Dostluklarına çok güvenen Çınar ve Balın bir yaz projesi için 6 arkadaş ile başka şehire gitmeleri gerekecektir. Gruba seçilenlerden bazıları ile dost olurken bazıları da şüpheli davranmaktadır. Balın ve Çınar’a atılan gizli mesajlar onları rahatsız eder ve mesajı kimin attığını araştırmaya başlarlar…
Kitabın dili sade ve akıcı ama içindeki argo kelimeler ve küfürler rahatsız edici. Argo kelimelere ve küfürlere yer verildiği için bu tarz yazıları okumaktan rahatsız olanlara tavsiye etmiyorum…
Selamn
Bu ay çok merak ettiğim bir seriye başladım. Nar serisi. Konusu; Çınar ve Balın İmge arasında çok imrenilesi bir bağ var. Sadece arkadaş desek eksik olur. Aşk desek o da onlar için pek doğru olmaz. Birbirilerini çocukluktan beri tanıyorlar ve aynı evde yaşıyorlar. Balın arada bir cadılığı tutsa da çok tatlı bir kız. Çınar ise çok düşünceli ve gerçekten sevilesi bir çocuk. Aynı üniversiteye gidiyorlar.Öğretmenleri birgün bir proje ödevi için ikisini 6 kişilik bir grup olarak şehir dışına götürüyor. Yolculuğun başlarında bir mesajcı bunlara musallat oluyor. Ve ödev boyunca mesajlar atıp duruyor. Mesajcıyı bu kadar yakınlarında hissetmeleri diğer arkadaşlarından şüphelenmelerine sebep oluyor. Ve erkek mı, kız mı, amacı ne bilinmiyor. Bilinen tek şey aralarındaki bağı koparmak istiyor. İlk kitap heyecanlı bir yerde bitti.Öyle aşırı sürükleyici olduğunu söyleyemem. Ama genel olarak eğlenceli bir kitaptı. Ve hemen 2.kitaba başladım.
Hep yıldız kayarken dilek tutulurdu, değil mi? Onlar saatlerce bir yıldızın kaymasını bekleyip, o kaydıktan sonra tutmuşlardı dileklerini. Çünkü onlar için, kayan yıldız gökyüzüne ihanet etmişti. Bu yüzden dileklerini ona değil, gökyüzünden vazgeçmeyen tüm yıldızlara sunmuşlardı.
Sırf aşık olduğu adama ulaşmak uğruna saçlarına kiyan Rapunzel'in hikâyesini dinlediğinden beri, masaf gibi bir dostluğun, masallardaki. aşklardan daha değerli olduğuna inanan Çinar Duman'm, dört yıldır aynı evi paylaştığı bal kızı Bali Imge ile olan dostluğu bir yaz tatili projesiyle bir şehirden diğerine uzanacaktır.
Proje için seçilen diğer altı öğrencider kimisi bu ikiliyle samimi dostluklar içerisine girer, kimisi de gizli kimlikler ardında çeşitli oyunlar düzenlemekten geri kalmaz
Ve bir de mesajci....
İkili, hemen her gün bir şekilde kendilerine ulaşan mesajciyi bulmak. için çabalar Çıktıkları yolda daha birçok şeyi de beraberinde getirir zaman. Bir şeyler değişir, bir şeyler gelişir fakat ikili her şeye rağmen dostluklarına sikica tutunmaktan vazgeçmez.
"LUTFEN... LÜTFEN SONSUZ OLALIMI"
Genç Kurgu okumaya başladığım ilk kitaptı.Emre Gü’ün ve Nar’ın yeri bende çok ayrı.Okurken çok zevk alacaksınız.Çok kısa sürede bitirdim.Akıcı bir dille yazılmış.Olaylar çok güzel gelişmiş yalnız mesajcı kim diye merak etmekten olaylara odaklanamamıştım.Mesajcıyı hazal olarak düşünmüştüm(kız Hazaldır umarım,öyle hatırlıyorum)ve saçını başını yolasım gelmişti.
Merhabalar, aslında direkt kitap hakkında görüşlerime geçmek istiyorum.
Kitap anlatım olarak gayet akıcıydı ama kurgu hiç de iyi değildi. Bu tarz kitaplardan Wattpad’de yüzlerce var. Bu sadece onlar içinde popüler olabilmişiydi bence.
Karakterlerin davranışları uçuktu. Biz günlük hayatta onlar gibi davranamayız. Ama kitabın öneceden de dediğim gibi akıcı olmasıydı kitabı okutturan.
Anlatım bozukluğu, yazım ve noktalama hatası da yoktu hatırladığım kadarıyla. Kitabın sevdiğim nadir yönlerinden biri.
Klişe gençlik kitabı okumayı sevenlerin gözdesi olabilecek bir kitap kısacası.
Aşkın en güzel, en saf, en utangaç, en çaresiz hali... Nar. Size ne çok şey kaçırabileceğinizi anlatıyor. Söylenmeyen iki kelime için. Kendine bile itiraf edemediğin iki kelime için. 'Seni seviyorum.' Ne de ekşi bir hikaye ama... Ne de tatlı... Bu hikaye nar gibi... Narı yerken ağzınızda bırakan tat gibi. Kimi zaman boğazınızı yakar, kimi zaman dünyanın en tatlı şeyi. Boş duvarlarla konuşmak gibi bazen bu hikaye. Öylesine çaresiz, öylesine şiir gibi...
Hayatlarının en güzel günlerini yaşayan iki gencin bi anda okul proje ödevi için şehir gezilerine gitmeleri gerektiğini öğrendikten sonra tanımadıkları bi numaradan mesajlar almaya başlıyorlar ve bunun onların arasındaki arkadaşlık bağını koparmalarından korkuyorlardı ki korktukları da oluyor arkadaşlıkları sonlanma noktasına geliyor...
tek kelimeyle harikaydı. Balın ile Çınar'ın ölümüne tatlı arkadaşlığı beni çok etkilemişti. Kitap gençlik romanıydı. Eğer içinde hem arkadaşlık hem de macera arıyorsanız tam da size göre.
Kitaba başlamadan önce beklentim çok fazlaydı. Ama kitabın başında biraz sıkıldım doğrusu. Ama sonra kitap çok sürükleyici bir hal aldı.
Karakterlerimiz Çınar ve Balın aynı evi paylaşmaktadırlar. Okudukları üniversitenin yaz tatilinde vermiş olduğu bir ödev için şehir dışına çıkarlar. Ekip olarak gidilen yerlerde Balın’a gizemli mesajlar gelmektedir. Gizemli mesajlar Çınar ve Balın’da merak uyandırıyor. Kimin gönderdiğine dair şüpheyle yaşıyorlar.
Ve kitap bu gizemli mesajların kimin tarafından gönderildiğinin bilinmemezliğiyle bitiyor.
3 Ocak 1998 Hatay, İskenderun doğumlu olan Emre Gül, eğitimine Marmara Üniversitesi’nde devam etmektedir. 2014 yılında ilk hikayelerini yazmaya başlayan yazarın Nar Serisi'nin ilk kitabı Nar 2016 yılında Ephesus Yayınları etiketi ile yayınlanmıştır. Yazarlık hayatında attığı bu adımla büyük bir okuyucu kitlesinin ilgisini çeken Emre Gül, serinin devam kitapları olan Bal'ı 2018 yılında, üçüncü kitap Kar'ı ise 2019 Mart'ında okurların beğenisine sunmuştur.