Müslümanlar Dinleyin

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.921
Gösterim
Adı:
Müslümanlar Dinleyin
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Türkçülük, Türk tarihinin bilinen ya da bilinmeyen bütün devirlerinde varlığını sürdürmüş; fakat ve maalesef en fazla, Türklüğün zor zamanlarında adından söz edilmiş, sevdalıları artmış, göze batmış bir davadır. Nasıl ki hastalıktan şikâyeti olanlar hastanenin yolunu tutuyorsa, nasıl ki Cuma günleri camiler dolup taşıyorsa, nasıl ki insanlar kırsaldan şehre göçüyorsa, Türklüğün zor zamanlarında da Türkçülük daha fazla kişinin aklına geliyor, daha çok kimsenin fikir gündemini meşgul ediyor. Doğası ve mantığı itibariyle, Türklüğün meselelerine, Türklerin sorunlarına çözüm sunma aracı olan Türkçülük, bu doğal işlevini yerine getirmeye çalıştığı sırada, akla gelebilecek her türlü fikir cephesinden, istisnasız olarak bütün görüş cephelerinden engellerle, iftiralarla, isnatlarla, eleştirilerle karşılaşıyor. Birbirine düşman olan görüşler ve o görüşlerin sahipleri bile, mesele Türkçülük olduğunda, karşı cephede buluşuyor, ittifak ediyor. Kapitalistin ve komünistin, misyonerin ve tebliğcinin, sömürülenin ve sömürenin, hizipçinin ve hizipsizin, faşistin ve demokratın vs… aynı anda düşman olabildiği, karşısında birleştiği, aynı cümlelerle eleştirdiği –belki de- tek dava Türkçülük; belki de tek kitle Türklüktür!

Türkçülük düşmanlığını, fikirlerinin temel prensibi haline getirmiş zümreler arasında bir derecelendirme yapmak imkânsız denecek kadar zordur; zira bu fikir sahipleri, Türkçülüğe saldırmak hususunda kendi aralarında da bir yarış halindedirler ve bu yarış, henüz bitmiş değildir. Türkçülüğe saldıranlar, onu yok etmek isteyenler, mesele Türkçülük olduğunda kendi aralarında ateşkes ilân etmekte, tam bir uyum içinde yarışmaktalar. Taktik ve teknikleri de bu uyum nedeniyle birbirlerine çok benzemekte, adeta birbirini taklit etmektedir. Türkçülüğe hücum etmeye çalışan her türlü görüş sahibinin, şirret niyetlerini perdeleyecek ve alet olarak istismar edilebilecek bir materyale ihtiyacı oluyor. Bazıları gelir dağılımının adaletsizliğini kullanarak soydaşlarımızın fakirliğini, bazıları halk masalı haline gelmiş rivayetleri kullanarak maneviyatını, bazıları dönemin ve dünyanın siyasî malzemelerini kullanarak hissiyatını hedef alıyor; fakat hangi cepheden olursa olsun; düşmanlarımızın tamamı da cehaletten yararlanıyor ve en önce de Türk’ü Türkçülüğe düşman etmek için çabalıyor.
Bu küçük makalenin konusu, Türkçülük düşmanları arasında en fazla kara propaganda kullanan, yani Türklüğün maneviyatını hedef alan, daha özel bir ifadeyle, İslam’ı kirli siyasetine alet edenlere ve bu iftira kampanyasına alet olanlara cevap vermektir.
48 syf.
·2 günde
CANER BAŞKAN GENE YAPMIŞ YAPACAĞINI  :)
.


Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.
|Mustafa Kemal Atatürk

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz.
|Mustafa Kemal Atatürk
https://images.app.goo.gl/NPVpihy63XHL1Yko7
https://images.app.goo.gl/4zNZxhCkAQx62iWZ9
https://images.app.goo.gl/TX9tojqnfYbL1C9X9

Ben bir Türküm dinim,cinsim uludur.
|Mehmet Emin Yurdakul.

Bir dinim de Türklüktür çünkü.
|Aziz Hüdayi.

İslamcılık adı altında Türk düşmanlığı yapan soysuzlardan nefret ediyorum.
|Ömer Seyfettin

Kinimiz,dinimizdir.
|C.K


Okurken sürekli içimden " Ya sen çok yaşa Caner Başkan ne de güzel anlatmışsın  bizim ülkedeki müslüman profilini " diyerek yer yer kahkaha attım. Reis tüm kimya bilgilerini kullanarak salağa 2+2'yi öğretir gibi anlatmış daha ne yapsın bu adam.

