Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)

·
Okunma
·
Beğeni
·
434
Gösterim
Adı:
Müslümanların Tarihi
Alt başlık:
5 Cilt Takım
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
2400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735833
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Müslümanların Tarihi'nin 1. cildi, "Tarih Nedir?" sorusunun cevabını aramayla başlıyor. Tarihin, Kur'an'dan ayrılması mümkün olmayan, onunla kâim, insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor. Âdem (a.s) ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını; bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor. Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur'an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 2. cildi, Hz. Muhammed'in İslam'ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor. İslâmî tebliğin kolay olmadığı, işkence çekmeden, ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği, Sünnetullah'ın bu olduğu anlatılıyor. İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabının değil, onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla/savaşla geçtiği anlatılıyor. Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı, tek amacın Allah'ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu, bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 3. cildinde, Hz. Peygamber'in vefatından sonra hilafete seçilen Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler'in saltanat dönemi inceleniyor. Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için "Örnek Halifeler Dönemi" olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler'in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor. Ayrıca, daha Hz. Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye'nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz. Ali'ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi'nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, bu güne kadar yazdığı irili-ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor. Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor. Hz. Âdem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını, bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor. Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını, eğer bu bilinçte olmazlarsa, kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor. Allah'ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini, günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını, bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.
Müslümanların Tarihi, 5 cilt bile olsa, tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişikyeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor.Bu eserin, hem İhsan Süreyya Sırma'nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı, ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil.
(Tanıtım Bülteninden)
480 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Tarih tarih tarih...geçmişini bilmeyen geleceği göremez .....en sevdiğim okumaktan büyük zevk aldığım , bazan her okuduğumda farklı yerlerinde ve zamanlarında hapsolduğum tarihim .... İhsan hocamın ellerine yüreğine sağlık ...mutlaka ama mutlaka her Müslümanım diyen kişinin evinde olması gereken bir eser ...kitap öyle güzel bir şekilde dizayn olmuş ki sayfalar akıp gidiyor...hele birde resimler var sayfa kenarlarında ....5 cildi de okurken duygular geçidinden geçtim ...kitap Hz Adem' den Osmanlı Devleti'nin sonlarına doğru....bizim atalarımızdan geçtikleri yollardan bahsediyor ...inanın yormadan ,sanki bir pencere açılıp oradan bakıyorsunuz yaşanmış olanlara ....kitap sadece siyasi yönlerde ilerliyor ....okunması dileğiyle ....
Tarih severlerin dikkatine! İhsan Hoca'nın diline bir başlayınca, bırakamayabilirsiniz. Hele bu harika eserlerin sempatik boyu var bir de.. Al, okşa, sev :) Öyle bir kitap. Lakin bu yetmez. Söz konusu tarih. Roman okur gibi okumayın. Ders çıkarın. Günümüz ile bağdaştırın. Zaten okuyunca tarihin gerçekten de tekerrür ettiğini göreceksiniz. Bilelim ki, yanlışlara dur diyebilelim
480 syf.
Hz. Adem(as) ile başlayan tarih yolculuğu Osmanlı Devletinin yıkılması ile son buldu. Yazar beş ciltlik bu eserde olayları tarafsız bir gözle değil tamamen İslami bir bakış açısıyla inceliyor. Adalet ve nizamın devletleri refaha, zulüm ve adaletsizliğin ise devletleri yıkılmaya götürdüğünü birçok devletin tarihinden yola çıkarak anlatmaya çalışıyor. Saltanat sistemini eleştiren yazar Osmanlı'nın yıkılma sebeplerinden birini de saltanat sistemi ile çocuk ve beceriksiz insanların tahta geçmesi olarak nitelendiriliyor. Sonuç olarak bir solukta okunacak güzel bir eser. Tabi ki yazarın başta söylediği gibi kitap detaylara inmiyor devletlerin sadece siyasi yönlerini ele alıyor.
2400 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
İlk 2 kitabı bitirdim. Ve 3.süne başlamak için sabırsızlanıyorum. Şubat gelir gelmez başlayacağım nasip olursa Daha önce yanılmıyorsam 7 kitabını okudum İhsan Süreyya hocanın. Anlatış tarzını, yaptığı yorumları, oluşturduğu kaliteli içerikleri çoook beğeniyorum. Beğeniyorum demek haddime bile değil aslında. Böyle ilim sahibi bir şahsın kitapları elbette beğenilecektir. "İslam Tarihini Adem aleyhisselam'dan, Osmanlı'ya kadar okumak,öğrenmek istiyorum. Elimde tertipli,düzenli, güvenilir bir kaynak olsun, dili ağır olmasın, net ve makul olsun" diyen kardeşlere şiddetle tavsiyemdir. Hem kaynaklarla, hem de sıkmadan anlatılan tarih diye bir şey varmış. Bunu İhsan Süreyya hocanın kitaplarında gördüm. Belki de hayranlığımın en büyük sebebi budur. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama, bir Müslümanın kesinlikle tarih bilgisine sahip olması gerektiğini düşünüyorum ben. Her ayrıntıyı aklımızda tutamayabiliriz fakat, genel çerçevede belli başlı noktaları bilerek geleceğimizi de ona göre planlayıp yorumlayabiliriz(neyi planlıyorum acaba, düşmana karşı nasıl taarruza geçeceğimizi mi?yine kendimi kaptırdım). Bendeki kitaplar ansiklopedi boy olanlardan değil. Normal kitap boyundan biraz daha büyükler. Fiyatı da @kitapyurducom da zannedersem 120-130 TL civarı bir şeydi. Ansiklopedi boy olanları daha pahalı(bence bendekiler gayet kullanışlı, boşuna fazla para vermeyin derim). Rabbim faydalanmayı nasip etsin.



