Adı:
Nasıl Yapmalı 1. Cilt
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756525661
Kitabın türü:
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Çernişevskiy “Nasıl Yapmalı?”yı 4 Aralık 1862 ile 4 Nisan 1863 arasını kapsayan dört aylık sürede, Petropavlovsk zindanında yazdı. Ama dört ayda yazılan bu romanın Rus toplum hayatı üzerinde yarattığı sarsıntı öyle büyük oldu ki, Dostoyevskiy ve Tolstoy’dan Kropotkin ve Lenin’e kadar pek çok yazın ve eylem adamı, kimi yerin dibine batırarak, kimi yücelterek “Nasıl Yapmalı?”yı konuştu, tartıştı. Kropotkin’in belirttiğine göre “Nasıl Yapmalı?”, dönemin Rus gençliği için bir tür siyasal program niteliğine büründü. “Nasıl Yapmalı?”nın içeriği son derece kapsamlıdır. Yine de, bu roman neyi anlatıyor sorusuna yeni insanları anlatıyor denilse bu hem kısa, hem de doğru bir yanıt olacaktır.
648 syf.
Üniversite yıllarımda okudum.Etkilendiğim güzel bir kitap. Beğendiğim kitaplara bir kaç satır da olsa inceleme yazarak gündeme getirmek istiyorum.
Evlilikle ilgili ütopik yaşantılarını anlattığı bir karı-koca ilişkisi var.Bu ilişkinin o dönemin sosyal siyasal yaşamıyla ilintili olduğunu söyleyebilirim. Çürümüş ilişkilere yeni bir davranış biçimi getirmeye çalışmış.Olabilir mi olamaz en başta dedim. ütopik.Ama gerçek dünyayla tanışmadan önce böyle bir evlilik hayali kurduğumda yalan değil.Yazarın hey okuyucu diye birden araya girmesi pek hoşuma gitmedi.Okunur...
279 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okumam kadar kitap ile tanışmam ve farkına varmak da ilginçti. Kısaca anlatmam gerekirse Antalya ' da iş seyehatinde kaldığım otelde kitap okudugumu gören bir Rus turist ile sohbet ederken devamlı daha önce ki sohbetlerimde bana hep biraz ağızdan Puşkin demelerinden sıkıldığım için. ( yaklaşik 10 kişi ile sohbet etmişligim var bu konu ile ilgili daha hiç Dostoyevski ve Tolstoy diyeni duymadım ) Rus edebiyatında en çok sevdiğim yazarların isimlerini sayarken hep Ukraynalı yazarların isimlerini sayarken ( Mihail Bulgakov, Sergey Yeseni , Yevgeni Zamyatin) bir anda bu duruma sinirlenen Rus turist' in sinirden ağzından Çernişevski adının çıktığını duyunca ben bir an şaşırdım. İlk defa bir Rus turist daha önce adını hiç duymadigım bir Rus yazarın ismini söyledi. Hemen kitaplarını ve yazarı arastırinca " Nasıl Yapmalı? " kitabını okumaya karar verirdim.

ÇERNİŞEVSKİ Rusya ' da bir din adamının oğlu olarak o dönemde yaşadığı ülkenin sorunlarını ve problemlerini görerek kendi düşüncesi ile materyalist bir yaklaşımla ülkesinin sorunlarını yüksek sesle dile getirdiği için Çar tarafından tutuklanarak gönderildiği 4 Aralık 1862 ile 4 Nisan 1863 arasını kapsayan dört aylık sürede, Petropavlosk zindanında yazar.

Rusya 'nin o dönem yaşadığı sorunları , emeğinin karşılığını alamayan insanların problemlerini , çürümüş aile yapısında ki ebeveynlerin çocukları üzerinde ki etkilerini , toplumda bulunan kadınların görmezden gelinerek ikinci plana alınmasından dolayi toplum üzerinde ki etkilerini , Burjuvazim' in sosyal hayata etkisini, ülkesinin bu kaos ortamından kurtulmak için nasıl bir eylemde bulunmasını gerektiğini ülkede oluşan tüm aksaklıkları kitabın kadın kahramanlarından Vera Pavlovna ve onun etrafında gelişen Aşk, evlilik, aile yapısı ve o dönem gerçekçi bir anlatım üzerinden kendi düşüncesini anlatarak roman Ülkesinin ve ülkesinde yaşayan insanların yaşantisini etkileyen olaylar karşısında Nasıl Yapmalı ? Sorusuna cevaplar vererek anlatıyor.

