Mutluluğun Kazanılması (Tahsilu's-Sa'ada)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,2bin
Gösterim
Adı:
Mutluluğun Kazanılması
Alt başlık:
Tahsilu's-Sa'ada
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054239221
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Divan Kitap
Baskılar:
Mutluluğun Kazanılması
Mutluluğun Kazanılması
Mutluluğu Kazanma
Farabi, İslam dünyasında genel olarak antik tarzda felsefe geleneğinin, daha özel olarak da siyaset felsefesi veya felsefi siyaset geleneğinin kurucusu ve en önemli temsilcisidir. İbni Sina, İbni Bacce, İbni Tufeyl ve İbni Rüşd gibi ondan sonra gelen diğer ünlü Müslüman filozofların her şeyden çok siyaset felsefesi alanında Fârâbînin öğrencileri olduklarını söylemekte hiçbir beis yoktur. Orta Çağ'da gerek Doğu Müslüman, gerekse Batı Yahudi ve Hıristiyan siyaset filozofların temel problemi antik dünyadan miras aldıkları klasik politik öğretinin ne olduğunu anlamak, onu kendi özel dinlerinin politik öğretisinden ayırt etmek ve bu ikisi arasında bir ilişki arasında bir ilişki kurmak problemidir. Batı Hıristiyan dünyasında St. Thomas bunu Aristoteles'e ve onun politikasına dayanarak yapar. Doğu İslam dünyasında ise Farabi'nin bu teşebbüste bulunurken dayanağı, Platon ve onun politikaya ilişkin başlıca eserlerin olan Devlet ve Yasalardır. Orta Çağ Müslüman ve Hıristiyan dünyasının en büyük iki filozofunun bu farklı tercihleri, bu iki dünyada sonuçları günümüze kadar devam eden iki farklı siyaset felsefesi geleneğinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fârâbî'nin siyaset felsefesi alanında çeşitli eserleri vardır. Bunlar arasında özellikle İdeal Devlet (al-Madina al-Fazıla), Medenî Siyaset (Siyasa Madaniyya), Fusul (Fusul al-Madani) zikredilebilir. Ancak bu eserler arasında Mutluğunun Kazanılması'nın (Tahsîl al-Saada) özel bir yeri olduğu Farabi araştırmacıları tarafından kabul edilmektedir. Onun Farabi'nin siyasete ilişkin eserleri arasında en olgunu, en önemlisi olduğu söylenmektedir.
88 syf.
·1 günde·9/10 puan
İslamiyetin doğuşundan 260 sene sonra dünyaya gelen ve “Yaratıcı’sına” benzemeye çalışan Türk İslam düşünürü Farabi.

Anlam ve mana bakımından filozofları en çok eleştiren düşünür olması ise kendisini ayrı bir alana taşımaktadır. Gerçek ve sahte filozof ayrımı yapan, istidadı olmadığı halde sadece teorik erdem (bilgi) ile kendine filozof bakan “nakıs” yani erişmemiş, yetişmemiş olan kişilerin kendi yaşantılarına aktaramadıkları öğretileriyle sahte filozofları eleştirmiş, toplum ve kişilerin dikkat etmesini belirtmiş, bu tarz öğreti saçanların elbet yavaş yavaş söneceğini, akabinde yok olup gideceğini kitabın sonlarına doğru belirtmiştir. Farabi’nin gözünde filozof kemale ermiş ve öğretilerini kendi hayatına yansıtabilen kişilerdir.

Asıl hedefi Platon olan onu İslam dünyasıyla tanıştıran ve hatta Aristoteles öğretileri ile meraklısı olduğu Platon öğretilerini harmanlayıp İslam’a uyduran özellikle de bu kitabında bu iki düşünürün öğretilerinin farklı bir emsalini görüyoruz. Siyaset felsefesi alanında yazılmış en etkin eserlerden birisidir Mutluluğun Kazanılması.

