Mutsuzluğun Başkenti TürkiyeSüleyman A. Örnek

·
Okunma
·
Beğeni
·
377
Gösterim
Adı:
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059809276
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup'un 2015 yılında 143 ülkede yaptığı mutluluk araştırmasında Türkiye, Bangladeş ve Sırbistan ile aynı puanı alarak sondan üçüncülüğü paylaştı. Türkiye, 2013 yılında aynı şirketin yaptığı mutluluk araştırmasında ise 135 ülke arasında 97'nci olmuştu.

Yani gittikçe artıyor mutsuzluğumuz. İyice dibi gördük.
Basbayağı mutsuzuz işte. Hem de öyle Gallup söylüyor diye değil. Çıkın evinizin dışına durumu kendi gözlerinizle görün. Gülümseyen, gözleri ışıl ışıl bakan, birbirine selam veren, nazik, sakin ve huzurlu yüzler görüyor musunuz caddelerde? Ben pek görmüyorum nicedir. Ya da evinizin dışına çıkmayın. Sadece içeri bakın. Nasıl ortam? Musmutlu mu? Yoksa özensizlik, şiddet, öfke ve iletişimsizlik kol mu geziyor? Cevabınızı duyar gibiyim.

Aslında yaşadığımız zamanların hâkim üretim biçimi kapitalizmin hiçbir zaman 'mutluluk' diye bir derdi olmadı. Ama şimdi iş sonunda gelip 'mutluluk'a dayandı. Peki kapitalizm birden insancıllaştığı için mi mutluluğu yeniden keşfetti? Ya da geçmiş zalimliklerinin doğurduğu vicdan azabından mı şimdi bir 'mutluluk misyoneri' kesildi? Cevap, tahmin edebileceğiniz gibi hayır. Kapitalizm mutluluğu keşfetti, çünkü mutluluğun işine yarayabileceğini

fark etti. Mutlu bir satış elemanı daha çok satıyor, mutlu bir çalışan daha verimli çalışıyor, mutlu bir müşteri daha fazla kâr getiriyor vb. Yani artık mutluluk 'iş'in önemli bir parçası. Yani, artık stratejik olarak mutlu olmamız gerekiyor. Bu kitapta aşağıdakiler gibi pek çok soruya yanıt bulacaksınız:

Toplum olarak neden mutsuzuz?
Peki bireysel mutluluk tavrımız nasıl olmalı?
Eğri bir toplumda doğru bir hayat mümkün mü?
Bu şartlarda bile bir mutluluk kurulabilir mi?
Sürünün mutsuz olduğu yerde mutluluk bir muhalefet tarzı olabilir mi?
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Mutsuzuz çünkü;
'Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin' diye diye güvensizlik tohumları ektik; güvensiz ve paronayak bir toplum nasıl mutlu olabilir?

'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur, 'diye diye düşmanlık tohumları ektik;nefret ve düşmanlıkla beslenen bir toplum nasıl mutlu olabilir?

'%99'u Müslüman olan bu ülkede' diye diye azınlıkta olanı hep görmezden gelerek ve çoğunluk tahakkümü uygulayarak faşizm tohumları ektik;demokrasiyi ve insan haklarını içine sindirememiş bir toplum nasıl mutlu olur?

'Bal tutan parmağını yalar' diye diye hırsızlık tohumları ektik ve yolsuzlukta dünyanın zirvesine tırmandık;rüşvet ve yolsuzluğun kurumsallaştığı bir toplum nasıl mutlu olabilir?

Kadına 'eksik etek', 'kaşık düşmanı' vb diye diye cinsiyet ayrımcılığında rekor kırdık;kadına kendini bu kadar değersiz hissettiren, onu döven, öldüren bir toplum mutlu olmayı nasıl becerebilir?

Meşhur Türk kurnazlığıyla her işi alaturka hale getirdik ve işimize geldiği gibi yaptık;pratik zeka diyerek meşrulaştırdığımız kurnazlıkla ve bu kadar sahtekarlıkla kim mutlu olabilir?

'Dayak cennetten çıkmadır'diye diye öfkeyi, şiddeti meşrulaştırdık;anadili şiddet olan bir toplum için mutluluktan söz edilebilir mi?

Sanat eserlerini 'ucube' diyerek sanat ve edebiyat dışında kindar nesiller yetiştirdik;sanat ve edebiyatla incelmemiş insanlardan kurulu bir toplum nasıl mutlu olabilir?

