Müslümanların Tarihi 3. Cilt (5 Cilt Takım)

·
Okunma
·
Beğeni
·
342
Gösterim
Adı:
Müslümanların Tarihi 3. Cilt
Alt başlık:
5 Cilt Takım
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735833
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Müslümanların Tarihi'nin 1. cildi, "Tarih Nedir?" sorusunun cevabını aramayla başlıyor. Tarihin, Kur'an'dan ayrılması mümkün olmayan, onunla kâim, insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor. Âdem (a.s) ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını; bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor. Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur'an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 2. cildi, Hz. Muhammed'in İslam'ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor. İslâmî tebliğin kolay olmadığı, işkence çekmeden, ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği, Sünnetullah'ın bu olduğu anlatılıyor. İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabının değil, onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla/savaşla geçtiği anlatılıyor. Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı, tek amacın Allah'ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu, bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 3. cildinde, Hz. Peygamber'in vefatından sonra hilafete seçilen Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler'in saltanat dönemi inceleniyor. Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için "Örnek Halifeler Dönemi" olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler'in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor. Ayrıca, daha Hz. Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye'nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz. Ali'ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi'nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, bu güne kadar yazdığı irili-ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor. Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor. Hz. Âdem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını, bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor. Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını, eğer bu bilinçte olmazlarsa, kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor. Allah'ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini, günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını, bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.
Müslümanların Tarihi, 5 cilt bile olsa, tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişikyeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor.Bu eserin, hem İhsan Süreyya Sırma'nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı, ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil.
(Tanıtım Bülteninden)
480 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Bir okuma grubuyla başladığım Müslümanların tarihi serisinin 3. cildinde; Hulefa-i Raşidin dönemi ve Emevi devletinin halifeleri anlatılmış. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’den sonraki İslam devletinin durumu, Emevi devleti döneminde ki fetihler ve Halifelerin bazı yanlış tutumları birçok sahih kaynak gösterilerek kaleme alınmış. Özellikle yazarın tarihi; öz ve yalın bir dille anlatması, günümüzdeki sorunlarla karşılaştırıp çözüm yolları sunması, karşıt düşüncelere yer vermesi ve kendisinin de eleştiriye açık olması tarihe ilgimi arttırdı. Tarihi bilmeden bugünü yaşayamayız. Bugün ki sorunlarımıza çözüm bulamayız çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Hayata İslamı hakim kılmada, 1300 yıl öncesindeki hatalar neyse bugün de aynı şeylerle karşı karşıyayız.
480 syf.
·80 günde·Beğendi·Puan vermedi
Selamün Aleyküm Değerli Okuyucular İhsan Sürreya Sırma'nın bu 5.ciltlik setini 3.Cildi Elhamdülillah Bitirdim 4.Cilde Başladım 3.Cilde Örnek Halifelerden Başlayan Ve Emevilere Olan Kısmı Almış Benim Hayatım Okuduğum En Güzel Tarih Kitabı Hiç Bir Emevi Sultanı Atlamadan Hepsi Yazmış Hiç Birini Atlamamış Özellikle Kendi Değerlendirmeleri Çok Güzel Güncele Yorumyarak Anlattığı İçin Anlaşılır Okuduğum Bu Cilde Şura 'nın Ne Kadar Önemli Olduğu Ulu'l Emir Dahi Olsa Allah Ve Rasulune Karşı İş Yapıyorsa Ona İtaat Etmem 'nın Öğrendim .İlk İslam Parası İlk Padişahları Tek. Namaz Kılma Yerini Ve Daha Birçoğu Bu Cilde Birde Saltanatı Korumak Her Türlü Pisliğin Yapıldı Emeviler Dönemi Hocam Gayet İyi Açıklamış.Siz Değerli Okuyuculara Tavsiye Ederim.
480 syf.
Peygamberler tarihinden sonra 4 Halife ve Emeviler Dönemi. Efendimizin izinde giden 4 halifenin İslam davasını uygulamakla beraber dünyanın dört bir yanına nasıl ulaştırdıklarını bu ciltte bulabilirsiniz. Ve Müslümanların bugüne kadar süregelen bölünmelerinin nasıl başladığını da. Hz.Osman (ra) dönemiyle başlayan ve Hz. Ali (ra) döneminde zirveye ulaşan devlet içi karışıklıklar ve itaatsizliklerini bu ciltte okuyacaksınız.
480 syf.
·31 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir serinin daha sonuna geldik
Bitmesini hiç istemediğim bir eserdi ama bir an önce tüm ciltleri okuyup, edindiğim malûmatlarla, kafamda eksik kalan parçaları tamamlama heyecanı içinde idim süreç boyunca.
İhsan Süreyya hoca tarih yalnızca geçmişteki olayları kronolojik sırası ile ezberlemek değildir diyor.
Çıkarılan dersler, yorumlar, değerlendirmeler hayata bakış açısını değiştirmeli insanın.
Aynen dediği gibi, kaleme aldığı eserinde okuyucuya bilgi verirken bir yandan da yaptığı değerlendirme ve eleştirileriyle konular üzerinde bol bol tefekkür ettiriyor. Kimi zaman olaylar karşısındaki sitemini ifade ediyor, sen de üzülüyorsun; Müslümanlara yapılan zülumden bahsediyor, "Bunlardan habersiz olan nice Müslüman var şu yeryüzünde.." diye dertleniyorsun.

Geçtiğimiz günlerdeki bir söyleşisinde, "İnsanın bir derdi olacak. Öğütler isimli kitapta Feriduddin; "Bir dert edin kendine. Eğer yok dersen gel benden ödünç al" diye tavsiye veriyor" demişti İhsan Süreyya hoca. Sonra da, "derdini vermiyor dikkat edin, ödünç al diyor" diye ekleme yapmıştı. Çünkü insanın derdi davasıdır. O derdi edindiği zaman bir şeyler uğrunda mücadele eder, hayat gayesi edinir.

Kitap fotoğrafta gördüğünüz gibi 5 ciltten oluşuyor.
1.cilt Adem aleyhisselam ile başlıyor, 5.cilt ise Osmanlı'nın son padişahı ile bitiyor. Medine İslam Devleti, Emeviler, Abbasiler, Endülüs.. hepsiyle ilgili bilgilere yer verilmiş eserde.
Bu eserin hayatımda büyük bir öneme sahip olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Rabbim isteyen herkese edinmeyi, okumayı ve öğrenmeyi nasib etsin
Selamunaleyküm
Ömer b. Abdülaziz sadece Müslümanlara değil, herkese adil davranılmasını istiyordu. Nitekim o, bütün valilerine gönderdiği bir emirnâmede şöyle buyurmuştu:

"Hiç kimsenin kilisesini ya da 'ateşgede' sini yıkmayınız!

Taberî Târîh, VI, 572.
Ömer Bin Abdülaziz halife olunca "Başıma geleni görüyorsun, bana ne tavsiye edersin?" diye Salim bin Abdullah'a sorunca Salim şöyle dedi :
"Bütün dünya nimetlerine karşı öyle bir oruç tut ki, iftarın ölüm olsun!"
Rasulullah (s.a.s) çilelerinin aza indiği, devletinin kuruluşunu tamamladığı bütün Arap Yarımadasının kendisine yöneldiği, hayatının bu en güzel anında Allah'a kavuşmanın vasıtası olan ölümü tercih ediyordu.
O halde Hz Peygamberin ve sahabesinin hayat gayeleri, günümüz müslümanlarının yaptıkları gibi hazineler peşinde koşmak değil, dünyada Allah'ın istediği gibi yaşamak, ölümden sonra da O'na kavuşmaktı. Heyhat ki, daha sonra gelen yüzyıllarda dünya malı ahiret sevgisinin yerini aldı.
Sahabiler için aslolan Allah rızasıydı ve dünya malında gözleri yoktu. Günümüzün Müslümanları ise dünya malına çok önem verdiklerinden dolayı kaybediyorlar. Öyle ki, neredeyse asıl görevleri, dünya için yaşamak oldu. Günümüz Müslüman'ı, Allah rızasını nasıl kazanacağını araştırmak yerine, dünya para piyasalarını konuşuyor, kendisine onu dert ediniyor. Onu dert edindiği için de dertlerden kurtulamıyor.
İnsanların kanını sülük gibi emen çağdaş tağutlar, firavunlar biraz düşünüp tarih okumaz mısınız? Ömer'leri görüp tantanalarınızdan utanmaz mısınız? Villalarda, şatolarda saltanatlar sürerken, hesabı sizden sorulacak olan bu insanların, zir u zeber olmuş haklarını hiç hatırlamaz mısınız?
Ebu Eyyub el Ensari vefat etmeden önce arkadaşlarına şöyle tembih etmişti:
"Beni elinizden geldiği kadar düşman toprağında, düşmana en yakın yerde defnedin. İslam'ı tebliğe gittiğim yer, en uzak nokta olsun."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müslümanların Tarihi 3. Cilt
Alt başlık:
5 Cilt Takım
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735833
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Müslümanların Tarihi'nin 1. cildi, "Tarih Nedir?" sorusunun cevabını aramayla başlıyor. Tarihin, Kur'an'dan ayrılması mümkün olmayan, onunla kâim, insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor. Âdem (a.s) ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını; bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor. Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur'an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 2. cildi, Hz. Muhammed'in İslam'ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor. İslâmî tebliğin kolay olmadığı, işkence çekmeden, ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği, Sünnetullah'ın bu olduğu anlatılıyor. İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabının değil, onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla/savaşla geçtiği anlatılıyor. Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı, tek amacın Allah'ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu, bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 3. cildinde, Hz. Peygamber'in vefatından sonra hilafete seçilen Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler'in saltanat dönemi inceleniyor. Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için "Örnek Halifeler Dönemi" olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler'in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor. Ayrıca, daha Hz. Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye'nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz. Ali'ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi'nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor. Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, bu güne kadar yazdığı irili-ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor. Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor. Hz. Âdem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını, bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor. Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını, eğer bu bilinçte olmazlarsa, kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor. Allah'ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini, günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını, bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.
Müslümanların Tarihi, 5 cilt bile olsa, tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişikyeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor.Bu eserin, hem İhsan Süreyya Sırma'nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı, ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Eflatun Hanım
  • Beyzanur
  • Hande Yılmaz
  • Mütevazıokurhanım
  • seyyahikitap
  • Mâsivâ
  • Emrullah SAYLIK
  • Songül Ysldg
  • Abdullah Bozkurt
  • Serhat Alpar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (6)
9
%25 (3)
8
%16.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0