Kitap çevirmenin uzun bir önsözüyle beraber - kesinlikle okumanızı tavsiye ederim - kısaca Farabi tanıtımı yapıp hemen arkasından diğer filozoflar ile bağlantılarını sunuyor.

Lider kişi (kanun koyucu) ya da filozofu bir tutan Farabi öğretilerine 4 temel bilgi üzerinde yer vermiş kitabında ve bütün bu bilgilerin birbirleriyle bağlantılı olduğunu savunduğunu, gerçek kişinin gözle görünen ve görünmeyen yanlarını savunarak sadece dünya saadetini değil her iki cihanda da mutluluğu örnek vererek ve öğretilerini tanımlayarak ilk bölüme dalış yaptırıyor. Sonra işinin ehli kişi nasıl olmalıdır diye devam eden öğreti din ve felsefe ayrımına gelip, yalancı filozofun tanımıyla noktalanıyor.

Peki ya kitabın ismi? O ne olacak, yazmamış mı formülü Farabi... Yazmış elbet “işin ehli” demiş. İşin ehli işe el attımı mutluluk peşin sıra gelir. Bunu yazınca da aklıma hemen #35585417 alıntı geliyor. Kişi önce mutluluğu ve daha fazla şeyi kendi çevresinde aramalı, sonra insanlığa yaymalı...

İlkelerle felsefe ve din ayrımı yaparken; birisinin kanıta diğerinin hayal gücüne bilgiler verdiğini söyler. Bu sebeple birinin ikna ettiğini diğerinin ise ispat ile hükümlü olduğunu da söyler. Din ve felsefe birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Her ikisi de birbirine çalışan ajanlar gibi sürekli birbirlerinden destek alıp, model insanı ortaya koymaya çalışır.

Farabi’den okuduğum 3. kitap, bu eserin birde farklı yayınevi versiyonunu okumuştum. Kesinlikle arasında birçok fark var. İş Bankası çevirisi gerçekten zor olan kitabı bir nebze daha anlaşılır kılıyor.

Sözün özü; kitap okunulası ve tavsiye edilesidir. Eğer ki felsefeye ilginiz var ise hele ki bir topluluğun önde gideniyseniz muhakkak alınacak bir sürü ders çıkabileceğiniz akademik bir eserdir.

Sevgi ile kalın.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Farabi bu kitabıyla diyor ki, ben yöneticinin, zeki, çevik, yetenekli, erdemli aynı zamanda ahlaklı olanını severim.

Kitabın adı, Mutluluğun Kazanılması olduğu için sakın siz de kişisel gelişim kitabı izlenimi uyandırmasın. Kitapta, ideal yönetici ve yönetim nasıl olmalıdır konusu işlenmiş. Farabi'nin  felsefesine göre temel amaç insanın amacının ne olduğunu bilmek ve bunu gerçekleştirmek. Yine ona göre bu amaç, mutluluktur. Ve mutluluğun gerçekleştirilmesi ahlakın alanına girdiğinden çareyi orada görmüştür ve siyasetle ahlakı birbiriyle ilişiği bulunan, aynı sorunların farklı görüntüsü olarak değerlendirmiştir.

Şimdi mutluluğun gerçekleşmesi için siyasal bir düzen şarttır. Bir ülkede siyasi bir istikrar varsa o ülkedeki insanların da mutlu olma ihtimalleri yüksektir. Siyasi bir istikrar için de liyakat sahibi bir yönetici şarttır. Peki nasıl olmalıdır bu yönetici? Farabi bunları bize kitabında anlatmış ben de anladığım kadarını sizlere anlatayım.

Efendim, yönteci herşeyden önce araştırmacı olmalıdır diyor Farabi. Yani insanın elde etmesi gereken mükemmelliğin ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırmalıdır. Bunları öğrendikten sonra öğrendiği verileri, hayata geçirme yollarını da araştırmalı ve bunları gerçekleştirmelidir. Yine ilmi açıdan yeterli donanıma sahip olmalı, okuduğunu anlamalı, anladığını anlatacağı zaman da hiçbir sıkıntı yaşamadan kendine güvenerek anlatmalı. Yani hükümdar, iyi bir hatip olmak zorundadır. İnsanlara hükmetmek için onlar üzerinde tesir bırakmak gerekiyor ve bunun yolu retorikten geçiyor diyor.