Hak edenin ve layık olanın değil de,en hıyarların en üstte çıkabildiği 'hıyerarşik' düzenimizle mevki ve makamı putlaştırdık bu kadar 'hıyararşik' bir toplum örgütlenmesi mutluluk üretebilir mi?
Ülkemiz bir okuma,öğrenme ve kültürel beslenme toplumu değil.Biz daha çok bir izleme ve inanma toplumuyuz.Kitap okuma oranlarına baktığımızda gelişmiş ve mutlu ülkelerle bizim gibi niteliksiz ve mutsuzlar arasındaki fark daha iyi ortaya çıkıyor.Ülkemizde binde bir olan okurun da önemli bir kısmı vampir romanları,sevgili romanları ve alacakaranlık kuşağı gibi sabun köpüğü yığın edebiyat okuyor.Belli bir kesimde sadece inancını pekiştirmek için ibadet kabilinden okuyor.Risaleleler, Ariflerin Menkıbeleri ve Evliyaların Hayatı vb. Yani hep tek tip besleniyorlar.Sürekli karbonhidrat alıyorlar.Okumalarında çeşitlilik yok.Hal böyle olunca da böyle niteliksiz insanlardan oluşan bir topluma mahkum oluyoruz.Yani okurumuz hem niteliksiz hem az.
Düşünme faaliyetiyle aramızın iyi olmadığı zaten malum. Bize liderimiz, şeyhimiz,aşiret reisimiz,kanaat önderimiz söyler,biz de yaparız. Orhan Veli'nin o harika dizelerindeki gibi yaşıyoruz biraz:'Düşünme, arzu et sade. Bak böcekler de öyle yapıyor...'
''Bu coğrafyanın sürü insanı,bahçesinde tek bir çiçek.İstiyor ki bahçesinde tek bir kırmızı gül olsun,lale,sümbül,papatya,kaktüs,kasımpatı olmasın Hatta başka renkte bir gül bile olmasın.''
''Kazanının sadece o ülke değil de tüm insanlık olduğu üstünlük yarışları yapılmalı.Mesela dünyadaki kıt kaynakları herkese ulaştırmak ve daha adil paylaşmak olmalı bu üstünlük yarışının konusu;Ya da dünyada açlık ve susuzluk belasını def edecek projeler olmalı yarışın konusu;Cinsiyet eşitsizliğinin ve çocuk ölümlerini ortadan kaldırmak konusunda bir üstünlük yarışı harika olurdu; Hayvanlara kötü muamelenin önlenmesi de nefis bir yarışma başlığı olurdu;Temel insan haklarının ihlal edilmesini önlemek için yarışmak da harikulade olurdu bence ...''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059809276
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup'un 2015 yılında 143 ülkede yaptığı mutluluk araştırmasında Türkiye, Bangladeş ve Sırbistan ile aynı puanı alarak sondan üçüncülüğü paylaştı. Türkiye, 2013 yılında aynı şirketin yaptığı mutluluk araştırmasında ise 135 ülke arasında 97'nci olmuştu.

Yani gittikçe artıyor mutsuzluğumuz. İyice dibi gördük.
Basbayağı mutsuzuz işte. Hem de öyle Gallup söylüyor diye değil. Çıkın evinizin dışına durumu kendi gözlerinizle görün. Gülümseyen, gözleri ışıl ışıl bakan, birbirine selam veren, nazik, sakin ve huzurlu yüzler görüyor musunuz caddelerde? Ben pek görmüyorum nicedir. Ya da evinizin dışına çıkmayın. Sadece içeri bakın. Nasıl ortam? Musmutlu mu? Yoksa özensizlik, şiddet, öfke ve iletişimsizlik kol mu geziyor? Cevabınızı duyar gibiyim.

Aslında yaşadığımız zamanların hâkim üretim biçimi kapitalizmin hiçbir zaman 'mutluluk' diye bir derdi olmadı. Ama şimdi iş sonunda gelip 'mutluluk'a dayandı. Peki kapitalizm birden insancıllaştığı için mi mutluluğu yeniden keşfetti? Ya da geçmiş zalimliklerinin doğurduğu vicdan azabından mı şimdi bir 'mutluluk misyoneri' kesildi? Cevap, tahmin edebileceğiniz gibi hayır. Kapitalizm mutluluğu keşfetti, çünkü mutluluğun işine yarayabileceğini

fark etti. Mutlu bir satış elemanı daha çok satıyor, mutlu bir çalışan daha verimli çalışıyor, mutlu bir müşteri daha fazla kâr getiriyor vb. Yani artık mutluluk 'iş'in önemli bir parçası. Yani, artık stratejik olarak mutlu olmamız gerekiyor. Bu kitapta aşağıdakiler gibi pek çok soruya yanıt bulacaksınız:

Toplum olarak neden mutsuzuz?
Peki bireysel mutluluk tavrımız nasıl olmalı?
Eğri bir toplumda doğru bir hayat mümkün mü?
Bu şartlarda bile bir mutluluk kurulabilir mi?
Sürünün mutsuz olduğu yerde mutluluk bir muhalefet tarzı olabilir mi?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Buket TIMAÇ SAYAR
  • Merve Fikir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0