Cümlelerinin alnı olsa öpülür. Bir de kendi sesinden okudum,efsane keyif aldım okurken. Başlangıçta beklentimi düşük tutmuştum açıkçası ama bence yerinde bir kaynak ve eleştiri olmuş.

Yazık ki şu eseri yazdırma gereği duydurtuyorlar insana !

Müslümanlar dinleyin diyorsun ama yine Türkçü gençlik okuyor bunları. Biz boşa tüketiyoruz nefesimizi Caner Başkan !
Dinsizler ve sayılmayanlar da her zaman bulunur. Bu sayının tespit edilememesinin bir nedeni de neye "din" denilebileceği üzerinde ortak bir anlayış bulunmamasıdır.

O YÜZDEN KİTABIN ASIL BAŞLIĞI ŞU OLMALIYDI BELKİ DE:

MÜSLÜMANLAR DİN-LENİN , TÜRKÇÜLER DİN-LEYİN...

Zaten son sayfalara geldikçe artık yazar "Türkçüler Dinleyin" demeye başlıyor.
Kısa paragraflarla da olayı çok güzel kapatıyor helal olsun !
Başarılı bir çalışma.

Bu kitabı sırf eleştirmek için bile kapağını açacak bir dinci çıkarsa zaten ülke bir gıdım ileri gitmişti. Saidi Kürdi ve Necip Fazıl dışında kitap okumamış insana ne anlatacaksın ki ?
Anlamamak için şartlanmış ve art niyetli kimseleri ikna etmeye çalışmak gibi bir işe, zaman harcamanın beyhude olduğunu bilecek şuura sahibiz. Niyetimiz, art niyetli olamayan kimselerin, kin güderek değil hata yaparak düştükleri yanlışı düzeltmelerine yardım etmektir. Türkçülük düşmanları, ellerinden düşürmedikleri kitapların yazarlarını tanısalar, iddiaların kaynaklarını araştırsalar, meselemiz kendiliğinden çözülecektir; fakat biz o iddialara cevap vererek, artık bu dosyayı kaldırma zorunluluğu hissediyoruz.

EN İYİSİ BİZ GÖZÜMÜZÜ AÇALIM. ÜLKENİN GELECEĞİ BİZE BAKIYOR. DEVRİMCİLER MEYHANE KÖŞELERİNDE SABAHLARKEN, DİNCİLER DİN ADI ALTINDA SAPIK SUPUK İŞLER YAPIYORKEN TEK TÜRK VE TÜRKÇÜ GENÇLİK VAR BU TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYACAK...

Din, din adamlarının babasının malı değildir.  Din öyle kutsal bir mertebedir ki bade tekkelerinin kirletemeyeceği kadar güzel bir müessese. Unutmamak lazım ki Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk
Aziz Türk Milletini uyanışa çağırırken milliyetçilik yapmayın teraneleri ortaya atanların, Damat Ferit ve Ali Rıza Kabineleri'nin, Mustafa Kemal Atatürk'e sahte fetva çıkartan  şeyhülislam bozuntusunun ve tasını tarağını toplayıp yurt dışına kaçan Vahdettin'in de sığındığı şey din kavramıydı.

Şeyh Said, Sait Molla, Bayburt'ta sahte peygamber olayı neyden kaynaklı çıktı?



AMA yine unutmayalım ki Mustafa Kemal Atatürk'ü korumak amacıyla karşı fetva çıkartan Mehmet Rıfat Börekçi de din adamıydı. Hem de hakiki din adamı.  Türk gencinin örnek alması gereken bir dini inanç ya da idol varsa da ben hem Türk Milliyetçisi hem de gerçek bir din alimi olan Mehmet Rıfat olması gerektiğini savunurum. Çocukların beynine girdikleri yeter artık. Kendi badeleri yetmiyor bir de araya fitne salmaktan yılmadı kimse.


Din kardeşliği diye diye Suriyeli besledik. Türk yetimin hakkını dilenciye dağıttık.

Peki Rusya'da Moskof zulmüne uğrayan kültürleri yozlaştırılmaya mahkum bırakılan  hem Türk hem Müslümanlar onlar ne kardeşiniz?????

Doğu Türkistan'da namusunu korumak için intihara mahkum bırakılan HEM MÜSLÜMAN  HEM TÜRK KADINI o ne kardeşiniz???
Yoksa sizin din anlayışınız sadece Araplara arsa parsellemek mi???

