·
Okunma
·
Beğeni
·
1138
Gösterim
Adı:
Neden
Alt başlık:
Bir Değini
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos Yayınları
Baskılar:
Neden
Neden
93 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10
Otobiyografik beşlemenin ilk kitabı olan "Neden" , Thomas Bernhard' ın ikinci dünya savaşı gölgesinde geçen ergenlik dönemini ve Nazi Avusturya 'sı nın baskıcı, boğucu, ayrıştırıcı etkisi altında lise eğtimini devam ettirme çabasında bulunurken yaşadığı sıkıntıları gözler önüne seriyor.
Kendi ailesinin nasıl parçalandığını , Salzburg kentine savaştan yıllar sonra tekrar döndüğünde eski ile olan anılarını , yaşanmışlık ve Nasyonal Sosyalist bir baskıdan nasıl Katolik dini bir baskıya dönüşen eğitim sistemine eleştirel bir yorum katarak maziyi aktarıyor.
Okurken sıkılmadan akıcı bir dil ile karşı karşıyasınız mutlaka seriyi okuyunuz. Neden
93 syf.
·30 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kokuşmuş, küflenmiş, paslanmış bir çağın ve toplumun içinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak tüm insanlık bu çağın yıkıcılığından kendini kurtarması muhal bir hal haline gelmiş durumda. Ruhumuzla bedenimizle bizler de bu yıkıcılığı devam ettiriyoruz ve bu kokuşmuş çağın kokuşmuşluğunu kokuşmuş benliğimizle kokuşturmaya devam ediyoruz. Thomas Bernhard hariç. Ruhuyla bedeniyle bu küflenmiş çağın yıkıcılığına direnebildi...
93 syf.
·Puan vermedi
Evlilik dışı birliktelik sonucu dünyaya gelen,1.5 yaşında büyükbabası ile yaşamaya başlayan ve babasını hiç görmemiş olan bir insan.Daha bebekken bu dünyaya aidiyetsizliğin hissini içinde filizlendirmiş.Ve tek düşüncesi intihar!

13-15 yaşları aralığında, ortaöğretim ve lise dönemlerini anlatan bu kitapta yazar şunları vurguluyor:
-Avusturya'nın sanat şaheseri mimarisi ve doğa şaheseri manzarasının olduğu Salzburg aslında intihar oranının en yüksek olduğu ulusal rekoru elinde tutuyor.(Nedenleri kitapta açık)
-Yoğun bir Nazi Nasyonel Sosyalizminden ağır Katolikliğe geçiş.Insanın en değersiz varlık olduğu ve açıkça gösterildiği bir yönetim.
-II.Dünya Savaşı yıllarında ki ağır ölüm,koku,renk,saklanmalar,sığınaklar,bombardımanlar,açlık,acımasızlık... Ve bunların çocuk bedeni ve ruhu üzerindeki derin izleri.
-Okul adı altında hiç bir eğitim verilmediği sadece katı yönetimin boyundurluğu ile yapılan eziyetler ve dahası...

Otobiyografi olmasa bu kadarının gerçek olabileceğine inanasım gelmez. Yazarın bu denli insan ve doğa sevgisinden uzak olması, tek kurtuluşun 'Ölüm' olduğunu savunması ve dine inancının olmaması işte buhranlaradan kaynaklı.

Eğitim ile ilgili şu sözü ise çok dikkat çekici:

"Eğitim sistemimiz yüzyıllar içinde hastalandı ve içine itilen genç insanlar bu hasta eğitim sisteminden hastalık kapıyor.Toplum kendisini değiştirmek istiyorsa, eğitim sistemini değiştirmek zorunda,değiştiremediği,sınırlandıramadığı ve büyük ölçüde ortadan kaldıramadığı taktirde kesin sonu gelecek. " Oldukça çarpıcı değil mi?

Ben eseri daha ilk kitapta çok beğendim ve hayretler içerisinde okudum.Sirada ikinci kitap KİLER var.
93 syf.
·2 günde·8/10
Nice canlar, sanatçılar, liderler mahkum oldu Hitler Faşizmine.

Zweig’da dahil ne yazarlar umutsuzluğa kapılıp göçtü gitti Almanya’dan, Avusturya’dan hatta Avrupa’dan.

Thomas Bernhard’da o yazarlardan işte. Pek bilinmiyor ülkemizde. Joyce, Musil, Zweig ve Beckett nasıl çok okunmaya başlanmışsa Bernhard’da aynı şekilde okunacaktır kanımca.

Onun otobiyografik beşlemesinin ilk kitabı bu. Çocukluğa ve ergenliğe bir DEĞİNİ.

15 yaşına kadar ki dönemi anlatmakta. Ama ne dönem. 1931 doğumlu Bernhard anlatısını 1946’da sonlandırıyor bu ciltte. Tahmin edersiniz ki genel itibariyle Nazi zulmü ve sonrasında oluşan Katolik baskılardan bahsediyor.

Ön yargılarınızdan kurtulun kesinlikle. Öyle sıradan bir otobiyografi okumayacaksınız. Bernhard’ın yaşamındaki adımları okurken aynı zamanda Avrupa’yı da okuyacaksınız.

Ve son olarak Bernhard söylemiyle sonlandıralım:

‘Burada yinelemem gerekir ki bugün düşündüklerimi değil, o zamanlar hissettiklerimi not ediyor ya da sadece çiziktiriyor ve değiniyorum.’
93 syf.
·Beğendi·9/10
İyiki okumuşum, çok çok sevdim.. İlk elime aldığımda o uzun cümleler bana bi korkutucu gelsede okumaya başladığım andan itibaren farkına bile varmadım noktanın virgülün.. Tam anlamıyla edebi bir haz.. 'NEDEN' yazarın otobiyografik beşlemesinin ilk kitabı..Bu ilk kitapta 15 yaşına kadar olan orta ve lise okul dönemini anlatmış yazar..Okuduğum her satırdan nefret akıyor sanki ve aslına bakarsanız bunun için sebebi çok .. Nazi faşizmi ve sonrasında gelen Katolik baskını.. Tek kaçışın intihar olduğunu düşünen ve her gün bunu fiiliyata döken onlarca insan..Çocuk gözüyle gördüğü bombalar, açlık, sefalet,sürekli bir kaçış ve sığınma hali.. Diktatörce bir eğitim anlayışı ve bunun üzerinde bıraktığı izler..Kesinlikle okumalısınız..Elbette burada çiziktirdiğim bir iki satırdan çok daha fazlası var kitapta..
Suç, bilinen tüm boyutların ötesine geçmişti ve korku savaşın hemen ardından gelen
bu dönemde çok daha artmıştı, açlık yüzünden birbirini öldürmeyecek kimse yoktu. İnsanlar bir parça ekmek ya da hala bir
sırt çantasına sahip oldukları için öldürülüyordu.
İnsanlarla değil anneleri tarafından yavrulanmış
hayvanlarla karşı karşıyayızdır, daha ilk aylarda ve yıllarda annelerinin hayvansı cehaleti yüzünden mahvolmuş ve sakatlanmışlardır; fakat bu anneler suçlanamaz, çünkü hiç aydınlatmamışlardır, toplumun çıkarları aydınlatmadan başka şeylerdedir, toplum hiç de aydınlatmayı düşünmez, hükümetler her zaman,
her durumda, her ülke ve devlette bunun karşısındadır çünkü toplumlarını aydınlatacak olsalar, kısa süre içinde kendi aydınlattıkları bu toplum tarafından yıkılacaklardır. Toplum yüzyıllar boyunca aydınlanmadan yoksun kalır çünkü bu toplumun yok edilmesi anlamına gelir; bu yüzden hayatları boyunca aydınlatılmamış çocukları dünyaya getiren aydınlatılmamışlarla
karşı karşıyayızdır, ki çocuklar da hep aydınlatılmamış insanlar olarak kalacak ve yaşamları boyunca tümden cahilliğe mahkum
olacaklardır. Yeni insanlar, hangi eğitim araçları ve yöntemleriyle eğitilirlerse eğitilsinler, ancak sözde eğiticiler olan ve asla bunun daha ötesine geçemeyecek eğiticilerinin cahilliği, alçaklığı ve sorumsuzluğu yüzünden yaşamlarının daha ilk günlerinde, ilk haftalarında, aylarında ve yıllarında eğitilerek mahvedilirler çünkü yeni insanın bu ilk günlerde, haftalarda, aylarda ve
yıllarda gördüğü ve algıladığı her şey onun tüm gelecekteki yaşamını belirler. Hepimizin bildiği gibi, çoktan mahvolmuş ve bozulmamış tek bir hayat yaşanmamış, çoktan tahrip ve imha
edilmemiş tek bir varoluş gerçekleşmemiştir. Yeni insanın ebeveynleri yoktur, sadece yeni insanı dünyaya getiren suçlular vardır; kendi dünyaya getirdikleri bu yeni insana tüm budalalıklarıyla ve darkafalılıklarıyla davranılır. Bu suçu işlerken de dünyadaki tüm hükümetlerin desteğini alırlar, zira aydınlanmış ve dolayısıyla gerçekten çağcıl insanlar haliyle bu hükümetlerin işine yaramayacaktır. O yüzden milyonlarca ve milyarlarca ahmak, muhtemelen daha on yıllarca ve belki yüzyıllarca tekrar tekrar milyonlarca ve milyarlarca ahmak üretecek.
Thomas Bernhard
Sayfa 54 - Sel Yayıncılık
Bu şehrin sakinleri tümden soğuk tiplerdir, en iyi bildikleri şey alçaklıktır ve namert hesapçılıkları onlara has bir niteliktir
İntihara en eğilimli olanlar gençlerdi; kendilerini dünyaya getirenler ve diğer eğitimcileri tarafından yalnız bırakılan genç insanlardı; öğrenen, eğitim gören ve hakikaten hep kendi
kendini bitirmeyi ve kendini yok etmeyi düşünenlerdi - onlar için henüz her şey doğru ve hakikidir, bu doğru ve hakikatin dehşet vericiliği içinde başarısız olurlar.
Thomas Bernhard
Sayfa 16 - Sel Yayıncılık
Bu şehrin soğuk ve öldürücü atmosferinde soğuklaşmış ve hissizleşmiş akrabaların içinde bunca an­layışsızlık ve bunca insanlıkdışılık varken, bu insanlarla ilişkide olma iznini kendime kesinlikle veremezdim.
Dünyaya getirilir, ama yetiştirilmeyiz. Bizi dünyaya getirenler, yarattıkları yeni insanı yok etmek için gereken her türlü beceriksizliği ve akılsızlığı yaparlar. Doğuştan gelen her türlü potansiyelini daha hayatının ilk üç yılında mahvetmeyi başarırlar, üstelik bu başarılarıyla mümkün olan en büyük suçu işlediklerinin
farkında değildirler. Hiç düşünmeden ve sorumsuzca dünyaya getirdiklerinden başka onun hakkında hiçbir şey bilmezler. Bizi
dünyaya getirenler, yani ebeveynlerimiz tam bir cehalet ve alçaklık içinde bizi dünyaya getirmişlerdir. Biz bir kere var olduktan
sonra bizimle başa çıkamazlar, tüm başa çıkma denemeleri başarısızlığa uğrar ve çok geçmeden vazgeçerler, yine de bunu vaktinde yapmaz, bizi mahvetmeyi başarırlar.
Thomas Bernhard
Sayfa 53 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neden
Alt başlık:
Bir Değini
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitos Yayınları
Baskılar:
Neden
Neden

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0