Bu kadarla bitmiyor tabii ki...  Farabi bu konuda ince eleyip sık dokumuş ve sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur diyerek yöneticinin ideal bir yönetici olması için sağlam bir bedene sahip olması gerektiğini de söylemiş.

Bir yöneticide olması istenilen en önemli özelliklerden biri de adaletli ve dürüst bir yönetici olmasıdır. Paraya, pula, ayakkabı kutularına meraklı bir yönetici olmaması gerekiyor yöneticinin. Yine aynı şekilde şehvet düşkünü de olmamalıdır. Kendi nefsine söz geçirebilen, iradeli bir idareci olmalıdır yönetici. Kendisinden olmayan insanlara, zulüm etmemelidir adaletle yaklaşarak, ortak müşterekte buluşmanın yollarını araştırmalı ve bunları hayatı geçirmelidir diyor.

Farabi, yöneticinin çekirdekten yetişmesi gerektiğini de söylüyor ve çocukluktan başlayarak eğitmek gerektiğini ve devletin alt kademelerine yerleştirilerek,yöneticiliği yavaş yavaş işin mutafağında öğrenmesinin ve ellili yaşlarında geldiğinde yönetici koltuğuna oturmasının uygun olacağını söylüyor. Buradan Farabi'nin, yöntecilerin olgun ve tecrübeli insanlar olmasını istediğini de anlamış bulunuyoruz.

Farabi, yöneticinin durumunu, ev halkını idare eden, çocuk ve gençlere bakan kişilerin durumuna benzetiyor ve nasıl ki bir alie reisi, o ev halkının karakterini şekillendirir ve onları eğitirse, yönetici de milletin karakterini şekillendirir ve onu eğitir diyor.

Kısaca yukarıda da söylediğim gibi yönetici zeki, çevik, becerikli, erdemli, ahlaklı olmalıdır diyor Farabi ve bu özelliklere sahip ideal yöneticinin filozoflar olacağını düşünüyor ve bırakın dünyayı filozoflar yönetsin diyor. Tabii sahte ve boş filozları kastetmiyor.

                          -------------------------------


Bu kitap benim felsefe türünde okuduğum ilk kitap. Farklı türleri okuma etkinliği vesilesiyle okudum ve felsefeye dair herhangi bir alt yapım yok. Eğer varsa bir hatam kusurum, iyi niyetli eleştirileri bekliyorum felsefeci apiler ve aplalardan. :)

Benim gibi alt yapısı olmadan bu kitabı okumak isteyenlere de bir kaç bir şey söyleyeyim. Kitap anlaşılması çok zor değil ama yine de zor bir kitap. Bir de benim gibi konsantrasyon probleminiz varsa işiniz daha da zorlaşabilir. Kitapta laf ola beri gele niteliğinde bir şey yok yani alakasız, öylesine yazılmış şeylere rastlayamazsınız ve pür dikkat okumalı ve konsantre olmanız gerekiyor. Ufacık bir yeri kaçırdığınızda, anlatılmak isteneni anlayamıyorsunuz. E tabi full konsantrasyon bir şeye odaklanmak, sekizinci kata, sekiz defa çıkıp inmek kadar yorar insanı. Ya da benim bu konuda probelmim olduğu için yoruluyorum bilmiyorum ama yine de söyleyeyim dikkat verilerek okunması gerekiyor bu yüzden bunu göze alanlar okursa gerekli verim alınır diye düşünüyorum.

