Adı:
Muz Sesleri
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733154
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Muz Sesleri
Muz Sesleri
Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce âşık olur. Ne mutluluktur öte yandaki ne de tadıyla meraklandıran bir acı. Aşk diye buna denir: Bir insan bir insanda tekinsiz bir ev görür…
...
İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki…
Ece Temelkuran, kalplerin en çok yağmalandığı, neşenin ve kederin ayırt edilemeyecek kadar birbirine karıştığı bir coğrafyadan anlatıyor hikâyeyi: aşkın ve savaşın başkenti Beyrut’tan…
Muz Sesleri, en büyük gürültülerin içinde hayatı ayakta tutan küçük ama inatçı seslerin romanı…
Bu kitaba haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Beyrut'ta geçen farklı bir hikaye, biraz da şehrin etnik gruplarını ve kültürünü anlatıyor. Ece Temelkuran Beyrut'a hakim ve bence etkili bir yazar. Onun tarzı biraz farklı herkese hitap etmeyebilir ama bu kadar da olumsuz olmamalıydı yorumlar. Ben rahatlıkla bu kitabı beğendiğimi söyleyebilirim...
O kadar aşıktık ve kendi hikayemiz öyle hızlı akıyordu ki dün için hiç vaktimiz olmadı.ece Temelkuran Beyrut’tan esintiler yaşatır size
Biraz iteleye kakalaya bitirebildiğim bir roman sonuçata karar size ait. Yazarın ilk kitabı kitapta daha çok Beyruttan bahsediyor ve Beyrutu çok güzel tasvir etmiş. Beyrutun yakın tarihi bir ders kitabı gibi paylaşılmış bizlerle
Aslında oturup 3-5 paragraf yazmaya çalışmam gerek çünkü kitabın puanı okumayanların ilk düşüncesini olumsuz etkiliyor. Ama şu an inceleme yazabilecek gücü bulamıyorum, ki hiçbir şey yazmasaydım da olmazdı.

3 ay önce falan okudum. Az kitap okudum ama savaşı, aşkı, kaybetmeyi, hüznü, acıyı, yalnızlığı özellikle ayrıntıları ve duyguları en iyi anlatan, anlatan degil, o duyguların, olayların ve savaşın yabancısı değilseniz en güzel hissettiren kitaplardan biri bence.

Ece temelkuran okuyanlar fark etti mi bilmiyorum ama sanki bir çocuğun gözünden bakıyor yazar. Ben baya sevdim bunu. Yani bir teknik gibi değil de, bir his gibi olmuş, doğal ve samimi bir çocuksuluk. Yazarın yapısı gereği muhtemelen.

Hep hüzünlü ve sisli bir hava var kitapta.

Aslında düşündüm de, hislerimi anlatamayacağımı fark ettim şimdi. Devam edersem şansımı zorlayıp yapmacıklığa kaçmış olurum.

Siz ne yapın biliyor musunuz? Bu kitabı eleştiren incelemeleri dikkate almayın hiç. Puanının düşük olmasını da. Çok övenleri de dikkate almayın. Beni de. Bu kitabı listenize ekleyip satın alın. Okuyun. Okuyun ama. Pişman olmazsınız umarım. Zaten dediğim gibi yabancısı değilseniz severek okursunuz.

