Nar Ağacının Gölgesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
620
Gösterim
Adı:
Nar Ağacının Gölgesi
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051030548
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Nar, ilk çağlardan beri İspanyol yarımadasının en güneyindeki Endülüs bölgesinin simgesidir. Öyle ki Elhamra Sarayı'nı, Generelife Bahçeleri'ni, bir zamanlar Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin barış içinde yaşadığı Albayzin'i bugün bile hâlâ nar ağaçları gölgeler. Onun için, 2 Ocak 1492'de Kraliçe İsabel'in askerleri Müslüman Gırnata'yı ele geçirip Yeniden Fetih'i tamamlayınca bu kıyımın yasını herhalde en çok nar ağaçları tutmuştur.

Eğer ayakta kalsaydı insanlık tarihine apayrı bir melezlik olarak renk katması, insani kültürün tadına doyulmaz ve 'esmer' bir Avrupalılık haline dönüşmesi muhtemel olan o Endülüs'ten şimdi geriye kalan, üç büyük dinin kardeşçe ve birarada yaşamasının simgesi olan, 'birin içindeki çokluğu' anlatan narlardır...

Ve Tarık Ali, esas olarak Batı Hıristiyanlığı ile İslam dünyası arasındaki uzun süreli karşılaşmayı işlediği dörtlemesinin ilk kitabı olan bu romanı niçin kaleme aldığını şu sözlerle anlatır:

"Körfez Savaşı'nın patlak verdiği yıldı. Amerikan, İngiliz ve Fransız uçakları Bağdat'ı bombalarken Batılılar savaşı bir video oyunu gibi seyrediyorlardı... Beni en çok kızdıran şey de bir İngiliz televizyon spikerinin bu olayı haklı göstermek için, Arapların siyasal kültürü yoktur, demesiydi. Ben de buna tepki olarak, İslam kültürünü ve tarihini araştırmaya karar verdim; ilk olarak da bu romanı, on beşinci yüzyıldaki İspanya'da İslam'ın Avrupa dünyasından nasıl silindiğini yazdım..."
(Tanıtım Bülteninden)
288 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Nar çiçeği öyle güzeldir ki..Yaşam dolu hayallerin sığınağıdır ve bundandır belki de gölgesinin huzur dolu olması.. Binlerce yıllık bir gelenek : Medeniyetler kaynaşması ve Medeniyetler çatışması..Birbirinin mirascısı olan medeniyetlerin din başlığı altındaki ötekileştirilmeleri, yok edilmeleri...Hayatın tam da içinden aşk, ihtiras , özlem ve hoşgörü ile büyüyen bir ailenin İspanya'da Müslüman Arap olarak kalma mücadeleri...onurları çok güzel kaleme alınmış. Kültürel derinlik, çelişkiler, insanın yaşama duyduğu derin muhabbet bu ağ içerisinde işlenerek okuyucusuna sunulmuş..Tüm toplumsal yapı, değişim, din başlığı altında erk mücadelesinin ara satırlarında en fazla ilgimi çeken ise kadınlar ve onların özgür, düşünen ,yargılayan hesaplaşan özgür ruhları...Bilim ve edebiyatın bir medeniyeti yükseltişi ...en acısı da belki en büyük kültür hazineleri olan kitapların yakılışı ile bir intikam hikayesi ,bir medeniyetin zorla silinmeye yok edilmeye çalışılması...Ötekinin mirasıyla ama ona düşman yükselen yeni bir uygarlık
288 syf.
·Puan vermedi
islam düşüncesi üzerine çalışan batılı düşünürlerden tarık alinin endülüsün son dönemlerini anlattığı kitabı.mehmet harmancı çevirisiyle agora yayınlarında basılmış.

rivayete göre tarık ali bir gün avrupa radyosundaki spikerin arap kültürünün olmadığını ima eden sözlerini duyar ve endülüsü konu alan bir roman yazma kararı verir.. endülüsün granada şehrine yakın el hudeyl adında bir küçük köyde endülüs geleneklerini alınları akıtmalı atlarıyla, nar bahçeleriyle, uşakları ve satranç takımlarıyla yaşatan el-hudeyl ailesini konu alır. Aile bireylerinin yükselen hristiyan tehdidine karşı aradıkları çıkış yollarına, yaşadıkları kafa karışıklıklarına değinir. Karakterler arasında geçen konuşmalardan ve bakış açılarının genişliğinden zamanın endülüsündeki fikri ortamın zenginliğine şahitlik ederiz, hatta bir endülüs avlusuna karşı kitaptaki züheyr el fadl'ı karşımıza alıp el maari'nin neden haklı olabileceğini anlatmak isteriz.

tarık ali endülüsün eski ve yeni kuşakları arasındaki farkı gözleme imkanı veriyor. aile babası ömer bin abdullah dini hassasiyetlerini koruma endişesi taşırken kızı hind ve eşi zübeyde diğer dünyaya inanmıyor, yeri geldiğinde zinayı olağan karşılıyor ve islami bir kimlik taşımıyorlar. endülüsü koruma güdüsü yalnızca vatanlarına duydukları sevgiden ya da züheyr el fadl'daki gibi hayranlık veren bir cesaret duygusundan kaynaklanıyor. cordoba baş psikoposu miguelin başını çektiği ve zamanla sayılarının artan; hristiyanlığa geçtiği halde gizlice islam üzere kalan ve ancak bu şekilde kültürlerini sürdürebileceklerini düşünen bir topluluk daha var. o dönemde yaşasaydım hangi kısımda olacağımı kendime sordum kitap boyunca.

oryantalizm esintileri taşıyan eserleri sevdiğim için - oryantalizm derken doğu kültürü üzerine yapılan araştırmaları kastettim tabi edward saidin oryantalizmini değil:)- kitabı keyif alarak okudum.

beni rahatsız eden bir husus ; kurgunun en beklenmedik kısımlarında eşcinsel ilişkilerin konu edilmesi ve ana karakterlerden ikisinin yaşadıkları ensest ilişkinin uzun uzadıya diyaloglar halinde anlatılması. olay örgüsüne kıyıdan köşeden eşcinsellik hikayesi sıkıştıran netflix dizilerini anımsattı. aslında ibni hazmın güvercin gerdanlığı kitabından bildiğimiz kadarıyla o dönem eşcinsel ilişki yaygın görülen ve çok da yadırganmayan bir durum. yazarın binbir emekle kurguladığı kıymetli atmosferi ve olay örgüsünü bu tür hikayelere kurban etmesi beni biraz üzdü açıkçası. yoksa tarık aliden rahatsız olmak ne haddimize.

bir filmin sahneleri gibi aklımda kalanlar,küçük yezid'in ölümü,
cüce'nin verdiği yemek tarifleri, hamamda yıkanan soylu aile çocuklarının direnişi örgütleyen konuşmaları,zahra ile el zındık arasındaki adı konmayan hissiyat yumağı.

bir de tarık alinin karakterlere ciddi bir keskinlik vererek kolaya kaçtığını hissettim.ömer bin abdullahın kızlarından gülsümün geleneklere sıkıca bağlı ve uysal biri, hindin ise dikbaşlı ve açıksözlü biri olarak yansıtılması gibi. karakterlerin yapacakları tercihleri ve izleyecekleri yolu önden tahmin etmek güç değildi.bu durum okuma tempomu biraz yavaşlatsa da endülüse ilgi duyan herkese tavsiye olunur.

ağıt olarak aklımda tek bir cümle kaldı yazmazsam olmaz: ''ay de mi al hama: yazık oldu hama'ya ! ''
288 syf.
·7/10
Kitap İspanya daki son müslüman devletin nasıl yok olduğunu burada yaşayan insanların olaylara bakış açısını beni hudeyl ailesi üzerinde anlatılmasıdır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nar Ağacının Gölgesi
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051030548
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Nar, ilk çağlardan beri İspanyol yarımadasının en güneyindeki Endülüs bölgesinin simgesidir. Öyle ki Elhamra Sarayı'nı, Generelife Bahçeleri'ni, bir zamanlar Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin barış içinde yaşadığı Albayzin'i bugün bile hâlâ nar ağaçları gölgeler. Onun için, 2 Ocak 1492'de Kraliçe İsabel'in askerleri Müslüman Gırnata'yı ele geçirip Yeniden Fetih'i tamamlayınca bu kıyımın yasını herhalde en çok nar ağaçları tutmuştur.

Eğer ayakta kalsaydı insanlık tarihine apayrı bir melezlik olarak renk katması, insani kültürün tadına doyulmaz ve 'esmer' bir Avrupalılık haline dönüşmesi muhtemel olan o Endülüs'ten şimdi geriye kalan, üç büyük dinin kardeşçe ve birarada yaşamasının simgesi olan, 'birin içindeki çokluğu' anlatan narlardır...

Ve Tarık Ali, esas olarak Batı Hıristiyanlığı ile İslam dünyası arasındaki uzun süreli karşılaşmayı işlediği dörtlemesinin ilk kitabı olan bu romanı niçin kaleme aldığını şu sözlerle anlatır:

"Körfez Savaşı'nın patlak verdiği yıldı. Amerikan, İngiliz ve Fransız uçakları Bağdat'ı bombalarken Batılılar savaşı bir video oyunu gibi seyrediyorlardı... Beni en çok kızdıran şey de bir İngiliz televizyon spikerinin bu olayı haklı göstermek için, Arapların siyasal kültürü yoktur, demesiydi. Ben de buna tepki olarak, İslam kültürünü ve tarihini araştırmaya karar verdim; ilk olarak da bu romanı, on beşinci yüzyıldaki İspanya'da İslam'ın Avrupa dünyasından nasıl silindiğini yazdım..."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • OND
  • YILDIRAY YILMAZ
  • A. Tunc
  • Tuba Avcı
  • Kenan Türk
  • Şerafettin karakaya
  • Ali Ünal
  • Tarkan Tarik
  • Züleyha Şahin
  • Burcu Arzuman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (4)
9
%18.2 (2)
8
%18.2 (2)
7
%9.1 (1)
6
%18.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0