Kitabın benim en çok hoşuma giden yerlerinden bir tanesi yazarın kitap ilerlerken müdahale edip okuyucu ile kurmuş olduğu monolog şeklinde kitap ile anlatmak istediği durumlarda atıf da bulunarak o dönemde edebiyat ve yazarlar üzerinden özellikle de yazmış olduklarından dolayi insanları etkiledi lerini düşündüğü yazarlara eleştiri anlamında atıfta bulunması ( Charles Dickens, Goethe, Gogol ) oldu.

Bir okuyucu olarak bizi Zaman zaman kendimizi en çok kaptırdığımız kitaplar, okuyucu olarak bizi karşı koymaya en azından okuduğumuzu tamamlamaya iten kitaplardır. Nasıl Yapmalı? Kitabını okurken okuyucu olarak kendi dallarimiz üzerinde, ama bir başkasının toprağında çiçek açarız gibi hissetmenize neden olacak ve hayata biraz daha farklı bir şekilde, derinlemesine bakmamizi sağlayacak bir kitap yazmış Nikolay Gavrolaviç Çernişevski...
584 syf.
·Beğendi·8/10
Nihilistlerin el kitabı olarak görülen bu kitapta siyaset, toplum düzeni, sosyalizm, aşk, evlilik hayatı gibi çok geniş bir yelpazede farklı okuma deneyimleri yaşatıyor yazar. Çizdiği “yeni insan” ütopik de olsa gerçek hayatta rastlanabilecek sıradan insanlar gözüyle anlatıyor kahramanlarını. Ben onları çok sevdim açıkçası. Keşke her insan onlar gibi “bencil” olsa dedim okurken. Bakış açınızı değiştirecek, ufkunuzu açacak bir kitap... Daha ayrıntılı inceleme için aşağıdaki linkten YouTube kanalıma ulaşabilirsiniz.
https://youtu.be/NVOEFgDxCD8

Bu arada kanalıma abone olup ve kitap sever dostlarınızla paylaşırsanız çok mutlu olurum.
688 syf.
·9/10
Lenin’in, Dostoyevski’ nin ve daha birçok dönemin rus lider ve yazarın kitaptan çok etkilendiğini öğrenince hemen alıp okudum. İyiki de okumuşum. ‘Büyük insanlığı’ yaratmanın yolunun dayanışma, sevgi, dürüstlük ve çalışkanlıktan geçtiğini çok güzel bir şekilde anlatmış.
586 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
19. yüzyıl "yeni insanlar"ını anlatan sosyalist ve feminist çizgide bir roman. Ardından antitez olarak Yeraltından Notlar okunmalı, döneminde ne kadar ses getirdiğini ve ne kadar tartışıldığını anlamak için. Aslında daha uzun yazacaktım. Bu iki kitabı tartışacağımız bir klasikler atölyesi yapacaktık ama atölyemiz iptal oldu, benim de keyfim kaçtı.
Şöyle güzel bir yazı bırakayım oradan okuyun, napam:
http://www.edebiyathaber.net/nasil-yapmali-sule-tuzul/
Ayrıca Vera Pavlona'yı "Yarin yanağından gayrı paylaşmak için her şeyi " diyen Nâzım'ın sözünden geçmediği ve Lopuhov'a verdiği ilk ve son ayardan dolayı tebrik ediyorum. Baştacısın yenge !
584 syf.
·6 günde·10/10
Muazzam bir roman..
"Öyle bir iki atımlık değil, insana bir ömür boyu yetecek bir baruttur bu roman". Diyordu Lenin...

Kitabı bitirdikten sonra yapılan incelemelere göz atmak istedim.
Kimi dostlar romanın nihilistlikten,sosyalizmden, aşktan veyahut aile hayatından derlendiğini ve tüm konuların bundan ibaret olduğunu dile getirmiş.
Evet, tüm bu konular roman içerisinde yer almakta.
Özellikle aşk ve aile konusu epey meşgul etti bizi değil mi?

Ancak kendi kendime dedim ki; yahu büyük Ekim Devrimini gerçekleştirmiş Lenin, bu kitaptan nasıl etkilenmiş, hangi yönden onu incelemiş ve başarılı bulmuş?
Ve bu soruların cevabını bulmak için yine kitabın ele alınış şekli ile ilgilenmeyi, her satırı, her olayı didik didik incelemeyi şart koştum kendime..
Çünkü roman; Diyalektiğin ve Materyalizmin o keskin, tutarlı kanunlarını içine işleyerek bize sunulmuş..

Roman içerisinde bizi tamamıyla meşgul eden karakterler küçük burjuva sınıfın temsilcisi durumundalar..
Ve bu insanlar, gerek aşık olurken, gerek kolektif bir işi örgütlerken aslında tamamen kendi kişisel mutluluklarını ve hazlarını tatmin etme amacı güdüyorlar.
Veroçka mesela...
Aslında sosyalist, devrimci bir özelliği yok.
Peki neden açmış olduğu atölyeyi kolektif bir şekilde işletme ihtiyacı duymuş? Yani kazanılan paranın ortak dağıtılması, iş bölümünün ortak yapılması gibi tüm sosyalist bir devlete özgü etkinlikleri bu ideolojik birikime sahip olduğu için mi yapmak istemiştir?
Hayır...
Veroçka, bunu sadece Zihnini meşgul eden ağır düşüncelerden kurtulmak istediği için yaptı..
Eğer gerçekten sosyalist ideolojik çerçevede bu işletmeyi yaratmış olsaydı, ilk engelde yani tabelanın kaldırılması engeline boyun eğmezlerdi. Oysa onlar sadece kendilerinin rahatı ve mutluluğu için yaşıyorlardı...
Yani bencilce bir istek ve hayal vardı bu karakterlerin özünde ama toplumdaki diğer sefil ve aşağılık insanlara göre onlar yinede yararlı olabilecek nitelikte insanlardı.
Yazar bize bu bölümde sadece sosyalist ekonominin ne denli yararlı olabileceğini, çalışanların üretime olan katkısını ve kazanımları ile birlikte entelektüel anlamda her çalışanın üzerine eklediği o olağanüstü gelişimi sadece sosyalist bir toplumda elde edebileceğini göstermeye çalışıyor...

Veroçka, Kirsanov ve diğer karakterler üzerinde çok duruyor roman.
Aslında yazar bizi öyle güzel yanıltıyor ki, vermek istediği mesajı 700 sayfalık bir romanın sadece 10 sayfasında bize gizli kapaklı aktarıyor ve bunu da aslında itiraf ediyor...

Rahmetov...
Bu karakter hiç ilginizi çekti mi?
Yani koca kitabın sadece 10 sayfasına sığan bu isim bize aslında romanın vermek istediği ana mesaj olmuş olamaz mı?
Diğer karakterlerden söz ederken onların derbeder, bencil veyahut hayatının yegane amaçlarının aşk üzerine, başarı üzerine geçtiğini görüyoruz..

Peki Rahmetov nasıl bir karakter?

Yazar burada devreye giriyor ve diyor ki:
Anladın mı sevgili, basiretli okurum şimdi.
Rahmetov'un nasıl bir insan olduğunu doğrudan doğruya tarif etmek için sayfalar dolusu yazı yazmadığım halde, daha da fazla sayfalar sadece seni bu kişi ile tanıştırmak için yazılmıştır ve üstelik bu kişi asla romanın kahramanlarından birisi değildir. Söyle bu halde bu kişi sana neden gösterildi ve niye bu kadar ayrıntılarıyla anlatıldı?

Bu sorunun cevabını bence romanı okuyacak arkadaşlar yine romanın içerisinden bulup çıkarmalıdılar.. Özellikle diğer karakterler ile kıyaslayarak hatta kendisi ile de kıyaslayarak...
Ancak, Rahmetov hakkında tek bir cümle söylemek gerekir ise; o, olmamız gereken insandır...
Hayatımızın amacını yüzümüze tokat gibi vuran insandır..

