·
Okunma
·
Beğeni
·
39250
Gösterim
Adı:
Mutluluk
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mutluluk
Mutluluk
Mutluluk
Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah'ın kendisini sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız.

Prof. Dr. İrfan Kurudal: İstanbullu tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir beklentisi kalmamış. Sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor.

Cemal: Gabar Dağları'nda PKK peşinde koşmuş bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor: Ailenin yüzkarası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor.

Her biri mutluluğu arayan Meryem, İrfan ve Cemal, kendilerinin, birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinlerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Peki, onları neler bekliyor?
Söz konusu yazarın daha önce Serenad ve Kardeşimin Hikayesi adlı kitaplarını okudum. Daha önce almış bulunduğum ve kesin yargıda bulunmamak için buna da başladım ve yaklaşık 100 sayfa sonunda bu işkenceye son veriyorum. Çünkü aynı şeylerin tekrar etmeye başladığını, birilerini eleştireyim derken saygı sınırının aşıldığını, sürekli alttan alttan koca bir medeniyetin değerlerinin ayaklar altına alınmaya çalışıldığını iliklerime kadar hissettim. Genel olarak okuduklarımdan şunları çıkardım: İçki içmek iyidir, medeniyettir, gelişmişlik göstergesidir. Toplumun alt orta kesimleri namaz kılan, muhafazakar insanlardır. Sevişmek, evli insanların sevgililerinin olması, kıskançlığın olmaması gelişmişlik göstergesidir. Arabesk müzik ortadoğu kaypaklığının bir göstergesidir, caz, tango gibi müzikler iyidir. Toplumumuzun inançlı kısmı yozlaşmış, gelişmemiş, cahil ve yobazdır. İmla kurallarına önem veren, genel kültürünün gelişmişliğini! her konuda gösteren, üstelik bu memleketin bir evladı olan yazar, üç ihlas bir fatiha kavramını "üç kulhuvallah bir elham" şeklinde ifade etmiş. Bu ve bunun türevi birçok söylem var yani. Özgürlük ve sanat, hiçbir medeniyeti, hiçbir toplumu aşağılamak, ötekileştirmek değildir bence. Sanat kisvesi altında buram buram nefretin koktuğu, birilerinin hor görüldüğü, alttan alta düşmanlık tohumlarının ekildiği satırları okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum bu kitabı ve türevlerini. Çünkü okumazsak göremeyiz, bilemeyiz, kimin ne olduğunu öğrenemeyiz. Keyifli okumalar.
392 syf.
Son dönemin popüler yazarı Zülfü Livaneli' ye büyük bir hayranlık var. Müzisyen olarak ben de kendisini beğenirim, severek dinlerim ama yazarlık konusunda iyi olmadığını düşünüyorum. İlk defa lisede Son Ada kitabını okumuştum ve hayatımda okuduğum en kötü kitaplar listesindedir. Kendisinin de pohpohlanmış yazarlardan olduğunu düşünüyorum. Sürekli bir sosyal mesaj verme çabası, eleştiri yapma çırpınışları (eleştirdiklerini yapmasa bari) çok sırıtıyor kitaplarında. Bu zorlama da doğal olarak samimi gelmiyor, sıkıyor insanı.

Bu kitabında doğuda yaşayan bir kızın kendisine tecavüz edilmesinden sonra onu infaz etme görevi verilen kuzeniyle yaşadıkları anlatılmış. Basit ve klasik bir töre hikayesi. Bunun gibi onlarca dizi, film vardır muhakkak. Aile içindeki ensest lişkilere, din kılıfıyla insanları sömüren şeyhlere bayağı taş atmış (ki sadece bu kısımda kendisine katılıyorum). Marques De Sade ' yi okuyan arkadaşlar sürekli din adamlarına, papazlara, rahiplere giydirdiğini bilir. Livaneli de hedef tahtasına şeyhleri koymuş.

Türk sineması izliyormuş gibi hissettim kitabı okurken. Bu kitabınla da sevdiğim, beğendiğim yazarlar arasına girmeyi başaramadın yine Livaneli...
392 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir
Merhaba Zülfü Livaneli’nin romanda ustalığa geçiş eserlerinden olan Mutluluk ülkemizin ve kadınların sorunlarına değinen bir eserdir.Okuduğumda beni çok etkileyen bir eser oldu.Yazarın özellikle Meryem ve Cemal tasvirleri çok iyiydi.Konu olarak ise Van Gölüne yakın bir yerde 17 yaşında Meryem’in amcası Şeyh tarafından tecavüze uğraması ve İstanbul’a gitmesiyle başlar.Karakter olarak Meryem ve Şeyh haricinde Cemal ve Prof Dr.İrfan Kurudal yer almaktadır.Cemal askerden geldikten sonra çok zor bir görev onu beklemektedir töreye göre amcasının kızını öldürmesi istenmektedir.Hepsinin hayatta bit mutluluğu ve umudu vardır.Kimse hayatından memnun değildir herkeste derin bir huzursuzluk içinde yaşamaya çalışıyor.İnsanlar hayatın farklı farklı konulardan önüne çıkardığı engellerden kurtulabilmek için kıyıdan sarkan dalları tutarak hayata tutunmaya çalışıyor.Meryem,İrfan ve Cemal’in hepsi ülkemizin birer fotoğraflarından.Üç karakterin çıktığı yolculuklar ve zorluklara karşı nasıl mücadele ettiklerinin öykünü dinlemek istiyorsanız kesinle okumalısınız.
Böyle bir kitapı bitirebilecegimi sanmıyorum. Gerçekten zaman kaybı. Ahlaksızca yazılmış bir şey. Toplumun sorunlarını gün yüzüne cıkarmak bu degil. Kitap kardesimin ama ben yinede bunu yok edecegim bir kisi daha okumasın ailemden.
343 syf.
·23 günde·Puan vermedi
Ne mutluluğu
Anlamadım ki...

Tam da bunu soylettiren bir kitap olmuş desem kitaba fazla mı haksızlık etmiş olurum bilemedim. Zira kitapta mutluluktan ziyade dram mevcut...

Klasik bir Livaneli kitabı olmuş. Tamda onun tarzına yakışır , günümüz Türkiye'sinde üçüncü sayfa haberlerinde görmeye alışık(!) olduğumuz (ne yazık ki ) güncel konular etrafında dönen bir kitap.

-Küçük bir kasabada tecavüze uğramış 17 yaşındaki Meryem,
-İstanbul'un tanınmış profesörlerinden olan Harvard mezunu herkesin imrenerek baktığı İrfan,
-Gabar dağlarında PKK takibinde olan Cemal.


>Biri sırf cinsiyeti yüzünden 17 yıllık yaşamı boyunca ezilmiş,horlanmış, kadının insan yerine bile konulmadığı bir kasabada doğmuş yaralı bir yürek,

Yetiştiği ortamdaki zihniyetin kadına bakış açısı;

"#37904565

#37904402

Tecavüze uğrayan Meryem, ama ölümü hak eden, pis, lanetli, "kirli" olan yine Meryem...
》Ülkemizde "namus cinayeti"adi altında yuzlerce kadın katlediliyor. Kadınları katleden namussuz erkekler namusu sadece kadınlarda aradıkları için tecavüz edeni değil tecavüze uğrayanı cezalandırıyor....
Dilerim tecavüzlerin önüne geçilecek kadar şiddetli cezalar gelir.》
Söylenecek çok şey var ama bunlara bir nokta koyup diğer kişilere geçelim.

> Diğeri kendini kandırmayla geçen, kendinden kaçtığını sanarken aslında tam da kaçtığı hayatı yaşadığını fark edeni ve kuma gömdüğü kafasını artık kumdan çıkaran, kendi metanoyasının arayışına geçen, profesör

"Geceleri göğsüne çöreklenen korku ve ağlama krizleriyle başlayan dönem, ağırlaşarak devam ediyor, o, bütün benliğiyle 'ben' kavramına yabancılaştığını hissediyordu. Bu 'ben' den kurtulmalıydı."

" Yaşayacaklarına bilmenin korkusunu kalıplaşmış bir hayat sürmekten ileri gelen yükü şu şekilde açıklar İrfan ; #37952902


> Öteki ise, bir zamanlar kardeşi olarak gördüğü birlikte yedikleri, içtikleri, oynadıkları kardeşim dediği kişiyle dağlarda can pazarı içinde olmanın, dağlarda yaşadığı zorlukları ;

"Çarşaflar yıkandıgi zaman, onları, üstlerine örterek kurutuyorlardı. Çoraplarını fanilalarının içine yerleştiriyor ve delikanlı göğüslerindeki sıcaklıkla kurutuyorlardı."

Her an ölümle burun buruna olma her an birinin gözlerinin önünde mayına basma ve gözlerinin önünde paramparça olma tehlikesiyle;

".....göğsünde naylon torba taşımaya başladı. Bir daha bir arkadaşı mayına basarsa, parçalarını bu torbaya koyacaktı. "

geçen bir askerlik... İçinde bulunduğu psikolojiyi varın siz düşünün.

Her birinin ayrı bir kaçışı, ayrı bir hikayesi ve ayrı bir hayali olan bu üç kişinin hayatının kesişmesinden oluşan film tadında bir roman diyecektim ki :))) zaten filmi çekilmiş.

Buraya link bırakıyorum keyifli okumalar ve seyirler
https://youtu.be/yiUszMaSZ38
392 syf.
·4 günde·9/10
Bazen hayatımızda öyle anlar olur ya kendimizi özgür hissetmeyiz. Yaşamımızı beğenmeyiz , bazen deriz keşke çok param olsa. İşte bu anların aciz bir durum olduğunu gösteren bir kitap düşünün bu kitap tam anlamıyla o. Kitap Türk profilini ortaya koymaya çalışmış , aydın bir profesör , dağda zor bir askerlik geçirmiş milli duyguları kabarık bir erkek. Ve uğradığı tecavüzde bile haksız görünen bir kadın!

Kitap bize doğu - batı çatışmasını bir nebze yaşatmaya çalışmış. Ana krakterimiz Meryem kendi doğarken annesi ölüyor babası başka bir kadınla evleniyor aciz bir kişi olarak karşımıza çıkıyor. Meryemin babası amcası karşısında silik birisi evde amcanın sözü geçiyor. Amca karşımıza şeyh olarak çıkıyor bir nevi şeyh ve hocaları taşlama var kitapta. Meryem amcası tarafından tecavüze uğruyor ve meryemi öldürme görevi amcasının oğlu cemale kalıyor ve hikaye böyle başlıyor.

Kitapta dönemin siyasi olayları karşımıza çıkıyor Türk - Kürt çatışmaları askerin çatıştığı pkk. Siyasal islamcılar , milliyetçiler. Üniversitedeki baş örtü sorunu ve daha fazlası.

Kitapta çok gönderme var siyasal islamcılara şeyhlere tarikatlara ve en önemlisi “ TÖRE”ye.
Ben beğenerek okudum kitabı tavsiye ederim.
343 syf.
·10/10
İtiraf edeyim kitabı okumadım okuyamadım. Önce filmini izleme gafletinde bulunduğum için kitaba adapte olamamıştım. Dün tekrar elime aldım kitabı ama yine atlaya atlaya okudum işte. Zaten film tüm senaryolarıyla aklımda kalmış. Tabi ki filmle kitap bir olmuyor. Önce kitabını okuyup sonra filmini izlediğim eserler hakkındaki düşüncemse filmde yüzeysel olarak hikayeyi seyrediyorsunuz ancak kitapta resmen içine giriyorsunuz. Bu yüzden kitabın içine giremedim. Bir daha asla yapmam böyle bir şeyi.
392 syf.
İbn Haldun'un "Coğrafya kaderdir" sözü bu kitapla bir kez daha anlam buldu bende.

Kitap, yaşanmış gerçek bir hikayedir ibaresine yer vermiyor ama siz töre cinayetlerinin, gelenek ve göreneklerin hayli yoğun yaşandığı coğrafyada bu hikaye gibi nicelerinin yaşandığını bildiğinizden içiniz acıyarak okuyorsunuz.

Kahramanlarımızdan Meryem, annesiz kaldıktan sonra sözü çok geçerli olmayan babası tekrar evlenmiş, aile yönetimi Şeyh olan amcada sözü kanun gibi kimse onun dediğinin dışına çıkamıyor, Cemal Şeyh amcanın oğlu Şırnak'ta asker, terör ile mücadele ederek sağ salim evine dönmeyi başaran bir kahraman ama kahramanlığı sadece köy sınırları içinde geçerli, Profesör İrfan Kurudal, eşinin zenginliği, lüks yaşantısını sorgulamaya başlıyor bu hayatta neler yapabildiğini kendisi ölüp gittiğinde ne bırakmış olacağını... ve görüyor ki kendisine yeni bir hayat kurması gerek belki de o çok istediği kitabını yazma zamanı gelmiştir. Kendini zamanın ve yolun akışına bırakarak başka bir hayata açıyor.

Spoiler olmasın diye çok fazla hikayenin içine girmek istemiyorum o yüzden yorumumu burada sonlandırmam gerekiyor fakat şu kadarını söylemek istiyorum Cemal ile Meryem'in yolu Profesör ile kesiştikten sonra olay örgüsü çok daha güzel ilerliyor.

ve aslında Mutluluk, temiz bembeyaz bir elbise giymek kadar ulaşılabilir, huzur bir teknede rüzgara kendini bırakmak kadar mümkün ve hayat sizi bilmediğiniz yerlere sürükleyecek kadar uçsuz bucaksız...

İyi okumalar...
küçük dünyaları olan insanlar içinmiş mutluluk, dünyalar ne kadar büyükse mutluluğun yakalanması o kadar zormuş, her şeyi bırakıp peşine düşüp yakalamaya çalışsanız da...
ben bu kitapta bunu gördüm.
türkiyedeki belirli kesimlerin yanlislarini ve dogrularini anlatmis bir roman...
Meryem ülkemizde hala törelerin geçerli olduğu bir yerinde yaşayan genç bir kızdır. Amcası tarafından tecavüze uğrar ve yine amcası tarafından ölüme mahkum edilir. Sonra amcasının oğlu Cemal askerden döndükten sonra onunla birlikte İstanbul'a yollanır. Cemal'in görevi onu öldürmektir ama bir anda herşey tersine döner. Hayatından bıkmış İstanbul'dan ve karısı Aysel'den kaçmaya çalışan bir profesörle karşılaşırlar ve bittiği sanılan herşey tam orda yeniden başlar. Livaneli'nin usta yazımıyla harika bir kitap. Akıcı,etkileyici ve akıllardan çıkmayacak bir öykü.
392 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Mükemmel bir kitap.Hikayesi tam da bizi anlatıyor.Ülkenin uğraştığı terör,tecavüz ve gelir eşitsizliğini yazar çok güzel ortaya koymuş.Kitap daha ilk cümleden sizi içine alıyor.Yazar öyle akıcı bir dil kullanmış ki kitap sayfaları kayıp gidiyor.Betimlemeler sıkmıyor.Olay örgüsü bir biri içerisinde uyumlu ve bağlantılı.Karakterler oldukça orjinal ve konuyu tamamlayan hakkını veren tipler.İlerleyen zaman da bir kere daha okumayı düşünüyorum.Kitaba dair tek eleştirim sonu olacak çünkü;kitabın sonu biraz aceleye gelmiş gibi yazar direk konuyu kesti.İlerleyen zamanda ne olacağı konusunda soru işaretleri kalıyor.Belki yazar ikinci bir kitabı çıkarırsa orada soru işaretlerimizi giderebilir.Ayrıca kitabı okuduktan sonra filmi olduğunu öğrendim.Meryem karekterini Özgü Namal oynuyormuş.Çok güzel bir kitap gerçekten okumanızı tavsiye ederim.
392 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Yeni bir Zülfü Livaneli eserinin sonuna geldim. Yazarın kitaplarındaki akıcı diline hayranım. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu eseri de okumaya değer.
Anadolu kadını ile şehirde yaşayan kadınları karşılaştırılmış, Meryem önce hiç özgürlük nedir bilmezken kitap sonunda bambaşka bir Meryem olarak karşımıza çıkıyor. Birbirinden farklı üç karakterin hayatlarını aynı yol üzerinde kesiştiriyor. Pişman olunacak bir kitap değil. Okumanızı tavsiye ederim.
"Aptallık bu memlekette o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer.Dünyanın en bulaşıcı hastalığıdır aptallık."
Mağara devrinden beri dünyanın bütün kadınları, bütün erkeklere üç soru sorarlar:
Nereye gidiyorsun?
Ne zaman geleceksin?
Beni seviyor musun?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutluluk
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mutluluk
Mutluluk
Mutluluk
Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah'ın kendisini sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız.

Prof. Dr. İrfan Kurudal: İstanbullu tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir beklentisi kalmamış. Sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor.

Cemal: Gabar Dağları'nda PKK peşinde koşmuş bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor: Ailenin yüzkarası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor.

Her biri mutluluğu arayan Meryem, İrfan ve Cemal, kendilerinin, birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinlerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Peki, onları neler bekliyor?

Kitabı okuyanlar 9.817 okur

  • kerem erturk
  • Zeliha Genç
  • hatice
  • Sevda Bulut
  • Gamze Tavacıoğlu
  • Abdullah Metli
  • Sadiye erdem
  • Aynur Budak
  • hamide ümütlü
  • Tanyelii

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (5)
9
%0.1 (3)
8
%0.3 (6)
7
%0 (1)
6
%0.1 (3)
5
%0.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları