Geri Bildirim

Müstesna Güzellerİskender Pala

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.270
Gösterim
Adı:
Müstesna Güzeller
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
323
ISBN:
9789758950416
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bu kitap, bilimsel bir gayretin ürünü olmaktan çok, öz kültürümüze karşı hissedilen bir vefa borcunun yerine getirilmesi için düzenlenmiştir ve yazdığımız makaleler arasından seçilen 50 adet yazıyı içerir. Divan şiiriyle tarihi ve şimdiki hayatımızı buluşturma gayesiyle kaleme alınan bu yazılarda tuttuğumuz yol, yüründükçe uzayan ve her durağında bir başka hayranlıkla seyrettiğimiz, asude güzellikleri olan bir yoldur. O vadide görülecek daha nice menziller, gidilecek daha nice yollar vardır. Buyurunuz bu güzellikleri beraberce seyredelim ve sohbetlerle yoldaşlık kuralım. Zaten gayemiz de altı yüzyıl boyunca soluduğumuz bir güzellikler manzumesini, sizlere yeniden tanıtabilmek ve sevdirebilmektir. Rastladığımız o müstesna güzellikleri sizinle paylaşmaktan mutluyuz.
(Tanıtım Bülteni'nden)
Divan Edebiyatının anlaşılmasını sağlayarak divan edebiyatına duyulan önyargı zincirlerini kırmayı sağlıyor. Divan edebiyatında bahsedilen aşkın, şarabın gerçek anlamlarıyla kullanılmadığının idrakine varılabiliyor. Aşktan kastın ilahi aşk olduğu, şaraptan ve sarhoşluktan kastın imanın hazzına varmayla oluşan kendinden geçme hali olduğu ve daha niceleri...
Bozuk şu dünyanın temeli bozuk
Tükendi daneler kalmadı azık
Yazıktır şu geçen ömrüme yazık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
*Kul Himmet
İskender Pala
Sayfa 224 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
Tarihte ünlü Keçecizâdeler fıtraten nüktedan bir sülâledir. İzzet Molla merhum nüktedan olmakla birlikte biraz da şişman bir kişi imiş. Bir akşam iftara davetli olarak bir dostun konağına gitmiş. O zamanlar âdet, akşam namazı kılındıktan sonra sofraya oturmaktır. Neyse iftar topu atılmış. Oruçlar zemzem vb. ile açılıp namaza durulmuş. O sırada yeni gelen bir misafir soluk soluğa kapıdan girip içerdekilerin namaza başladıklarını görünce çorapları çıkarıp kolları sıvamış. Hemen ibrik leğen gelmiş; abdest alacak. Öte yandan akşam namazı kısa. Kaidelerde zamm-ı sure de az okunuyor. İmam da biraz aceleci; hem hızlı okuyor, hem de rükû ve secdeleri kısa tutuyor. Molla merhum imama ayak uydurmakta zorlanıyor. Bu arada abdest alacak zat, ibrikdâra seslenir: - Evlâdım biraz acele et. Abdestimizi alıp imama yetişelim. Olanları namazda yan gözle izleyen Molla, bu söz üzerine dayanamayıp namazın içinden adamın duyacağı şekilde mırıldanmış:
-Efendi hiç acele etme! Biz bu imama namazın içindeyken yetişemiyoruz, sen dışardan nasıl yetişeceksin!
İskender Pala
Sayfa 295 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
İnsan rüyasında hazine bulsa uyanınca onunla sevinebilir mi hiç? İşte akıllı kişiler de bir rüya gibi gelip geçici olan bu dünyanın nimetleriyle şâd olası değildir.
İskender Pala
Sayfa 219 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
Aşkın değeri sevgili uğrunda çekilen gamların çokluğu ile ölçülür.
İskender Pala
Sayfa 127 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
Gerçek yiğitlik, eline fırsat geçince düşmanını dahi bağışlayabilmektedir.
İskender Pala
Sayfa 22 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
Kimse isteyerek âşık olmaz. Bu bir sihir gibidir. Dokuz zincirle dokuz kazığa bağlı olsa, âşıkın gönlünü yine aşk gücüyle canan yolunda giderken görürüz.
İskender Pala
Sayfa 38 - Kapı Yayınları - 13. Baskı
Her şeyin bir sonu olduğu gibi gönüldeki gamın da bir sonu olacaktır. Gam bitince vuslat kendini gösterir. Oysa âşık vuslat gecesinde de gamlıdır. Zira "Ya bu vuslat bitiverirse!" diye düşünmektedir. Onun için vuslat yerine gam istemek daha geçerlidir. Değil mi ki gam sevgiliden gelir; öyleyse değerlidir. Ona gönülde yer verilir. Bu yüzden gama çare aranmaz. Onun çaresi yine gam çekmektir. Doktorun buna yapacağı bir şey yoktur. Gamla içli-dışlı olan gönül, bundan zevk bile duyar. Bu yüzden boyu hilâle dönse, devamlı ah etse, yakasını yırtıp feryatlar koparsa, hatta âleme rüsva olup toprağa karışsa bile şikâyette bulunmaz. Kaldı ki sevgiliye şikâyet olmaz.
İskender Pala
Sayfa 129 - Kapı Yayınları - 13. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müstesna Güzeller
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
323
ISBN:
9789758950416
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bu kitap, bilimsel bir gayretin ürünü olmaktan çok, öz kültürümüze karşı hissedilen bir vefa borcunun yerine getirilmesi için düzenlenmiştir ve yazdığımız makaleler arasından seçilen 50 adet yazıyı içerir. Divan şiiriyle tarihi ve şimdiki hayatımızı buluşturma gayesiyle kaleme alınan bu yazılarda tuttuğumuz yol, yüründükçe uzayan ve her durağında bir başka hayranlıkla seyrettiğimiz, asude güzellikleri olan bir yoldur. O vadide görülecek daha nice menziller, gidilecek daha nice yollar vardır. Buyurunuz bu güzellikleri beraberce seyredelim ve sohbetlerle yoldaşlık kuralım. Zaten gayemiz de altı yüzyıl boyunca soluduğumuz bir güzellikler manzumesini, sizlere yeniden tanıtabilmek ve sevdirebilmektir. Rastladığımız o müstesna güzellikleri sizinle paylaşmaktan mutluyuz.
(Tanıtım Bülteni'nden)

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • Fatma yilmaz
  • mustafa aşan
  • Abdullah Aksu
  • Sercan CEBECİ
  • Dr.Okur
  • Darri
  • Mustafa
  • Gülşah Yelekin
  • Hasibe Dal
  • :):(:

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.3
18-24 Yaş
%19.5
25-34 Yaş
%41.5
35-44 Yaş
%26.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%4.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.4
Erkek
%65.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.7 (4)
9
%20 (3)
8
%13.3 (2)
7
%26.7 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%13.3 (2)