Romanda bazı konular o kadar güzel mantık ürünü olarak karşımıza çıkıyor ki, bir aşk konusu bile daha doğrusu romanda geçen çelişkili bir aşk konusu bile aslında içinde çok ince bir ayrıntı barındırıyor..
Dediğim gibi; her cümlesi, her olayı dikkatle okunması gereken bir roman ve hayatımızın her döneminde bence okumamız gerekir.
Romanı daha iyi anlamak ve yazarın vermek istediği dersi hayatımızın her döneminde bilince çıkarmak istiyorsak bundan başka alternatif yok gibi görünüyor...
279 syf.
·8/10
Lenin'i devrime giden yolda en çok etkileyen eser Çernişevski 'nin ''Ne Yapmalı?'' kitabıdır.Hatta Lenin devrim stratejilerini yazdığı esere de '' Ne Yapmalı?'' adını vermişti.Karışmaması için Çernişevski'nin yapıtı ''Nasıl yapmalı?'' olarak söylenmeye başlanmıştır.Ütopik sosyalistlerden olan Çernişevski bu eserinde bizlere sosyalizm ve dünya görüşünü aktarmakta.
279 syf.
·60 günde·8/10
Çernişevskiy çoğu Rus edebiyatı okuru tarafından bilinmemektedir. Fakat Nasıl Yapmalı kitabı ile onunla tanışmak isterseniz, bizlere göre geç kalmış sayılmazsınız. Bu kitap her ne kadar az bilinse de birçok Rus yazarı etkilemiş bir kitaptır.
279 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okudum ama hiçbir şey anlamadım .Çok zor bir kitap ! Anlamak için çabalamak lazım ! İş kuracak bir kişinin nasıl büyümesi gerektiğine dair bir bölüm vardı .
580 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap döneminin çok ilerisinde fikirlere sahip. Vera adlı kızın hikayesi ile başlıyor. Vera ailesi tarafından ailesinin istediği ama kendisinin istemediği bir evliliğe zorlanıyor. Çünkü çocuk zengin. Özellikle Vera'nın annesi her koşulda kendisini düşünen birisi olduğu için bu zenginliği kaçırmak istemiyor. Şimdi bu karakter önemli. Çünkü materyalistlerin eleştirildiği o dönemde paraya tapan, insani ilişkileri çıkardan ibaret görenler aslında materyalistleri eleştiren sözde maneviyatçı, sözde ahlaki değerlere öncelik tanıyanlar.

Ancak biz bu kadını da yargılayamıyoruz çünkü onun bu karakterini belirleyen de büyük ölçüde içinde yaşadığı toplum. "Şimdilik kötü bir şey yapıyorsunuz ama bu içinde bulunduğunuz koşulların bir sonucu. Eğer başka koşullar içinde bulunsaydınız zararlı bir insan olmayacağınız gibi hatta yararlı bir insan bile olabilirdiniz," cümlesi buna bir kanır. Tam da bu nedenle önce toplumun değiştirilmesi gerektiğine inanan yeni model insanlar ortaya çıkıyor. Bunlardan birisi Lopuhov.

Vera üzerinden Rus kadınlarının o dönemki durumu özetlenir aslında. Seçme şansları çok olmayan kişilerdir. Bodrum katı metaforu kullanılır. Işığı görmeyen, dünyayı o bodrum kadar dar zanneden kadınlar vardır. Bu nedenle bazen aşkı dahi bilmezler ancak kadınlar üzerindeki bu patriarki de yeni tip insanlarla geride kalacaktır. Kadın özgürleşince toplum daima ileri gidecektir. Vera'yı da o bodrumdan kurtaran hem Vera'nın azmi hem de Lopuhov olur. Evlenirler ve aynı evde birilerini çok sevseler de biri istemedikçe diğeri onun özel alanına karışamaz, sorularla karşıdakini boğmaz. Dönemin çok farklı bir evlilik anlayışı var.

Lopuhov materyalist ve bencil biri. Ancak bencillik deyince akla hemen kötü eylemler gelmemeli. Örneğin etrafımızı güzelleştirmek bizi de mutlu eder, birine yardım edince iç huzura kavuşuruz yani güzel şeyler yapmak önce kendimiz için iyidir. Yani kendimiz için bile olsa hep insanlara yardım edip herkesi kucaklayabiliz. İşte Vera'nın annesi gibiler yerine Lopuhovların dünyası zamanla egemen olacak ancak bu uzun sürecek diyor yazar. Hatta bu abartı gibi gelen karakterlerin aslında normal olduğunu göstermek için araya çok daha üst insan olan Rahmetov'u sıkıştırıyor. Biz onu okudukça diğer karakterleri normal görüyoruz. Kim bilir yıllar sonra Rahmetovlar da normal olacak ve daha iyi ve açık görüşlü insanlar yaşayacak.