Okumak isteyenlere keyifli okumalar.
88 syf.
Mutluluğun kazanılması insanların her iki dünyada mutluluğu kazanmalarına aracı olan insani şeyleri, teorik erdem, fikri erdem, ahlaki erdem ve pratik sanatları tanımlar.
Anlama ve tasarlamada üstün olmalı, iyi hafızaya sahip olup araştırmanın zahmetine katlanmalı. Doğruluğu, adaleti, açgözlülüğü, şehveti yüce ruhlu ve dirençli azimle eğitilmeli, erdemleri benimsemeli. Eğer bu tür özeliklere sahipse bildiğini başkalarına öğretebileceği kemale sahip ilimleri elde etmiş kimse mutluluğa erer. Ülker Gündoğdu Mutluluğun Kazanılması Farabi
88 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Bu kitabı anlamak için gerekli tecrübe, anlayış ve felsefeye sahip olmadığımı anladım. İnsana ders veriyor gibi fakat tüm fikri anlamakta biraz zorlandım.
88 syf.
·Puan vermedi
Genel anlamda bir konuya girişi, özelde ise felsefeye girişin nasıl yapılabileceğini anlatan, her durum ve koşulda ise mutluluğun; yaptığın işi eksiklik, üstün körü, sahte, düzenbazlık yerine azim ve sebat ile yapılması ile elde edileceğini, bunu bir kitap okurken de, günlük işi yaparken de nasıl yapabileceğimize değinen bir kitap. İşi eninde sonunda ahlâka dayandırması ise zihnimdeki bazı boşlukları doldurduğumu hissettirdi.

