·
Okunma
·
Beğeni
·
3.418
Gösterim
Adı:
Neden Yazıyorum
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706528
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Why I Write
Çeviri:
Levent Konca
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Neden Yazıyorum
Why I Write
Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum'da bir araya getirilen denemelerinde, hemen her yazarın hayatının bir noktasında kendisine sorduğu ya da başkalarının ona yönelttiği, beylik "Neden Yazıyorum?" sorusuna politik ve insani gözlemlerle yoğurduğu cevaplar veriyor. Politikacıların ipliğini pazara çıkarırken, İngiliz karakterini bir kadavra gibi parçalarına ayırırken, savaşa dair dile getirilmeyenleri dile getirirken iğneyi başkaları kadar kendine de batırmaktan sakınmıyor.

"Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma dürtülerinin altında bir gizem yatar. Kitap yazmak, acıdan kıvrandıran bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı yiyip bitiren korkunç bir mücadeledir. İnsan, karşı koyamayacağı ve anlayamayacağı bir iblis tarafından itilmese kesinlikle böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki bu iblis herkeste vardır ve bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da bir o kadar doğru."
(Tanıtım Bülteninden)
109 syf.
·152 günde·Beğendi·9/10
Edebiyatın efsanevi isimlerinden eric arthur blair, bilinen adıyla george orwell en çok hayvan çiftliği ve 1984 isimli kült eserlerin yazarı olarak tanınmakta; ancak kendisi aynı zamanda oldukça usta bir deneme yazarıydı. en başarılı kısa yazılarından biri 1946 tarihli "neden yazıyorum" isimli denemesidir.

orwell yazısına cennetten uzak çocukluğunun – babasının yokluğu, okulda dışlanma, güçlü bir yalnız duygusu – küçük detaylarını anlatmakla başlıyor ve bu tür mikro travmaların kişide nasıl bir yazma itkisi oluşturduğundan söz ediyor. daha sonra yazmak için gerekli olduğuna inandığı dört sebebi sıralıyor.
107 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
George Orwell'ın "Neden Yazıyorum?" adlı deneme kitabının beni bu kadar etkileyeceğini beklemiyordum. Sıradan bir deneme kitabı değil bu, okuması da kolay değil. Kitapla ilgili beklentim, Orwell'ın yazarlıkla ilgili püf noktalarını, deneyimlerini okuyacak olmamdı. Evet, 10 sayfalık ilk bölümde bunları okudum ve sevdim. Yazar, "Neden Yazıyorum?" sorusuna çocukluğunun ve yaşadığı toplumun etkisini de anlatarak buna doyurucu cevaplar vermiş. Fakat asıl etkilendiğim, Aslan ile Tekboynuz: Sosyalizm ve İngiliz Dehası adını verdiği 2.kısımdı, çok etkileyiciydi. Zor bir metindi çünkü İngiliz tarihine hakim değildim. Yazarın sosyalizm, faşizm, komünizm kavramlarının üzerinden yaşadığı toplumu bu kadar acımasız ve cesurca eleştirmesi beni mest etti. Yalnızca İngiltere'yi eleştiriyor gibi görünse de aslında tüm toplumlarla ilgili güzel fikirleri, ideal devlet anlayışı var. Kitabın 3 ve 4. kısmında ise kısa, düşündürücü hikayeleri bulunuyor. En yakın zamanda Orwell'in diğer kitaplarını özellikle denemelerini okumak istiyorum. Tavsiye ederim.
109 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
İsminden de anlaşıldığı üzere Orwell'ın "Neden Yazdığı", "Nasıl Yazdığı" üzerine bir otobiyografi okuyacağımı düşünmüştüm daha çok. Tür olarak deneme inceleme yazıyordu evet ama ben bu beklentiyle okumaya başlamış ve 1984 ve Hayvan Çiftliği eserleriyle gönlümde taht kuran George Orwell hakkında eserleri ile sohbet edeceğimiz kanısına varmış ve çok heyecanlanmıştım. Bu noktada hayalkırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim.

Kitap 5 ayrı bölümden oluşuyor ve kitaba ismini veren "Neden Yazıyorum" kısmı ilk kısım olmakla beraber sadece 10 sayfa sürüyor. Burada yazar çocukluğundan, neden yazar olması gerektiğinden, eserlerini oluştururken neler hissettiğinden bahsediyor. Bu kısmın daha uzun sürmesini isterdim. Kitapta en beğendiğim kısımlardan biriydi çünkü.

2. Ve 3. Bölümde ise İngiltere tarihi, sosyalizm, faşizm, kapitalizm, demokrasi üzerinde duruyordu. Ve bu terimleri bir de Orwell'dan okumak, onun düşünceleri ışığı altında bu terimlere bakmak güzel bir deneyim oldu benim için. Ancak bir süre sonra inanılmaz sıkılmaya başladım konu İngiltere ve tarihine dönünce. Altyapım yoktu ve zaten siyaset, politika, tarih kitapları beni cidden sıkar. Ancak yine de okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede bilmediğim birkaç terim öğrendiğimi de söyleyeyim. Örneğin: Entelijansiya'nın aydınlar sınıfı, entelektüeller demek olması gibi :)

4. Ve 5. Bölümde Orwell'dan iki kısa hikaye karşılıyor bizi. İşte en çok beğendiğim kısım! Ancak şöyle ki bu hikayelerin mimarı Orwell değil de Zweig gibi geldi bana. O kadar alışmışım ki Zweigdan böyle kendisi kısacık ama etkisi büyük hikayeler okumaya bu hikayeleri okurken de Dejavu ile doldu her yanım.

Yalnızca 7 sayfadan oluşan "Bir İdam" hikayesi ile özellikle etkilemeyi başardı beni. Zaten hassas olduğum, karşı olduğum bir düşünce olan idama Orwell'ın bakış açısıyla bakıp vermek istediği mesajları durdum, düşündüm, yutkundum.. Ve tekrar dedim ki "İdam İnsanlık Suçudur." Hangi vicdan kişiyi idam ettikten, onu bu dünyadan sildikten sonra rahat uyuyabilir, arkasından hemen bu işi gerçekleştirdiği adamlarla sanki az önce bir insan yitip gitmemiş gibi bunun üzerine gülüp, espriler yapabilir ki? Neresinden düşünürsem düşüneyim korkunç bir şey bu.

Son kısımda "Bir Fili Vurmak" adlı öyküde ise bir polisin bakış açısından yine çok güzel bir sistem ve insanlık eleştirisi yapmış Orwell. Derinden etkiledi iki öyküsüyle de.
109 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
George Orwell "Neden Yazıyorum". Orwell'in hayatı boyunca biriktirdiklerini neden,niye yazdığını kaleme aldığı deneme türünde kitabı tavsiye listeme çok severek aldım. Barışçıl bir çağda yaşamadığından neden şatafatlı ya da betimleyici kitaplar yazamadığını anlatıyor ki, ne anlatımYazdığı kitaplarda daha çok propagandacı kimliğiyle var olan, emperyalizme karşı öfkesini yansıtan, doğrudan ya da dolaylı totalitarizme karşı durarak demokratik sosyalizmi destekleyen yazarın, Hayvan Çiftliği kitabı buralara (ig ve benzer mecralar) paspas edilse de, layıkıyla okumak için, belki biraz da yazarın dünya görüş Ve düşüncelerine hakim olmak gerekir. Bu minvalde, Neden Yazıyorum tam bir nimet. Uzun uzun, savaş istemez, sevmeyiz diyen İngiliz sömürgeci ruhunu da eleştirmekten geri kalmıyor elbet. Sevgim üzerinize olsun
109 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabı Sel Yayıncılık üzerinden okudum. Farklı bir yayın varsa bilmiyorum. Kitabımızda 4 bölüm mevcut. “Neden Yazıyorum, Aslan ile Tekboynuz: Sosyalizm ve İngiliz Dehası, Bir İdam, Bir Fili Vurmak.
Yazarın ilk defa bir kitabını okuyacağım. Arkadaşlarıma sordum ve tahmin edersiniz ki Hayvan Çiftliği ve 1984 üzerinde oldukça büyük bir kapışma oldu ve diğer kitaplarından da bihaber oldukları. Benim gerçek okuyuculara lafım yok alınmasınlar, LÜTFEN. Sadece popülerlik adına kitap okuyanlardan olmak beni korkutuyor. Bu noktada birçok arkadaşın da özellikle site açan insanlara “1K Okuyucusunun Evrimi” ve benzer başlıklarda gördüğümüz Kürk Mantolu Madonna ve Küçük Prens gibi kitaplar da buna dâhil. İnşallah yanlış anlaşılmam.
Yazarın çocukluğunu öğrendiğimiz bu ilk girişte aslında birçok yönden çocukluklarımızın benzer olduğunu düşündüğüm şeyler gördüm. Hayali kahramanlar, öne çıkma planları falan. İyi ki kaldırım taşı fantezisi yokmuş onda. Ben çocukken bizde vardı. 22 yaşına geldim halen bunun dalgasını yapabiliyoruz. Erkek çocuklarının –özellikle- daha iğrenç eğlenceleri vardı ki bundan bahsetmeyeceğim. Ah, feministler alınmasın. Kızların arasında değildim, bilmiyorum onların eğlencelerini.
Yazarların, yazmasını sağlayan dürtüleri 4 başlık altına sıralaması var ki burada aslında öznel dursa da bence nesnele de bir yakınlık görüyorum. Katıksız Egoizm, Estetik Coşku, Tarihsel İtki, Politik Amaçlar(!)
Aslında özellikle İngiltere konulu yazısında ben tam bir Kültür şoku yaşadım desem yeridir. Ne var yani bilmiyordum sonuçta. Matematik dersinde toplamayı öğrendikten sonra Çarpma konusuna geçtiğinde verdiğim tepkiyi bilseniz siz keşke. (Gerçi bilmeseniz daha iyi, yoksa tek bir arkadaşım bile kalmazdı)
Sondada iki Hindistan anısı (ki bunlar pek iç açıcı değil) okuyoruz ve kitabımız nihayete eriyor.
Bu tarz eserleri seviyorum. Zweig eserlerine de tutulmuştum bir ara ama bir yazarın kendi anılarını kendi ağzından aktarması ve döneme değinmesi benim için o kadar güzel ki. Hele ki bu yakın dönem geçmişine ait olunca insan daha da merakla okuyor. Sizlere de mutlaka tavsiye ederim. İyi akşamlar dilerim..
109 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Uzun süredir kitap incelemesi yapmıyordum ama bu kitabın birkaç cümleyi (ve belki daha fazlasını) hak ettiğini düşünüyorum.

Öncelikle kitapla ilgili hayal kırıklığımdan bahsetmek isterim. Kitabın, ''Hayvan Çiftliği'' ve ''1984'' gibi popüler olmasının yanında okurken çok etkilendiğim kitapların yazarı George Orwell ve yazarlık serüveni hakkında olacağını düşünmüştüm. Ama bunlardan bahseden 1. bölüm oldukça kısaydı!

Sonrasında ise hayal kırıklığımın nasıl kaybolduğundan bahsetmek isterim. İkinci ve üçüncü bölüm oldukça politik, biraz da altyapı ve olaya hakim olmayı gerektiren bölümlerdi. Ben hakim değildim, büyük bir eksiklik diyemeyeceğim fakat birtakım şeyleri bilseydim çok daha keyifli bir okuma olacağını söyleyebilirim. Okuyacağımı düşünmediğim bir konuda yazılmış bir deneme önüme konulmuş oldu ve ''mecburiyetten'' okumak zorunda kaldım çünkü kitapları yarım bırakmaktan hoşlanmam. Yoksa İngiltere halkının belirgin özelliklerinden, faşizm ve sosyalizmden, İngiltere'deki yönetici sınıftan, nazilerden sıcak bir yaz gününde bahçede otururken bunlar hakkında bir kitap okuyacak kadar haz etmem diye düşünüyorum. Her şeye rağmen kitabı okudukça okuduğum şeyden keyif aldığımı ve aslında okumak istediğim şeyin bu olduğunu fark ettim: vatanseverlik duygusuyla yazılmış dürüst bir metin!

Sona sakladığım şeye gelirsek... Son iki bölümü oluşturan iki kısa hikaye benim için bu kitaba dair ikinci sürprizdi ve bu sürprizi de en az ilkini olduğu kadar beğendiğimi söylemek zorundayım. Gerçekten de her açıdan tatmin edici ve güzel yazılmış bir kitaptı.
109 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Eğer George Orwell okuyorsanız, okuyacaksanız ya da okuduysanız bu kitabı da mutlaka okuyun derim. Bunun nedenini de yazarın kitaptaki şu cümlesiyle açıklarım: "Geçmişimle ilgili tüm bu bilgileri veriyorum; çünkü bir yazarın dürtülerinin ilk gelişimine dair bir şeyler bilinmeden değerlendirilebileceğine inanmıyorum.Yazarın meselesi yaşadığı çağ tarafından belirlenecektir." yani okuduğumuz bir kitabı doğru değerlendirebilmek için yazarının geçmişini ve kitabı yazdığı dönemin şartlarını iyi bilmek gerekiyor. Tabii elimizde ki kitap gerçekten edebi değeri olan iyi bir kitapsa..
109 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
🖎 Yazmak üzerine bir kitap. Ama nasıl yazmak? İdeolojik şekilde mi? George Orwell'in bir deneme/makale yazarı olduğunu da biliyoruz.
🖎 Neden yazıyorum sorusuna şu cevabı verir yazar: "politik ve insani gözlemlerle yazdıklarım yoğruluyor." Edebi yönlü bir yazmaktan bahsedilmiyor kitapta.
🖎 Dile getirilmeyenleri dile getiren, yeri geldiğinde yerden yere vuran bir yazar... Zaten hiciv yönünü biliyoruz. Bu hicivlerin eleştirel hali bu kitap...
107 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum'da yazmasının yanında hayata bakışını da dile getiren denemelerde özellikle İngiltere'ye bakışı, Kapitalizm ve Komünizm karşılaştırması ile Hindistan yaşantısını anlatmış.
109 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Okumaktan zevk aldığım bir kalem daha (:
Orwell.... Politik olan bütün eserleri zaten çok seviyorum ama bunu roman/deneme/hikaye olarak okumak daha keyifli hale geliyor. Her ne kadar edebi olarak türü değişse de içimizden, bizden bir şeyler bulmak daima mümkün.
Orwell sevenlerin baş yapıtlar dışında da eserini okumaya davet ediyorum.
Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum’da bir araya getirilen denemelerinde, hemen her yazarın hayatının bir noktasında kendisine sorduğu ya da başkalarının ona yönelttiği, beylik “Neden Yazıyorum?” sorusuna politik ve insani gözlemlerle yoğurduğu cevaplar veriyor.
Kitap yazmak, acı verici bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı bitiren korkunç bir mücadeledir. Ne karşı koyabileceği ne de anlayabileceği bir iblis tarafından itilmese,
insan asla böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki, bu iblis, herkeste, bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de, sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da doğrudur. İyi nesir, pencere camına benzer. Hangi dürtülerimin daha güçlü olduğunu kesin olarak söyleyemem, fakat hangilerinin peşine düşülmesi gerektiğini biliyorum.
İnsanların büyük çoğunluğu aşırı bencil değildir. Otuz yaşından sonra, birey olma hissini neredeyse tamamıyla terk eder ve genellikle başkaları için yaşar, veya sadece ağır işlerin altında ezilirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neden Yazıyorum
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706528
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Why I Write
Çeviri:
Levent Konca
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Neden Yazıyorum
Why I Write
Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum'da bir araya getirilen denemelerinde, hemen her yazarın hayatının bir noktasında kendisine sorduğu ya da başkalarının ona yönelttiği, beylik "Neden Yazıyorum?" sorusuna politik ve insani gözlemlerle yoğurduğu cevaplar veriyor. Politikacıların ipliğini pazara çıkarırken, İngiliz karakterini bir kadavra gibi parçalarına ayırırken, savaşa dair dile getirilmeyenleri dile getirirken iğneyi başkaları kadar kendine de batırmaktan sakınmıyor.

"Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma dürtülerinin altında bir gizem yatar. Kitap yazmak, acıdan kıvrandıran bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı yiyip bitiren korkunç bir mücadeledir. İnsan, karşı koyamayacağı ve anlayamayacağı bir iblis tarafından itilmese kesinlikle böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki bu iblis herkeste vardır ve bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da bir o kadar doğru."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 373 okur

  • Bedia Saniye Temiz
  • Cellat Deccal
  • Meursault
  • Euwıwı0192727267171wy91161
  • Tuba Yaka
  • Gamze Erdil
  • Rojhat Abi
  • Mehmet Serhat Ercan
  • Şehri Bük
  • Dionysos

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.3
13-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%34.1
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%15.9
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%43.2
Erkek
%55.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (20)
9
%16.5 (17)
8
%27.2 (28)
7
%18.4 (19)
6
%8.7 (9)
5
%5.8 (6)
4
%1 (1)
3
%1.9 (2)
2
%0
1
%1 (1)