Nazım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı

·
Okunma
·
Beğeni
·
131
Gösterim
Adı:
Nazım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054793556
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Endüstri Merkezi Yayınları
Yem Yayın'ın yeni kitabı Nâzım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı, Nâzım'ın 53. ölüm yıldönümüne özel olarak çıktı. 2016 Mimar Sinan Büyük Ödülü sahibi Cengiz Bektaş'tan, Nâzım Hikmet'in mimarlığa ilişkin görüşlerini ortaya koyan çok özel bir inceleme… Hem yazın hem de mimarlık ve tasarım alanındaki kişilerin özellikle ilgisini çekecek olan Nâzım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı'nda Cengiz Bektaş, mimarlığı "mevcut sanayi-i nefisenin en mütekâmili" olarak tanımlayan Nâzım'a, bir mimar ve bir ozan gözüyle bakmayı deniyor.

Nâzım Hikmet'in farklı yayınlarda, bambaşka koşul, coğrafya ve dönemlerdeki ifadelerini mercek altına alarak mimarlığa ilişkin düşüncelerini ortaya koymayı amaçlayan Bektaş, sonuçta ulaştığı bulguları şöyle özetliyor:

"Nâzım Hikmet'in hem yazın hem de mimarlık üzerine yazdıklarında temelde çelişirlik olmaması doğaldır. Her iki alandaki kişilerin bundan öğretiler çıkarmaları olasıdır. Ama çalışmamın sonucunda, iç erinciyle, Nâzım Hikmet'in bir bütün, her yanıyla tutarlı bir sanat adamı olduğu söylenebilir… Bütün sanat dallarına olduğu gibi, mimarlığa da doğru, içtenlikli, insana yararlılığı açısından baktığı da…

Nâzım Hikmet, bütün gerçek sanatçılar gibi geleceğe hep inandı. Hep aydınlanma için savaştı. İnsanlığından, yaşama coşkusundan hiç ödün vermeden… Tekil sevgiyi topluma yöneltti… Söylediğiyle ettiği birdi. Sanatıyla yaşamı tam çakışıyordu. Yunus gibi, Pir Sultan gibi inandığının kavgasını verdi tüm yaşamında, içeride de dışarıda da…"

15 Ocak 1902'de dünyaya gelen ve tam 53 yıl önce bir 3 Haziran günü yaşama veda eden Nâzım Hikmet, mimarlara ve "yapıcılar"a bakınız nasıl sesleniyor:

"... Ellerinize, gözlerinize,
Kâğıdınıza, pergellerinize selam
Selam taşçılara, dülgerlere, montörlere
Demiri dövenlere, betonu dökenlere,
Ağacı biçenlere, camcılara,
Ve bu işte bir tutam olsun,
Emeği geçenlerin topuna selam…"
-Nâzım Hikmet-
(Tanıtım Bülteninden)
84 syf.
·Beğendi·9/10 puan
2016 Büyük Mimar Sinan ödülünün sahibi olan Cengiz Bektaş’ın bu kitabı, aynı yılda, Nâzım Hikmet’in 53. ölüm yıl dönümüne özel olarak, YEM yayınevi tarafından, basılmış. Cengiz Bektaş’ı 20 Mart 2020’de kaybettik. Kendisi çok değer verdiğim bir mimarken, aynı zamanda bir mühendis, bir ozan, bir eğitmen ve Evrensel gazetesinde bir yazardı.

Cengiz Bektaş, Nâzım Hikmet’in mimari ile ilgili olan bütün düşüncelerini, yazılarını bu eser altında toplamış ve çok doğru noktalara parmak basarak irdelemiş. Önce, Nâzım Hikmet’in sanata genel bakışını irdeliyor yazarımız. Büyük üstadın dizelerinden, satırlarından, alıntılar yapıyor. Nâzım Hikmet, sanata hep bir bütün olarak bakmış ve anlamlarını sorgulamış. Kitapta bulunan bir alıntısında: …ben her sanat eseri için, edebiyat olsun, mimari olsun, musiki olsun, hepsi için şu suali soruyorum. ’Ne demiş? Nasıl demiş?’ Bu iki soruyu birlik halinde soruyorum, öyle bir birlik edası ‘Ne demiş?’ Yani tayin edici unsur bu soru olmak üzere, ne ve nasıl demişi soruyorum. Aldığım karşılığa göre de o sanat eserini kendimce değerlendiriyorum… diyerek bunu belirtmiş.

Nâzım Hikmet’in, mimarlığı sadece binalardan ibaret olarak görmediğini, mimariye çok farklı açılardan baktığını, kitapta alıntı olarak kullanılmış bütün satırlarında görebilmek mümkün. Ayrıca, Nâzım Hikmet’ e göre, mimari, bütün güzel sanatları kapsayan bir niteliğe sahip. Mimarisi olmayan bir musiki, resim, edebiyat, kemiksiz, iskeletsiz bir insana benzer cümlesi ile mimarlığın, hem her güzel sanat dalını kapsadığını, hem de her biri için bir zorunluluk olduğunu belirtmiş.

Devamı için: https://mahaledebiyat.com/...si-kitap-incelemesi/
"Benim için en iyi şair mimara en yakın olan şairdir.
Edebiyatta amal-i erbaa değil, müsellesat-ı küreviye hakimdir." Nazım Hikmet Ran
...
Sinan’ın yapılarında içle dış tam uyuşum içindedir.
İçten dış, dıştan iç okunur.
Yalanı yoktur...
Taşıyan, taşınan apaçıktır, besbellidir.
Kültür birikiminin (ayrımsız, renk, dil, din, şu bu...) tüm insan yaratısının kalıtçısı olarak bilincindedir.
Nazım Hikmet de bunları söylemiyor mu?
Nazım Hikmet “yaratılmış evren” olarak görür Sinan’ın oylumunu... Bunu herkesin yaşayabilmesini ister, nereden gelirse gelsinler, neye inanırlarsa inansınlar... Bütün insanlar yaşayabilsinler bu oylumu... Ayasofya’nın müzeliği bunu sağlamaktadır.
“Şairin iç âlemi gerçekte dış âlemin inikâsından başka bir şey değildir, bundan dolayı da dış dünyası dar olanın, iç dünyası da daracık olur.”
Sanatlar arasında Çin Setleri yoktur. Bugünkü gerçek sanatçı insanlığın bütün mirasına sahip çıkmalıdır.
Yalnız kendi edebiyatının değil Doğu ve Batı edebiyatının bütün ustalarını usta bildim.
der Nâzım Hikmet.
"(…) İnsanların güneş ve havaya çok ihtiyacı var. Çağdaş mimaride öncelikle bu ihtiyacın dikkate alınması gerek. (…)"
Cengiz Bektaş
Sayfa 75 - 2. Baskı, Kasım 2019

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nazım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054793556
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Endüstri Merkezi Yayınları
Yem Yayın'ın yeni kitabı Nâzım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı, Nâzım'ın 53. ölüm yıldönümüne özel olarak çıktı. 2016 Mimar Sinan Büyük Ödülü sahibi Cengiz Bektaş'tan, Nâzım Hikmet'in mimarlığa ilişkin görüşlerini ortaya koyan çok özel bir inceleme… Hem yazın hem de mimarlık ve tasarım alanındaki kişilerin özellikle ilgisini çekecek olan Nâzım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı'nda Cengiz Bektaş, mimarlığı "mevcut sanayi-i nefisenin en mütekâmili" olarak tanımlayan Nâzım'a, bir mimar ve bir ozan gözüyle bakmayı deniyor.

Nâzım Hikmet'in farklı yayınlarda, bambaşka koşul, coğrafya ve dönemlerdeki ifadelerini mercek altına alarak mimarlığa ilişkin düşüncelerini ortaya koymayı amaçlayan Bektaş, sonuçta ulaştığı bulguları şöyle özetliyor:

"Nâzım Hikmet'in hem yazın hem de mimarlık üzerine yazdıklarında temelde çelişirlik olmaması doğaldır. Her iki alandaki kişilerin bundan öğretiler çıkarmaları olasıdır. Ama çalışmamın sonucunda, iç erinciyle, Nâzım Hikmet'in bir bütün, her yanıyla tutarlı bir sanat adamı olduğu söylenebilir… Bütün sanat dallarına olduğu gibi, mimarlığa da doğru, içtenlikli, insana yararlılığı açısından baktığı da…

Nâzım Hikmet, bütün gerçek sanatçılar gibi geleceğe hep inandı. Hep aydınlanma için savaştı. İnsanlığından, yaşama coşkusundan hiç ödün vermeden… Tekil sevgiyi topluma yöneltti… Söylediğiyle ettiği birdi. Sanatıyla yaşamı tam çakışıyordu. Yunus gibi, Pir Sultan gibi inandığının kavgasını verdi tüm yaşamında, içeride de dışarıda da…"

15 Ocak 1902'de dünyaya gelen ve tam 53 yıl önce bir 3 Haziran günü yaşama veda eden Nâzım Hikmet, mimarlara ve "yapıcılar"a bakınız nasıl sesleniyor:

"... Ellerinize, gözlerinize,
Kâğıdınıza, pergellerinize selam
Selam taşçılara, dülgerlere, montörlere
Demiri dövenlere, betonu dökenlere,
Ağacı biçenlere, camcılara,
Ve bu işte bir tutam olsun,
Emeği geçenlerin topuna selam…"
-Nâzım Hikmet-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Ebru Arslan
  • Rabia ÇİL
  • Merve Karabağ
  • Yusuf ELTER
  • Elif Sena Karaaslan
  • Esma
  • melis düzenli
  • Halil MERCAN
  • enmutlukitap
  • Şeyma

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%28.6 (2)
8
%42.9 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0