Mutsuz Çocuklar Ülkesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
6192
Gösterim
Adı:
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110736
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Süper Baba’nın müziğini flütle çaldığımız günlerde çok enteresan çocuklardık, Tsubasa izlerken çarpan kalbimiz, banyo sonrası Bizimkiler dizisi... Hayatın seyrinde güzel bir yolculuktaydık, önce hüpleten sonra gümleten felsefemiz, can sıkıntısının artan yoğunluğunda misket oynayarak geçirdiğimiz zamanlar, amacımız basitti yani:
Masumluk...

Amma velakin çok masumduk!
144 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle yazarın emeğine sağlık. Kitabın adına baktığımızda çok daha büyük şeyler bekliyor insan. Severek değil bitirmek için okuduğum bir kitaptı. Yazar kendi anılarından yer yer güzel sözlerden bahsetmiş. Argo dilinde yazılmış çok fazla argo kelimeler kullanılmış. Benim çok hoşuma gitmeyen okumasaydım ne kaybederdim acaba diye düşünüp cevabını kendime göre -hiçbir şey kaybetmezdim diye verdiğim bir kitap. Sevmeyenler olduğu gibi sevenleri de illaki olacaktır.
144 syf.
Hayatımda ilk kez yuh deyip okuduğuma(ki yarım bıraktım)pişman olduğum bir kitap.Reklamlar tavan,birkaç popüler olacak cümle ve bolcaaaaaa saçma sapan küfür.Edebi bir eser zaten değil.Kitabı sanki 17 yaşında ergen bir genç yazmış sokak jargonu ile donatılmış tamamen zaman kaybı.Bir daha kütüphaneme bu yazar uğrar mı?Aslaa.Eger olmuyorsa zorlama.Sen yazar olamazsın.
144 syf.
·2 günde·9/10
Kitap için okumayın gibisinden laflar söylemeyeceğim. Ne okuduğunuzu biliyorsanız, kitaptan beklentinizi o yönde tutuyorsanız kesinlikle güzel kitap. Elime alıp ve sayfalarını keyifle çevirdiğim bir kitap oldu. Yazar kendi yaşantısından kesitleri bizimle paylaşmış içlerinde komik olanlar mevcuttu yani o duyguyu yakaladığınız zaman baya baya okurken gülmek dediğimiz şey olabiliyor. Ben yapılan olumsuz yorumlara karşı okuyun diyorum. Keyif almayı bilirseniz yani yazarı yakalarsanız bir çırpıda okunup bitecek bir kitap.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Halbuki beklentim yüksekti bu kitap için. Yanıldım. Neyse, kitaba gelirsek; yazar kendi anılarını kısa kısa anlatmış. 90'larda çocuk olmak, çocukluk anıları, gerek okulda gerekse mahallede yaşadığı anılar...
Lakin bunları anlatırken çokça argo kelime (küfür) kullanmış. Hoşuma gitmedi, bitirmek istedim ama devam edemedim maalesef. Sonuna gitmek için bir merakım olmadı.

Okunmalı diyemem, aynı zamanda okumayın da diyemem, haddim değil.
İyi okumalar, saygılarımla :)
144 syf.
Seversin sonra güvenirsin, kahraman gibidirler ilk başta. Ne iyidirler, ne tavsiyeler verirler, ne kadar doğrubirinsa.Pekerdemlidirler!