Kitaptaki Platon ve Aristoteles'in amaçlarına olan vurgu bir İslam düşünürü olan Farabi'nin evrensel olan dinimizi nasıl güzel yaşadığını gösterdi bana. Dinimizin bilginin yüceliğine verdiği değer, dini benimseyen insanların yaşamlarına, hayata bakışlarına, davranış ve eserlerine yansımıştır. Dünyada böyle örneklerimizin olması ise hiç şüphesiz hoş bir gurur bırakmıştır.
88 syf.
·Puan vermedi
Mutluluğun Kazanılması’nda, açık ve samimi diliyle;ayetler, hadis-i şeriflerve büyük zatlardan nasihatler eşliğinde “insan”ı yalnızca etten kemikten cismanîyönüyle değil, manevî yönüyle ele alıyor. Mutluluğun Kazanılması, kendine ve çevresine faydalıolabilmesi için bir buğday tanesi gibi öğütülüp pişmesi gereken insanın dünyadaki bu olgunlaşma sürecinde tâbi olacağı evreleri, bu dönemler sonucunda ulaşacağı mutluluğu ve yaratılış gayesine uygun biryaşamla ulaşacağı ahiret mutluluğunu açıklarken bir kendini bulma ve bilme kitabı niteliğini taşıyor.
88 syf.
·2 günde·5/10 puan
Öncelikle kitabı bana dolaylı yoldan öneren ( 10 verdiğini görünce ilgimi çekmişti.) https://1000kitap.com/GnydnSerhat kuzenime sevgilerimi yolluyorum :D :D Kitaba gelecek olursak cidden kişisel bir inceleme olacak ama beni bi dinleyin neden 5 verdiğimi. Kitabı bi tık daha dine yatkın bekliyordum. Bir de incelemelere baktım. biri hadis ve ayetler ile kitabın verildiğini söylüyor. şaka gibi cidden incelemeyi yazarken başka kitabı mı ele almış anlamadım. şimdi asıl konuya gelelim. Kitabın dili çok çok ağır öyle böyle değil yani. Ben basit bir okuyucuyum. 300 kitaba merdiven dayamış olsam bile içinde platon,nitche vb yazarları bulamazsınız. cidden o kafada biri değilim. Benim için kitap; okurken anladığım, zevk aldığım ve bana bir şeyler katmasını beklediğim bir araç.Ama gelin görün ki bu kitabı anlamıyorum :D Sorun bende olabilir ama dili çok ağır. gerçekten hani 50 sayfalık ham kitap için oturup en azından 500 sayfalık belki daha fazla olan bir kitap gibi yoğunlaşmanız gerekiyor. elinize kağıt kalem almanız tek tek notlar alıp konuları genişletmelisiniz. bakın bu kitabı farabiyle karşılıklı konuşsak bana günümüz diliyle anlatsa çok sevebilirim. Ya da bir öğretmen derste anlatsa ( en azından 3-5 ders sürer o ayrı) yani demek istediğim üzerine çok yoğunlaşılması gereken bir kitap. bir makale edasıyla yorumlayıp anlamlandırmalısınız ben bunu yapamıyorum. Çünkü ben kitap,oyun,film ne olursa olsun eser sahibinden bunu beklerim. yoksa A kişisi gelmiş bu kitabı müthiş incelemiş ve bana da anlatsa bu onun başarısıdır kitabın değil. Çünkü kitap herkesin anlaması gerektiğini düşünüyorum. herkes kendince anlar ve bir şey katarsa başarılıdır. bakın çoğu kişi çeviriye yormuş ama cidden çevirmene kızmayın. seçilen kelimeler bizi yoruyor. Farabi kendince kelimelere anlamlar yüklemiş ve öyle devam etmiş. "ŞEY" kelimesini bugün ben ikinci kitabımda bir kaç kez kullansam linç yerim. Kitap şey" üzerine kurulu ve bu şey'i anlamak için çok kafa yormanız ve yoğunlaşmanız gerekiyor. ama dil basit değil bu yüzden beynimde oluşmadı o kavram yani. Bi son bölüm iyiydi Hüküm vericiler kimler olmalı, sahte filizof kim, biz niye insanlara lakap takıyoruz ve o lakabı dolduruyoruz. bir kişiyi her alanda yükseltiyoruz vb. ama işte son bölüme gelinceye kadar yorulduk ve mutluluğu kazanmamız gereken yerde sinirlendik :D :D aslında kitap konular düzgün seçmiş olması gereken : bi tık sade dille yapsaydı eseri, bugünün kült eserlerinden olurdu. ama maalesef puanlara bakın göreceksiniz düşük verenlerin sayısı da hiç az değil. ve onlara da hak veriyorum.(asıl anlamadığım kitle: çevirisi çok kötü edebiyatçılar okusun ben anlamadım deyip 7 falan verende. bu senin puanın ya, anlamadıysan niye 7 veriyorsun ve çoğu kişinin bu yüzden 7-8 verdiğini düşünüyorum.) yüksek verenlere de kızamam ya da asla bu kitaba yüksek verilmez diyemem çünkü birikimli biri veya yükselmek isteyen biri bu kitapla kendine bir şeyler katabilir. ama ben o kitleden şuanlık değilim. çok kafa yoracağım tek eser Kuran'dır onda da dil ağır falan değil. sadece verilen mesajı günümüze uyarlamaya çalışıyorum o kadar :) incelemenin sonuna gelenler varsa teşekkür ediyorum şimdiden :)
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Benim için yanlış zamanda okuduğum bir kitap oldu diyebilirim. Başladım, ara verdim, yarım bıraktım, tekrar elime aldım... Kitabı okumadan önce Platon ve Aristoteles'ten eser okumanız Farabi'yi anlamanız açısından faydalı olacaktır. Üzerinde düşünülmesi ve sindire sindire okunması gereken bir kitap, kendi açımdan muhtemelen bir kez daha okuyacağım bir kitap...
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap farabinin siyaset felsefesi hakkında görüşleri diğer filozoflardan (platon /Aritoteles..) ayrıldığı veya kesiştiği noktalara değinilmiş farabinin siyasetle alakalı diğer eserlerinden ve içeriklerinden çok kısa özet geçilmiş ve kıyaslamaya başvurulmuş.farabi mutluluğun kazanlması kitabında siyaset siyasi sistemle oluşturulan ahlakn şahsın mutluluğunu oluşturur düşüncesine dahanmış.islam filozofu olduğu için felsefesini şöyle açıklamş;islamn nihai ereği ise dünyanın islama itaat edeceģi ve içinde islam yasasının hüküm süreceģi evrensel bir dünya devleti idi. Kitap ikinci bòlümünde mutluğun kazanlmasî için yaplması gereken 64 maddeden oluşmaktadr.kitap Bana göre akademik çalışma yapanlar icin daha elverişli.tabi birde felsefeye meraklı olanlar için güzel bir bilgi kaynağı.
88 syf.
Araplar Hz.Peygamber'in vefatından sonra vahyin mesajını diğer coğrafyalara iletmek amacıyla 7.YY'dan başlayarak uzun bir süre bu ilahi hitabı kendi yarımadalarından çok daha ötesine taşımayı başardılar. Araplar bu fetihleri gerçekleştirdikçe daha önce cahili olduğu yeni inançlar ve sağlık, matematik, astronomi gibi birçok farklı alandaki bilgi birikimleri ile karşılaştılar. Arapların, Kuran'ın ve hadislerin ilme önem verilmesini istenen birçok vahiyden ilham aldıkları da ortaya konulması gereken bir gerçek. Hal böyle olunca o birikimlerden yararlanmayı, cahili oldukları alanların yeni alimleri olmayı amaçladılar. Bu yüzden o dönem entelektüel uğraşın dili olan Yunancadan Arapçaya tercüme faaliyetlerine başladılar. Tabiri caizse aç kurt gibi her önüne gelen kitabı çevirip öğrenmeye başladılar. Bu tercüme hareketleri hemen her alanda etkisini göstermeye başladı. Abbasilerde halife Memun'un kurduğu beytü'l-hikme buna en güzel örnek olarak gösterilebilir.

