Namazı Sevdirmenin En Kolay Yolu (Eşlerimize ve Çocuklarımıza)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4
Gösterim
Adı:
Namazı Sevdirmenin En Kolay Yolu
Alt başlık:
Eşlerimize ve Çocuklarımıza
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akil Kitaplar
Namaz Kavramı
Namaz ibadeti, tüm dinlerde ortak olarak bulunan bir kavramdır. Bu, bir tür, Allah'a yalvarma ve yakarış demektir. Salât yani namaz sözcüğü, İslâm'ın ortaya koyduğu yeni bir kavram değildir. İslâm'dan önce de Araplar namaz anlamındaki
"Salât" sözcüğünü "Dua ve istiğfar" anlamında kullanıyorlardı. Salât sözcüğü, aslında "es-Sılatü" sözcüğünden türemedir. Bu da eklemek, ulamak, ulaştırmak ve birleştirmek anlamındadır. Namaz ibadeti de mü'mini, Rabbi olan Allah'a bağladığından, O'na ulaştırdığından dolayı, Allah'ın rahmetine kavuşturması nedeniyle bu manada "Salât"
denmiştir. Namaza, iftitah tekbiri denen başlama tekbiriyle yani "Allah-u Ekber" ile başlanır. "Selam" ile sona erer ki, bunun için de gerekli olan şartlar bulunmaktadır.
Nitekim yüce Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
 
"... Ve namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz hayâsızlıktan ve kötü şeylerden alıkoyan Allah'ın zikri yani namaz ne yüce bir ibadettir." (Ankebut,45).
Kaldı ki Hz. Peygamber (sav) hemen her vesileyle hadislerinde namazın önemini vurgulamış, inananları sürekli bir şekilde uyarmıştır. Hatta bir defasında kendisine Sakil" kabilesinden bir heyet gelmiş ve bu heyet, "kendilerinin namazdan muaf tutulmaları halinde Müslüman olmalarını istemeleri üzerine" Hz. Peygamber (sav) onların bu tekliflerini geri çevirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Rükûu yani namazı olmayan bir dinde hayır yoktur."
Yine Hz. Peygamber (sav) bir başka topluma seslenirken de şöyle buyurmuştur:
"Bizimle sizin aranızdaki fark namazdır. Kim namazı terk ederse yani kılmazsa kâfirdir."
192 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Namaz nedir, mahiyeti, sevdiklerimize nasıl sevdirebiliriz gibi soruların cevabının güzel, detaylı bi şekilde izah edildiği kitap. Namazın önemini kavramak için okunması gerekir.
Hatem el Asam'a nasıl namaza durduğu ve nasıl namaz kıldığı sorulduğunda şöyle anlatır:
Namaz vakti yaklaştığında güzelce abdest alır, namazımı eda edeceğim yere varıp otururum. Namaza konsantre olduktan sonra namazımı kılmak için ayağa kalkar, karşımda Kabe, ayaklarımın altında sırat köprüsü, sağımda cennet, solumda cehennem, arkamda ölüm meleği olduğunu ve son namazımı kıldığımı düşünürüm. Ardından ümitle korku arasındaki bir hisle güzelce tekbir alır okuyacaklarımı ağır ağır okur, mütevazı bir şekilde rükuya varır, huşu ile secde yapar, sağ ayağımı diker sol ayağımı yatırıp üzerine oturur ve bütün bunlarda ihlası gözetirim. Tabi iki namazımın kabul edilip edilmediğini de bilemem.
Ali(ra) namaz vakti girdiğinde ürperir renkten renge girerdi. Kendisine: ne oldu ey müminlerin emiri? diye sorduklarında Allah Teala'nın göklere, yere ve dağlara arz ve teklif edip de onların yüklenmekten çekindikleri ve endişeye düştükleri ama benim üstlendiğim emaneti yerine teslim zamanı geldi, cevabını verir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Namazı Sevdirmenin En Kolay Yolu
Alt başlık:
Eşlerimize ve Çocuklarımıza
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akil Kitaplar
Namaz Kavramı
Namaz ibadeti, tüm dinlerde ortak olarak bulunan bir kavramdır. Bu, bir tür, Allah'a yalvarma ve yakarış demektir. Salât yani namaz sözcüğü, İslâm'ın ortaya koyduğu yeni bir kavram değildir. İslâm'dan önce de Araplar namaz anlamındaki
"Salât" sözcüğünü "Dua ve istiğfar" anlamında kullanıyorlardı. Salât sözcüğü, aslında "es-Sılatü" sözcüğünden türemedir. Bu da eklemek, ulamak, ulaştırmak ve birleştirmek anlamındadır. Namaz ibadeti de mü'mini, Rabbi olan Allah'a bağladığından, O'na ulaştırdığından dolayı, Allah'ın rahmetine kavuşturması nedeniyle bu manada "Salât"
denmiştir. Namaza, iftitah tekbiri denen başlama tekbiriyle yani "Allah-u Ekber" ile başlanır. "Selam" ile sona erer ki, bunun için de gerekli olan şartlar bulunmaktadır.
Nitekim yüce Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
 
"... Ve namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz hayâsızlıktan ve kötü şeylerden alıkoyan Allah'ın zikri yani namaz ne yüce bir ibadettir." (Ankebut,45).
Kaldı ki Hz. Peygamber (sav) hemen her vesileyle hadislerinde namazın önemini vurgulamış, inananları sürekli bir şekilde uyarmıştır. Hatta bir defasında kendisine Sakil" kabilesinden bir heyet gelmiş ve bu heyet, "kendilerinin namazdan muaf tutulmaları halinde Müslüman olmalarını istemeleri üzerine" Hz. Peygamber (sav) onların bu tekliflerini geri çevirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Rükûu yani namazı olmayan bir dinde hayır yoktur."
Yine Hz. Peygamber (sav) bir başka topluma seslenirken de şöyle buyurmuştur:
"Bizimle sizin aranızdaki fark namazdır. Kim namazı terk ederse yani kılmazsa kâfirdir."

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Yişill

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0