Sonrasında Vera'nın fabrikasını görüyoruz. Tıkır tıkır işleyen, kazancın hakça paylaşıldığı, maliyetlerin akıllı hareketlerle azaltıldığı Owen'ın ütopik sosyalist tarzdaki fabrikası gibi. Peki Owen'ın kimdi ve felsefesi neydi? Döneminde yoksul çırakları çalıştırmayı reddetmiş, 10 yaşından küçük çocukların çalışmasını engelleyerek okula göndermiş, çalışma sürelerini azaltmış bir İngilizdir.

Ona göre vicdanen ve iyiliksever duygularımızla adil dünyayı kurabiliriz, mülk sahiplerine bu konuda önemli iş düşüyor ancak şu bir gerçek ki bir iki istisna dışında sermaye sahipleri tam da bu olmasın diye uğraşır. O nedenle bilimsel altyapısı olmayan bir düşüncedir. O anlamda Owen ütopik olarak anılır.

İşte Vera'nın fabrikası da bu nedenle önemlidir. Tam da önce toplum değişmeden fikirler ve yaşam tarzı değişmeyeceği için bu fabrika kurulmuştur. Çünkü değişime önce kendi hayatımızdan başlamamız gerekir

Vera zamanla başkasını (Kirsanov) sever, bu dönemlerde kıskançlık ve aşk üzerine yazılan paragraflar oldukça etkileyicidir. Lopuhov'un intihar süsüyle ortadan kaybolması vs. bir çok da olay yaşanır ancak asıl önemlisi kadının ekonomik özgürlüğünü alması, ilişkilerin eşitlikçi olması, saygının olması ve dayatmanın olmaması üzerine harika paragraflar var. Boşuna Tolstoy, Lenin, Dostoyevski ve Kropotkin gibilerinin dikkatini çekmemiş. Kimi eleştirmiş, kimi çok sevmiş. Bence denemeye değer.
584 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çernişevski daha Bolşevik devrimi gerçekleşmeden devrimden sonraki aile sistemine olan izlenimleri ve Freuyd’un aileye olan söylemleriyle harmanlandığı kitabı bir kadının perspektifinde okuyucuya sunuyor. Kitap her şeyiyle sosyalizm ideolojisini içinde barındırır. Hatta Bolşevik devriminin Önderi Leninin de en etkilendiği yazar olarak da bilinmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nasıl Yapmalı 1. Cilt
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756525661
Kitabın türü:
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Çernişevskiy “Nasıl Yapmalı?”yı 4 Aralık 1862 ile 4 Nisan 1863 arasını kapsayan dört aylık sürede, Petropavlovsk zindanında yazdı. Ama dört ayda yazılan bu romanın Rus toplum hayatı üzerinde yarattığı sarsıntı öyle büyük oldu ki, Dostoyevskiy ve Tolstoy’dan Kropotkin ve Lenin’e kadar pek çok yazın ve eylem adamı, kimi yerin dibine batırarak, kimi yücelterek “Nasıl Yapmalı?”yı konuştu, tartıştı. Kropotkin’in belirttiğine göre “Nasıl Yapmalı?”, dönemin Rus gençliği için bir tür siyasal program niteliğine büründü. “Nasıl Yapmalı?”nın içeriği son derece kapsamlıdır. Yine de, bu roman neyi anlatıyor sorusuna yeni insanları anlatıyor denilse bu hem kısa, hem de doğru bir yanıt olacaktır.

Kitabı okuyanlar 472 okur

  • Betül Kantar
  • Neşe Can
  • Özge Gökçe
  • Savas Dogan
  • Erdi Kafa
  • Meyrem
  • Ayşe Hasan
  • MOYCEP
  • EreNN
  • Sudenur Karatas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%1.9
18-24 Yaş
%18.5
25-34 Yaş
%27.8
35-44 Yaş
%37
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.5 (26)
9
%12.6 (16)
8
%9.4 (12)
7
%4.7 (6)
6
%2.4 (3)
5
%0.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0.8 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları