Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Eylül 2024
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN:
9786254298219
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Muzaffer
7/10
·192 syf.··
2025 13. kitabı
Memduh Şevket Esendal, Millî Edebiyat döneminin önde gelen yazarlarındandır. Öykücü olarak tanınsa da romancı kimliği de ele alınması gereken bir yönü. Neredeyse hepimiz onu
Ayaşlı ile Kiracıları
Ayaşlı ile Kiracıları
ile tanıyoruz.
Edebiyat
MuzafferMemduh Şevket Esendal · İş Bankası Kültür Yayınları · 202451 okunma
Muzaffer
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 79. kitabı
2024 - 80. Kitap Kitabın Adı : Muzaffer Yazarı : Memduh Şevket ESENDAL Yayınevi : @isbankasikulturyayinlari Türü: Hikâye Basım Yılı : 2024 Sayfa Sayısı : 179 Sayfa Düşünceler: Parlak siyasi ve bürokrasi kariyeri yanında " Ayaşlı ve Kiracıları " romanı ile yazarlık yönünü de ispat eden Memduh Şevket ESENDAL aynı zamanda öyküleri ile de edebiyatımızda mümtaz bir yer edinmiştir. Yeni nesilce pek bilinmese de Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli gazete ve dergilerde romanları, hikayeleri yayınlanan yazarın hikayeleri @isbankasikulturyayinlari tarafından derlenmiş ve yeniden yayınlanmaya başlamıştır. Kitapta 17 öykü bulunuyor. En sondaki kitaba adını da veren "Muzaffer " adlı öykü en uzun olanı. Muzaffer adında bir kadının annesi ile zor şartlarda yaşarken işlediği bir yastıkta ismini görüp O'nu merak eden bekar bir genç ile evlilik yoluna girmesi anlatılıyor. Hikayelerde ruh tahlilleri ve iç dünyalar yerine dönemin sosyal yaşantısını anlatan bol diyaloglu bit yazım tarzı göze çarpıyor. Zengin fakir ayrımı, ,dedikodu gibi dönemim ve günümüzün toplumsal gerçekleri gibi olgular istenirken arada mizahi ögelerde kullanılmış Hikayelerin bazıları bitmisken bir kısmı da yarım kalan hikayelerden oluşuyor. Her ne kadar bitmemiş olsalarda geçmişten gelen bu birikimin bur kitapta toplanması gelecek nesillere iletilmesi bakımından oldukça önemli bence. Herkese tavsiye ediyorum bu özgün ve güzel eseri
MuzafferMemduh Şevket Esendal · İş Bankası Kültür Yayınları · 202451 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 15:16
Memduh Şevket Esendal’ın Muzaffer kitabı, Türk öykücülüğünde “durum hikâyesi”nin en güzel örneklerinden birisi olarak anılıyor .Adını taşıyan öyküde dahil , kitabın içindeki on altı öyküyle birlikte
Kitap Alıntısı
MuzafferMemduh Şevket Esendal · İş Bankası Kültür Yayınları · 202451 okunma
6/10
·192 syf.··
2025 53. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 14:37
Yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Daha önce Ayaşlı ile Kiracilari kitabını okumuştum. Bu sefer öykü okumak istedim ama yine yazarla anlasamadim. Elimde de okunacak 5 6 kitabı mevcut lâkin iki eserinde de ben tatmin olamadım. Kitaba adını veren öykü diğerlerine nazaran epey uzun ama hiçbir şekilde kitabın içine giremedim. Öykü okumayı da çok sevdiğim için seçmiştim de olmadı maalesef.
MuzafferMemduh Şevket Esendal · İş Bankası Kültür Yayınları · 202451 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 26. kitabı
Kitabın arka kapağını okuyarak başladım her zamanki gibi ancak eksik bir şey yaptım ve en başta yazan "Öykü" türü notunu okumadım ilk 3 öyküyü okudum Allah Allah Muzaffer'e nerede bağlanacak bu karakterler, ilk öyküdeki Salih öldü gitti Muzaffer'in nesi oluyor ki derken tesadüfen gördüm ki bunlar ayrı ayrı öykülermiş Siz benim gibi başlamayın Yazardan yaptığım ilk okuma, bazı eski kelimeler var ancak her sayfanın altında numaralanarak anlamları verilmiş, İş Bankası Kültür Yayınları'nın bu özelliğini seviyorum Öykülerden hoşuma gidenler var Hamid Için Bir Yazı Komiser Taş Havan (bence güzel bir toplum eleştirisi) Bu öyküleri beğensem de kitapta çok da aradığımı bulamadım, öyküler çok sıcak ve samimi gelmedi bana, ben kitapta samimiyet, içinde bir parça kendimden bir şey bulmayı beklerim, bunu bulamadım maalesef :(
MuzafferMemduh Şevket Esendal · İş Bankası Kültür Yayınları · 202451 okunma

Yazar Hakkında

Memduh Şevket EsendalYazar · 25 kitap
Türk edebiyatının tanınmış bir öykü yazarı olan Esendal edebiyatçılığının yanı sıra Tahran, Bakü ve Kabil'de büyükelçilik, TBMM'de dört dönem milletvekilliği, 1941-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği yapmış olan diplomat ve siyasetçidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. 1883 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Edirne Lisesi'nde eğitim görmüştür. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Ailesi tüm mal varlığını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı. 1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (1912), Ahmet (1915) ve Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi. 1906’da İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı. Esnaf Odaları Mümessilliği, Anadolu Vilayetleri Müfettişliği gibi görevler üstlendi. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’yu gezme, Anadolu insanını tanıma fırsatı buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’daki beslenme sorunu ile ilgili olarak görevler aldı. Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı. 1915’te cemiyetin Ankara temsilcisi oldu. İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükûmeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti. 1921’de Ankara’daki millî hükûmetin ilk yurt dışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye "orta elçi" olarak gönderildi. Görevi, öncelikle Kafkaslar'da ve Rusya içlerinde I. Dünya Savaşı'ndan kalma Türk esirlerinin Anadolu'ya getirilmesi ve silah, cephane nakliyatı idi. Bakü’deki Türk esirlerin yurda dönmeleri konusunda büyük emek sarf etti. Rusya’da seferberlik ilanından sonra Azerbaycan’daki Türk tebaanın Ruslar tarafından askere almasını önledi. Mayıs 1922’de Azerbaycan’da Arap alfabesinden Latin alfabesine dönme girişimi olduğunda bu süreci yakından takip etti ve konu hakkında Ankara’ya rapor yazdı. 1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü. 1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, mesleki temsilcilik düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede Miras adlı romanı tefrika edildi. Hayatı boyunca resim yapmayı da hep sürdürmüş olan Memduh Şevket Bey, bu gazetede resim ve karikatürler de yayımlamış ve bazı karikatürleri yüzünden kovuşturmaya uğramıştır. Yayın, iktidar tarafından hoş karşılanmamış ve kapatılmıştır. Memduh Şevket Bey, 1925 yılının sonunda yeniden yurt dışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi) 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti. Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal’in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti. 1933-1941 arasında Kabil Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Esendal soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı. Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı. 1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve 35’ler Hareketi’nin gelişmesine destek oldu. 1945 yılında, Genel Sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. Genel Sekreterlik görevini bıraktıktan sonra sadece edebiyatla ilgilendi ve yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ulus, Ülkü, Hisar, Pazar Postası, Türk Dili gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Yazdığı öykülerin sayısı 224'ü bulur. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. Esendal, beyin kanaması sonucu 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi. Esendal’ın anılarını yazdığı ve ölümünden 30 yıl sonra yayımlanmasını istediği bilinmekle birlikte söz konusu hatıralar bulunamamıştır. Çocuklarına yazdığı mektuplar Oğullarıma Mektuplar (2003) ve Kızıma Mektuplar (2001) adı altında kitaplaştırılmıştır. Esendal'ın Türk Edebiyatı'na getirdiği en önemli yenilik, ele aldığı konuları büyük bir sadelikle işlemesidir. Bu konular yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden giden Esendal, ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den, hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Üslubunda Çehov'un etkileri açıkça görülür. Hatta bazı öyküleri Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, yazım tarzı, dildeki sadelik, kişilerin seçilişi ile sınırlı kalır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamaz. Kendi deyişiyle insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanır, insanları mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmaz.