Geri Bildirim
Adı:
Ne İdik Ne Olduk
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
978-975-6444-37-5
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Elli altı makalenin yer aldığı bu eserde, yazarın çocukluk çaağından îtibâren karsılaştığı hâdiseler, şahıslar ve bunlarla ilgili hâtıralar didaktik bir tarzda anlatılmaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Anneler günü ne demek?
Bu, dikilir dikilmez meyve veren sihirli bir ağaç gibi, cemiyet tarlasında kendini göstermesi ile boy atması bir olan yabancı, suni yapmacıklı ve taklit bir adettir.
Türk, garplı gibi anasını senede bir gün hatırlamaz.Bizde, yılın üç yüz altmış beş günü hep analarımızın günüdür.
Yaşlılığında anasını huzur evine atan garplı, ya postahanelerde hazır bekleyen telgrafın altına imzasını koyarak adresine yollar veya en kabadayısı, bir hediye ile anasının karşısında şöyle bir çakıp geçer.
Türk'ün anası gençliğinde, ihtiyarlığında, sağlığında, hastalığında evladını baş ucunda hazır ve nazır bulur. O, evin bereketidir, baştacıdır.
Bakıyor, fakat görmüyordu.Öyle ise bakmak başka, görmek ise bambaşka idi.
Meselesiz insanların meselesi olan fısıltılara ve çekiştirmelere, her devirde, hemen herkesin kulağı açıktı.
Öyle ya.. Malı mülkü, parası ziyneti, ata, dede yadigarları giden bir cemiyette artık refah, huzur, hatta akıl mı kalırdı? Esasen, düşmanların varmak istedikleri gaye de bu değil miydi?
1892 Cenevre Siyonist Kongresi'nde de Türkiye'deki tarihi eser ve abidelerle ibadethanelerin tahribi kararı alınmamış mıydı?
Şu da ne hazin ki, zaten nice asırdır doğu-batı rüzgarları arasında sersemleyip şaşkına dönmüş bir cemiyetin, varlığı ve dirliği elinden alınınca, gideceği istikameti kestiremeyen bir körebeden ne farkı kalırdı? Kalmadı da işte.
Tarih, geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan köprü olduğuna göre, mesuliyet, o köprüyü havaya uçuranlardan başka kimin olabilir?
Bin şu kadar yıllık şanlı Türk, kendine garplı dedirtebilmek için hazinelerini bir pula sattığı halde, karşılığında ne buldu, ne kazandı? Garp, bu kendisine saf saf yanaşan ve sokulduğu medeniyetten iltifat ve alaka görebilmek için şerefli tarihini bile çiğneyen milleti bağrına bastı mı? Âlimleri ile, şairleri ile, kilisesi, asilleri ve her sınıf halkı ile ağız birliği ederek barbar dediği Türk'e şimdi medeni mi demektedir? Hem diyemez de. Zira garplı Avrupa, şarklı Türk'ün karşısında asırlarca yenilmiş ve dize gelmiştir.
Hesapsız bir yenilik ve inkılap adına yapılan hareketlerin kazması ile milli ve manevi değerleri tahrip eden bir zihniyet ordusunu peşimizde getirdiğimiz için, kendimize değil düşmanlarımıza hizmet etmiş olduğumuzu dile getirecek ses nerede?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ne İdik Ne Olduk
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
978-975-6444-37-5
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Elli altı makalenin yer aldığı bu eserde, yazarın çocukluk çaağından îtibâren karsılaştığı hâdiseler, şahıslar ve bunlarla ilgili hâtıralar didaktik bir tarzda anlatılmaktadır.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Cenk savaş
  • Miniktosbaa
  • Bay Burtli
  • merve
  • Kitabî
  • Seyid Ahmet GÜLTEKİN
  • Neslihan.
  • Eyüp Ekin
  • Kadir ATLANSOY
  • emine can

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0