Naomi: Bir Budalanın Aşkı

6,7/10  (6 Oy) · 
11 okunma  · 
1 beğeni  · 
550 gösterim
"Şunu fark etmiştim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu."

Na-o-mi: Üç hece, iki insan-medeniyet, bir başyapıt.

Bir yönüyle daha önce yazılmış bir Japon Lo-lee-ta...

Doğu ve Batı, sevgi ve öfke, aşk ve gurur, kadın ve erkek, insan ve insan arasında yaşanan gerilimlere dair bir temel roman...

Naomi, Batı hayranlığından yozlaşmaya, saplantıdan budalalığa ve hazdan işkenceye (veya tam tersi) ilerleyen hikâyesiyle, Juniçiro Tanizaki'nin neden yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olduğunu da anlatıyor.

"Onun hata ve kusurlarıyla sürekli yüz yüze gelmekten kurtulamıyor, eve hep mutsuz dönüyordum. Ancak bu mutsuzluk hiç de uzun sürmüyordu, zira ona duyduğum aşk gece boyunca değiştikçe değişiyordu. Tıpkı bir kedinin gözleri gibi..."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    265
  • ISBN:
    9786056374319
  • Çeviri:
    İlker Özünlü
  • Yayınevi:
    Jaguar Kitap
  • Kitabın Türü:
Dilşah Aker 
 07 Haz 17:52 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Naomi, batılılaşmayı eleştiren ve bunu tıpkı bizim edebiyatımızda yapıldığı gibi yapan bir roman. Kendi kültüründen kopup, "batılı" ve "modern" olmaya çalışan, özenti ve yüzünüze kasvetli, istihzalı bir gülümseme yayacak karakterleriyle ve o garip, hiçbir yere ait olamayan toplumuyla, Naomi gerçekten de batılılaşmayı eleştirirken bizim aynı kulvardaki kitaplarımıza benzer bir tutum sergiliyor. (Bkz. : Araba Sevdası)

Baş karakterimiz Kawai Jōji Bey, batılılaşmak uğruna elinde avucunda ne varsa döken, himayesine aldığı Naomi'yi de aynı şekilde bir batılı gibi yetiştirmeye çalışan ( çünkü Naomi bir batılının güzelliğine sahiptir ve ismi bile kulağa batılı gelmektedir) zavallı, oldukça saf bir adam. Gel gelelim ki, 15 yaşlarında Jōji'nin himayesine giren Naomi, fettan, şeytan, nefret bir kadın olup çıkar. Belki de hep öyleymiştir, hani derler ya "hamurunda varmıştır" ; fakat zavallı, saf Jōji bu küçük şeytanın ve kendi aptallığının elinden çok, çok çeker. Sonunda bunun tek ve yegâne sorumlusunun kendisi olduğunu fark edecek, budalanın teki olduğunu kabullenecektir. Zaten kitabın esas ismi de "Bir Budalanın Aşkı"dır.

Kitabı okurken, sizin de Jōji ve Naomi'ye karşı sürekli nefret hissetmeniz mümkün, ben ettim. Zira Jōji, Naomi' in tüm aşağılamalarına, aldatmalarına, şımarıklıklarına, bitmeyen ve düşüncesiz harcamalarına, şeytanlıklarına rağmen onun adeta bir kölesi gibi davranmaya, ona adanmış yaşamaya devam eder, "budalalığına" doymasın... Naomi içinse konuşmak istemiyorum, iğrenç nefret kadın.

Sonuç olarak bu romanı okumak, tam bir sinir harbine dönüşebilir sevgili okur arkadaşlar. Yine de yetkin bir şekilde yazıldığını, akıcı ve başarılı bir üslubunun ve kurgusunun olduğunu söylemeden geçemeyiz, Junichiro Tanizaki oldukça sevilesi bir yazar.

Arzu Bozdemir 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · 1 günde

İnsan hayret ediyor, erkeğin nasıl bir saplantısı var ki Naomi'ye katlanabiliyor diye.
Kitabın bana göre ana konusu olan Batı özentisi güzel işlenmiş.

Kitaptan 1 Alıntı