Dediğim gibi tercüme faaliyetleri hemen her alanda faydalı oldu. Bunlardan biri de felsefe ve dini düşünce. Fetihler sonrası Araplar bazı sorularla muhatap oldular. Eğer diğer dinlerden insanların kendileri gibi inanmalarını istiyorlarsa, onların kendilerine sordukları sorulara akılcı cevaplar verebilmeliydiler. Kendisi de akılcı bir mezhep olan Mutezile mezhebinin o dönemde Arap coğrafyasında hakim mezhep olması gerçekten olağanüstü bir tevafuk olsa gerek. Mutezile ile birlikte Araplar, vahiyden aldıkları ilhamın da neticesinde muhatabı oldukları sorulara akılcı cevaplar da verebildi ve insanların -Kuran'ın da deyimiyle- bölük bölük İslam'a girmelerine sebep oldu.

Bu tercüme faaliyetlerinden sonra yaklaşık 500-600 sene özellikle felsefi-dini-siyasi-sağlık-astronomi alanlarda kendini yetiştirmeyi başaran, bu alanda söz sahibi olacak muhteşem filozoflar ortaya çıktı.
Kindi, Razi, Sühreverdi, Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd, Feridüddin Attar, İbn Tufeyl, Ammar bin Ali, Battani, Biruni gibi isimler buna örnek olarak gösterilebilir. Bu isimler sadece Araplardan çıkmıyor bu arada. Örneğin kitabın yazarı Farabi'nin Türk olduğunu da bilmek gerek. Bu alanda ortaya çıkan isimler eğer felsefe ile uğraştılarsa genellikle Platon ve Aristoteles gibi Antik Yunan filozoflarından etkilenerek söz sahibi hale gelmişlerdir. Batı'da şu an iddia edilen düşünce, bu insanların bilimi Batı'ya taşıyan köprü görevi gördükleriydi ama çok daha fazlasını yaptıklarından emin olabilirsiniz.