*Hiç doyurucu olmamış. Gün gelecek ben de size doyurucu bir inceleme bırakacağım buralara...
#muzsesleri #ecetemelkuran
Ortadoğu Savaşı ortasında Beyrut'ta bir apartmandaki tuhaf insanların hikayesi ve Beyrut'ta yolu bir şekilde kesişen insanları anlatıyor.
Dr.Hamza'nın kızı Filipina'ya yazdığı mektuplardaki hikaye en güzel kısım kitapta...
Kavganın kuralı bu;öfkesi büyük olan kazanacak...
Muz Srsleri, Ece Temelkuran'ın Ortadoğu'daki savaşı anlattığı kitabı . Konu ilgi çekici olmasına rağmen kitap biraz sıkıcı geldi . Belki de yazarın kullandığı devrik cümleler ve yerli yersiz bana göre abartı olan betimlemelerdi. Daha sade bir dil bu kitaba uygun olurdu diye düşünüyorum. Kitapta en beğendiğim bölümler Doktor Hamza' nın Beyrut'taki Şatila Kampı' ndan kızı Filipina' ya yazdığı mektuplardı. Savaşın tüm acımasızlığı bu mektuplarla gözler önüne seriliyor. İnsan okurken ister istemez "bu dünyada savaş olmasaydı" demeden edemiyor.
Bir savaşın roman dilinde anlatımı,yitip giden hayatlar, umutlar, aşklar... Okunmaya değer...
Yazarın okuduğum diğer iki kitabına göre daha karışık geldi bana anlayana kitabın içine girene kadar neredeyse ikinci bölüme geldim. Ama betimlemeler yine çok güzel
Ben bu kitabın daha ilk sayfalarında heyecanlanmaya başladım. Dr.Hamza'nın hikayesi kızına yazdığı mektup du beni en çok etkileyen. Yüreğim dayanmadı bir ara çok duygulandım, bazen çocukluk ve yoksulluk beni taaaaa içerimde bir yerlere götürdü. eskilerden sahneler koydu ekrana ve izletti. Ece Abla hep bunu yapıyor bana zaten. hep eskileri hatırlatıyor bana. anlattığı her hikayede benden birşeyer mutlaka serpiyor aralara. Hepimizin hikayeleri bunlar. Sonrası benim istediğim gibi değildi (pek güzel değildi benim için demek de Ece Abla'ya haksızlık olur) ama genel itibariyle güzel bir kitaptı.
Sonra saçlarını taradılar. Sanırım kadınlar birbirlerini saçlarından iyileştiriyorlar Filipina. Tel tel, uç uca bir şifa çemberi kuruyorlar. Onları izledim. Annenin uzun, siyah saçlarını, aklının içindekileri sıyırıp alır gibi çöze çöze, tuta tuta taradılar. Belki de bu yüzden kadınları yok etmek isteyen kadınlar tarih boyunca önce onların saçlarını kesiyor. Saçsız bir kadının tutulacak yeri kalmayacağını, artık iflah olmayacağını biliyorlar.
Büyük ihtimalle olaylara çok yabancı olduğumdan -ki bu durum beni fazlasıyla utandırıyor- tam anlamıyla anlayamasam da ece temelkuran’ın kalemine hayran olmamak elde değil. diğer kitapları için çok heyecanlıyım, en kısa zamanda başka bir kitabını okumak niyetindeyim.
Ece Temelkuran'ın diğer kitaplarından sonra oluşan beklentiyi karşılamadığını düşünüyorum. Kişisel olarak iyi bir roman diyemem ama konusu itibariyle fikir edinmek isteyenler için bir başlangıç olabilir.
"Her ilişkinin gizli bir mezarlığı vardır. Eğer iki kişiden biri bu mezarlığı yalnız ziyaret etmeye başlamışsa pek yakında o mezarlık, ilişkinin de ebedi istiratgahı olacak demektir"
“Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, senin dilinde susturacak kimse yoktur.”
“Sonra saçlarını taradılar. Sanırım kadınlar birbirlerini saçlarından iyileştiriyorlar.”
"Dünya tarihi hep böyleydi benim tatlı kıbbem, belki de biz türümüzün en kötü örnekleriyiz. Yani en zarif olanlar evrim sürecinde yok olup gittiyse, belki de biz, şimdi yaşamakta olanlar, türümüzün en vahşi, en kaba temsilcileriyiz. Ama biz, kaba vahşiler, bir şeyi biliyoruz Filipina: o gidenler kalanlardan daha çok acı çekecekler...
Çünkü yarım kalmış bir hikayeden daha çok kanayan hiçbir şey yoktur. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muz Sesleri
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733154
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Muz Sesleri
Muz Sesleri
Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce âşık olur. Ne mutluluktur öte yandaki ne de tadıyla meraklandıran bir acı. Aşk diye buna denir: Bir insan bir insanda tekinsiz bir ev görür…
...
İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki…
Ece Temelkuran, kalplerin en çok yağmalandığı, neşenin ve kederin ayırt edilemeyecek kadar birbirine karıştığı bir coğrafyadan anlatıyor hikâyeyi: aşkın ve savaşın başkenti Beyrut’tan…
Muz Sesleri, en büyük gürültülerin içinde hayatı ayakta tutan küçük ama inatçı seslerin romanı…

Kitabı okuyanlar 524 okur

  • Hatice Trgn
  • Eda GÜNDAY
  • T.G.A.
  • Zuhal uyanık
  • Özgür İncesu
  • Betül Günay
  • Zeynep Gokmen
  • Cansu
  • Mercan
  • Mehmet Kılıç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%15
25-34 Yaş
%40.2
35-44 Yaş
%24.8
45-54 Yaş
%8.4
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.6
Erkek
%19.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.2 (24)
9
%9.1 (12)
8
%17.4 (23)
7
%17.4 (23)
6
%9.8 (13)
5
%3.8 (5)
4
%4.5 (6)
3
%4.5 (6)
2
%0
1
%6.1 (8)

Kitabın sıralamaları