Bir serinin daha sonuna geldik
Bitmesini hiç istemediğim bir eserdi ama bir an önce tüm ciltleri okuyup, edindiğim malûmatlarla, kafamda eksik kalan parçaları tamamlama heyecanı içinde idim süreç boyunca.
İhsan Süreyya hoca tarih yalnızca geçmişteki olayları kronolojik sırası ile ezberlemek değildir diyor.
Çıkarılan dersler, yorumlar, değerlendirmeler hayata bakış açısını değiştirmeli insanın.
Aynen dediği gibi, kaleme aldığı eserinde okuyucuya bilgi verirken bir yandan da yaptığı değerlendirme ve eleştirileriyle konular üzerinde bol bol tefekkür ettiriyor. Kimi zaman olaylar karşısındaki sitemini ifade ediyor, sen de üzülüyorsun; Müslümanlara yapılan zülumden bahsediyor, "Bunlardan habersiz olan nice Müslüman var şu yeryüzünde.." diye dertleniyorsun.

Geçtiğimiz günlerdeki bir söyleşisinde, "İnsanın bir derdi olacak. Öğütler isimli kitapta Feriduddin; "Bir dert edin kendine. Eğer yok dersen gel benden ödünç al" diye tavsiye veriyor" demişti İhsan Süreyya hoca. Sonra da, "derdini vermiyor dikkat edin, ödünç al diyor" diye ekleme yapmıştı. Çünkü insanın derdi davasıdır. O derdi edindiği zaman bir şeyler uğrunda mücadele eder, hayat gayesi edinir.

Kitap 5 ciltten oluşuyor.
1.cilt Adem aleyhisselam ile başlıyor, 5.cilt ise Osmanlı'nın son padişahı ile bitiyor. Medine İslam Devleti, Emeviler, Abbasiler, Endülüs.. hepsiyle ilgili bilgilere yer verilmiş eserde.
Bu eserin hayatımda büyük bir öneme sahip olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Rabbim isteyen herkese edinmeyi, okumayı ve öğrenmeyi nasib etsin
Saraya yakınlığı ile bilinen bir İtalyanın anlattığına göre, IV.Murad sık sık Machiavelli okur ve baskıcı yönetimi ondan öğrenirdi.
Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet, fetih günü öğle vaktinde maiyetiyle birlikte Ayasofya'ya gitti. Unutulmaz bir gün yaşanıyordu. Fatih atından inip Ayasofya'ya girdiğinde Müslüman askerlerden birisinin kilise mermerlerinden bir tanesini kırmakta olduğunu gördü ve ona neden o mermeri kırdığını sordu. Asker, "dinim gereği" cevabını verince Fatih, elindeki kılıçla askere vurup böyle yapmaya hakkı olmadığını söyledi. Bilahare bu kadim kiliseyi camiye çevirdi ve orada ilk cuma namazını kıldı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müslümanların Tarihi
Alt başlık:
5 Cilt Takım
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
2400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735833
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Müslümanların Tarihi'nin 1. cildi, "Tarih Nedir?" sorusunun cevabını aramayla başlıyor. Tarihin, Kur'an'dan ayrılması mümkün olmayan, onunla kâim, insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor. Âdem (a.s) ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını; bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor. Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur'an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 2. cildi, Hz. Muhammed'in İslam'ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor. İslâmî tebliğin kolay olmadığı, işkence çekmeden, ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği, Sünnetullah'ın bu olduğu anlatılıyor. İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabının değil, onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla/savaşla geçtiği anlatılıyor. Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı, tek amacın Allah'ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu, bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 3. cildinde, Hz. Peygamber'in vefatından sonra hilafete seçilen Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler'in saltanat dönemi inceleniyor. Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için "Örnek Halifeler Dönemi" olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler'in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor. Ayrıca, daha Hz. Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye'nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz. Ali'ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi'nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, bu güne kadar yazdığı irili-ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor. Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor. Hz. Âdem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını, bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor. Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını, eğer bu bilinçte olmazlarsa, kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor. Allah'ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini, günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını, bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.
Müslümanların Tarihi, 5 cilt bile olsa, tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişikyeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor.Bu eserin, hem İhsan Süreyya Sırma'nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı, ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Eflatun Hanım
  • Hande Yılmaz
  • Emrullah SAYLIK
  • Abdullah Bozkurt
  • Murat İslam
  • Mehmet Sivil
  • Sümeya Samıkıran
  • sİчαmєnd
  • M. Kadri AKAY
  • M.Fatih Aykaç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0