Nah Kalkınırız

8,3/10  (15 Oy) · 
58 okunma  · 
20 beğeni  · 
732 gösterim
Bilindiği üzere her ülkede azçok birbirine benzer yiğitlik ölçekleri vardır. Kimi ülkede örneğin pozu gücü yiğitliğin göstergesidir. Sağlam yapılı insanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede yiğitlik boyla bosla, pazu gücüyle değil, yüreklilikle ölçülür; gözünü budaktan sakınmayanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede sözünü sakınmayanlar, eğriye eğri doğruya doğru konuşanlar yiğittirler. Kimi ülkede...
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2005
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789759038106
  • Yayınevi:
    Nesin Yayınları
  • Kitabın Türü:
Uğur 
05 May 12:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Toplumu, devleti farklı açılardan eleştiren, her bölümde güleceğiniz, hatta kahkaha atabileceğiniz, gayet akıcı bir Aziz Nesin kitabı. İçerisindeki olay ve durumlar o kadar bizden ki, o kadar bugünümüzü anlatıyor ki, şaşırmamak elde değil. Sadece "Du bakali n'olecak" bölümü için bile alınmalı bu kitap. Bu bölümde kahkahalar atmıştım. Tavsiye edilir arkadaşlar. :)

Sevgili Aziz Nesin;İLeri görüşlü,insanları,devleti eleştirmekten korkmayan..Beni kahkaha attırarak güldüren ki kolay gülen bir insan değilimdir.Seni sevmeme ve okumama sebep çok şey var..Aziz Nesin okuyun derim başkada birşey demem..:))İyiki bu dünyaya gelmişsin ve yazar olmayı seçmişsin...

Sinan Tütüncüler 
 09 Oca 23:44 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aziz Nesin’in, yazım tarzını en iyi bildiğim yazar olduğunu söyleyebilirim. Onun kitaplarını, ilkokul yıllarımda okumaya başlamıştım. Evimizde ve yakın akrabalarımın hepsinde birkaç Aziz Nesin kitabı bulunurdu ve ben bu kitapları hiç sıkılmadan tekrar tekrar okurdum. Hatta sıkılmak ne kelime, her defasında kahkahalar okumalarıma eşlik ederdi.

Aziz Nesin kitapları, uzun zamandan beridir, hep elimin altında olan ama okumak için gözlerimin önüne gelmeyen kitaplardı. 2017 yılı, okuma rotasını belirlerken, her ay bir olarak Aziz Nesin kitabını okumayı hedefledim. Bunda Aziz Nesin’in okumamış olduğum kitaplarını kitaplığıma eklemek kadar, artık Nesin Yayınlarından çıkan yeni kitapları edinerek Vakfa cüzi de olsa katkıda bulunmaktı.

“Nah Kalkınırız”, Aziz Nesin’in ilk baskısı 1988 yılında yapılan kitabı. Bugüne kadar 100.000 baskı yapmış. Toplam 20 öyküden oluşuyor. Belirtilen yazılış tarihlerine göre, öyküler 1985 ile 1988 yılları arasında yazılmış. Öykülerin büyük çoğunluğu bir toplumsal soruna eşlik ediyor. Ama öykünün gözü, sorunun kendinden çok, toplumun ve insanların o soruna nasıl yaklaştığına, davranış kalıplarına odaklanıyor. “Du Bakali N’olecak”, “Bu Memleket Batar”, “Bizim Oranın İnsanları”, “Yiyin Allahaşkına”, “Elim mi Deyiğ Gardaş”, "Son Görevimizi Yaptık”, “Nah Kalkınırız” öyküleri toplumsal davranış kalıplarına yönelmiş birer sondaj çalışmasının eserleridir.

Yalnızca şaşıran, şaşırdıkça sindiren, sinmişliğini kendine göre çarpık çözümler üreten bir toplumun trajikomik görüntüsünü resmediyor bize. “Nah Kalkınırız”da olduğu gibi, ‘Nah Kalkınırız’ deyip tepkisini yumuşatmak yerine el hareketleri ile tepki gösteren bir vatandaşa ise, karakoldaki bir polis akıl veriyor. Her gelişmeye ‘Ne Olacak Acaba?’ diye tepki gösteren kahvehane ahalisine, o ahaliden birisinin anlattığı bir kıskanç Arap hikayesi yeterli cevabı veriyor.

Aziz Nesin öyküleri ile sırf topluma değil aydınlara da bakıyor ve en sert eleştirileri onlara yöneltiyor. “Bir Pişmaniye İstidası”, “Korkacak Ne Varmış”, “19 Şubat Gününün Mana ve Ehemmiyeti” öyküleri 1980’lerin baskıcı rejimi karşısında yeterince dik duramayan, aksine sefilleşen, karanlık köşelere sığınan aydınlara tutulan fener ışığı.

Yöneticiler de Aziz Nesin’in mizahından nasibini alır ama 80’li yılların koşullarından ötürü biraz perde ardından. “Muasır Medeniyet Seviyesi” öyküsünde, Kenan Evren halka seslenir ama bunu sadece o dönemi iyi bilen insanlar fark edebilir. “İğdiş Edilmiş İnsanlar Ülkesinde Ayıp Yeri Yerinde Kalmış Biri” hikayesi de bir ülkede yönetimi ele geçiren altı okkalık taşaklı yedi yiğidin ülkesindeki gariplikler anlatılır.

En ilginç ve benim en çok beğenimi kazanan hikayeleri ise “Kırk Basamaklı Hela Ne oldu” ile “Hay Adı Batsın” hikayeleri oldu. “Kırk Basamaklı Hela Ne oldu” öyküsünün Gaziantep’de yazımlı olması ve büyük olasılıkla Gaziantep’in yitirilen, saygı gösterilmeyen tarihi değerlerini işlemesi benim için özellikle önemliydi. Ama bu konuyu esas değerli kılan, klasik bir Aziz Nesin mizahı ile anlatılması.

“Bir Muzır Öykü: Vah Yavrum Vah” öyküsü, toplumda kadına yönelik iğfalci, şiddet içerikli bakışın hiç değişmediğini bizlere ispatlıyor. Bu yönüyle bu öyküler belki de bize, ilerleyen, gelişen bir toplum olmadığımızı ispatlıyor. Yerimizde sayıyoruz, ya da en fazla iki ileri bir geri gidiyoruz.

Aziz Nesin öyküleri, kelime zenginliği, anlatım gücü ve özgünlüğü açısından oldukça değerli. Ama zannedersem Aziz Nesin öykülerini esas zenginleştiren gözlem gücüydü. O yaşadığı toplumun ruhuna kadar sızmıştı. Bize o ruhu ancak mizah dili ile anlatabildi. Belki de diğer anlatım şekillerinin çok kırıcı ve yıpratıcı olduğunu düşündüğünden. Mizah dili dışında kullandığı tek yöntemde (Türkiye toplumundaki aptallık oranı iddiası) başı çok ağrıdı. Ve zannedersem bu toplumu kendisine en iyi mizah yolu ile anlatabileceğine, bu olay sayesinde bir kez daha ikna oldu.

Aziz Nesin sayesinde, 2017 okuma serüvenimin çok renkli olacağına inanıyorum. Nah Kalkınıyoruz, bu inancımı pekiştiren bir kitap oldu.

Sema Öztürk 
16 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap Aziz Nesin'in kısa öykülerinden oluşmakta. Bazıları yazarın kendi başından geçmiştir. Öyküler 25-30 sene önce yazılmış olsalar da hala geçerliliklerini sürdürmekte. Buna da zaten Aziz Nesin kalemi diyoruz. Bazen kahkaha attırır bazen düşündürür bazen de kahreder sizi öykülerin gerçekliği. Bazı gerçekleri bilmemize rağmen bu kadar net bir dille suratımıza da çarpar. Durumumuzu bir de onun gözünden daha doğrusu kaleminden okuyun, değerlendirin derim

Kitaptan 4 Alıntı

sinem arçun 
10 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bildiğiniz gibi, hepsi değil ama, masalların pek çoğu, çocukları da, büyükleri de uyutmak içindir ve bu yüzden pek çok ülkede devlet adamları, hükümet adamları, siyaset adamları, ilerigelenler, büyük adam sayılanlar, halkı uyutmak için masal anlatırlar ya da anlattıkları şeyler masaldır."

Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 54 - Adam Yayınları)Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 54 - Adam Yayınları)
sinem arçun 
 09 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"--Batmaz beyler, bu memleket batmaz...
...
-- Baksanıza, bu kötülüklere, alçaklıklara, ahlaksızlıklara hala sizin gibi kızıp bağıran çağıran, üzülen, dertlenen insanlar da var çok şükür. Ne zaman ki alışırız, artık bunlardan konuşmayız hiç, bunlar bize de olağan gelmeye başlar, işte o zaman batarız."

Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 31 - Adam Yayınları)Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 31 - Adam Yayınları)
sinem arçun 
12 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"... sanıldığı kertede kolay değil, anlatmadan konuşmak çok zor iştir."

Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 141 - Adam Yayınları)Nah Kalkınırız, Aziz Nesin (Sayfa 141 - Adam Yayınları)

Ayemef diye uluslararası bir kuruluş var ya hani... Evet, işte o uluslararası para fonu mu ne... Uluslararası demek, ne demek? Amerika demek... İşte bizim kendi memleketimizde nereye ne yapacağımıza, neyi nasılı yapacağımıza, fabrikamıza, limanımıza, yolumuza, her şeyimize, her bir şeyimize işte o karar verirmiş. Bak yahu... Bak bunu bilmiyordum... Peki, bu böyle giderse ne olur...

Nah Kalkınırız, Aziz NesinNah Kalkınırız, Aziz Nesin