Ben bu adamlardan henüz pek fazla bir şey okumadım açıkçası. Farabi'nin bu kitabı benim için alana giriş kitabı olarak gösterilebilir. Farabi hem Platon'dan hem de Aristoteles'ten siyaset ve dini yaklaşım açısından etkilenmiş gibi duruyor. Özellikle Platon'un siyaset anlayışı, erdemli insan anlayışı, bir filozofun nasıl olması gerektiği gibi düşüncelerinden çok etkilenmiş ve düşüncelerini de sağlam bir zemine yerleştirirken kendisine dayanak oluşturmuş. Kitapta halka yapacakları etki bakımından Filozof ve Peygamber karşılaştırması bile yapmış. Örneğin Filozof öğretini sunarken daha çok akli temellere, sistematik ve düşünsel kuramlara dayanırken Peygamberler ise daha çok halkın anlayabileceği bir zeminde buluşabilmek amacıyla örnekler, hikayeler üzerinden kendi fikirlerini aktarmaya çalışmışlardır ve Filozoflardan daha başarılı olmuşlardır. Filozof daha çok belli birikime sahip seçkin insanlara hitap ederken Peygamberler tüm halkı kucaklayabilecek şekilde ortaya çıkmış. Çok fazla sahte filozof olduğunu bu yüzden sahtesini gerçeğinden ayırmak gerektiğini de ifade etmiş.

Yine kitapta kanun koyucu olarak ortaya çıkacak isimlerin hangi özelliklere sahip olması gerektiği üzerinde durmuş ve bu kimselerin 4 temel erdeme sahip olması gerektiğini söylemiş. Bunlar nazari erdem, fikri erdem, ahlaki erdem ve ameli sanatlardaki yetkinlikler. Yani hükümdarın, imamın veya yöneticinin -Platon'da olduğu gibi- insanların mutluluğu için ya filozof kadar yetkin, akıllı, bilgin olması gerekiyor ya da bu yeterliliği olmadan başkan olduysa ilim alanında en iyi seviyeye ulaşması gerekir.
Felsefeyle ilişkimiz çok yeni olduğu ve henüz birbirimizi tanıma aşamasında olduğumuz için bu alanda çok fazla şey söyleyemiyorum, mazur görünüz lüften, tşk.
88 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba...
Dikkatli ve özümseyerek okunması gereken bir kitap.
İş bankası yayınlarından okudum çevirmenin notu çok iyi.
Dikkat etmeniz nokta satın alırken ince olduğu bakmayın içerik orta seviyede ağır diyebilirim.

Farabi bu kitabıyla diyor ki, ben yöneticinin, zeki, çevik, yetenekli, erdemli aynı zamanda ahlaklı olanını severim.

Kitabın adı, Mutluluğun Kazanılması olduğu için sakın siz de kişisel gelişim kitabı izlenimi uyandırmasın.
Kitapta, ideal yönetici ve yönetim nasıl olmalıdır konusu işlenmiş.
Farabi'nin felsefesine göre temel amaç insanın amacının ne olduğunu bilmek ve bunu gerçekleştirmek.
Yine ona göre bu amaç, mutluluktur. Ve mutluluğun gerçekleştirilmesi ahlakın alanına girdiğinden çareyi orada görmüştür ve siyasetle ahlakı birbiriyle ilişiği bulunan, aynı sorunların farklı görüntüsü olarak değerlendirmiştir.
İyi okumalar diliyorum.
88 syf.
·2 günde·6/10 puan
Kitap aşağı yukarı 90 sayfa ama öyle bir kerede okunacak bir kitap değil. Sakin, yavaş ve birkaç kere tekrarla okunmalı bence. Ayrıca mutluluğun kazanılması başlığı da sanki bu kitabin kişisel gelişim kitabi olduğuna dair bir izlenim veriyor. Hiç öyle değil, kitabin felsefe yükü ağır. Hem yazar Farabi ağır mantık kullanmış, hem de tercüme eden değerli Ahmet Arslan hocamız kolaylığı seçmemiş. :)
Farabi İslam dünyasına Platon ve Aristoteles düşüncesini kazandırmış bir felsefeci. Düşünceleri ise Platon’a daha yakın olduğu söylenmekte. Farabi için dünya ve ahiret hayati önemli ve felsefesini bu iki nokta üzerinde yapmaktadır.
Bu kitabında genel olarak siyasi felsefesine değinmiş. Farabi için bir yönetici, bir yönetim, yasayı yapan insan hangi eğitim ve kişisel seviyeye sahip olmalı, hangi donanım gerekli gibi incelikleri açıklamış.
Mutluluğun gerçekleşmesi için siyasi bir düzene ihtiyaç olduğunu beyan ediyor. Ahlaklı ve bilgili, kendini çok iyi yetiştirmiş, araştırmayı seven, erdemli ve dini hassasiyeti olan birinin yönetmesini dile getirmiş. Hatta Platon gibi iyi kalbi bir filozofun en iyi yönetici olduğunu savunmakta.
İnsan, şüphesiz ki başka bir şey yapmaya zorlanmadıkça, önce kendisine kolay gelen yönde hareket edecektir.
Farabi
Sayfa 30 - İş Bankası
Bir aile reisi, o ev halkının karakterini şekillendirir ve onları eğitirse, çocuk ve gençlerin bakıcıları nasıl onların karakterini şekillendirir ve onu eğitirse, hükümdar da milletin karakterini şekillendirir ve onu eğitir.
Başkalarının iyiliğini isteyen bir kimse, ya gerçekten iyidir veya aslında iyi ve erdemli olmamakla birlikte, iyiliğini istediği kişilerce iyi olduğu zannedilendir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutluluğun Kazanılması
Alt başlık:
Tahsilu's-Sa'ada
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054239221
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Divan Kitap
Baskılar:
Mutluluğun Kazanılması
Mutluluğun Kazanılması
Mutluluğu Kazanma
Farabi, İslam dünyasında genel olarak antik tarzda felsefe geleneğinin, daha özel olarak da siyaset felsefesi veya felsefi siyaset geleneğinin kurucusu ve en önemli temsilcisidir. İbni Sina, İbni Bacce, İbni Tufeyl ve İbni Rüşd gibi ondan sonra gelen diğer ünlü Müslüman filozofların her şeyden çok siyaset felsefesi alanında Fârâbînin öğrencileri olduklarını söylemekte hiçbir beis yoktur. Orta Çağ'da gerek Doğu Müslüman, gerekse Batı Yahudi ve Hıristiyan siyaset filozofların temel problemi antik dünyadan miras aldıkları klasik politik öğretinin ne olduğunu anlamak, onu kendi özel dinlerinin politik öğretisinden ayırt etmek ve bu ikisi arasında bir ilişki arasında bir ilişki kurmak problemidir. Batı Hıristiyan dünyasında St. Thomas bunu Aristoteles'e ve onun politikasına dayanarak yapar. Doğu İslam dünyasında ise Farabi'nin bu teşebbüste bulunurken dayanağı, Platon ve onun politikaya ilişkin başlıca eserlerin olan Devlet ve Yasalardır. Orta Çağ Müslüman ve Hıristiyan dünyasının en büyük iki filozofunun bu farklı tercihleri, bu iki dünyada sonuçları günümüze kadar devam eden iki farklı siyaset felsefesi geleneğinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fârâbî'nin siyaset felsefesi alanında çeşitli eserleri vardır. Bunlar arasında özellikle İdeal Devlet (al-Madina al-Fazıla), Medenî Siyaset (Siyasa Madaniyya), Fusul (Fusul al-Madani) zikredilebilir. Ancak bu eserler arasında Mutluğunun Kazanılması'nın (Tahsîl al-Saada) özel bir yeri olduğu Farabi araştırmacıları tarafından kabul edilmektedir. Onun Farabi'nin siyasete ilişkin eserleri arasında en olgunu, en önemlisi olduğu söylenmektedir.

Kitabı okuyanlar 1.059 okur

  • Hümeyra ÖZER
  • Recep BAŞTAN
  • Fatma Duman
  • Kerem Özcan
  • Hatice AKPINAR
  • Murat Genç
  • Feyza
  • Meczup
  • Meryem Işık
  • Muharrem Mutlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (2)
9
%0
8
%0.3 (1)
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları