Mutluluğun Kazanılması Tahsilu`s- Sa`ada

8,6/10  (5 Oy) · 
13 okunma  · 
6 beğeni  · 
594 gösterim
Farabî (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı.
İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi. Siyaset felsefesi alanındaki en olgun eseri kabul edilen Mutluluğun Kazanılması öncelikle insanların her iki dünyada mutluluğu kazanmalarına aracı olan insani şeyleri, yani teorik erdem, fikrî erdem, ahlâki erdem ve pratik sanatları tanımlar. Sonra da bu erdem ve sanatların türlerini, niteliklerini inceler ve bu dört erdemin bireysel insandan topluma taşınması ve toplumda hayata geçirilmesini ele alır. Farabî bunu yaparken de yönetici, eğitim, öğretim, toplumsal sınıflar, filozof, felsefe-din ilişkisi, kanun koyucu kavramları üzerinden kendi siyaset öğretisini kurar.

Ahmet Arslan (1944): Ankara DTCF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu, 1973 yılında aynı bölümde doçent oldu.
1979 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümü’nü kurdu. 1988 yılında profesörlük unvanını aldı. İlk Çağ Yunan Felsefesi, Orta Çağ İslam Felsefesi ve Kelamı, Osmanlı Kelam Düşüncesi üzerine çok sayıda kitap ve makale yazdı. Telif eserler yazmaya, Batı dillerinden ve Arapçadan önemli eserleri dilimize kazandırmaya devam etmektedir.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2018
  • Sayfa Sayısı:
    88
  • ISBN:
    9786052953167
  • Orijinal Adı:
    Tahsilu`s- Sa`ada
  • Çeviri:
    Ahmet Arslan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rahime 
19 Nis 16:01 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Farabi bu kitabıyla diyor ki, ben yöneticinin, zeki, çevik, yetenekli, erdemli aynı zamanda ahlaklı olanını severim.

Kitabın adı, Mutluluğun Kazanılması olduğu için sakın siz de kişisel gelişim kitabı izlenimi uyandırmasın. Kitapta, ideal yönetici ve yönetim nasıl olmalıdır konusu işlenmiş. Farabi'nin  felsefesine göre temel amaç insanın amacının ne olduğunu bilmek ve bunu gerçekleştirmek. Yine ona göre bu amaç, mutluluktur. Ve mutluluğun gerçekleştirilmesi ahlakın alanına girdiğinden çareyi orada görmüştür ve siyasetle ahlakı birbiriyle ilişiği bulunan, aynı sorunların farklı görüntüsü olarak değerlendirmiştir.

Şimdi mutluluğun gerçekleşmesi için siyasal bir düzen şarttır. Bir ülkede siyasi bir istikrar varsa o ülkedeki insanların da mutlu olma ihtimalleri yüksektir. Siyasi bir istikrar için de liyakat sahibi bir yönetici şarttır. Peki nasıl olmalıdır bu yönetici? Farabi bunları bize kitabında anlatmış ben de anladığım kadarını sizlere anlatayım.

Efendim, yönteci herşeyden önce araştırmacı olmalıdır diyor Farabi. Yani insanın elde etmesi gereken mükemmelliğin ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırmalıdır. Bunları öğrendikten sonra öğrendiği verileri, hayata geçirme yollarını da araştırmalı ve bunları gerçekleştirmelidir. Yine ilmi açıdan yeterli donanıma sahip olmalı, okuduğunu anlamalı, anladığını anlatacağı zaman da hiçbir sıkıntı yaşamadan kendine güvenerek anlatmalı. Yani hükümdar, iyi bir hatip olmak zorundadır. İnsanlara hükmetmek için onlar üzerinde tesir bırakmak gerekiyor ve bunun yolu retorikten geçiyor diyor.

Bu kadarla bitmiyor tabii ki...  Farabi bu konuda ince eleyip sık dokumuş ve sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur diyerek yöneticinin ideal bir yönetici olması için sağlam bir bedene sahip olması gerektiğini de söylemiş.

Bir yöneticide olması istenilen en önemli özelliklerden biri de adaletli ve dürüst bir yönetici olmasıdır. Paraya, pula, ayakkabı kutularına meraklı bir yönetici olmaması gerekiyor yöneticinin. Yine aynı şekilde şehvet düşkünü de olmamalıdır. Kendi nefsine söz geçirebilen, iradeli bir idareci olmalıdır yönetici. Kendisinden olmayan insanlara, zulüm etmemelidir adaletle yaklaşarak, ortak müşterekte buluşmanın yollarını araştırmalı ve bunları hayatı geçirmelidir diyor.

Farabi, yöneticinin çekirdekten yetişmesi gerektiğini de söylüyor ve çocukluktan başlayarak eğitmek gerektiğini ve devletin alt kademelerine yerleştirilerek,yöneticiliği yavaş yavaş işin mutafağında öğrenmesinin ve ellili yaşlarında geldiğinde yönetici koltuğuna oturmasının uygun olacağını söylüyor. Buradan Farabi'nin, yöntecilerin olgun ve tecrübeli insanlar olmasını istediğini de anlamış bulunuyoruz.

Farabi, yöneticinin durumunu, ev halkını idare eden, çocuk ve gençlere bakan kişilerin durumuna benzetiyor ve nasıl ki bir alie reisi, o ev halkının karakterini şekillendirir ve onları eğitirse, yönetici de milletin karakterini şekillendirir ve onu eğitir diyor.

Kısaca yukarıda da söylediğim gibi yönetici zeki, çevik, becerikli, erdemli, ahlaklı olmalıdır diyor Farabi ve bu özelliklere sahip ideal yöneticinin filozoflar olacağını düşünüyor ve bırakın dünyayı filozoflar yönetsin diyor. Tabii sahte ve boş filozları kastetmiyor.

                          -------------------------------


Bu kitap benim felsefe türünde okuduğum ilk kitap. Farklı türleri okuma etkinliği vesilesiyle okudum ve felsefeye dair herhangi bir alt yapım yok. Eğer varsa bir hatam kusurum, iyi niyetli eleştirileri bekliyorum felsefeci apiler ve aplalardan. :)

Benim gibi alt yapısı olmadan bu kitabı okumak isteyenlere de bir kaç bir şey söyleyeyim. Kitap anlaşılması çok zor değil ama yine de zor bir kitap. Bir de benim gibi konsantrasyon probleminiz varsa işiniz daha da zorlaşabilir. Kitapta laf ola beri gele niteliğinde bir şey yok yani alakasız, öylesine yazılmış şeylere rastlayamazsınız ve pür dikkat okumalı ve konsantre olmanız gerekiyor. Ufacık bir yeri kaçırdığınızda, anlatılmak isteneni anlayamıyorsunuz. E tabi full konsantrasyon bir şeye odaklanmak, sekizinci kata, sekiz defa çıkıp inmek kadar yorar insanı. Ya da benim bu konuda probelmim olduğu için yoruluyorum bilmiyorum ama yine de söyleyeyim dikkat verilerek okunması gerekiyor bu yüzden bunu göze alanlar okursa gerekli verim alınır diye düşünüyorum.

Okumak isteyenlere keyifli okumalar.