Oldukça akıcı ama sıradan hikayelerden oluşmakta beklentimin altındaydı rutun hepimizin yasadıgı sıradan cokca hikaye vardı özel bulduklarımı sizlerle paylaştımzaten HOŞÇA KALIN MUTSUZLAR;İçimdeki intihar duygusu,gelişi güzel prangalar sacmalıklar kızmıyorum gülüyorum alışıyorum hayat bu Tazer özlü ablam gibi eriyorum...
144 syf.
·3 günde·7/10
Yazar en iyi bildiği şeyi, kendini anlatmış. Anılardan bir buketle bazen yaralarını, bazen acılarını, bazen de hayatının değer verdiği parçalarını paylaşmış okurla.
Dil sade ve basit. Günümüz 15-20 yaş kesiminin rahat okuyabileceği akıcılıkta.
Bazı cümleler ve tasvirler kitabın genel seviyesinin üstünde. Yazarın belirli entelektüel birikimi olduğu açık. Kendisiyle beraber yapılarının da büyüyeceğini düşündüren bir hava var kitapta.
Beklentiyi yüksek tutmadan okununca keyif alınabilecek bir kitap bence.
.
%23 (33/144)
·Beğendi·Puan vermedi
Belki de her şeyin geçici olduğunu doğal olarak biliyoruz ve buna ümitsizce bağlı kalıyoruz. Gençliğimizin yitip gittiğini, bir gün öleceğimizi ve sevdiklerimizin öleceğini, şimdiye kadar neyi biriktirdiysek hepsinin bizden alınacağını, bir gün yeteneklerimizin istenmeyeceğini, aşkımızın karşılık bulamayacağını biliyoruz. Ama yine de bağlı kalıyoruz.
144 syf.
·1 günde·10/10
Okurken Özgür'le sohbet eder gibi hissettim kendimi..ortak geçmişe ve benzer anılara hatta yaşanılan deneyimlerde o anki düşüncelerde bile aynı paralelde olmak duygusu..iyi hissettirdi..kırılganlıklarımız,hayata dair öfkelerimiz,aldanışlarımız,isyanlarımız,insana dair yitirdiğimiz pek çok duygunun ortak sancısında can çekiştik Özgür'le..Tezer Özlü ile bitirmesi ise ayrıca kitledi beni diyebilirim..Kitabın en sevdiğim bölümü "Issız bir limana yolculuk" tu..
Bazen böyle kitaplar lazım,çünkü artık insan kalabilmenin hatta insan olabilmenin ve o insanı bulabilmenin yokluğunu zirvede yaşadığımız şu çağda artık ne yazık ki şans eseri okuduğumuz bir kitapta ona rastlamanın buruk sevincini yaşamak bir bulantı gibi sarsıyor olsa da bünyeyi,bize kalanların artık bundan fazlası olmayacağı,bu evrende yalnız oluşumuzun gerçekliğini bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze..kimin sözüydü şuan anımsayamadım,"eğer farklıysan yalnızlığa mahkum oluyorsun"...Dostoyevski de şöyle diyordu,"her şeyin farkındayım ve bu beni öldürecek..."
Ne kadar çok yara almışsan,ne kadar çok yıpratılmış,incitilmiş,haksızlığa uğratılmışsan, ne kadar çok kullanılmış,harcanmışsan sırf İNSAN olduğun için,sırf KENDİN olduğun için,ne kadar çok...ne kadar çok öldürmek istemişlerse seni arkalarına bile dönüp bakmadan acımasızca üstüne basıp geçmişlerse...ve sen tüm bunlara neden maruz kaldığını asla anlamadan,kendini de dürüstçe hesaba çekip haketmediğinden emin olarak..hazmedememişsen...o kadar çok susmak kalıyor insana..sustukça büyüyor insan,sustukça derinliği artıyor ve sustukça yalnızlaşıyor insan....bir şeyler arttıkça bir şeyler eksiliyor senden..yalnızlık arttıkça,derinlik ve susmalar arttıkça güvensizlik ve insanlara olan inancın eksilmeden bitiyor hatta..yeniden inşa edilmesi zor yapılar..

*"Sustum ve iç çektim,yutkundum."...
144 syf.
·1 günde
Özgür bacaksız..anılarını anlattığı,bolca argonun bulunduğu kitabı..Bitirmek için bitirdim diyebilirim,yarım bırakmak hiç adetim değil yer yer düşündüğüm oldu..
Kapağı kapatıp ne kattı bana soruyorum..düşündürücü...
144 syf.
·Beğendi·10/10
Tesadüfen aldığım bir kitap oldu benim için yazarın ilk kitabı Deli Çocuğun Güncesi. İlk kitabını okumadan ikinci kitabını okumuş bulundum. Bende bir 90'lar çocuğu olduğum için o sokak oyunlarımız, 90'lardaki çocukluk halimizi müthiş betimlemiş. Sanki yazar mahallede oynadığınız bir çocuğun kaleminden çıkmış satırlardan oluşuyormuş gibi geliyor.
144 syf.
·5 günde·4/10
Mutsuz Çocuklar Ülkesi

