Narla İncire Gazel

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.396
Gösterim
Adı:
Narla İncire Gazel
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine..Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye."
(Arka Kapak)
133 syf.
·69 günde·Beğendi·7/10
BİLGE KARASU İLE YOL ARKADAŞLIĞI

Bilenler bilir, Karasu nasıl farklıdır ve nasıl farklı anlatır. Yolculuk hikayesi diyebiliriz kitap için bir bakıma. İnsanları ve hayvanları gözlemlediği, kısa bir anlatı. Bir deneme belki, adını koymak zor biraz.

Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı kitabını okumuştum yazarın, bir uzun öyküydü ve çok sevmiştim. Bu kitabı onunla kıyaslamak istemem, mutlaka okunmalı da diyemem ama okunsa da bir kazanım elde edilir. Ne mi olur bu kazanç? İz sürerek cümle cımbızlama olabilir mesela, ya da bambaşka hislere kapı aralama. İddialı olacak belki ama Karasu bazı açılardan benzersiz bir anlatıcı, iyi de hangi bakımdan? İşte onu bir bilsem.. Çaresizce birkaç alıntı yaparak noktalamak istiyorum. Herkese iyi okumalar..

"Konuşmak güç. Hantal sözlerle yetinmek zorunda kalıyor insan. Yazı hem daha güç hem daha kolay. Vaktin(uğultulu,dingin) akıp gidişine aldırmayabilen her şey gibi."

"Akla en yakın,gönle en yatkın sayısız bahane bulup sayısız açıklama yaparak kendi hücremizi,kozamızı ne güzel öreriz !"

"Ses getirebilecek tek şey yazılar, ama onlara da kesinlikle sessizce bakmak gerek.Yazıların altında bir taş kımıltısızlığı. Ardı yok-içi var diyorduk. Ancak girilebilir bir dünyadır bu. Çıkışı yoktur. Siz içine girdikten sonra dışı kalmamıştır. Dolanır durursunuz artık içinde."

"Sevdiklerimizi,alıştıklarımızı görmekten vazgeçme kararı ancak uzun kararsızlıklardan doğabilir."

"Gözlerimle birlikte gülümsetmeye çalışıyorum ağzımı."

"Konuşanlarla konuşurum; konuşmayanları çok iyi anlarım,ben de onlardanımdır çünkü."

"Az konuşan,yalnızlığı asıl durumu bellemiş insanların çok konuştuklarını fark ettiklerinde birden utanıp susmalarına benzettim susuşunu."

"En büyük beceriksizliğimiz diyor, bir başkasının da kendini - tıpkı bizim gibi - dünyanın orta yeri olarak gördüğünü, yaşayamamamız, içten anlayamamamız."

"Evladım, bir yakınını reddedenler,her durumda,aşağılık bir temize çıkma telaşı içinde yapar bu işi."

"Biliyorum düşünmeksizin varolmayı, düpedüz varolmayı çoktan unuttun."

"Kendi anlatışının,sözün arasına birtakım anılar sıkıştırıverişinin, karşındakini de konuşmaya çağırmak olduğunu kaç kişi çakmıştır bugüne dek?"

"Yaşamak,durmadan ardında yıkıntılar bırakarak bir yerden bir yere gittiğimizi sanmak mıdır?"
133 syf.
·1 günde·Beğendi·4/10
Arkadaşımın hediyesiydi bana bu kitap. Bilge Karasu'nun dilini merak ediyordum etmesine fakat benim için kitap hayal kırıklığı oldu.

Kitabın ismiyle içeriği arasında bir bağ kuramadım. Deneme tarzı bir eser olmakla birlikte belli bir konu yok, olay yok. Ne okuduğumu anladım ne de aklımda kalan bir yeri oldu.

Bazı cümleler güzel evet, edebi bir haz alıyorsunuz fakat o kadar. Kitabın amacı ne bunu da çözemedim.

Yazarın "Ne Kitapsız Ne Kedisiz" adlı eserini merak ediyorum fakat bu kitapta da, arka kapak yazısından daha manalı bir içerik bulmak isterdim. Bulamadım. Belki bir saat içinde okumayı bitirdiğim içindir -atladığım yerler oldu.-

Daha sakin bir kafayla, daha edebi bir ruh hali içinde okursam bilmiyorum düşüncelerim değişir mi. Pek de sanmıyorum. Okumazsanız bir şey kaybetmiş olmayacağınız bir kitap fikrimce.

Yazarın diğer eserlerini okuyup da çok beğenen varsa, tavsiye almak isterim.
133 syf.
·6 günde·8/10
Sayfalarca süren satırların naifliği yine yaktı yüreğimizi. Bugünlerde yaşananları, açıklamarı duydukça Bilge Karasu zamanında göçmüş diyorum. Çünkü dayanamazdı hassas dünyası bu lağım çukuruna dönüşümüze. Ne kadar güzel görüyor bu adam dünyayı, narı, inciri, güneşi, kurbağayı, sakanguru. üç kadını ne de güzel dinliyor sonra da ne güzel hikayeleştiriyor. Türkçe'nin güzelliğine doyduk.
133 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Her biri birbirinden bağımsız görünen beş farklı bölümün (beyitin) gazel formunda postmodernize edilişi. Bilge Karasu'nun derin hayal dünyasına girebilmek çok kolay olmasa da estetik bir hazza ulaşıyorsunuz nihayetinde.
133 syf.
·Beğendi·10/10
Diğer metinlerinde olduğu gibi dili çok farklıdır. Ne kadar Türkçeye hakimim deseniz de sözlüğe bakmanıza gerek kalır. Hacim olarak az olduğuna bakmayın sindirilmesi pek kolay değil. Yazarın vazgeçilmez kaynağı özyaşamı, sevgi, ilişkileri çok hoş alıntılar mevcut kitapta. Daha sonra dönüp dönüp bakacağınız, arkadaşlarınızla pasajlarını paylaşabileceğiniz Akdenize mi gitsek diyeceğiniz bir kitap.
133 syf.
·4 günde·Puan vermedi
otur anlat deseniz, kayda değer hiçbir şey anlatamam herhalde ama etkiledi kitap beni... daha doğrusu bilge karasu’nun kullandığı dil ve üslup etkiledi... ne idüğü belirsiz bir yazma isteği hasıl oldu içimde ve ben bu hissi veren kitaplara bayılıyorum
133 syf.
"Kimin nasıl bir anısı haline geleceğimizi hiçbirimiz bilmeyiz." Sözünü okuyunca sizde insanların bıraktığı anılar geliyor aklınıza. Mesela üniversitedeki ilk dersinize yol alıyorsunuz yavaşça ya da durgun bir denize göz gezdirirken yanınızda yadınızda olanı düşlemeye başlıyorsunuz. Binbir manzara düşlerken nerde olduğunuzu sorgulayıp birinin hayatına dokunduk mu acaba sorusu beliriyor artık karmakarışık olan usunuzda...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Narla İncire Gazel
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine..Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 148 okur

  • Aleyna Çelik
  • Jahr*
  • Evin
  • Muhammed Yıldırım
  • Tuba Aydın
  • kyane
  • Pınar
  • Ayşe Kara
  • Angelica Gilmour
  • mete bleda ünal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.9
25-34 Yaş
%41.4
35-44 Yaş
%20.7
45-54 Yaş
%20.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%10.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.5
Erkek
%47.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (8)
9
%15.6 (5)
8
%25 (8)
7
%15.6 (5)
6
%6.3 (2)
5
%6.3 (2)
4
%6.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0