Giriş Yap

Nefehatu'l Harameyn- Mekke Ve Medine' den Esintiler

Bakın Allah için kendinize de hacı dedirtmeyin. Namaz kılan birine namazcı diyor muyuz? Birisi "Namazcı ne haber?" dese insanın zoruna gider. "Aaa! Bak zekâtçı gelmiş!", "Şehadetçi gelmiş!" deseler, hoşunuza gider mi? Oruççu dedirtmiyoruz, zekâtçı dedirtmiyoruz niye hacı dedirtelim? Bu, Allah ile benim aramda bir mahremiyet. Başkasını ne ilgilendirir?
Amel çokluğuna yoktur itibar, Hâlık'ı kulundan hoşlanmayınca.
Bizim kendi hayal dünyamız ve kendi suretlendirdiğimiz, şekillendirdiğimiz tariflerimiz, tasvirlerimiz, tefsirlerimiz bizi kuşatmış. Belki ihramın asıl anlamı sadece zahir elbiseyi soymak değil, bütün bunlardan soyunmak.
Büyüklerden birisi hacdan gelen birini ziyarete gitmiş. Ev sahibi biraz da reklamı seven biriymiş, oğluna seslenivermiş: "Oğlum, şu benimle beş sefer hacca gelen ibrik var ya, ona zemzem koy da getir." Şeyh efendi seslenmiş: "Oğlum sen ibriği getir hacı olan o, biz onu ziyaret edelim. Bu köftehorda bir şey yok!"