorum çift çene boynumun şeklini bozuyor. Aslında herşey olabilirim gururlu asla. Çirkin özelliklerimin olduğunu biliyorum. Aslinda bu beni rahatsız ediyor... Sen benim sadece kötü taraflarımı görüyorsun. Iyi taraflarıma gözlerinikapıyorsun. Fark etmedin mı? Çirkin dediğin şeyler bende hayran olduğun şeyler. Her yeni doğan güne yaşamınizin ilk veya son günüymüş gibi bakin. O zaman bugüne değin, fark etmediginiz ayrıntıları fark edecek yaşamı yeniden keşfedeceksiniz. Tamam diyorsanız tavus kuşu gibi kuyrugunuzuacin. Hımm bugün gerçekten güzel görünüyorsunuz gözüme
Korkularımız sayfalar dolusu. Demek ki korkusuz yaşam yok. Is korkunun üzerine gidebilmekte, onunla yüzleşebilmekte. Belki o nedenle istiklal marşımız korkma diye başlıyor. Şimdi diyorum Ki, başınıza gelebilecek en kötü durumu düşünun. Korkunuzu yanı. Ölümden öte köy var mı? O zaman cesaret hadi. Kaybedeceğiniz ne varsa göze alın.attığıniz her adımda daha iyi duruma geleceksiniz. Unutmayın: aptallar her gün ölür, cesurlar bir kez. Bu yasam da hepimiz için bir kere
Hayatta onu sevdim ,bir daha sevemem diye düşünmeyin yani.O denli sevgisiz bir dünyada yaşıyoruz ki ,size birazcık sevgi ,yakınlık ,ilgi gösteren bir başkasına kolayca aşık olabileceğinize inanın .Kaybettiğiniz aşkın ardından ağlamayın.Bulduğunuzun keyfini çıkarın.
Yeniden merhaba diyeceğim güneşe
Gövdemde akan nehirlere
Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme
Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen
Bahçedeki ağaçların büyümesine
Gecenin kokusunu hediye eden kargalara
Yaşlılık biçimim olan ve aynada yaşayan anneme
Yeniden merhaba diyeceğim
Geliyorum, geliyorum, geliyorum
Saclarimla: yeraltı kokularının devamı
Gozlerimle: karanlık tecrübesiyle
Duvarın ötesinden kopardigim dallarla
Geliyorum, geliyorum, geliyorum
Ve aşkla avluda beklenen kıza
Yeniden merhaba diyeceğim.(furuğ furuhzad)
Şairler ve şiirler sona ermeden, bugünlerin tadını çıkarmaya bakın...
Newyork 'ta bir grup iş arkadaşı yemek molasinda dışarıya çıkar. Gruptan biri kızıl derilidir. Yolda yürürken siren sesleri, insan kalabalığı ve korna sesleri arasında ilerlerken kızılderili, kulağına cırcır böceği sesi geldiğini söyleyerek cırcıri aramaya başlar. Arkadaşları bu gürültüde sesi duymayacağını söyleyip yollarına devam eder. Aralarından biri inanmasada onunla birlikte sesi arar. Binaların arasındaki yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulur. Arkadaşı kızılderiliye senin insanüstü guclerin var. Bu sesi nasıl duydun? Kızılderili ise, bu sesi duymak için insanüstü guce sahip olmaya gerek olmadığını söyler.
Kaldırıma geçerler. Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Bazıları bozuk para sesini duyunca sesin geldiği yone bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder. Kızılderili, arkadasina dönerek önemli olan nelere değer verdiğin ve neleri onemsedigindir. Herşeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin.
Bu kısa öyküden anlaşıldığı üzere parayi önemsiyorsanız paraya, aski önemsiyorsanız aşka yönelirsiniz. Kar kayağa gidenler için zevk, yolda kalanlar için bir engeldir. Demek ki tek bir doğru yoktur
Olaykara, insanlara, yaşama at gözlükleriyle değil, geniş bir acıdan bakin. Şimdi gözlerinizi yumun bakalım. Cırcır böceğini duyabilecek mısınız?
Bugünü gelin iki sözle kapatalım. Ilki buda'dan, ikincisi de filozof ve düşünür epiktetos'tan: kendi kendinize ışık olun. Yalnız kendinize güvenin. Birinci ışık olarak kendi içinizdeki doğruluğa inanın. Şimdi bu sözdeki ışığı alın ki diğerine geçelim. Güneş ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisineyalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol , beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap.
Tüm ilişkilerinizin de aslında bir değer verme- değer bulmadan ibaret olduğunu aklınızdan çıkarmazsanız, takdir edilmenin hazzını duyup başkalarına da bu hazzı tattırmayı istersiniz. Öyle ya, paylaşılmayan hazzın değerini sadece siz bilseniz neye yarar, değerli okurlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müsaitseniz Size Aşık Olabilir miyim?
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055711382
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
"Ben sizlere dünyaya, hayata, aşka uyumunuzla ilgili seçenekler sunuyorum sadece.
Seçim size kalmış.
Kitabın adı, 'Yahu artık böyle bir soru mu kaldı?' yorumlarına neden olabilir, günümüzde. Zaten amaç da o, fikir de, zikir de... Belki böyle ve benzeri sorular, hatırlatacak size yeniden sizi. Eski incelikleri...
Aşkın karşı konulmaz büyüsünü... İlişkilerin aslında o kadar karmaşık da olmadığını. Doğallığı...
Geleceği geçmişte aramıyoruz. Ama geçmişi, geleceğimizi aydınlatmak için bilmemiz gerekiyor.
En azından tarihiyle olmasa da unutulmakta olan duygularıyla, içtenliğiyle, deneyimleriyle...
Müsaitseniz, şimdi sizi okumaya davet ediyorum.
Bu daveti kabul eder misiniz lütfen?
Bu bir tesadüf değil. Siz kitabı seçmediniz, o sizi seçti."
-Oğuzhan Akay-

Aşkın büyüsünü üzerinizden atmadan alın kitabı okuyun, okuyun ki büyü elinizden kaçmasın. Bahar gibi yeni ve tertemiz bir aşkın bozulmasına izin vermeden koruyun, koruyun ki hayatınız güzelleşsin. Aşkın dokunduğu her yer aydınlanır çünkü.
Güzel kelimelerin içine yapacağınız yolculuğa hazırsanız buyurunuz okumaya, Oğuzhan Akay samimi ve eski bir dostun şefkati gibi sıcak üslubuyla size aşka davet ediyor.

Ne diyordu yazar; "Burnumun ucu şiirden sızlar. Sanki birazdan kapı çalınacak, bir telefondan bir aşk yola çıkacak diye kalbim güm güm atar."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Siyah Zeytin
  • büşra
  • Eda
  • Zeynep orak
  • Neslihan Bahadır
  • KORAY İŞCAN
  • Elif Aydoğan Akdağ
  • Nesibe Merve Kaçar Timur
  • Selin çağlar
  • Ayşe Aslı Onur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0