Nazi Imparatorluğu 1. Cilt

9,6/10  (5 Oy) · 
9 okunma  · 
5 beğeni  · 
552 gösterim
Bu kitapta Hitler Almanyasının doğuşu, yükselişi ve çöküşü anlatılıyor. William Shirer İkinci Dünya Savaşından sonra müttefiklerin eline geçen orijinal Alman belgeleri üzerinde uzun yıllar çalıştıktan sonra bu kitabı yazdı. Almanya'da 1930-45 yılları arasında ne olup bittiğini merak edenler Shirer'in anlattıklarında bütün öğrenmek istediklerini bulacaklar ve bu önemli yılların niçin hiç bir zaman akıllardan çıkmaması gerektiğini görecekler.

Naziler, iktidar için nasıl savaştılar? İktidarı -kimlerle ittifak kurarak- nasıl ele geçirdiler? Sonradan neler yaptılar? Kendi aralarındaki kanlı mücadeleler oldu? Hitler ve arkadaşlarının özel hayatları nasıldı? İkinci Dünya Savaşı nasıl başladı? Almanlar neden yenildiler?

Üç ciltten oluşan "Nazi İmparatorluğu"nda bu soruların hepsi en ufak ayrıntılarına kadar inceleniyor ve aydınlığa kavuşuyor...
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    456
  • ISBN:
    9789751003447
  • Orijinal Adı:
    A History of Nazi Germany
  • Çeviri:
    Rasih Güran
  • Yayınevi:
    İnkılap yayınevi
  • Kitabın Türü:
Peter Bornemann 
06 Kas 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bu öyle bir kitap ki bir süre sonra Hitler Röehm Goebbels ya da Keitel en mahrem sırlarını bildiğiniz kırk yıldır tanıdığınız insanlara dönüşüyor. Bir insan hakkında olumsuz içerikli de olsa bu denli 'yatak odası' bilgisine sahip olmak ister istemez bir yakınlık yaratabilir. Bunu belirtmeliyim.

Kitabın yazarı dönemin Almanyasında görevli bir gazeteci. Bunun sonucu birçok tarihi olay hakkında kendi izlenimleri de mevcut. Bu da kitabı zenginleştiriyor bence. Kimisi bu durumu objektifliğe aykırı bulmuş. Katılmıyorum.

Kitabın Hitler'in ortaya çıkışından 1938 yılına kadar olan tarihsel dönemin anlatıldığı bu ilk cildinde sürekli tekrarlanan temel bir tez var: Hitler en başından beri buydu. Dönemsel stratejik yalanlar söylemiş bile temel amacını hiç gizlemedi. Dolayısıyla Hitler tek suçlu değildi. Alman toplumu da dönemin Büyük Devletleri de belli ölçekte suçlu. Çünkü Hitler kader değildi. Yaşanması engellenebilirdi. Kitap bunu iddia ediyor. Ve bu yazıklanmayı size de sürekli aksettiriyor. Elbette tartışmalı. Hitler'in, dönemin Almanyası için kaçınılmaz bir durak olduğunu söyleyenler de var. Her ikisi de belli doğrular içeriyor.

Detaylar dedim en başta. Bunun sebebi de savaş sonu ele geçirilen belgeler. Bu denli hacimli olmasını da buna borçlu zaten. Kitabın yazarı bu belgelere ulaşmış ve dönemi de bizzat yaşamış biri olarak bu kitabı yazmaya karar veriyor. Ama aşırı detay okuyucu için yorucu olabiliyor. Nitekim diğer ciltlere geçmeden önce ara verdim. Çünkü biraz sıkıldım Goebbels Hitler ve diğerlerinden. Ama er geç döneceğim.

Bildiğim kadarıyla Nazi Almanyası, tarihin arkasında en çok belge bırakan kaybedeni. Bu belgeleri incelemiş ve olabildiğince tarafsız kalmaya çalışmış yazar ve bence başarmış da. İşte bu tarafsızlık çok önemli. Ansiklopedik dil bazen ağır bassa da meraklısı için bulunmaz bir kaynak niteliğinde..