Kapağına ve yorumlara bakarak aldığım, arka kapağında içeriğe ait bir yazı olmayan bir denemeler kitabı imiş kendisi. Küçük hikayelerle yazarın hayatına konuk oluyoruz. Okutuyor ama bayıldım mı pek bayıldığım söylenemez. Küfürler vardı kitap içeriğinde, cinsiyet içermeyen küfürlere karşı bir şey demiyorum ama rahatsız etti beni biraz açıkçası. Çocukluk hikayeleri, komik olmayan imza günü anıları, bir tek sevdiğim hikaye Cengiz ve sevgilisi Nehir'in olduğuydu.
Merak ediyordum ama başka bir kitabını okur muyum, pek sanmıyorum. Bazı insanların muhteşem hayal güçleri ve anlatacak çok iyi anıları vardır ama bunu dile dökebilecek kabiliyete sahip değillerdir bunu hissettim sürekli okurken. Çok eleştirdim, çünkü çok üzüldüm beklentilerimi karşılamadığı için. Alıntı yapılacak kadar güzel sözler ve ders alınacak yerler var cımbızla seçmeniz gerekse bile. Yine de kim bilir belki siz bayılırsınız?

#book #books #bookstagram #booking #bookin #bookie #bookish #kitap #okumahalleri #read #özgürbacaksız #mutsuzçocuklarülkesi #deneme #destekyayinlari
144 syf.
Yeni dönemlerde adını biraz daha fazla duyduğumuz ama bunu sonuna kadar hak eden biri olduğunu düşünüyorum Özgür Bacaksız'ın sanki aynı mahallede oyun oynamışız gibi gelir biraz fakirlikle büyüyen çocukların dili gibi gelir yazdıkları ve öyle bir kitaptı.Kitabın bir kısmı o kadar etkilemiş olacak ki belki Dostoyevski hayranlığımın etkisini de yanına eklemem gerekiyor buna ama şudur ezberimde kalan:'Yeni bir dünya.Biraz iç sızısı.Dostoyevski okumaya devam ettim.O günden sonra Dostoyevski haricinde kimse anlamadı beni.' Bu cümle insanlardan yorulmuş ve kendini Dostoyevski gibi güzel kitaplara vermiş insanlar için biçilmiş bir kaftan gibi.Kitabı okurken kitap okuyormuş değil de Özgür Bacaksız'la çay içiyormuş hissi vermişti.
"Eğri ve yamuk yırttığımız kağıtlara hiç tahammül edemedik,her zaman kusursuz kağıt yırtmaya çalıştık.Kaldı ki sırf bu yüzden defterimiz hep erken bitti.Annem 'oğlum yiyor musun bu defterleri?' dediğinde hiç gerçeği söyleyemedim.Yine bundandır ki eğri ve yamuk insanlara hiç tahammül edemedik.Netliğin ve biçimin,doğrunun en beyazında yer almak istedik.Onları sayfa dışında bıraktık.Yeni gelen harflere ve cümlelere temiz bir alan bıraktık."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110736
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Süper Baba’nın müziğini flütle çaldığımız günlerde çok enteresan çocuklardık, Tsubasa izlerken çarpan kalbimiz, banyo sonrası Bizimkiler dizisi... Hayatın seyrinde güzel bir yolculuktaydık, önce hüpleten sonra gümleten felsefemiz, can sıkıntısının artan yoğunluğunda misket oynayarak geçirdiğimiz zamanlar, amacımız basitti yani:
Masumluk...

Amma velakin çok masumduk!

Kitabı okuyanlar 757 okur

  • Şeyda Öztürk
  • Bahar Eybey Şimşek
  • Havva
  • Meltem Bayram
  • Burak beder
  • Nurtaç Yurdacan
  • Beyza Köksalan
  • Selin teke
  • Hatice Kayser
  • DFDS

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%11.9
18-24 Yaş
%28.1
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%14.1
45-54 Yaş
%1.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.6
Erkek
%20.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.4 (36)
9
%7.7 (17)
8
%16.8 (37)
7
%16.4 (36)
6
%13.6 (30)
5
%8.6 (19)
4
%4.1 (9)
3
%5.5 (12)
2
%3.6 (8)
1
%7.3 (16)