Dur sizin din kardeşliği dediğiniz tanımı açalım:

İslamiyet mezhep çatışmalarını reddeder.
#88422791
#88741444

Madımak Otelini ateşe veren kimlerdi ?

Din adına yapılan savaşlar, siyasi, askeri ve toplumsal sonuçları bakımından biraz da olsa anlaşılabilir ve sonuca yönelik olabilir. Dini nedenlerle yapılan savaşlar, fetihler, işgaller, katliamlar, insanlık tarihinde önemli bir yer tutar ve etkileri bütün zamanlarda hissedilir. Sonuçları ve şekilleri bakımından anlamsız ve değersiz olan mücadele şekli ise fikir münakaşasıdır. Hele bu münakaşalar, din adına yapılıyorsa, tarih ve insanlık üzerinde hiçbir etkisinden söz edilemez; çünkü din, mantık değil iman meselesidir.


Ezcümle: Türkçülük hiçbir ırkın soykırımını, bir insanın inancı yüzünden ölüme mahkum edilmesini talep etmez. Masum, kendi yaşama hakkına zarar vermeyen birine  saldırmak, onu öldürmek Türk'ün  kitabında yoktur.


Türkiye = iye eki aitliktir. O'na ait demektir.
Kürt Kürdüm derse insan ben Türküm diyince ırkçı oluyorum ne garip dünya.

Dağa çıkan, üniversite basan, duvarlara APO LİDERİMİZ yazana hiç mi bir şey denmez arkadaş,  hep bizi mi görür gözleri?¿
#94800662

Halay çekip işçi savunduğunu düşünen insanlık gösterisi yapıyor bozkurt çekene ne biçim gözlerle bakılıyor. Kıro kıro hareketler deniliyor.  Doğru onlar da haklı 365 gün canı çıkana kadar çalışan işçinin hakkını bir gün halay çekerek kutlamadık. Hadımköylü olmadık onlar gibi ...

ZALİM OLAN İLK SALDIRANDIR* (KİTAPTAN BAŞLIK)

Türk Kürdü değil, Kürt Türk'ü sevmedi.Bu geçmişten beri böyle. Geçmişteki iç isyanları biraz araştıran bunu gayet iyi anlar. Ve ayrıca PKK başlı başına yeterli kanıt değil midir? Ve onlar beni sevene kadar benim vatandaşlığımı kabul edene kadar ben de onları sevmeyeceğim... Dağdan inip bağdan kovmasın kimse kimseyi.



"İslâmdır en büyük ülkü ,
Neyleyim Allahuekber demeyen Türkü diyen "
zibidiler var bir de hiç tükenmedi soyları.

Bazı milletler için din, diğer milletlerle kendini ayırmak için tek araçtır. Bu türlü milletler, tarih sahnesine çıkışlarını, varlıklarını devam ettirmelerini, ilerleme ve kalkınmalarını bir dine borçlu olan, başkaca özelliği bulunmayan milletlerdir. Mevcut dinlerinden önceki bir milli dinleri ve din dışında bir milli kimlikleri bulunmayan milletler için varlıklarının tek dayanağı dindir.

Bu kişilerin, meseleleri kendi baktıkları cepheden değerlendirmek gibi bir sorunu var. Nasıl ki İslam'ı kaynağına göre değil, kendilerine göre yorumluyorlarsa, Türkçülüğü de kaynağına göre değil, kendi keyiflerine göre yorumluyorlar. Yazar tabi ki de onlara da cevap vermiş, hem de kendi dilleriyle bildiğiniz. Kuran'dan ayet sunarak. Kıyas yaparak.

O zaman hepsine toplu bir cevap verelim :


"Türklük, Müslümanlık olmadan da yaşar ve netekim yaşamıştır ama Müslümanlık Türksüz yaşayamaz. Onu ancak Türklüğün sel gibi akan kanları ayakta tutmuş, tutabilmiştir. Türkiye"den ayrılan Arap devletlerinin zavallı, âciz ve gülünç durumları ortadadır." Bütün yobazlara duyurulur. Gök Bilge ATSIZ, Ötüken, Mart 1970, Sayı: 75


 

HATIRLATMA :

Kırk çeri ile saray basan Kürşad müslüman değildi.

Teşekkürler :)

.