Kitaptan 22 Alıntı

Peter Bornemann 
14 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

1934 Ağustosuna kadar Nazi rejimini istedikleri zaman kolayca ortadan kaldırabilecek olan subaylar, o tarihten sonra Adolf Hitler’in kendisine bağlandılar; onu yurdun en yüksek meşru otoritesi olarak tanıdılar. Bu bağlılık yeminine itaat etmek, gerek onlar için ve gerekse yurt için ne kadar yüz kızartıcı olursa olsun, bir namus borcu oldu. Lider olarak tanıdıkları insanın ulusu ölüme götürdüğünü gören birkaç yüksek subayın vicdanı başlangıçtaki bu yemin yüzünden sonraları kimbilir ne kadar sızlamıştır. Bu yemin, aynı zamanda Yüksek Komutanlarının emirleriyle işledikleri korkunç cinayetlerden birçok subayların kendilerini sorumlu saymamalarına yaramıştır. Oysa onun gerçek yüzünü 30 Haziran cinayetleri sırasında görmüş olmaları gerekirdi: Alman subaylarının bu yeminden sonra yaptıkları büyük sapıklıkları hep bu “namus” çatışmasından doğmuştur. Bu kitabın yazan, bu namus ve şeref sözünü subayların hiç ağızlarından düşürmediklerini, onlarda bu kelimelerin garip bir anlam taşıdığını kendi tecrübesiyle çok iyi bilir. Bu subaylar Hitler’e verdikleri söze bağlı kalmakla sonradan sık sık şerefsiz insanlar durumuna düşmüşler, kendi ahlâk kurallarını kendileri lekelemişlerdir.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 362 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 362 - Ağaoğlu Yayınevi)

Bir masa başında özgürlükten uzak olarak oturacağımı düşündükçe midem bulanıyordu. Kendi hayatımın sahibi olamayacak, bütün hayatımın özünü birtakım doldurulması gereken kağıtlara boşaltmaya zorlanacaktım.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 29)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 29)
Peter Bornemann 
 14 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Nazi terörü, ilk yıllarda, oldukça az sayıda Almanı ilgilendiriyor ve Almanya’ya yeni gelen bir gözlemci, bu ülke halkının kaba ve yaban bir diktatörlüğün yumruğu altında öküz gibi güdüldüğünün farkına varmadığını gördükçe şaşırıp kalıyordu. Tersine, Alman halkı bu diktatörlüğü içtenlikle destekliyordu. Çünkü bu rejim, ülkelerinin geleceği hakkında onlara yeni bir umut, yeni bir güven ve büyük bir inanç sağlamıştı.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 369 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 369 - Ağaoğlu Yayınevi)

Çağımızda eski silahların yerini daha öldürücü silahlar aldı. Eğer bir savaş çıkacak olursa, bu ilk saldırgan savaşı, intihara kararlı deliler elektronik bir düğmeye basmakla başlatacaklar. Ama bu savaş uzun sürmeyecek ve başka bir savaş da olmayacak. Çünkü artık ne fatihler, ne de fetihler kalacak; yalnızca boş bir gezegen ve üzerinde yanmış insan kemikleri... hepsi o kadar.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 15)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 15)
Peter Bornemann 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hohenzollern İmparatorluğu Prusya’nın silâhlı zaferi, Alman Cumhuriyeti de büyük bir savaş sonunda Almanya'nın uğradığı yenilgi üzerine kurulmuştu. Ama Üçüncü Alman İmparatorluğu savaş sonuçlarına, ya da dış etkiye hiç bir şey borçlu değildir. Bu rejim Almanların kendileri tarafından, kendi güçsüzlükleri ve güçleriyle, barış zamanında ve barış yoluyla kurulmuştur. Almanlar Nazi istibdadını kendileri istediler. Cumhurbaşkanı Hindenburg, 30 Ocak 1933 Öğle üzeri Adolf Hitler'e Anayasaya tamamiyle uygun bir şekilde Başbakanlığı verirken, birçok Alman, belki de Almanların büyük bir çoğunluğu, bunu bilmiyordu.
Ama az sonra öğreneceklerdi.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 300 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 300 - Ağaoğlu Yayınevi)
Peter Bornemann 
14 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hiç Ölmeyecekmiş gibi görünen Hinderburg bütün yaz boyunca çöktükçe çöktü ve sonunda 2 Ağustos sabahı, saat dokuzda, seksen yedi yaşında öldü. Üç saat sonra, öğle üzeri, bir gün önce kabinenin almış olduğu bir karar gereğince, Başbakanlık makamı ile Cumhurbaşkanlığı makamının birleştirildiği, Adolf Hitler’in Devlet Başkanlığı ve Silâhlı Kuvvetler Başkomutanlığı görevini üzerine aldığı açıklandı. Cumhurbaşkanı unvanı kaldırıldı; Hitler’e Führer ve Alman Başbakanı (Şansölyesi) denilecekti. Artık diktatörlüğü tamamlanmıştı. Hitler herhangi bir delik bırakmamak amacıyla bütün silâhlı kuvvetlerdeki subaylara ve erlere bir bağlılık yemini ettirdi: subaylar ve erler, Almanya’ya ya da Hindenburg'un yerine geçecek Cumhurbaşkanının seçtirilmemesiyle bozulmuş olan Anayasaya bağlılıkları üzerine değil, Hitler’in şahsına bağlılıkları üzerine yemin etmişlerdi. Yemin şoyleydi :
«Alman İmparatorluğunun ve halkının Führer’i, Silâhlı Kuvvetlerin Başkomutanı Adolf Hitler'e kayıtsız şartsız bağlı kalacağıma ve kahraman bir asker olarak ettiğim bu yemin gereğince hayatımı tehlikeye atmaya her zaman hazır olacağıma Taım adına and içerim.»

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 361 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 361 - Ağaoğlu Yayınevi)
Peter Bornemann 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hitler gibi tarih ve antropoloji bilmeyen bir adam için Almanları modern Âriler —ve dolayısiyle efendi ırk— saymak çok kolaydı. Hitler’e göre Almanlar “bu dünya yüzündeki insan türlerinin en üstünleri” ydiler. “Yalnız köpek, at ve kedi beslemekle kalmayıp kendi kanlarının sâflığı ile de ilgilenecek olurlarsa” yine öyle kalabileceklerdi.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 148 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 148 - Ağaoğlu Yayınevi)
Peter Bornemann 
09 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Kan ve demir” kuralının peygamberi olan bu siyaset dâhisi(Bismarck) 1866 ile 1871 yılları arasında, aşağı yukarı bin yıllık, bölünmüş Almanya’ya son verdi, onun yerine, zorla, Daha Büyük Prusya’yı, ya da, daha doğrusu, Prusya Almanyasını kurdu. İşte zamanımızda Almanya diye bildiğimiz şey bu eşsiz eserdir. Bu Almanya ve onun yetenekli halkı aşağı yukarı yüz yıldan beri, Avrupa ve bütün dünya için bir problemdi. Önce bu büyük adam, sonra Kayzer İkinci Wilhelm ve sonunda Hitler, askerî bir sınıfın ve birtakım garip aydınların yardımıyla, bu halkın kafasına bir iktidar, hâkimiyet ve militarizm hayranlığı, bir demokrasi ve kişisel özgüriük düşmanlığı, otorite ve disiplin sevgisi yerleştirdi. İşte bu ulus böyle bir büyünün altında çok yükseklere çıktı, düştü, sonra yeniden çıktı. Sonunda 1945 ilkbaharında Hitler’in ölümüyle yıkıldı.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 157 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 157 - Ağaoğlu Yayınevi)
Peter Bornemann 
23 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

1938 Çekoslavakya İşgali öncesi Alman Generallerinin Darbe Hazırlığına Dair
General Halder Nuremberg’teki sorgusunda Yüzbaşı Harris’e bir “ihtilâl hareketinin” başarıya ulaşması için üç şart gerektiğini söyledi:
«ilk şart, açık ve kararlı bir önderliğin varlığıdır. İkinci şart, halk kitlelerinin ihtilâl fikrini izlemeye hazır olmaları, üçüncü şart da, zamanın doğru olarak seçilmiş olmasıdır. Bizim görüşlerimize göre birinci şart olan kararlı bir Önderlik vardı. İkinci şart da bize göre hazırdı, çünkü... Alman halkı savaş istemiyordu. Bu bakımdan halk savaştan korktuğu için ihtilâl hareketine boyun eğmeye hazırdı, üçüncü şart — yâni zamanın iyi seçilmiş olması — da yerindeydi, çünkü kırk sekiz saat içinde askeri harekete geçilmesi için emir verileceğini umuyorduk. Bundan Ötürü başarıya ulaşacağımıza kuvvetle inanıyorduk.
Ama ortaya bir Chamberlain çıkmış ve bir vuruşta savaş tehlikesini önlemişti.»

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 641 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 641 - Ağaoğlu Yayınevi)
Peter Bornemann 
23 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Nazilerin sahte sermaye düşmanlığına dair
Milyonlarca işsiz iş bulduğu halde bütün Alman işçilerinin millî gelirdeki payları 1932 buhran yılında yüzde 56,9 iken, 1938 refah yılında yüzde 53,6’ya düşmüştü. Gerçi aynı dönemde, iş alanının açılması yüzünden gündelik ve maaşlardan gelen gelir tutarı yirmi beş milyar marktan kırk iki milyar marka çıkmış, yüzde 66 bir yükseliş göstermişti. Ama sermaye ve iş hayatından elde edilen gelir de yüzde 146 gibi daha aşırı bir artış kaydetmişti. Hitler başta olmak üzere bütün Nazi Almanyasının propagandacıları halk önünde verdikleri söylevlerde burjuvaya ve kapitaliste atıp tutarlar ve işçi ile bir olduklarını söylerlerdi. Ama resmî istatistikler üzerinde ufak bir hesap yapmaya katlanacak belki pek az Alman vardı; ve bu istatistikler Nazi politikasından işçilerin değil, durmadan kötülenen kapitalistlerin kârlı çıktığını gösteriyordu.

Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 419 - Ağaoğlu Yayınevi)Nazi Imparatorluğu 1. Cilt, William L. Shirer (Sayfa 419 - Ağaoğlu Yayınevi)
3 /