Kendinize iyi bakın..
48 syf.
Özetle; Türkçülüğün ‘fikir hareketi olarak’ ortaya çıkışı, bir batılı oyunu, Müslümanlar arasına fitne sokma aracı değil, kan ağlayan ve dünyanın değişik yerlerinde parça parça olmuş Türklüğün yeniden birleşmesi ve defalarca olduğu gibi, o bahsi geçen düşman milletlere karşı ayakta durabilme arayışından ibarettir.
48 syf.
·Puan vermedi
İslam dininde ırkçılığın yeri nedir? Milletler hatta insanlar birbirinden üstün yaratılmış mıdır? Harika ötesi bi kitap. Kitabın en önemli ve en güzel yanı yorum katmak yerine kanıt göstererek birşeyleri açıklıyor

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müslümanlar Dinleyin
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Türkçülük, Türk tarihinin bilinen ya da bilinmeyen bütün devirlerinde varlığını sürdürmüş; fakat ve maalesef en fazla, Türklüğün zor zamanlarında adından söz edilmiş, sevdalıları artmış, göze batmış bir davadır. Nasıl ki hastalıktan şikâyeti olanlar hastanenin yolunu tutuyorsa, nasıl ki Cuma günleri camiler dolup taşıyorsa, nasıl ki insanlar kırsaldan şehre göçüyorsa, Türklüğün zor zamanlarında da Türkçülük daha fazla kişinin aklına geliyor, daha çok kimsenin fikir gündemini meşgul ediyor. Doğası ve mantığı itibariyle, Türklüğün meselelerine, Türklerin sorunlarına çözüm sunma aracı olan Türkçülük, bu doğal işlevini yerine getirmeye çalıştığı sırada, akla gelebilecek her türlü fikir cephesinden, istisnasız olarak bütün görüş cephelerinden engellerle, iftiralarla, isnatlarla, eleştirilerle karşılaşıyor. Birbirine düşman olan görüşler ve o görüşlerin sahipleri bile, mesele Türkçülük olduğunda, karşı cephede buluşuyor, ittifak ediyor. Kapitalistin ve komünistin, misyonerin ve tebliğcinin, sömürülenin ve sömürenin, hizipçinin ve hizipsizin, faşistin ve demokratın vs… aynı anda düşman olabildiği, karşısında birleştiği, aynı cümlelerle eleştirdiği –belki de- tek dava Türkçülük; belki de tek kitle Türklüktür!

Türkçülük düşmanlığını, fikirlerinin temel prensibi haline getirmiş zümreler arasında bir derecelendirme yapmak imkânsız denecek kadar zordur; zira bu fikir sahipleri, Türkçülüğe saldırmak hususunda kendi aralarında da bir yarış halindedirler ve bu yarış, henüz bitmiş değildir. Türkçülüğe saldıranlar, onu yok etmek isteyenler, mesele Türkçülük olduğunda kendi aralarında ateşkes ilân etmekte, tam bir uyum içinde yarışmaktalar. Taktik ve teknikleri de bu uyum nedeniyle birbirlerine çok benzemekte, adeta birbirini taklit etmektedir. Türkçülüğe hücum etmeye çalışan her türlü görüş sahibinin, şirret niyetlerini perdeleyecek ve alet olarak istismar edilebilecek bir materyale ihtiyacı oluyor. Bazıları gelir dağılımının adaletsizliğini kullanarak soydaşlarımızın fakirliğini, bazıları halk masalı haline gelmiş rivayetleri kullanarak maneviyatını, bazıları dönemin ve dünyanın siyasî malzemelerini kullanarak hissiyatını hedef alıyor; fakat hangi cepheden olursa olsun; düşmanlarımızın tamamı da cehaletten yararlanıyor ve en önce de Türk’ü Türkçülüğe düşman etmek için çabalıyor.
Bu küçük makalenin konusu, Türkçülük düşmanları arasında en fazla kara propaganda kullanan, yani Türklüğün maneviyatını hedef alan, daha özel bir ifadeyle, İslam’ı kirli siyasetine alet edenlere ve bu iftira kampanyasına alet olanlara cevap vermektir.

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Sibel Dursun
  • panturkist
  • EdaA.K
  • Eren Yazkan
  • Radikalizmin Mistik Önderi
  • Emre Güven
  • Ahtemsev
  • Cem Elmalı
  • Tucecek
  • Hızır yıldırım

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%73.7 (28)
9
%18.4 (7)
8
%0
7
%5.3 (2)
6
%0
5
%2.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0